SoorglaÜcretsiz Dene

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/345 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2025/345

Karar No

2026/597

Karar Tarihi

13 Nisan 2026

T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/345 KARAR NO : 2026/597 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/01/2025 (Karar) NUMARASI : 2024/125 Esas, 2025/6 Karar DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 13/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/04/2026 Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, aracın ...'ın sevk ve idaresinde iken 07/10/2023 tarihinde seyir halinde iken sağ arka lastik kısımlarından yanmaya başladığını, şoförün aracı durdurup yangına müdahale edildiğini, itfaiye ekipleri tarafından söndürülmeye çalışıldığını ancak aracın tam hasar gördüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini, aracın bakımlarının tam olduğunu ve aktif olarak çalıştığını, riziko gerçekleştikten sonra davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak bir sonuç alınamadığını, müvekkilinin poliçede belirlenen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve primleri zamanında yatırdığını, aracın ... Kargo Servisi A.Ş.'de ortak taşıma sözleşmesi ile çalıştığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araçta meydana gelen tam hasar nedeniyle aracın rayiç değerinin harca esas olması bakımından 100.000,00 TL'nin, nakil ücreti olarak 100,00 TL ve uğranılan maddi kayıplarının tespit edilerek şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam 100.200,00 TL'nin sigorta şirketine başvuru tarihi olan 20/10/2023 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 1.260.288,00-TL olarak arttırdığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda 08.01.2025 tarihli hükümle; "...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili müvekkiline ait aracın tamamen yandığını, bu aracın davalının genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, poliçede yangın teminatının da bulunduğunu bu nedenle aracın rayiç değeri, hasarlı aracın çekme bedeli ve aracın kullanılmamasından doğan zararını poliçe kapsamında talep etmiştir. Davacı taraf ıslah dilekçesinde ise aracın rayiç değeri ve çekme bedeli yönünden davayı ıslah ettiklerini beyan etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış ancak ıslah dilekçesine karşı sunduğu beyan dilekçesinde, araçta meydana gelen yangının "araca monte edilen tali liftin tesisat kablosunun şasiye kısa devre yapması nedeniyle" meydana geldiğini bu durumunda hasarı teminat dışına çıkardığını bu nedenle ödeme yapılmadığını beyan etmiştir. Mahkememizce aracın yanması ile ilgili başlatılan ceza soruşturması kapsamında, ... Cumhuriyet Başsavcılığından 2023/... soruşturma sayılı dosya dosyamız arasına alınmıştır. Soruşturma dosyasında ... Belediyesi İtfaiye Amirliği tarafından düzenlenen yangın raporunda, yangının çıkış sebebinin tespit edilemediği ve aracın tamamen yandığı belirtilmiştir. Mahkememizce alanında uzman makine mühendisi bilirkişiden aracın rayiç değerine ve çekme bedeline ilişkin rapor alınmıştır. Düzenlenen raporda dava konusu aracın hasar tarihi itibari ile ortalama piyasa rayiç değerinin 1.247.188,00 TL olduğu ve aracın nakliye bedelinin ise ortalama 18.000,00 TL olacağı kanaati bildirilmiştir. Aracın kullanılmamasından doğan zararın tespiti yönünden ise, dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş ve düzenlenen raporda, aracın kullanılamamasından doğan zararın "ek prim ödemesi" ile teminat altına alınabileceği düzenlenmiş ancak "ek prim ödemesi" olmadığından bu teminatın poliçe kapsamında uygulanmadığı kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce ceza soruşturma dosyası, makine mühendisi raporu ve hesap uzmanı raporu ile birlikte dava konusu kasko sigorta poliçesi incelendiğinde, aracın yanmasının kasko sigortası ile teminat altına alınması, dava konusu araçta meydana gelen yangının sebebinin belirlenememesi, bu nedenle yangın hasarının sigorta teminatı dışında kaldığının davalı tarafça ispat edilememesi, sigorta poliçesinin 4.5 maddesinde aracın hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına alınmış olması, aracın kullanılamamasından doğan zararın prim ilavesi halinde talep edilebilecek olması ancak davacı tarafça ek prim ödemesi yapıldığının ispat edilemediği..." gerekçesiyle "...Davanın kısmen kabulü ile; 1.260.188,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, belirlenen tutarın 100.100,00 TL'lik kısmına 10/11/2023 tarihinden, bakiyesine ıslah tarihi olan 20/12/2024 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, fazla istemin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu yangın hasarının araç üzerine sonradan takılan liftin tesisat kablosunun şasiye kısa devre yapması nedeni ile motorunda yanma oluşturması sebebiyle meydana geldiğini, buna göre dava konusu hasarın kasko genel şartları gereği teminat dışı olup müvekkili şirketçe reddedildiğini, aynı sebeple hasardan müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, buna göre sigortanın aleyhine hükmedilecek herhangi bir tazminat ve hasardan dolayı sorumluluğun bulunmadığını, aksi kanaat olması halinde davacının kusurunun ağırlığına göre tazminatta indirim yapılması gerektiğini, aracın tamirinin ekonomik olmadığına karar verilmesi halinde çekme belgesi ibraz edilmeden tazminatın ödenmesine karar verilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın yangın sebebiyle hasar görmesi nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.¸ İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddinekarar verilmiş, davalı sigorta vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda; 1-) Davacı ile davalı arasında 06.01.2023-06.01.2024 tarihleri için genişletilmiş kasko sigorta sözleşmesi düzenlenmiş; poliçenin düzenlenmesinden sonra, 07.10.2023 tarihinde davacının maliki olduğu ... plakalı araç yanarak hasar görmüştür. Davacı malik, dava konusu hasara ilişkin bedelin poliçe kapsamında ödenmesi talebi ile işbu davayı açmıştır. 2-) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Sigorta Hukuk Genel Hükümler başlığında düzenlenen 1429. maddesine göre sigortacı, aksine sözleşme yoksa sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararların tazmini ile yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacı ile bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez. Anılan Kanun'un 1448. maddesi uyarınca ise sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda zararın önlenmesi ve azaltılması ve engel olunması için imkanlar dahilinde önlemler almakla yükümlüdür ve bu yükümlülüğe aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmış ise kusurun ağırlığına göre tazminattan bir indirim yapılır. 3-) HMK'nın 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. HMK’nın 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkemenin, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda denetime de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez. 4-) Somut olayda mahkemece alınan bilirkişi raporunda yangının çıkış sebebine ilişkin değerlendirme yapılmadığı ve raporun anılan yasa hükümleri uyarınca sigorta mevzuatı açısından yeterli ve kapsamlı bir araştırma içermediği görülmektedir. O halde dava konusu sigortalı aracın kaza tarihi öncesindeki servis kayıtları ile trafik sicil kayıtlarının getirtilip gerekli görülürse talimat mahkemesi aracılığıyla üniversitelerin otomotiv bölümlerinden makine mühendisi ve elektrik mühendisi bilirkişilerden ve sigorta bilirkişisinden oluşturulacak heyetten yangın öncesinde, araçta eksik bakım ve onarımdan kaynaklı unsurların neler olduğunun tespiti, davalı sigorta vekilinin iddia ettiği üzere araç üzerine sonradan takılan tali lift olup olmadığı ve şayet varsa bu liftin tesisat kablosunun şaseye kısa devre yapıp yapmadığına dair hasar dosyası eksper incelemesindeki yangının çıkış sebebine dair görüşün yerinde olup olmadığının belirlenmesi, bu kapsamda yangının çıkış sebebinin tespiti için ayrıntılı, denetime açık, olay ile illiyet bağı kuran, rapor alınması, sonucuna göre de Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları ile TTK'nın 1429 ve 1448. maddeleri değerlendirilerek sigorta ettirenin veya hukuken fiilinden sorumlu olduğu kişinin (araç sürücüsü) rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda zararın önlenmesi ve azaltılması ve engel olunması için imkânlar dahilinde önlem alma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin, sigortacı aleyhine bir durum yaratılmış ise kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağının irdelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik araştırmayla hüküm tesisi doğru görülmemiştir. (bknz. Yargıtay 4. H.D. 2022/3853 E. 2023/12016 K. Sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran taraflara iadesine, 4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine, 6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere 13/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.