Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2024/951 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
bam
2024/951
2026/618
10 Nisan 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/951 - 2026/618 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/951
KARAR NO : 2026/618
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.03.2024 NUMARASI : 2022/150 Esas 2024/178 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 10.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 03.05.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.02.2013 tarihinde davalı ... adına kayıtlı, davalı sürücü ... idaresinde bulunan aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yaya olarak kaldırımda bulunan davacıya çarptığını, meydana gelen kaza sonucu davacının yaralandığını, kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası tespit edilemediği için davanın ... aleyhine açıldığını, davacının günlerce yoğun bakımda tedavi gördüğünü, maddi ve manevi olarak yıprandığını, ceza mahkemesindeki yargılamada davacıya kusur izafe edilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3.000,00-TL maddi tazminatının tüm davalılardan, 10.000,00-TL manevi tazminatın ise ... dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında maddi tazminat taleplerini, 75.857,38-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının başvuru yapması üzerine %10 maluliyet oranına göre 26.07.2013 tarihinde 13.603,00-TL ödendiğini, davacının yeniden aldığı rapor ile maluliyetinin %15 olduğunu belirterek tekrar başvurduğunu, %15 maluliyet oranına göre 06.05.2014 tarihinde 7.084,00-TL. ödendiğini ve ibraname alındığını, davalının başka borcu kalmadığını, ödeme tarihine göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacının maluliyetine ilişkin raporun Adli Tıp Kurumundan alınmasını, SGK tarafından rücuya tabi olarak bağlanan bir gelir var ise mahsup edilmesi gerektiğini, sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, reeskont faizi talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalılar ... ve ...; duruşmalara katılmamış savunma yapmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonunda; davanın trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle bakiye maddi tazminat, sürücü ve işletenden manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, alınan kusur raporunda, davalının sevk ve idaresindeki araç ile seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek yaya kaldırımında bulunan davacıya çarpması ile meydana gelen kazada, davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği; Ankara BAM 26 HD kaldırma kararından önce Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 06.01.2016 tarihli raporunda davacının vücut genel çalışma gücünden %27 kaybettiğinin, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının belirtilmesi üzerine aktüer bilirkişiden alınan raporda davalı tarafça yapılan ödemenin güncellenmiş tutarının mahsubu sonucunda talep edilebileceği miktarın (12.044,01 TL geçici, 63.813,37-TL daimi iş göremezlik olmak üzere) 75.857,38-TL olarak hesap edildiğinin belirtilmesi üzerine, rapor doğrultusunda verilen kararın, davalı ... istinaf başvurusu üzerine kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada, davacının çalıştığı TEAŞ tarafından verilen 17.05.2022 tarihli cevap ekinde geçici iş göremezlik süresindeki bordro suretleri getirildiği, davacının memur olarak görev yaptığı kendisine ödenmeyen mahrum kaldığı bir ödeme bulunmadığının belirtildiğinin görüldüğü; davacının maluliyetine ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumunun 29.05.2023 tarihli raporunda davacının 12.02.2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:...E cetveline göre %43.2(yüzdekırküçnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceğinin mütala edildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu görülerek, aktüer hesap bilirkişisinden alınan raporda; davacının geçici iş göremezlik süresi içerisinde kazanç kaybı olmadığından geçici iş göremezlik zararının hesaplanmadığı, ilk hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle davalının ödediği miktarın güncellenerek mahsubu sonrasında bakiye sürekli iş görmezlik tazminatının 105.269,07 TL olarak hesaplandığı, raporun karar vermeye elverişi olduğu; toplanan delillere göre; 12.03.2013 tarihinde, davalı ...'ün sevk ve idaresinde bulunan diğer davalı ...'un işleten ve maliki olduğu, kaza tarihi itibariyle ZMSS sigortası bulunmayan araç ile aşırı sürat yaptığı, 61 metre fren yaparak, savrularak kontrolden çıkan aracın yaya kaldırımında bulunan davacının vücut genel çalışma gücünden %43.2 kaybedecek, 18 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacak şekilde yaralanmasına sebep olduğu, oluşan kazada aşırı sürat yapan, 61 metre fren yaparak, aracın savrulmasına ve kontrolünden çıkmasına sebep olan araç sürücüsü davalı ...'ün %100 oranında kusurlu bulunduğu, davalı ... davalıya dava tarihi öncesinde ödeme tarihinde davacının daimi iş göremezlik zararının 98.890,77 TL olmasına rağmen, 20.687,00-TL tazminat ödendiği, uğranılan zarar ile ödeme arasında açık orantısızlık bulunduğu, davacının memur olarak görev yaptığı, maaşında ve yan ödemelerde maluliyet döneminde bir azalma olmadığı bu kapsamda geçici iş göremezlik zararının söz konusu olamayacağı, davacının daimi maluliyet derecesi nedeniyle zararının 132.464,51 TL olduğu, davalı ... yapılan ödemenin güncel değerinin mahsubu halinde davacının bakiye zararının 105.269,07 TL olduğu, mahkemece verilen önceki ilamın davalı ... istinafı nedeniyle önceki ilamdaki 63.813,37-TL daimi iş göremezlik tazminatının kazanılmış hak teşkil ettiği, bu zarardan araç işleteni ...'un ve ..., araç sürücüsü ile birlikte sorumlu oldukları gerekçesiyle; “Davacının geçici iş gücü kaybına yönelik tazminat talebinin reddine, davacının daimi iş göremezlik tazminat talebinin kabulüne, 63.813,37-TL daimi iş göremezlik zararının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 12.02.2013 tarihinden, davalı ... ... yönünden ödeme tarihi olan 26.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 8.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 12.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebinin reddine,” karar verilmiş hüküm davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Kaldırma kararına uygun yargılama yapılmadığını, BAM Kararında dosyada mevcut 3 rapor arasında çelişki olduğundan kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporun raporlar arasındaki farkın sebebini açıklamadığı gibi, aradan geçen 10 yıl nedeniyle, yaşında meydana gelen ilerleme nedeniyle artışın, maluliyetten ayrı tutulmamış olmasının da hatalı olduğunu, alınan raporda usuli kazanılmış haklarının korunmadığını, dosyada mevcut maluliyet raporuna göre tazminat raporu alınması gerektiğini, davalı tarafından, zarar görene 26.07.2013 tarihinde 13.603,00 TL, 06.05.2014 tarihinde ise 7.084,00 TL olmak üzere toplam 20.687,00 TL ödeme yapıldığını ödemenin yeterli olup olmadığının sadece 13.603,00 TL üzerinden yapılmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, bu durumda zararın tamamının karşılanacağının anlaşılacağını, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alındığını, 3 İhtisas Kurulundan alınması gerektiğini, muayenesinin de bizzat yapılmadığını, 26.07.2013 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, SGK ödemelerinin tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet artışlı tazminat taleplerinde, maluliyet artışının kaza ile illiyetinin değerlenmesi gerektiğini, yapılan ödeme açısından güncellemenin asgari ücrete göre yapılması gerektiğini, reddedilen kısım yönünden davalıya vekalet ücreti takdir edilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, geçici iş göremezlik ve sürekli iş görmezlik tazminatı ile manevi tazminat istemidir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle, iş bu davalının istinaf sebepleri ve kamu düzenine aykırlıklar çerçevesinde dosya incelenmiştir. Olay tarihinde, davalı ...'ün sevk ve idaresindeki aracın, direksiyon hakimiyetini kaybederek, yaya kaldırımında bulunan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğu, ilk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen kararın, davacının maluliyetine ilişkin raporlar arasında çelişkinin giderilmesi ve davacının gelir araştırması yapılarak zararın belirlenmesi gerektiğinden bahisle kaldırılması sonrasında, mahkemece davacının geliri araştırarak, kaza tarihinde memur olan davacının geçici iş göremezlik zararı oluşmadığı kabul edilerek, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden ise, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan rapor nazara alınarak, aktüer bilirkişiden alınan rapor ve ek rapor ile davalı tarafından yapılan ödemenin yeterli olmadığı ve bakiye sürekli iş göremezlik zararının 105.269,07 TL olarak hesaplandığı ancak ilk karara yönelik olarak davacının istinaf başvurusu olmaması nedeniyle ilk kararda hüküm altına alınan miktar üzerinden sürekli iş görmezlik tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği görülmüştür. 1-Davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davalı vekili tarafından kaldırma kararı sonrasında Adli Tıp Kurumundan alınan raporun, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilemeyeceğini ileri sürmüş ise de, İlgili ihtisas kurulunun, kanun ile verilen görev çerçevesinde, Adli Tıp Başkanlar Kurulu tarafından yapılan görevlendirmeye istinaden, belirtilen işlerde rapor tanzim etme görev ve yetkisinin bulunması nedeniyle, rapor tanzim edilen kurulun görevine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmediği gibi, mahkemece alınan raporun, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine göre, davacının kaza tarihindeki yaşı "E Cetveli" ile değerlendirilmek suretiyle tanzim edilmiş olmasına, raporun davacının mevcut yaralanması ile uyumlu olmasına göre davalının maluliyet raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. 2-Davalı vekilinin aktüer hesap raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; İlk derece mahkemesi tarafından Dairemiz kaldırma kararı sonrasında rapor ve ek rapor aldığı, alınan raporların ilkinde, usuli kazanılmış haklar gözetilerek ilk kararda esas alınan %27 maluliyet çerçevesinde hesaplama yapılmış iken, ek raporda ise Dairemiz kaldırma kararından sonra Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan %43 maluliyet oranına göre tazminat hesaplanması yapılmış, her iki durumda da, %15 maluliyet çerçevesinde ödeme yaptığını belirten davalı ...'nın yaptığı ödemenin ödeme tarihi itibariyle yeterli olmadığı tespit edilmiş, ilk derece mahkemesi de, hesaplanan tazminat miktarının daha önce hesaplanan miktarın üzerinde olması nedeniyle, davacı tarafından istinaf edilmeyen ilk karardaki miktar üzerinden sürekli iş göremezlik tazminatına karar verilmiştir. Davacı, ödeme tarihi itibariyle hesaplamanın yeterli olup olmadığının sadece ilk ödeme tarihi itibariyle denetlendiğini, oysa sonrasında 06.05.2014 tarihinde 7.084,00 TL daha ödendiğini, bu tarih itibariyle ödemenin yeterli olup olmadığının denetlenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; mahkemece, davacının %27 maluliyeti çerçevesinde tanzim edilen raporda, davalının 13.603,00 TL ödeme yaptığı (ilk ödemesi) tarih itibariyle de davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan gerçek zararının 61.806,76 TL hesaplanarak, ödemenin yetersizliğinin tespit edilmiş olması karşısında, davacının 06.05.2014 tarihinde yaptığı 7.084,00 TL ödemenin de yetersiz ödemeyi karşılamayacağının açıkça görülmesine, her ne kadar mahkemece, sonrasında davacının %43 maluliyet oranına göre de hesap raporu alınarak zararı belirlemiş ve buna yönelik hesaplama, %27 maluliyete göre verilen karara yönelik davacının istinafı olmaması nedeniyle yerinde bir hesaplama değil ise de, mahkemece sonuç itibariyle %27 maluliyete göre hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatını aşamamak üzere davanın esası hakkında karar verilmiş olmasına ve bu hususun sonuca etkisinin bulunmamasına, hesaplamanın da Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemlere göre yapılmış olmasına, uyuşmazlıkta bilinmeyen dönem hesabında 1,8 teknik faiz ve belirli süreli devre başı rant formülünün uygulanma imkanın da bulunmamasına göre davalının aktüer raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler, istinaf edenin sıfatı ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, daha önce verilen ilk derece mahkemesi kararında, bu davalı yönünden meydana gelen usuli kazanılmış haklar da isabetli olarak korunmuş olduğundan, mahkeme kararında istinaf eden açısından usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davalının istinafının aksine ilk derece mahkemesi kararında reddedilen kısım üzerinden lehine vekalet ücreti takdir edilmiş olmasına göre; davalı ... vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ...'ndan alınması gereken 4.359,09 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.226,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.132,70 TL harcın davalı ... tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 10.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.