SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2024/960 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/960

Karar No

2026/265

Karar Tarihi

7 Nisan 2026

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:07/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:29/12/2022 GEREKÇE TARİHİ:07/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yolucu olduğu, maliki ... olan ve ...’nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 19/11/2019 tarihinde Denizli ili, Merkezefendi ilçesi, ... sokak üzerinden ... Caddesi üzerinde seyir halindeyken ... sokak kavşağına geldiği esnada orta refüje çarpması sonucu takla atarak tek taraflı yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, oluşan bu kaza sonucunda olay yerine gelen trafik ekiplerince kaza tespit tutanağı tutulduğunu, tutulan bu tutanakta karşı yan araç sürücünün kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, kaza ile ilgili Denizli C. Başsavcılığı’nda soruşturma başlatılmış olup soruşturma kapsamında müvekkilinin ve yolcusu olduğu araç sürücüsünün ifadesinin alındığını, müvekkilinin kusurlu araç sürücüsünden şikayetçi olmadığını, yolcusu olduğu aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, davalı şirkete 03/03/2020 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin yaralanmasından mütevellit 50 TL geçici ve 50 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsilini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartının olmadığını, davanın görevli mahkemede açılmadığını, yetki itirazında bulunduklarını, sigortalının kusurunun bulunmadığını, bu nedenlerden dolayı davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatteyse esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “… davacının yolcu olarak bulunduğu davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış ... plakalı aracın 19/11/2019 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralanması sebebiyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararının tazmini amacıyla açmış olduğu davada tarafların bildirmiş oldukları delilleri toplanmış, davacının PAÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalında kaza tarihi itibariyle geçerli olan " Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik " gereğince geçici ve sürekli iş göremezlik raporu aldırılmıştır. 21/01/2022 tarihli raporu " Şahısta özür oranına neden olmadığı, şahısta saptanan yukarıda kayıtlı lezyonların iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, kişinin bu kadar süre ile iş göremezlik halinde kaldığı" tespit edilmiş olmakla bu doğrultuda aktüer bilirkişiden alınan raporda " toplam 20.507,17 TL geçici işgöremezlik zararının hesapladığı" anlaşılmakla her ne kadar davalı vekili cevap dilekçesi ile davacının gereken önlemleri almaması, emniyet kemeri bağlamaması gibi müterafik kusurun da değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ise de davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirlenemediğinden (kaza tespit tutanağı ile belirsiz olduğu tespit edilmekle, bu hususta bir kabul ya da beyan da bulunmayıp ATK raporundan da davacı aleyhine bir değerlendirme yapılamadığından) Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamına göre müterafik kusur indirimi yapılmamış …” gerekçeleri ile; “Davanın kabulü ile; 20.507,17 TL geçici iş göremezlik zararının temerrüt tarihi olan 19/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından usulüne uygun olarak Adli Tıp Kurumu raporu aldırılmadığını, alınan rapora ilişkin itirazlarının, müvekkilinin devam eden şikayetleri ve kazadan sonra meydana gelen arazlarının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, müvekkilinin dava konusu kaza sebebiyle kısmi görme kaybı, ani bayılma ve epilepsi gibi rahatsızlıklarının devam ettiğini, müvekkilinin şikayetleri incelenmeden alınmış olunan raporun hükme esas olarak kabul edilemeyeceğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; KTK m.97 uyarınca davacı tarafından dava öncesi davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını ve zorunlu belgelerin sunulmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri olan İstanbul olduğunu, davalı sigorta şirketinin dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle yargılama giderleri ve ferilerden sorumlu tutulamayacağını, usulüne uygun başvuru bulunmadığından temerrüt oluşmadığını ve faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini, davacının kalıcı iş göremezliği bulunmamasına rağmen hüküm kurulmamasında çelişki bulunduğunu, kazanın iş kazası niteliğinde olduğu hususunun değerlendirilmediğini, emniyet kemeri takılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yapılmadığını, ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur raporu alınmadan karar verildiğini, geçici iş göremezlik süresinin hatalı ve fazla belirlendiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı olarak oluştuğu iddia edilen cismani zarara yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut olayda, KTK'nın 97. maddesi ile yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Bu durumda davacı, davadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunmuş olmakla dava ön şartı yerine getirilmiştir. Aynı şekilde davacının başvurusu ile davalı temerrüde düşmüştür. Dava, sigorta şirketi aleyhine açılmış olup görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Öte yandan davanın temeli haksız fiile dayanmakta olup 6100 sayılı HMK’nın 16. maddesi uyarınca dava yetkili mahkemede açılmıştır. Dava işverene yöneltilmediğinden mahkemece yargılamanın haksız fiil hükümleri uyarınca yapılmasında bir hata görülmemiştir. Davacı, dava konusu kazada yolcu konumunda olup, söz konusu kazanın tek taraflı olduğu değerlendirildiğinde kusur raporu alınmamasının sonuca etki etmeyeceği değerlendirmeleri ile davalı vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması zorunludur. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; haksız fiile konu olay 19/11/2019 tarihinde meydana gelmiş olup mahkemece Pamukkale Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan 12/04/2021 tarihinde alınan raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 21/01/2022 tarihli olan raporun ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre hazırlandığı anlaşılmıştır. Yukarıda yer verilen açıklamaya göre davacının maluliyetinin olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e göre hazırlanması gerekir iken kaza tarihine göre hatalı yönetmeliğe göre belirlendiği, hesaplamaya dair aktüer raporunun da bu maluliyet yönetmeliğine göre alındığı anlaşılmakla olay tarihinde geçerli olmayan yönetmelik hükümleri esas alınarak yargılamanın yürütülerek karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde kararın kaldırılması gerekir. Mahkemece yapılacak iş; kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu’nun ilgili ihtisas dairesinden maluliyet raporu almak ve gerektiğinde aktüer uzmanı bilirkişiden ek rapor almak suretiyle hasıl olacak sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Tazminat belirlemesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın İndirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır. Somut olayda, kaza ile ilgili ifade tutanaklarında davacının otomobilin arka koltuğunda oturduğu 19/11/2019 tarihli tedavi evraklarından ise davacının kafa kemiğinde kırık ile kafa içi kanama olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar kaza tespit tutanağı ile davacının kemer takıp takmadığının belirlenemediği yönünde tespit yapılmış ise de davacının araç içindeki konumu ve yaralandığı bölge değerlendirildiğinde davacının kaza esnasında emniyet kemeri takmadığı anlaşılmış olup mahkemenin müterafik kusur değerlendirmesi yerinde olmamıştır. Ayrıca davacı vekili dava dilekçesi ile 50’şer TL olmak üzere geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş olup mahkemece sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de hatalı olmuştur. Sonuç olarak, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ayrı ayrı ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/12/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde yatıran taraflara İADESİNE, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, 9-Davalı tarafından tehiri icra talebi kapsamında Denizli 9. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen 03/02/2023 tarihli ve ... numaralı ... Bankası A.S. / Cınar Denizli'ye ait 46.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana İADESİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi. 07/04/2026 ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.