SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 2024/479 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/479

Karar No

2026/401

Karar Tarihi

9 Nisan 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/479 - Karar No:2026/401 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/479 KARAR NO : 2026/401 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/10/2023 NUMARASI : 2012/667 E-2023/684 K DAVA KONUSU : İtirazın iptali KARAR TARİHİ : 09/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan asıl ve birleşen davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı- birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı ... … A.Ş vekili: Müvekkilinin 2010 yılının sonunda bir aracı vasıtasıyla Kuveyt Devletinde yapımı devam eden büyük bir projede alt taşeronluk işi aldığını, müvekkili şirketin bugüne kadar Kuveyt Devletine dört milyon TL nakit para gönderdiğini, ancak geri dönüş alamadığını, usule aykırı olarak işten el çektirildiğini, ayrıca karşı tarafın bir de teminat mektubunun nakde çevrilmesi için Türkiye ... Bankasına müracaatta bulunduğunu, müvekkilinin istemi üzerine Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 28.11.2012 tarih ve 2012/716D.iş sayılı kararı ile teminat mektubunun nakde çevrilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, uğranılan mağduriyete Ekonomi ve Dışişleri Bakanlığı Kuveyt Büyükelçiliğinin de vakıf olduğunu, davacı ... A.Ş. ‘nin 02.12.2010 tarihinde Kuveyt’te ... firmasıyla sözleşme numarası .../ C/1151 Sabah Al Ahmed City Hausing Project Kuwait ve kapsamı ve 6 adet cami, imam ve müezzin evlerinin inşası olan bir sözleşme yapıldığını, bu sözleşme gereği davacı şirketin ... Bankasından ... firması lehine bir teminat mektubu tanzim etmesini istediğini, bunun üzerine ... bankasının Kuveytli yerel muhabir bankası olan .... aracılığı ile karşı taraftan sözleşme bilgilerini talep ettiğini, işverenin yanlış yönlendirmesi ile muhabir bankanın ... A.Ş’ne ait olan sözleşme bilgilerini değil ... firmasının Kuveyt Devleti ile yapmış olduğu sözleşmenin numarasını ... bankasına verdiğini, dolayısıyla teminat mektubunun ....A.Ş ile ilgisi olmayan yükümlülükleri rakamları ve tarihleri birbirinden farklı olan başka bir sözleşme için tanzim edildiğini, her iki sözleşmede öncelikle taraf, ardından zaman, yükümlülük ve keşif bedeli açısından bir çok farklılık bulunduğunu, davalı ... firmasının 24.10.2012 tarihinde ... bankasına teminat mektubunun tazminini talep eden bir yazı gönderdiğini, tazmin talebinde de gerekçe olarak ... AŞ’nin (.../ M/1151 2009/2010)numaralı sözleşmeye ilişkin edimlerini ifa etmemesini gösterdiğini, müvekkilinin tarafı olmadığı bir sözleşmenin edimlerini ifa etmesinin imkansız olduğunu, teminat mektubu incelendiğinde taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklar için T.C. Kanunları ve Ankara mahkemelerinin yetkili kılındığını, bu nedenle söz konusu teminat mektubunun iptalini talep etmenin zorunlu hale geldiğini, sonradan öğrenildiği üzere yabancı hiçbir. firmanın doğrudan Kuveytli bir şahıs veya tüzel kişiyle bağımsız bir şekilde sözleşme yapma yetkisinin olmadığının anlaşıldığını, olması gereken usulün Kuveyt yasalarına göre öncelikle Kuveytli bir şirket veya gerçek kişi ile kefillik sözleşmesi imzalanması ve ardından da o kefilin işveren firma ile yabancı şirket adına taşeronluk sözleşmesi imzalaması gerektiğini, yani Kuveyt yasalarına göre geçerli olmayan bir sözleşmenin imzalandığını, davacı şirket yetkililerinin daha sonra Kuveyt yasalarına göre kurulmuş bir şirketle kefillik konusunda ön anlaşma yaptığını hatta taslak bir sözleşme dahi hazırladığını, fakat işveren firmanın Kuveytte kefili olmayan bir firmayı keyfi olarak yönlendirip kullanabilmek maksadıyla eski sözleşmeyi feshedip yasal şartlara haiz yeni bir sözleşme yapmaktan kaçındığını, taraflar arasında imzalanan .../ C/1151 nolu sözleşmenin 02.12.2010 tarihli olduğunu, ...’ın işveren firma lehine tanzim ettiği teminat mektubunun ise 31.12.2010 tarihli olduğunu, arada yaklaşık bir aylık sürenin bulunduğunu, dolayısıyla sözleşme şartları ve numarası uzun süre belli olup durum bu kadar net iken müvekkilin taraf olmadığı bir sözleşmenin teminat mektubuna yazdırılmasının tamamen art niyetli bir düşüncenin yansıması olduğunu, yapılan sözleşmenin Kuveyt Kanunlarına göre geçersiz olduğunu, ayrıca sözleşmenin Türk Ticaret Kanununa da aykırı olup geçersiz olduğunu, zira, sözleşmede taraf teşkilinin sağlanamadığını, sözleşme imzalamadan önce karşı tarafa noter onaylı imza sirkülerini ibraz ettiklerini, karşı tarafın da sözleşmeye o imza sirkülerini eklediğini, sözleşme tarihinde ve halen şirketi borçlandırıcı her türlü sözleşme ve evrak tanziminin çift imza ile geçerlilik kazanabileceğini, yapılan sözleşmenin tek imzayla tanzim edildiğini, bu nedenle söz konusu sözleşmenin TTK’na göre de müvekkili açısından geçersiz olduğunu, ayrıca söz konusu teminat mektubunun şartsız olmayıp ödenmesinin bazı şartlara bağlı olduğunu, teminat mektubunun 2. paragrafında ilgili yasalar sözleşme ve koşullar gereğince üstlendiği işleri tamamen ya da kısmen yerine getirmediği taktirde ibaresinin yer aldığını, müvekkili firmanın her türlü zorluğa rağmen edimlerini ifa ettiğini, ama işveren firmanın kasıtlı olarak birçok haksız eylem ve işlemlerde bulunduğunu, davalının müvekkilinin daha sonra sponsor edinmesini de engellediğini, davacının işverenin tahakkuk ettirdiği eksik ve tamamen haksız kesintilere uğramış hak edişlerini dahi tahsil edemediğini, işveren tarafından müvekkili firma için gerekli olan iş makinelerinin başkaları üzerine alınmış sözleşme gereğince müvekkil şirkete ofis araç vb. vermeleri gerekirken aksine kendi kaynaklarıyla aldıkları araçlara da el koyduklarını, sözleşme konusu projeye ait olan BOQ ya göre yapılması gereken dolgu miktarı ile fiilen yapılan iş arasında uçurum olduğunu, sözleşmeye göre K350 sınıfı beton kullanılması gerekirken K450 beton kullandırılmış ve bu konuda fiyat farkı taleplerine karşı netice alınamadığını, işveren firmanın sözleşmede belirtilen işlerin haricinde sözleşme dışı işleri de müvekkiline yükleyerek iş kapsamını artırdığını, bunu yaparken de ücretlerini sabit tuttuğunu, günlük çalışma programında da işveren firma tarafından kaynaklanan gecikmeler yaşandığını belirterek, öncelikle Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesine yönelik verilen 28.11.2012 tarih ve 2012/716 Dİş nolu ihtiyati tedbir kararının devamına, akabinde yapılacak inceleme ile söz konusu teminat mektubunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davacı vekili: Müvekkili şirketin Kuveyt Devleti ile imzalanan sözleşme çerçevesinde (... / M /1151 2009/2010)” Kuveyt içerisinde Sabah Al Ahmed bölgesindeki şehir projesi” adlı projeyi ana sözleşme yüklenicisi olarak üstlendiğini, dava dışı ... A.Ş.nin belirtilen şehir projesi kapsamındaki işlerin bir kısmı olan “6 adet cami ile cami imamı ve müezzinleri için ev inşası” işini alt yüklenici olarak yapmayı talep etmesi üzerine, ... firmasıyla görüşmelerin başladığını, ... firması tarafından, 31.10.2010 tarihinde, bağlayıcı nitelikte Letter of intent (niyet mektubu) verildiğini, bu niyet mektubunda; ana sözleşme olan; “REF: Contract No: ... /M /1151-2009/2010” atıf olarak gösterildiğini ve ... tarafından ana sözleşme altında yapılacak işlerin bu şekilde refere edileceği konusunda tarafların anlaştıklarını, niyet mektubunun 4.maddesinde taraflar arasına ana sözleşmeye uygun olarak alt yüklenicilik sözleşmesi imzalanacağının belirtildiğini, bu doğrultuda müvekkille ... firması arasında 02.12.2010 tarihinde “.../C/1151” sözleşme nolu “Sabah AL Ahmet City Hausing Project, Kuwait ” başlıklı Kuveyt yasalarına tabi bir alt yüklenici sözleşmesinin imzalandığını, belirtilen bu alt yüklenici (taşeron) sözleşmesinin giriş (preamble) bölümünde; Kuveyt Devleti ile müvekkil arasında imzalanan ana sözleşmenin bir bölümünün, bu sözleşmeye konu edildiğini, alt yüklenici sözleşmesinde de işlere .../M/1151-2009/2010 olarak refere edildiği, ... firmasının da ana sözleşmede yer alan koşullara tabi olarak alt yüklenici olarak işleri müvekkili altında yürütmeyi üstlendiğinin anlaşıldığını, yine alt yüklenicilik sözleşmesinin “kesin teminat” başlıklı 3.maddesi uyarınca, ... firmasının, asıl sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri sona erinceye kadar ve sözleşme süresince geçerli olacak şekilde müvekkili lehine yerel bir banka tarafından düzenlenecek ve ...’un üstlendiği iş garantisi olan 400.000 Kuveyt Dinarı (KD) tutarında kayıtsız şartsız bir performans teminatı vermeyi taahhüt ettiğini, bu performans mektubunun, sözleşme bedelinin % 10’u kadar verilmesinin kararlaştırıldığını ve bu garanti mektubunun, ... firmasının yerleşik olduğu, Ankara ... Bankası tarafından müvekkili lehine 31.10.2011 tarihinde verildiğini, müvekkili ile ... arasında akdedilen sözleşmenin yürürlüğe girdiğini, ...’un sözleşme kapsamında işlere başladığını, yaptığı işlere karşılık hakedişlerini yazılı ve imzalı raporlar üzerinden müvekkilinden tahsil ettiğini, ...’un, edimlerini çeşitli bahanelerle yerine getirmemesi ve sulh görüşmelerinin sonuçsuz kalması üzerine, müvekkili ... tarafından muhbir banka ... aracılığıyla 280.000 KD ile sınırlı olmak üzere 15.12.2011 tarihinde kapsam daraltmasına uğramış 0622HE01102 referanslı performans garanti mektubunun nakde çevrilmesinin talep edildiğini, nakde çevirme talebini 24.10.2012 tarihinde alan davalı ... Bankasının nakde çevirme talebi üzerine 35 gün boyunca herhangi bir işlem yapmaksızın beklediğini ve müvekkilini bilgilendirmediğini, teminat mektubunun geçerlilik süresinin 10.12.2012 olduğu gözetilerek hak kaybına uğramamak için, mektup tutarının tahsili için Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2012/17748 sayılı dosyasıyla, 04.12.2012 tarihinde icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin, ayrıca, davalı bankaya gönderdiği 07.12.2012 tarihli noter ihtarında, icra takibinin başlatıldığı hususunun ihtaren bildirildiğini, davalı bankanın 11.12.2012 tarihinde dava dışı ... tarafından Ankara 3.Asliye Ticaret mahkemesinin 2012/716 Diş sayı ı dosyasında alınan tedbir kararından bahisle icra takibine haksız itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, dava konusu performans mektubunun (guarantee/stanby letter of credit), düzenleme usulü açısından Türk Hukukuna tabi olmayıp, mektup metni üzerinde de belirtildiği üzere URDG 758 çerçevesinde değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu, taraflar arasındaki ikili ilişkinin, ... ile müvekkil arasındaki ilişkiden bağımsız olduğunu, 31.10.2010 tarihli 400.000 KD’lik teminat mektubunun 15.12.2011 tarihinde 280.000 KD’na düşülerek kapsam daraltılmasına gidilmesi hususunda, ... firmasının da ... Bankasının da bilgisi ve onayının olduğunu ve nakde çevirme talebine kadar, ... Bankasının da, ...’un da dava konusu teminat mektubundaki değişikliğe ya da mektup metnine herhangi bir itirazının olmadığını, URDG 758 kurallarının 20.maddesi (a) bendinde; “Bir talebin ibrazı, o talebin daha sonra tamamlanacağını belirtmediği taktirde garantör talebin ibraz edildiği günü izleyen beş iş günü içinde o talebi inceleyecek ve uygun olup olmadığını belirleyecektir” denildiğini, bu doğrultuda; Bankanın taleple ilgili bir itirazı varsa bu itirazını müvekkile 5 iş günü içerisinde yazılı olarak iletmesinin zorunlu olduğunu, aksi halde talebin (nakde çevirme) URDG 758 kuralları çerçevesinde uygun bir talep olarak kabul edilebileceğini, davalı bankanın ise, nakde çevirme talebi sonrasında 5 iş günü içinde, mektubun içeriğinin doğru olmadığı, sözleşme atfında yanlışlık bulunduğu, hata, hile ve bu gibi iddialar nedeniyle talebin uygun olmadığı şeklinde bir itirazda bulunmadığını, nakde çevirme talebine hiçbir çekince koymadığını, davalı bankanın, nakde çevirme talebini, 35 gün işlem yapmaksızın beklettiğini, bu sırada müvekkile inceleme yapıldığından söz ederek adeta oyalayan bankanın, ... firmasına, ihtiyati tedbir kararı alabilmesi için gerekli zamanı ve ortamı sağladığını, davalı bankaya, nakde çevirme talebinin 24.10.2012 tarihinde ulaşmasına karşın, bankaca 5 işgünü içerisinde talebin reddine ilişkin bir bildirimde bulunmadığını, dolayısıyla, icra takibine, tedbir kararı varlığından bahisle yaptığı itirazın geçersiz olduğunu, bankanın mektup bedelini ödemekle yükümlü hale geldiğini belirterek davalının Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2012/17748 sayılı takibine itirazının iptali ile takibin devamına, en az %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... Bankası vekili: Davanın ...… A.Ş.'ne ihbarını talep ettiklerini, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde müvekkili banka tarafından, ... …A.Ş. lehine düzenlenen ve muhatap olarak alacaklı firmaya (...) verilen 280.000 KD tutarında teminat mektubu gösterildiğini, ... tarafından yapılan başvuru üzerine, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/716 D.İş sayılı dosyasında 28.11.2012 tarihli kararla davacı lehine düzenlenen 10.12.2012 vadeli 06.12.2010 tarihli 280.000 KD tutarındaki kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesi bakımından % 15 teminat karşılığında, ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, davacı tarafça ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmiş ise de itirazın mahkemece reddedildiğini, dava konusu teminat mektubuna referans numarası hakkında bir uyuşmazlığın söz konusu olmadığını şöyle ki; 400.000 KWD tutarındaki teminat mektubu referans numarasının 0622HE01102, 280.000 KWD tutarındaki teminat mektubu referans numarasının 0453HE01340 olduğunu, mektup üzerinde .../M/1151-2009/2010 nolu sözleşmeye atıfta bulunulduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, sözleşmenin URDG kurallarına tabii olduğunun da yine mektup üzerinde belirtildiğini, davacı firmanın tazmin talebini 23.10.2012 tarihinde ilettiğini, ancak 280.000 KWD yerine 400.000 KWD’nin tazminini talep ettiğini, davacı tarafından kullanılan muhabir bankanın öncelikle tazmin talebinde hatalı davranmış olduğunu, zira daha ilk aşamada 6 günlük bir süre gecikilmesinin nedeninin tazmin talebinin hatalı düzenlenmiş olmasından kaynaklandığını, sonradan düzenlenen 280.000 KWD tutarındaki tazmin talebi 24.10.2012 tarihli olmasına karşın Türkiye’de resmi tatil olması nedeniyle banka kayıtlarına 30.10.2012 tarihinde girdiğini, dava konusu teminat mektubunun üzerinde RAHW/M/1151-2009/2010 nolu sözleşmeye atıfta bulunulduğunu, bu konuda işlem bazında bir uyuşmazlık olmadığını, ancak kredi lehtarı olan ve iş bu dava için kendisine ihbarda bulunulan ... Gayrimenkul Yatırım Anonim Şirketi’nin bu tazmin talebine binaen Serbest Bölgeler, Yurtdışı Yatırımlar ve Hizmetler Genel Müdürlüğüne yaptığı başvuruda özellikle kendi imzaladıkları sözleşmenin .../C/1151 sayılı sözleşme olmasına karşın tazmin talebinin .../M/1151 sayılı sözleşme üzerinden yapılmasını eleştiri konusu yaparak konunun TC Dışişleri Bakanlığına iletilmesi talebinde bulunduğunu, bu talep üzerine Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü tarafından Dışişleri Bakanlığına 06.11.2012 tarihinde yazılan yazıda konu hakkında bilgi istenildiğini, fakat bu başvuru konusunda sonuç alınmadan, davacı tarafından müvekkili banka aleyhine ihtar çekilerek arkasından icra takibine geçildiğini, görüleceği üzere, teminat mektubu üzerinde .../M/1151 yazılı olmasına ve taraflar arasında tazmin tarihine kadar herhangi bir uyuşmazlık olmamasına karşın tazmin talebi sırasında ... Gayrimenkul Yatırım Anonim Şirketi’nin tarafından imzalanan sözleşmeye uygun olmayan tazmin talebinin yerine getirilmesinin önlenebilmesi için yargı mercilerinin yanı sıra devlet kurumlarını seferber etmiş bulunduğunu, teminat mektubunun esasını oluşturan temel ilişkideki sakatlık iddiasının müvekkil banka tarafından dikkate alınmaması halinde, kredi lehtarı firma tarafından davaya muhatap olacağının kuşkusuz olduğunu, nitekim Serbest Bölgeler, Yurtdışı Yatırımlar ve Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından ... Gayrimenkul Yatırım Anonim Şirketi’ne gönderilen 17.01.2013 tarihli 3945 sayılı yazıda: sözleşmenin taraflarının ...ile .... olduğunun belirtildiğini, davanın haksız ve kötüniyetli açıldığını belirterek davanın reddine ve müvekkili lehine en az %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada, ihbar olunan ... Gayrimenkul Yatırım AŞ. vekili: Asıl davadaki beyanlarını tekrarla davanın reddine ve ihbar olunan olduğundan müvekkili hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Davanın, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı düzenlendiği iddia edilen, teminat mektubunun iptali davası, birleşen davanın ise, teminat mektubunun ödenmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini için başlatılan ilamsız icra takibine itiraz nedeniyle açılan itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasındaki anlaşmazlığın; ... firması ile ... firması arasında imzalanan sözleşmenin Kuveyt makamlarında geçerliliği ve ifa imkansızlığı olup olmadığı, davaya konu teminat mektubunun taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin düzenlenip düzenlenmediği ve sözleşmeye göre geçerli olup olmayacağı, bu bağlamda asıl davada davacının teminat mektubunun iptalini talep edip edemeyeceği; birleşen davada davalı bankanın teminat mektubunu talep üzerine ödememesinin yerinde olup olmadığı ve bu bağlamda davalı bankanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı, mahkemece alınan SMMM, sözleşme-hesap uzmanı ve bankacı bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetinin düzenlediği rapor-ek raporun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alındığı, bilirkişi heyet rapor ve ek raporu, tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde;asıl davanın, alt yüklenici firma ... A.Ş. tarafından, ana yüklenici Kuveyt firması .... .... firması aleyhine, başka bir sözleşmenin teminatı olarak verildiği iddiasıyla açılan teminat mektubunun iptali davası ve birleşen davanın ise, .... .... firması tarafından teminat mektubunu düzenleyen T. ... Bankası aleyhine, nakte çevirme talebini karşılamadığı ve zarara uğranıldığı iddiasıyla başlatılan icra takibine, yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu, asıl davanın davacısı ... firması, işveren firmanın yanlış yönlendirmesiyle muhabir bankanın, kendileriyle ilgili sözleşmenin değil, ana yüklenici konumundaki .... ... ile Kuveyt Devleti arasında düzenlenen sözleşmenin numarasının verildiği gerekçesiyle teminat mektubun iptalini talep ettiği, davalı .... ... firmasının ise, 16.08.2016 tarihli dilekçesiyle (2012/716 D.İş. 2012/667 asıl dosyayla ilgili olarak) ihtiyati tedbir kararına itirazlarını bildirdiği, birleşen davada ise, davacı ... ... firmasının, ... şirketi yararına verilen teminat mektubunun, davalı bankaca, usulüne ve yasaya aykırı biçimde nakde çevirmemesi nedeniyle, icra takibi başlattığını belirterek itirazın iptalini talep ettiği, davalı T. ... Bankasının ise, sözleşme numarasının, yararına teminat mektubu verilen ... A.Ş. ile muhatap ... arasında imzalanan sözleşme numarasından farklı olması, bu hususun Ekonomi ve Dış İşleri Bakanlığına intikal etmesi, bu makamlarca da bu durumun teyit edildiği gibi ihtiyati tedbir kararı nedeniyle, mektup bedelini ödenmesinin mümkün olmadığını belirttiği, ana uyuşmazlığın, dava konusu teminat mektubunun, taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin olarak düzenlenip düzenlenmediği ve bu kapsamda muhatap yabancı firmanın, teminat mektubunu nakde çevirmesi talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin Kuveyt makamlarında geçerliliği ve ifa imkansızlığı olup olmadığı hususu incelendiğinde; asıl davanın tarafları olan Türk firması ... A.Ş. ile Kuveyt firması ... ... arasında imzalanan “Alt Yüklenici/Taşeron Sözleşmesi” 02.12.2012 tarihinde düzenlendiği, bu sözleşmenin başlık sayfasında sözleşme numarasının .../C/1151-Sabah Al Ahmet Şehri Projesi şeklinde gösterildiği, bu sözleşmenin konusunu; ana yüklenici/davalı ... ... ile Kuveyt Devleti arasında imzalanan ve ana sözleşme niteliğindeki .../M/1151-2009/2010 Sabah Al Ahmet Konutsal Şehir Projesinin bir kısmını oluşturan ve bu kapsamda 6 adet cami ile 6 adet imam ve müezzin evi yapılmasını oluşturduğu, bu alt sözleşmenin bedelinin 4.000.000 KWD olup bu miktarın % 10’una denk gelen 400.000 KWD teminat mektubu verilmesi kararlaştırılmış olup daha sonra teminat mektubu tutarı 280.000 KWD’ye indirilmiş olduğu, her ne kadar Türk Devleti ile Kuveyt Devleti arasında, özellikle ticari sözleşmeler alanında, iş birliği anlaşmalarının yapıldığı dosyadaki belgelerden anlaşılmakta ise de; Kuveyt Büyükelçiliğinin, ... A.Ş.nin bilgi talebine cevabını oluşturan 08.08.2012 tarihli Sayfa 29 / 37 yazı ve dosya içeriğinden; yabancı bir şirketin, Kuveytli bir şirketle, yaptığı sözleşmenin geçerli olabilmesi için, Kuveytli bir gerçek veya tüzel kişinin kefil/sponsor olmasının zorunlu olduğu anlaşıldığı, nitekim Kuveyt Büyükelçiliğinin yukarıda değinilen yazısında, 5.000 KWD’yi aşan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ihale sözleşmelerinin, 1964 yılında yayımlanan ve çeşitli tarihlerde değiştirilen 1964 tarih 37 nolu Kuveyt İhale Kanunu çerçevesinde Merkezi İhale Komitesi tarafından düzenlenen ihalelerle yapılması gerektiği;yine bu yazının son paragrafında; yabancı firmaların Kuveyt yasaları gereğince, Kuveyt resmi makamları ile doğrudan muhatap olamayacaklarından (gerçek kişi) bir Kuveytli ya da Kuveytli bir firma ile sponsorluk/kefillik anlaşması imzalanmasının zorunlu olduğu; keza söz konusu proje ile ilgili olarak ... firmasının hiçbir kişi ya da firma ile sponsorluk anlaşmasının bulunmadığı, ... ... firmasıyla imzalanan anlaşmada da bu hususa yer verilmediğinin görüldüğü, ayrıca, 31.01.2011 tarihinde, ... A.Ş. ile ... ... firmaları arasında konsorsiyum anlaşması imzalanmış olup bu anlaşmaya göre; bu projeyle ilgili Kuveyt Devleti Bayındırlık Bakanlığının (Müşteri) düzenlediği ihaleyi alan Kuveyt firması ... ... (ana yüklenici) olduğu, birinci taraf sıfatını taşıyan ... ... firmasının, ikinci taraf sıfatını taşıyan ... A.Ş.ye hukuki statü, ehliyet, tesisat sağlama konusunda gönüllü olduğu, birinci tarafın, sözleşme konusuyla ilgili gerekli tüm sigortaları yapacağı, birinci tarafın, Kuveyt Devleti Bankalarından birinde hesap açacağı ve her türlü yetkiyi ve kontrolü ikinci tarafa devredeceği, birinci tarafın, gerekli iş gücü için bu sözleşmede tanınan haklar doğrultusunda Kuveyt kanunlarına uygun olarak çalışma izni ve vize alınmasını düzenleyeceğine ilişkin hükümlerin yer aldığı, bu durumda eldeki davada; taraflar arasındaki alt yüklenicilik sözleşmesinin, Kuveyt yasalarına göre, bu sözleşmenin düzenlenmesi aşamasında, Kuveytli bir gerçek veya tüzel kişinin, sponsor/kefilliğini alınmaması hususunun Kuveyt makamları nezdinde geçersizliğine neden olacağı, ifa imkansızlığına yol açabileceğinin anlaşıldığı, davaya konu teminat mektubunun taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin düzenlenip düzenlenmediği ve sözleşmeye göre geçerli olup olamayacağı hususu incelendiğinde;asıl ve birleşen davayla ilgili olan ve birleşen dosyanın davalısı T. ... Bankası tarafından ... A.Ş. adına verilen, önce 400.000 KWD olarak düzenlenip daha sonra karşılıklı mutabakatla 280.000 KWD’ye indirilen 31.10.2012 düzenleme tarihi teminat mektubunun ilk geçerlilik (vade) tarihi, 10.11.2011 iken daha sonra 10.12.2012 tarihine uzatıldığı, bu teminat mektubunun, SWIFT’ten alınan orijinal metnin Türkçe çevirisinin ilk paragrafında; “... A.Ş.nin, .../M/1151-2009/2010 numaralı sözleşme altındaki sorumlulukları bakımından ... A.Ş. adına tüm sorumluluk T. ... Bankasına ait olacak şekilde, ... ... lehine 10.11.2011 tarihine kadar geçerli 400.000 KWD tutarında bir kesin teminat mektubu düzenlendiği; teminat mektubu metninin 2.paragrafında, yine ana sözleşme olan .../M/1151- Sayfa 30 / 37 2009/2010 numaralı sözleşme sonucunda camii yapımını üstlenen ... A.Ş.nin 400.000 KWD tutarına kadar, yukarıda adı geçen yüklenicinin (... A.Ş.) ilgili yasa ve sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini kısmen ve tamamen yerine getirmemesi halinde, ilk yazılı talep halinde ödeneceğinin garanti ve taahhüt edildiğinin;metnin son paragrafında (Banka isminden önceki) ise, bu kesin teminat mektubunun Türkiye Cumhuriyet yasalarına tabi olduğunun açıkça belirtildiği görüldüğü, ... A.Ş. ile ... ... firmaları arasındaki alt yüklenicilik sözleşmesinin numarasının, .../C/1151 olduğu; oysa, gerek alt yüklenicilik sözleşmesinde, gerekse yine taraflar arasında imzalanan Konsorsiyum Anlaşmasında alt yüklenicilik/taşeronluk sözleşmesinin numarası .../C/1151 olarak gösterildiği, ancak, 31.10.2010 tarihli davaya konu teminat mektubunda, “lehdar” konumundaki ... A.Ş.nin yükümlülüğünü üstlendiği ve T. ... Bankasının da garanti ettiği işin bağlı olduğu sözleşme, davalı ... ... firmasının üstlendiği ana proje kapsamında, Kuveyt Devleti ile birlikte imzalanan ve numarası .../M/1151-2009/2010 olan ana sözleşme olduğu, görüldüğü gibi; birleşen davanın davalısı T. ... Bankasına, Kuveyt’teki muhabir bankadan /kurumdan iletildiği ifade edilen ana sözleşme numarası verilmiş olup, bu durumda davaya konu teminat mektubunun; her ne kadar, alt yüklenicilik sözleşmesi kapsamındaki 6 cami ve 6 imam ve müezzin evi yapım işinin, ana sözleşme kapsamındaki diğer büyük proje içerisinde yer almakta ise de, taraflar arasındaki .../C/1151 nolu alt yüklenicilik sözleşmesine ilişkin olarak düzenlenmediğinin belirlendiği, gerek davaya konu .../C/1151 numaralı alt yüklenicilik sözleşmesinin, Kuveyt yasalarına geçerliliğinin bulunmayacağı, gerekse davaya konu teminat mektubunda da, bu sözleşme yerine ana sözleşme numarası olan .../M/1151-2009/2010 numaralı sözleşmenin (kapsamıyla birlikte) gösterilmesi gibi hususlarda dikkate alındığında; teminat mektubunun, sözleşmeye göre geçerli olmadığı kanaatine varıldığı, birleşen davada; davalı bankanın teminat mektubunun nakde çevirme talebini yerine getirmemesinin haklı sebebe dayalı olup olmadığı, bu hususta gecikme olup olmadığı hususu incelendiğinde; ... A.Ş. ile ... ... firması arasında düzenlenen .../C/1151 nolu alt yüklenicilik sözleşmesi, Kuveyt yasalarına göre geçerli olmayan bir sözleşme niteliğinde olması dikkate alındığında, davalı garantör ... Bankasının, teminat mektubu bedelini ödememekte haklı olduğu kanaatine varıldığı, “URDG 758 Kuralları”nın 20/a maddesine göre; garantör bankanın, nakte çevirme talebini ibraz edildiği günü izleyen beş iş günü içinde cevaplandırması gerektiği; URDG 758 kurallarının 24/a maddesinde; garantörün, talebin uygun olmadığını belirlediğinde talebi reddedebileceği, ancak aynı maddenin (d) paragrafında, bu maddenin (a) ve (b) paragraflarındaki hiçbir hususun, 20.maddedeki süreyi uzatamayacağının belirtildiği, URDG 758 kurallarının, özellikle yinelenen, 20/a ve 24/a – d maddeleri hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, garantör banka talebin uygun olmadığını tespit ettiğinde, talebin tebliği (ibrazı) tahini izleyen 5 iş günü içinde reddedebileceği, birleşen davanın davalısı garantör banka T. ... Bankasına; nakte çevirme talebi lehdar/muhabir banka tarafından SWİFT mesajıyla 24.10.2012 tarihinde ulaştığı, ancak o tarihte Türkiye’de dini bayram olması nedeniyle banka kayıtlarına intikalinin 30.10.2012 tarihinde gerçekleştiği, URDG 758 kuralları uyarınca, talepteki olumsuzluğu farkeden davalı bankanın en geç 04.11.2012 akşamına kadar, mektup bedelini ödemeyeceği hususunu gerekçeleriyle birlikte, teminat mektubunu nakde çevirme talebinde bulunan tarafa bildirme zorunluluğunun bulunduğu hususları nazara alındığında; davalı garantör banka olan ... Bankasının, bu durumu bildirmede geciktiği, ancak bankanın gecikmesinin, sonuca etkili görülmediği, belirtilen gerekçelerle; asıl davada; davaya konu teminat mektubunun taraflar arsındaki sözleşme esas alınarak düzenlenmediği ve geçerli olmayan teminat mektubunun tahsilinin talep edilemeyeceği, davalının alacağı varsa bunun için ayrı bir dava açması gerektiği anlaşılmakla asıl davanın kabulü ile kesin teminat mektubunun iptaline karar verildiği, birleşen davada; ... A.Ş. ile ... ... firması arasında düzenlenen .../C/1151 nolu alt yüklenicilik sözleşmesi, Kuveyt yasalarına göre geçerli olmayan bir sözleşme niteliğinde olduğu ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun düzenlenmediği, davalı garantör ... Bankasının, teminat mektubu bedelini ödememekte ve takibe itirazında haklı olduğu anlaşılmakla; birleşen davanın reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, Halkbankası Başkent Kurumsal şubesi tarafından, ... Gayrimenkul Yatırım İnşaat Taahhüt San. ve Tic. AŞ firmasının Kuveyt firması ... lehine düzenlenen, 10.12.2012 vadeli, 06.12.2010 tarihli, 280.000 KWD tutarındaki kesin teminat mektubunun iptaline, birleşen davanın reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemenin gerekçeli kararında; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin Kuveyt makamlarında geçerliliği ve ifa imkansızlığı olup olmadığının incelendiğini, yargılama neticesinde, taraflar arasındaki alt yüklenicilik sözleşmesinin, Kuveyt yasalarına göre, sözleşmenin düzenlendiği aşamada, Kuveytli bir gerçek veya tüzel kişinin, sponsor/kefilliğinin alınmaması hususunun Kuveyt makamları nezdinde geçersizliğe neden olacağı sonucuna varıldığını, teminat mektubunun sözleşmeye ilişkin düzenlenip düzenlenmediği ve sözleşmeye göre geçerli olup olmadığının incelendiğini, yargılama neticesinde, alt yüklenicilik sözleşmesinin geçerli olmadığı, teminat mektubunda ana sözleşme numarası olan .../M/1151-2009/2010 numaralı sözleşmenin gösterilmesi nedeniyle teminat mektubunun geçerli olmadığı kanaatine varıldığını, ... Bankası’nın teminat mektubunun nakde çevirme talebini yerine getirmemesinin haklı sebebe dayalı olup olmadığı, bu hususta gecikme olup olmadığının incelendiğini, yargılama neticesinde, bankanın talebe yönelik yanıtı bildirmede geciktiği, ancak bankanın gecikmesinin sonuca etkili olmadığının değerlendirildiğini, Milletlerarası nitelik taşıyan teminat mektuplarından doğan uyuşmazlıklarda hukuki öngörülebilirliğin sağlanması ve küresel ticaretin basitleştirilmesi için URDG 758 kurallarının yayımlandığını, olası hukuki riskleri bertaraf edebilmek adına uluslararası seviyede kabul görmüş yeknesak bir işleyişi olan URDG 758 kurallarının uygulanacağı açık olan bir teminat mektubunun, temel ilişkinin varlığına, geçerliliğine, dava edilebilir olup olmadığına bağlı olmaksızın ayakta kalacağını ve ilk talepte ödeme yükümlülüğü içereceğini, müvekkili ile davalı ... Bankası arasındaki ilişkinin teminat mektubunun dayandırıldığı ... şirketi ile müvekkili şirket arasındaki ilişkiden bağımsız olduğunu, teminat mektubunu sağlamış olan ... Bankasının müvekkilinin nakde çevirme talebi üzerine müvekkili ile ... şirketinin akdi yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini inceleyemeyeceğini somut olayın en karakteristik özelliğinin bağımsızlık hususu iken, mahkemenin gerekçeli kararında buna değinmediğini, teminat mektubunu sağlamış olan ... Bankasının müvekkilinin nakde çevirme talebi üzerine müvekkili ile ... firmasının akdi yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği gibi konuları inceleyemeyeceğini, teminat mektubunun geçerliliğinin ... şirketinin borcunun varlığından ve geçerliliğinden bağımsız olduğunu, mahkemenin davaya konu teminat mektubunda .../M/1151-2009/2010 numaralı sözleşmenin (kapsamıyla birlikte) gösterilmesi nedeniyle, mektubun geçerli olmadığını belirttiğini, ... Bankasının müşterisi ... şirketinin başvurusu üzerine ve ... tarafından sunulan belgeler çerçevesinde hiçbir ihtirazi kayıt olmadan müvekkili lehine teminat mektubunu düzenlediğini ve ardından da tadil ettiğini, nitekim ... şirketinin de ... Bankasının da teminat mektubu üzerine işlenen sözleşme numarasından haberdar iken, nakde çevirme talebine kadar, mektup metnine dair herhangi bir itirazı olmadığını, davalı ... Bankası müşterisi ... şirketinin başvurusu üzerine ve ... tarafından sunulan belgeler çerçevesinde ihtirazi bir kayıt olmaksızın, müvekkili lehine teminat mektubu düzenlediğini, düzenlenen teminat mektubun geçersizliğinin hukuki ilişkinin kurulduğu hiç bir aşamada ne ... şirketi ne de ... Bankası tarafından ileri sürülmediğini, aradan iki yıl geçtikten sonra mektubun geçersizliğini iddia etmenin açıkça Türk Medeni Kanunu 2.maddesine aykırı olduğunu, mahkemeni URDG 758 kurallarını nazara almadığını ve hatalı hüküm tesis ettiğini, dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin teminat mektubunun alt yüklenicilik sözleşmesi bağlamında oluşturulduğuna işaret ettiğini, ...'un Türkiye ... Bankası AŞ Kurumsal Şube nezdindeki 0622HE0112 numaralı teminat mektubuna ilişkin sunduğu kredi dosyasının incelenmesi gerektiğini, taraflar arasındaki ilişkiyi ve/veya imzalanmış sözleşmeleri alelade birer ticari ilişki gibi değerlendirdiğini, Kuveyt’teki muhbir banka ... kanalıyla sağlanan bilgiler ve ... Bankasına sağlanan bilgilerde, ... ve ... arasındaki alt yüklenicilik sözleşmesinin teminat mektubuna konu edildiğinin ispatlandığını, mahkemenin bu dosyayı incelenseydi zaten ortada sözleşme atfına ilişkin bir hata olmadığı anlaşılacağını, ... Bankası tarafından ... yükümlülüklerinin garantisi olarak ...'ye verilen teminat mektubunun "77C" bendinden de görüleceği üzere müvekkili ...( idare olarak ifade edilen) tarafından imzalanan ana sözleşme çerçevesinde cami yapımı bakımından ...’un taahhüde girdiğinin açıkça görüldüğünü, , performans mektubunun içeriğinin dahi, ... tarafından bu sözleşme sonucunda “cami yapımı ve sadece bu camilerle ilgili işler” bakımından taahhüde girdiğini açıkça teyit ettiğini, aksinin kabulü halinde, performans mektubu içeriğinin bu şekilde olmayacağını ve ... Bankasının müvekkilinin kendisinin ifasını gerçekleştireceği ana sözleşme bakımından yine müvekkilinin kendi lehine teminat mektubu düzenlemesini kabul etmiş olacağını ki bankacılık uygulamasının böyle bir işleme müsaade etmeyeceğini, müvekkili ile ... arasında imzalanan alt yüklenicilik sözleşmesinden Kuvey’te asıl işveren olan ... ve ... arasında imzalanan sözleşmenin bir bölümünün işbu sözleşmeye konu edildiğinin açıkça anlaşılabilir olduğunu, müvekkili ile ... arasında imzalanan "Niyet Metubu"nda da ... ana sözleşmenin bir parçasına ilişkin yapma taahhüdünün belirtildiğini, alt yüklenicilik sözleşmesindeki taahhütler bakımından kefalet veren bir mektubun doğru bir numara içermediğinin iddia edilmesinin iyiniyetin suistimali ve hakkın kötüye kullanımı olduğunu, gerek sözleşme içeriğinden gerek teminat mektubu metninden gerekse teminat mektubu bedelinden, mektubun verilme amacının net bir şekilde anlaşıldığını, müvekkili ile ... arasında imzalanmış alt yüklenicilik sözleşmesi Kuveyt hukukuna tabii olup ve sözleşmenin esası hakkındaki inceleme bakımından Kuveyt mahkemelerinin yetkisi bulunduğunu, gerek sözleşme hükümleri gerekse URDG kuralları bakımından, Türk mahkemeleri tarafından yapılan incelemenin yetki aşımı olduğunu, müvekkili ile ... arasında imzalanmış alt yüklenicilik sözleşmesinin 4. maddesinde, taraflar arasında işbu sözleşmeden kaynaklı çıkabilecek uyuşmazlıklar bakımından Kuveyt mahkemelerinin yetkili olduğunun açıkça tespit edildiğini, sözleşmenin Kuveyt hukukuna tabi olduğunu, Kuveyt Büyükelçiliğinden alınan yazının mahkeme kararına dayanak gösterilmesinin doğru olmadığını, Büyükelçiliğin Kuveyt hukuku hükümlerine tabi bir sözleşmenin geçerliliği/geçersizliği hakkında kanaat belirtemeyeceğini, teminat mektubu açısından tarafların ... ile ... Bankası olduğunu, teminat mektubunun şekli açıdan URDG 758 kurallarına tabi olduğunu, ancak teminat mektubunun şekli haricindeki geçerlilik kurallarının düzenleme hukuku Türk hukuku olduğundan Türk hukukuna tabi olduğunu, burada belirtilen tabiiliğin, teminat mektubunun atıf yaptığı sözleşmenin değerlendirilmesine imkan tanımadığını, sadece sağlanmış olan teminat mektubunun geçerliliği açısından yapılacak değerlendirmenin hangi hukuka göre yapılacağını ve ihtilaf durumunda yargılamanın hangi hukukun kurallarına tabii olacağını belirtmekle sınırlı olduğunu, birleşen davanın davalısı ... Bankası ile müvekkili arasındaki teminat mektubu ilişkisine taraf olmayan ... şirketinin tedbir talep etmesine müsaade edildiğini, ... taraf olmadığı/olamayacağı bir ilişkiye taraf haline getirildiğini, ...’un sözleşmeden doğan yükümlülüklerini zamanında ve gereği gibi yerine getirmediğini, bunu da ifa imkansızlığı bahanesine sığınarak bertaraf etmeye çalıştığını, ... tarafından Kuveyt içerisinde aylarca faaliyet sürdürüldüğünü, müvekkilinden ekipman edinildiğini, çalışanlar bakımından vize başvuruları yapılarak Kuveyt içerisinde çalışmalar yaptığını, müvekkili ile ihtilafa düşene kadar tek düzen hesap planına göre muavin defter kayıtlarında 170.01 kodu ile düzenlenen ticari defterlerde, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden ...’un müvekkiline düzenlediği faturalar olduğunun görüldüğünü, müvekkili ile ihtilafa düşene kadar ilgili alt yüklenicilik sözleşmesinden kaynaklı hakediş ödemelerini hiçbir itiraz ileri sürmeksizin aldığını, ... Bankasına müvekkili lehine düzenlenecek teminat mektubunun referans sözleşme bilgisini, miktarını ve belgelerini bankaya 06.12.2010 tarihli talep formu ile kendisinin sağladığını, bu kredi dosyası içerisinde sadece ... ile müvekkilinin taraf olduğu .../C/1151 sayılı alt yüklenicilik sözleşmesi ile niyet mektubunun yer aldığını, yani .../M/1151 sayılı sözleşmenin bulunmadığını, geçersiz bir sözleşme olsaydı buna istinaden teminat mektubu düzenlenemeyeceğini, mahkeme gerekçeli kararında ... Bankası’nın URDG 758 kuralları uyarınca ret bildiriminde bulunmakta geciktiğini, ancak bu gecikmenin sonuca etkili olmadığını belirttiğini, herhangi bir teminat mektubu URDG 758 kurallarına tabii ise, ilk yazılı talep geldiğinde, altındaki hukuki ilişkinin geçerliliğine bakılmaksızın banka tarafından derhal ve gecikmeksizin nakde çevrilmesi gerektiğini, mahkeme kararında değinilmemişse de, ... Bankasının bildirimi geciktirmekle kalmadığını, esasa ilişkin değerlendirmelerde de bulunduğunu, usulüne uygun bir ödeme talebi alan ... Bankasının ödeme yapmakla yükümlü iken, bariz şekilde kural ihlali ve yetki aşımında bulunduğunu, davalı ... Bankasının müvekkilinin talebine hiçbir itirazda bulunmaksızın ve hiçbir gerekçe göstermeksizin keyfi şekilde tam 35 gün işlem yapmaksızın beklettiğini, bu süre içerisinde müvekkilinin usulüne uygun şekilde nakde çevirme talebi gereğini yerine getirmek yerine ... firmasına müvekkilinin nakde çevirme talebi ile ilgili yazılı bilgi sağlandığını, başka bir deyişle, ... Bankasının kendi eliyle ...’a yardım ve destekte bulunduğunu, ...’a zaman kazandırarak ihtiyati tedbir kararı alması için bilerek olanak yarattığını, ardından ortada bir ihtiyati tedbir kararı olduğu gerekçesiyle 35 gün sonra gelen bir bildirimle teminat mektubunun nakde çevrilmesi taleplerinin reddedildiğini, URDG 758 kuralları gereğince, mektubun nakde çevrilmesi talebini alan bankanın muhataba, 5 iş günü içerisinde talebin kabul edilip edilmediğine dair bildirimde bulunması gerektiğini, tedbir kararının müvekkilinin nakde çevirme talebinden tam 35 gün sonra (bankanın kabulüne göre 27 gün) verildiğini, dolayısıyla müvekkilinin nakde çevirme talebinin davalı banka tarafından alındığı tarihte URDG 758 uyarınca 5 günlük süre içerisinde bankanın şekli ve esas yönünden teminat mektubuna bir itirazı bulunmadığı gibi aynı süre içerisinde ödemeyi engelleyen bir tedbir kararı da bulunmadığından davalı bankanın ödeme yükümlülüğünü yerine getirmekle yükümlü olduğunun Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından kesin olarak karar altına alındığını, mahkeme tarafından garantör banka olan ... Bankası’nın mektup bedelinin ödenmeyeceği hususunu gerekçeleri ile birlikte ..."ye bildirilmemesinin sonuca etkili görülmediğini gerekçe yazarak açık bir şekilde, URDG 758 kurallarını nazara almadığını, mahkeme tarafından kredi dosyasının davalı Halkbankası'ndan celbi üzerine sözleşmenin eksiksiz olarak Halkbankası'na sağlandığı ve bunun haricinde Kuveyt Devleti ile müvekkili arasındaki ana sözleşmenin hiçbir zaman dava konusu performans teminat mektubunun konusu olmadığı ve bankanın oluşturduğu kredi dosyasında bulunmadığı mahkeme tarafından incelenseydi açık bir şekilde tespit edileceğini, ancak mahkemenin araştırmadığı hususları dahi birleşen davanın reddini gerekçelendirdiğini, araştırılmayan hususların davaya gerekçe yapılamayacağını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava, teminat mektubunun iadesi, birleşen dava itirazın iptali istemlerine ilişkin olup, mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı- birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle istinaf sebeplerine birleşen davada alınması gereken harçtan mahsupla iadesi gereken harca ilişkin maddi hatanın mahkemesince her zaman düzeltilebileceğinin tabii bulunmasına göre davalı- birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı- birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 1.740.297,80 TL istinaf karar harcından peşin alınan 435.074,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.305.223,35 TL harcın asıl davada davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3- Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın birleşen davada davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı- birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harçlarının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 09/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.