SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2023/1358 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1358

Karar No

2026/893

Karar Tarihi

30 Nisan 2026

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1358 Esas KARAR NO: 2026/893 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ: 30/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, sigortalı... A.Ş'nin dava dışı .... A.Ş.'den satın aldığı ve ... isimli gemi ile... Limanından ...İzmit'e taşınan 3.471.480 MT Rulo Sac cinsi eşyayı ...numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortaladığını, Class Sertifikası ve Gemi Donanım Belgesindeki kayıtlara göre 1 nolu davalı ... Limited Şirketi'nin taşıyan ve aynı zamanda ... isimli geminin donatanı olduğunu, 2 nolu davalı ...Sigorta A.Ş.'nin ise geminin sorumluluk sigortacısı olduğunu, 08.01.2019 tarihinde tahliye esna -sında emtiada ıslaklık olduğunun tespit edildiğini, bu durumun aynı gün içerisinde donatana bildirildiğini, bunun akabinde sigorta eksperince hasar tespiti için çalışma yapıldığını, ambarın taban sacında bariz su birikintisi tespit edildiğini, su birikintisine Gümüş Nitrat testi yapıldığını ve sonucun pozitif (4) çıktığını, kargo durum ve hasar tespit tutanağında da 155 parça rulo çeliğin deniz suyu ile ışlandığı ve gerek yük sigortacısı, gerekse ...sörveyörü tarafından eşyada deniz suyu bulunduğunun tespit edildiğinin belirtildiğini, ekspertiz sonucunda 546.796,00 Kg hasarlı emtia tespit edildiğini, hasarlı emtia için 90.000.00 USD karşılığı 483.237,00 TL'nin davacı tarafından 10.04.2019 tarihinde sigortalıya ödendiğini, davacının sigorta tazminatını ödemekle TTK md. 1472 hükmü gereğin ce ödediği tazminat miktarı kadar sigortalının haklarına kamıni halef olduğunu, sigortalının ayrıca tahsil ettiği 483.237,00 TL için üçüncü şahıslara karşı sahip olduğu her türlü talep ve dava haklarını sigortacıya devir ettiğini, böylece davacının aynı zamanda TBK md. 183 gereğince sigortalının haklarına akdi halef olduğunu beyanla müvekkilinin sigortalısına 10.04.2019 tarihinde ödemiş olduğu 483.237,00 TL sigorta tazminatının, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsil olarak tahsiliyle davacıya ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı .... Numaralı... Gemisi Donatanı/taşıyanı .... Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin geminin başlangıçtaki denize, yola ve yüke yani sefere elverişliliğine ilişkin yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ... gemisi teknenin, umumi donatım, makine, kazan gibi esas kısımları bakımından yapacağı yolculuğun, deniz tehlikelerine karşı koyabilecek durumda olan bir gemi olduğunu, anormal tehlikeler hariç, deniz tehlikelilerine karşı koyabilmek için gerekli vasıfları haiz olup yola elverişli olduğunu, ambarları yükü kabule, taşımaya ve muhafazaya elverişli bir halde olup yüke elverişli olduğunu, müvekkili şirketin donatanı olduğu ... gemisinin, 02.01.2020 tarihinde Yük Manifestosu ve Yükleme Ordinosunda belirtilen 166 adet, 3.776.220 M/T’luk sıcak rulo saç yükünü ... Limanı’ndan 155 adedi .... A.Ş. ve kalan 14 adedi ... adına ...Limanı’nda tahliye edilmek üzere yüklediğini, geminin 07.01.2019 tarihinde tahliye limanına vardığını ve aynı gün tahliye operasyonuna başladığını, yükleme operasyonu sırasında yağmur yağışı olduğunu ve bu durumun gemi durum raporu (SOF)’una not olarak düşüldüğünü, alıcılardan .... A.Ş.'nin yükleme limanında bahsi geçen hasarlar adına Protesto Mektubu gönderdiğini ve 155 adet rulo sac yükününde ıslaklık hasarı olduğunu iddia ettiğini, potesto mektubunun tanzim edildiği aynı gün müvekkili şirket adına sigortacısı ... konu ile ilgili uzman eksperini gönderdiğini ve alıcı tarafından gönderilmiş eksper ve davacı ... A.Ş. tarafını temsilen bir eksper katılımıyla hasarlı olduğu iddia edilen yükte birlikte inceleme yapıldığını, Mahkeme tarafından görevlendirilmiş bilirkişilerin, 11.01.2019 tarihinde yüklerin bulunduğu alıcı... A.Ş adresinde inceleme yaptığını, bilirkişilerin iki ayrı rapor hazırlandığını, taşıyan sıfatındaki müvekkilinin bu hasardan sorumlu olmayacağını, davacının ödemiş olduğunu iddia ettiği hasarın, taşıyan müvekkili şirket sorumluluğunda değil dava dışı yükleyici ...A.Ş. kusuru, tedbiri ve dikkatsizliği sonucu meydana geldiğini, sigortalı tarafından yapılan ödemenin ... ödeme olduğunu ve bu ödemeler için rücu yolunun kullanılamayacağını, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için yapılan ödemenin hasar ödemesi olduğu kabul edilse dahi halefiyet şartlarının oluşmadığını, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince atanan bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda "...malzemelerin yaklaşık %30 iskontolu satış ile 29.120,83 TL tutarında değer kaybına uğrayacağı" kanaatine varıldığını, bu doğrultuda, alıcı firma .... AŞ’nin iddia edilen hasardan kaynaklı zararının 29.120,83 TL tutarını aşmayacağını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili “...” gemisinin mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, davacı tarafın geminin mali mesuliyet sigortacısına doğrudan dava açma hak ve yetkisinin bulunmadığını, müvekkilinin iddia konusu deniz taşımasına hiçbir şekilde taraf olmadığını, ... Klüp sigorta poliçelerinde “...” kuralı olduğunu, işbu kurala göre zarar görene ödeme yapılmasının ardından sigortacıdarı ödeme alınabileceğini, bu nedenle sigortalıya yönlendirilmiş tazminat talepleri neticelenmeden sigortacıya başvurulmasının mümkün olmayacağını, işbu rücuen tazminat davasının, davacı tarafından sigortalısı... A.Ş.'ye ait sıcak rulo sac yükünün ... Limanından .... Limanına ... ... numaralı “...” gemisi ile taşınır iken hasarlandığı iddiası ile sigortalıları... A.Ş.'ye ödendiği iddia olunan 483.237,00 TL bedelin müteselsilen davalılardan tahsili zımnında ikame edildiğini, davacı tarafırdan işbu dava ikame edilmeden önce.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası tahtında yine sigortalıları... A.Ş.'ye ödendiği iddia olunan 483.237,00.TL bedelin tahsili zımnında ... Limited Şirketi aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu bağlamda, davacı tarafından aynı olaya ve aynı talebe ilişkin işbu dava ikame edilmeden önce ...aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası açık olup icra dosyası ile anılı alacak ihbar edilebileceği gibi iddia edilen borcun tahsili için çeşitli işlemler yaptırılabileceğini, böylelikle davacı tarafından talep edilen miktarın hem icra dosyası ile hem de işbu dava ile tahsil edilebilmesinin mümkün olduğunu, somut olayda ... gemisi ile 3.471,480 kg sıcak rulo sac yükünün taşındığını, müvekkilinin sigortalısı olan ...tarafından yükleme limanında yükleme öncesi sörveyi gerçekleştirilmediğinin görüldüğünü, kabul anlamına gelmemek kaydı ile koruma ve tazmin sigortacısına doğrudan dava açılabileceği kabul edilse dahi dava konusu meydana geldiği iddia edilen zarar teminat kapsamı dışında olduğundan her halükarda müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafından iddia edilen yük hasarının meydana gelmesinde müvekkilinin sigortalısı ...Şirketinin kusurunun bulunmadığını, bilirkişi raporunda görüldüğü üzere yüklemenin açık alanda yapıldığını ve kabul anlamına gelmemek kaydı ile yükte meydana geldiği iddia edilen hasar meydana geldi ise de yükleme limanındaki fiziki ve hava koşullarının etkisiyle meydana geldiğini beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın, nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın gemi ile taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin taşıyan ile geminin sorumluluk sigortacısına rücu edilmesi istemine ilişkin olduğu, dava dışı Yücel Boru A.Ş. tarafından mal bedelinin taşıma öncesinde ödendiği sabit olduğundan Yücel Boru'nun sigorta poliçesinde sigortalı olarak gösterilmesinde hukuki menfaatinin bulunduğu, davacı sigorta şirketinin yük hasarından dolayı sigortalısına 10/04/2019 tarihinde 483.237 TL ödeme yaptığı, her ne kadar davalı taraf yapılan bu ödemenin Eksgrate -lütuf ödemesi olduğunu, buna gerekçe olarak da sigorta poliçesinde geminin yaşının 30'dan büyük olması halinde ek prim alınacağının öngörüldüğü halde ek prim ödenmediğinden geminin yaşı sebebiyle hasarın sigorta teminatı dışında kaldığını ileri sürmüş ise de, geminin yaşı ile ilgili olarak sigortalıya düşen sözleşmesel yükümlülük ile gerçekleşen riziko arasında uygun illiyet bağının bulunduğu dosyada kesin olarak ortaya konulamadığı gibi sigortalı kendisine yapılan ödeme tutarınca üçüncü kişilere karşı olan dava ve takip haklarını 09/04/2019 tarihli temlikname ile davacı sigorta şirketine devrettiğinden, davacı sigorta şirketinin TBK'nın 183. maddesinde düzenlenen alacağın temliki hükümlerine göre de aktif husumet ehliyetini haiz olduğu; Davalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesinde, müvekkilinin geminin sorumluluk sigortacısı olduğunu, poliçede yer alan "pait to be pait" kaydına göre davacı yada sigortalısının müvekkiline karşı doğrudan dava açamayacağını ileri sürdüğü, TTK'nun 1478.maddesinde sigorta şirketine karşı doğrudan dava açma hakkının tanındığı, söz konusu hüküm ile sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü kişinin sorumluluk sigortacısına karşı dava açma hakkının kabul edildiği, yasadan kaynaklanan bu hakkın sigorta şirketi ile sigorta ettiren arasında kurulan sözleşme ile değiştirilmesinin mümkün olmadığı ve davacının yük hasarından dolayı geminin sorumluluk sigortacısı olan davalı ... Sigortaya karşı dava açabileceği, davalının husumet itirazının yerinde olmadığı; ... Sigortanın iddia edilen yük hasarından sorumlu tutulabilmesi için hasarın sigorta teminatı kapsamında kalması gerektiği, ... sigorta ile davalı taşıyan arasındaki Su Araçları Sorumluluk Sigorta Poliçesi'nin Özel Şartlarının 9.maddesinde son mamül çelik yükü başlığı altında yer alan özel kloz ile "her bir yükleme limanında sigortacı tarafından onaylanmış bir sörveyöre yükleme öncesi sörveyinin yaptırılmış olması ve konişmen -tolarının da bu sörveyörün bulgularına göre şerhler verilerek düzenlenmiş olması durumu hariç olmak üzere son mamül çelik yükünün taşınması teminat dışıdır" şeklinde istisnai düzenleme getirildiği, bu özel şarta göre esas olan son mamül çelik yükünün kulüp sigorta poliçesi teminatı dışında olduğu, aksinin ise sigortacı tarafından onaylanmış bir sörveyöre yükleme öncesi sörveyin yaptırılmış olması ve konişmentoların da sörveyörün bulgularına göre şerhler verilerek düzenlenmiş olması halinde mümkün olduğu, dolayısıyla bilirkişi raporundada kabul edildiği üzere söz konusu şartın yerine getirilmemesi ile meydana gelen hasar arasındaki illiyet bağının var olup olmamasının, son mamül çelik yükünün teminat kapsamında olup olmadığını belirlemede etkili bir husus olmadığı ve dava dosyasında yükleme öncesi ....... yada sigortalı donatan tarafından yaptırılan bir sörveyör incelemesi bulunmadığından meydana gelen yük hasarından dolayı davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilemeyeceği; Somut olayda emtianın yükleme bitiş tarihi ile tahliye başlangıcı arasında 6 günlük sürenin geçmiş olduğu, bilirkişi raporunda 6 günlük sürenin, tuzlu sudan kaynaklı pas oluşturması için yeterli bir süre olduğunun değerlendirildiği, taşıma konusu rulo sac emtiasının gemiye yüklendiği sırada ıslak ve bir miktar paslı olduğunun gemi kaptanı tarafından yük manifestosu üzerine konulan şerhten anlaşıldığı, bu aşamadaki ıslaklığın sebebine ilişkin olarak yükleme limanında herhangi bir survey incelemesi yapılmadığı, dolayısıyla ıslaklık ve paslanmanın deniz suyundan kaynaklı olup olmadığı tam olarak ortaya konulamadığı, bilirkişilerin yapmış oldukları değerlendirme -lere göre, gemi ambarlarının deniz suyundan iyice arındırılmamış olması sebebiyle yoğuşmaya bağlı oluşan su damlacıklarının rulo sac emtiasının üzerine temas ederek, 6 günlük taşıma süresi içerisinde yükte paslanma meydana getirdiği, bu tespitlere göre gemi ambarlarının yüke elverişli olmadığı, paslanma hasarından dolayı elverişsizlik hukuki sebebine bağlı olarak, meydana gelen hasar -dan TTK'nın 1141.maddesine göre taşıyanın sorumlu olduğu; Yükün tahliyesinden sonra, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından alınan 11.03.2019 tarihli tespit raporunda, 17 adet rulo sacın toplam 37.438 Kg'lık kısmında hasar tespit edildiği, fatura değeri üzerinden hasar bedelinin 97.069,44 = 19.281,66 USD'ye tekabül ettiği, hasarlı malın satışında %30 değer kaybı meydana gelebileceği değerlendirilerek hasarlı emtiadaki değer kaybının, 29.120,83 TL olarak hesaplandığı, davacı sigorta şirketinin ... Ekspertiz Hizmetleri tarafından düzenlenen 27.02.2019 tarihli ekspertiz raporunda zararın tespiti konusunda çelik rulolar üzerinde tek tek inceleme yapılmadığı, ... tarafından düzenlenen 09.01.2019 tarihli ekspertiz raporunda da tahmini olarak zarar hesaplamasına yer verildiği, Gebze ATM'nin 2019/26 D.iş sayılı dosyası üzerinden alınan 11.03.2019 tarihli tespit raporunun ise yük üzerinde yapılan keşif sonucu düzenlendiği, raporda zarar miktarının saptanmasında somut veriler ile hareket edildiği, 155 rulodan oluşan sac emtiasının fabrika sahasında incelendiği, paslanma etkisinin 17 ruloda görüldüğü, ürünün profil veya levha olarak satılabileceği bu sebeple emtiada %30 oranında değer kaybı olacağının belirtildiği, kalın ebatlı malzemelerin ise kumlamaya tabi tutularak deniz suyu zararından arındırılabileceği belirtilmek suretiyle, bunların zarar hesabına dahil edilmediği, yükteki hasar miktarının saptanması konusunda teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 20.01.2023 tarihli raporda; Gebze ATM'nin 2019/26 D.iş sayılı dosyasında keşif sonucu düzenlenen 11.03.2019 tarihli bilirkişi raporunun esas alındığı, delil tespiti raporunda 17 adet rulo sacın 37.438,00 Kg'lık kısmının hasar gördüğü ifadesindeki 17 rakamının sehven yazıldığı esasında hasarlı rulo sayısının 11 adet olduğu, bu durumda rücu edilmesi gereken gerçek hasar miktarı konusunda Gebze ATM'nin 2019/26 D.iş sayılı tespit raporu ile Metalurji ve Malzeme mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 20.01.2023 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak yükteki paslanma hasarının 29.120,83 TL olduğunun kabul edildiği, davacı tarafça talep edilen %10 ilave bedelin maldaki kar kaybına ilişkin olduğu anlaşılmakta olup, kar kaybı zararı dosya kapsamına göre ispatlanamadığından taşıyanın sorumluluğunun 29.120,83 TL hasar bedeli ile sınırlı olduğu gerekçesi ile davalı ... .A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalı ... Limited Şirketi hakkında açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; davalı ... .... A.Ş.'nin dava konusu emtiayı taşıyan gemi için koruma ve tazmin sigortası güvencesi veren sorumluluk sigortacısı olduğu, davalının hukuki niteliğinin Deniz Alacaklarına İlişkin Gemilerin Sigortalandırılması ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik madde 4'de belirlendiği, aynı Yönetmeliğin 5. maddesinde tüm gemilerin deniz alacaklarına karşı geçerli bir koruma ve tazmin sigortasına sahip olmalarının zorunlu olduğunun düzenlendiği, bu nedenle de davalının zorunlu sorumluluk sigortacısı olduğu, TTK'nın 1484. maddesinin birinci fıkrası gereği, sigortacının sigortalıya karşı ifa borcundan kısmen veya tamamen kurtulmuş olması halinde zarar gören bakımından ifa borcunun devam edeceği, TTK'nın 1486. maddesi uyarınca davalıların kendi aralarında imzaladıkları sözleşme ile sigortalının kanundan doğan hakkını ortadan kaldırmaları -nın mümkün olmadığı, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin de zarardan sorumlu olduğu, dava konusu olayda ekspertiz incelemesi yapan şirketin Hazine Müsteşarlığı'nda kayıtlı kurumsal bir şirket olduğu, eksper tarafından toplam 4 kez inceleme yapılarak rapor düzenlendiği, bizzat davalının sunduğu .... Şti.'nin hazırladığı raporda da hesaplama yapıldığı ve hasarın 260.360 USD olarak hesaplandığı, Mahkemece bu iki rapor esas alınmaksızın delil tespiti raporu ile yargılama sırasında alınan raporlara göre karar verilmesinin hatalı olduğu, delil tespiti raporunu hazırlayan bilirkişilerin hasarlı eşyayı gemi ambarındayken görmedikleri, fotoğrafını çekmedikleri ve tahliyeden 3 gün sonra yaptıkları incelemeye göre rapor düzenledikleri, bu şekilde düzenlenen raporun eksik olduğu ve hükme esas alınamayacağı, eşyanın faturasında gözükmeyen ve fakat TTK madde 1186 gereği yapılan ve taşıyanın ödemesi gereken elleçleme, tahliye, gözetim, kara nakliyesi gibi masraflar için sigorta poliçelerine %10 ilave yapılarak sigorta güvencesi verildiği, taşıyanın sorumluluğu halinde %10 ilave bedelin taşıyana yüklenmesi gerektiği, bu sebeple Mahkemece tazminat tutarına %10 ilave bedel eklenmemesinin de hatalı olduğu ve kararın bu gerekçelerle kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, deniz yolu ile taşınması sırasında hasara uğrayan emtia için Nakliyat Emtia Sigorta Sözleşmesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın, davalı taşıyıcı ile davalı sorumluluk sigortacısından rücuan tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın davalı taşıyıcı yönünden kısmen kabulüne, davalı sigortacı yönünden ise reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bir kök ve iki ek rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. HMK'nın 282. maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." yasal düzenlemesi yer almakta dır. Davacı vekili tarafından, davalı sigorta şirketinin de zarardan sorumlu olduğu, gerçek zararın sigorta eksperlerince belirlenen ve dava dışı sigortalıya ödenen miktarda olduğu ve sigorta tazminatına, poliçe gereği %10 ilave bedel eklenmesi gerektiğine dair ileri sürülen istinaf sebepleri, yargılama aşamasında sunulan dava, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkeme -since alınan bilirkişi raporlarında bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiş, gerekçeli kararda her bir iddia hakkında ne şekilde değerlendirme yapıldığı açıklanmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; davalı ...... A.Ş. tarafından diğer davalı taşıyıcı lehine düzenlenen Su Araçları Sorumluluk Sigortası'nın zorunlu sorumluluk sigortası olduğu ve Su Araçları Sorumluluk Sigortası Özel Şartları'na tabi olduğu, Su Araçları Sorumluluk Sigortası Özel Şartları madde 3.13.'de; su aracında taşınması planlanan, taşınan veya taşınmış olan bir yük veya diğer eşyanın, sigortalının veya eyleminden, ihmalinden, kusurundan hukuken sorumlu olduğu kişilerin, yükü veya diğer diğer eşyayı özenle yükleme, elleçleme, istifleme, taşıma, bulundur ma, tahliye etme ve teslim etme borcuna aykırı davranmaları veya su aracının denize ya da yüke elverişsizliği nedeniyle yükün veya diğer eşyanın hasara uğraması, eksik teslim edilmesi, zayi olması veya diğer sorumlulukların teminat altında olduğunun kabul edildiği ve maddenin devamında bu sorumluluğun istisnalarının düzenlendiği, 9 nolu istisna ile; her bir yükleme limanında, sigortacı tarafından onaylanmış bir sörveyöre yükleme öncesi sörveyinin yaptırılmış olması ve konişmentoların da bu sörveyörün bulgularına göre şerh verilerek düzenlenmiş olması durumu hariç olmak üzere, son mamül çelik yükünün taşınmasının teminat dışında tutuldu -ğu, Mahkemece de karar yerinde açıklandığı üzere, taşıma konusu emtia son mamül çelik yük olup, yükleme limanında sörveyi yaptırılmamış olduğundan meydana gelen zararın teminat dışında olduğu anlaşılmıştır. Zarar görenin, TTK'nın 1478. maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine doğrudan başvuru yapabilmesi ile zararın sigorta teminatı kapsamında olması aynı şey değildir. Zarar görenin, ancak sigorta teminatına dahil olan zararları için sorumluluk sigortacısına doğrudan başvuru yapabilmesi mümkün dür. TTK madde 1484 hükmünün uygulanabilmesi için ise, öncelikle sigortacının, kendi sigortalısına karşı bir ifa borcunun doğmuş olması gerekir. Sigortacının hiç doğmamış bir ifa borcundan kurtulması veya bu borcun sona ermesi söz konusu olamayacağından, sigorta poliçesinin teminatı kapsamında olmayan bir zararın sigortacı yönünden bir ifa borcu doğurduğunun kabulü mümkün değil dir. Bu sebeplerle Mahkemece davalı ... ... A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan başvuru üzerine Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince atanan bilirkişi heyeti tarafından rapor, dava konusu emtianın dava dışı sigortalı deposunda incelenmek suretiyle düzenlenmiş, rapora hasarlı emtianın fotoğrafları eklen miş ve denetime açık şekilde hesaplama yapılarak zarar miktarı belirlenmiş olup, davacının sunduğu ekspertiz raporunda, emtianın açılıp incelenmesinin masraflı olacağı gerekçesi ile zararın, davacı ile dava dışı sigortalısı arasında yapılan görüşmelere göre belirlendiği açıkça ifade edilmiştir. Bu şekilde emtia incelenmeksizin davacı ile sigortalısı arasındaki pazarlığa göre düzenlenen raporun zarar hesabında nazara alınması mümkün olmadığı gibi, davalı taşıyıcının atadığı ekspertiz şirketi tarafından da emtianın tek tek incelenmesi suretiyle rapor düzenlenmemiş, beyanlara ve tahmine göre bir belirleme yapılmış olduğundan Mahkemece bu rapora da itibar edilmeyerek, delil tespiti raporu ile bu rapor esas alınarak düzenlenmiş Metalurji Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda belirlenen zarara hükmedilmesi isabetli olmuştur. Yine her ne kadar davacı tarafından sigorta poliçesine %10 ilave bedelin, TTK'nın 1186. maddesi uyarınca, taşıyıcının sorumluluğunun emtianın boşaltma yerindeki değeri nazara alınarak belirleneceği ve bu değer içerisinde emtianın faturasında bulunmayan elleçleme, istifleme vs gibi masrafların da olması sebebiyle eklendiği iddia edilmiş ise de, poliçede bu yönde bir düzenleme olmadığı gibi, TTK'nın 1186/2. maddesinde yer alan düzenlemeden, taşıyıcının sorumlu olduğu emtianın boşaltıldığı yerdeki ve tarihteki değerinin içerisinde, bu işlemlerin bedelinin de bulunduğunun anlaşılması mümkün değildir. Zira maddenin devamında, eşyanın değerinin borsa fiyatına veya böyle bir fiyat yoksa cari piyasa fiyatına veya her ikisinin de yokluğu halinde aynı nitelikte ve kalitede eşyanın olağan değerine göre belirleneceği kabul edilmiştir. Bu itibarla, davacının emtia faturasındaki değerine eklediği ve zarar olarak da ödediği artı %10 bedelin davalılardan talep edilebilecek bir bedel olduğu ispat edilemediğinden, Mahkemece hükmedilen tazminata %10 bedel ilave edilmemesi de yerinde olmuştur. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.