Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2021/2056 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
bam
2021/2056
2026/877
16 Nisan 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2056 - 2026/877 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO : 2021/2056
KARAR NO : 2026/877
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/03/2018
ESAS-KARAR NUMARASI : 2014/828E., 2018/179K.
DAVA : Rücuen Alacak (Hizmet Alım Sözleşmesi) KARAR TARİHİ : 16/04/2026 YAZIM TARİHİ : 22/04/2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalı şirketler bünyesinde çalışan işçilerden iş akitleri davalı şirketlerce feshedilen 23 adet işçinin kıdem ve ihbar, tazminatları ile diğer işçi alacaklarının tahsili talebi ile müvekkili şirket aleyhine açtıkları davalarda mahkemelerce müvekkil şirketi asıl işveren kabul ederek işçi alacaklarının müvekkili şirketten tahsiline karar verdiğini, işçilerin birden fazla şirket nezdinde ve farklı dönemlerde çalışmış olması nedeniyle hangi davalıdan ne kadar alacağın tahsil edilmesi gerektiği hususunu şirket kayıtlarından tespit edemediklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakkı saklı olmak üzere 292.058,97 TL alacağın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlu oldukları dönemler itibariyle (kendi dönemlerindeki çalışılan süreler) tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 23.06.2014 tarihli ıslah dilekçesinde talep sonucunu 5.000 TL daha arttırarak 297.058,97 TL ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili özetle: Müvekkili şirket ile söz konusu işçiler arasında bir hizmet akdinin bulunmadığını, davacının bu konuda asıl ve tek işveren olduğunu, ayrıca davalı ile yapılan sözleşme ve eki şartnamede, işçilerin müvekkili üzerinden sigortalanması şartı koşulduğunu, bu kapsamda müvekkilinin sadece işçi ücretlerinden sorumlu olup bunun dışındaki işçilik hak ve lacaklarından sorumlu olmadıklarını savunmuştur. Davalı ... Sağlık…Ltd Şti vekili özetle: Bahse konu işçilerin davacının işçileri olduğunu, şartnamenin 4-5 maddelerine göre çalıştırılan işçilerin çalışma ve tatil koşullarının davacı tarafından belirlendiğini, başka bir anlatımla müvekkilinin bahsi geçen işçiler üzerinde yetki ve sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca işçinin kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin hakkının doğması için asgari 1 yıl çalışması gerektiğini ancak bahse konu işçiler için böyle bir durumun söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...22.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ile davalılar arasında 01.10.1998 -31.12.2007 tarihleri arasını kapsayan dönem için hizmet alım sözleşmeleri imzalandığı, taraflar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi bulunduğu, davacı ve davalıların sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilere karşı müteselsilen sorumlu olmakla birlikte iç ilişki bakımından sorumluluğun kendi sözleşme dönemleri için davalılara ait olduğu, işçilerin hangi şirkette ne kadar süre ile çalıştıklarına ilişkin SGK kayıtları, iş mahkemeleri ve icra müdürlüğü dosyalarındaki belgelerin incelenmesinden tespit edilen bililere göre her bir şirketin davacıya karşı sorumluluk oranlarının tespit edildiği, buna göre davacı tarafından taki dosyasına ödenen 297.058,97 TL yönünden davalı ... İlaçlama Ltd Şti'nin %49,49 oranı üzerinden 147.014,48 TL, davalı .... Eğt. AŞ'nin %4,75 oranı üzerinden 14.110,30 TL ile, davalı ... İlaçlama Ltd Şti'nin %41,24 oranı üzerinden 122.507,12 TL ile, davalı ... Müşavirlik Ltd Şti'nin %0,4 oranı üzerinden 1.188,24 TL ile, davalı ... Temizlik Ltd Şti'nin %4,12 oranı üzerinden 12.238,83 TL ile sorumlu olacağı, davacının icra dosyasına ödediği tutara ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi talep ettiği, 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi uyarınca ticari işlerde sözleşme olmasa da temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talep edilebileceği, bu kapsamda davacının davalılardan talep edebileceği işlemiş faiz tutarının tablo halinde gösterildiği belirtilmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna yönelik beyan ve itirazları dikkate alınarak dosya farklı bir bilirkişi heyetine verilmiştir. 17.07.2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ile davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinde sorumluluğun davalı yükleniciye ait olduğu, bu kapsamda davacı tarafından dava dışı işçilere ödenen işçilik hak ve alacaklarının davalılardan rücuen tahsilinin istenebileceği, dava dışı işçiler tarafından asıl işveren olan ... AŞ'ne karşı açılan 23 ayrı davada mahkemece davacı işçiler yararına kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları yönünden davaların kabulüne karar verildiği, iş mahkemesinde görülen 23 ayrı davanın bir kısmının yargılama sırasında davanın alt işverene ihbarının yapıldığı, ihbarı yapılan davalarda hükmedilen tutarın icra takibine konu edilen ferileri ile birlikte davalılardan rücuen tahsil edilebileceği, ihbar edilmeyen davalarda ise kesinleşme tarihine kadar olan asıl alacak ve feriler yönünden davalılara rücu edilebileceği, kesinleşme tarihinden sonraki faiz ve feriler yönünden davalıların sorumluluğu bulunmadığı, kıdem tazminatı bakımından davalıların kendi sözleşme dönemleri ve iş akdinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş brüt ücretleri üzerinden davacıya karşı sorumlu oldukları, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarında ise iş akdinin feshedildiği tarihteki alt işverenin davacıya karşı sorumlu olacağı başka bir anlatımla ihbar tazminatı ve bu tazminata isabet eden faiz ve yargılama giderinden iş akdine ... veren alt işverenin sorumlu olacağı, iş mahkemelerince verilen hükümler incelendiğinde 23 adet dosyanın bir kısmında hükmün brüt alacak tutarı üzerinden kurulduğu bir kısmında ise net alacak tutarı üzerinden kurulduğu, oysa ki alacaklının brüt alacaklardan gerekil yasal kesintileri yaparak net tutarlar üzerinden ilamlı icra takibi başlatması gerektiği, icra dosyaları incelendiğinde bir kısım alacaklıların brüt tutar üzerinden icra takibi yaptıkları ve davacı ... AŞ'nin yasaya aykırı bu durum hakkında şikayet başvurusu yapmadığı, kedi kusuru ile alacaklıya fazla ödeme yaptığı, ilama aykırı alacakların davalılardan rücuen tahsil edilemeyeceği, belirtilen bu ilkeler uyarınca her bir davalı alt işverenin sorumlu olduğu brüt işçilik alacakları hesaplandıktan sonra bu tutarlara isabet eden ilam vekalet ücreti, yargılama giderlerinin de hesaplandığı buna göredavalı ... Ltd Şti'nden rücu edilebilecek tutarın 8.890,33 TL, Davalı ... (...) Ltd Şti'den rücu edilebilecek tutarın 133.836,39 TL, davalı ... (...) Ltd Şti'nden rücu edilebilecek tutarın 78.243,60 TL, davalı ... Ltd Şti'nden rücu edilebilecek tutarın 15.369,86 TL, davalı ... -... (...) adi ortaklığına rücu edilebilecek tutarın 33.226,45 TL olduğu böylece davacı tarafından dava dışı işçilere yapılan toplam 290.129,71 TL'lik ödemeden davalılara toplam rücu edilebilecek tutarın 269.566,63 TL olduğu belirtilmiştir. 17.07.2017 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler, toplanan delillere ve dosya kapsamına uygun olup hükme esas alınmıştır. Her ne kadar farklı heyetlerden alınan önceki ve sonraki bilirkişi raporları arasında ulaşılan sonuç bakımından farklılık bulunuyorsa da; 22.05.2014 tarihli bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin Yargıtayca benimsenmiş hesaplama ilkelerine uygun olmadığı, davacının ilama aykırı olarak fazla tutar üzerinden yaptığı ödeme için davalılara rücu edemeyeceği gibi ihbarı yapılmayan davalar yönünden davalıların sorumluluğunun hükmün kesinleştiği tarihe kadar olan asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olduğu bu ilke ve esaslara aykırı olarak düzenlenen 22.05.2014 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesi nedeniyle dava dışı işçilere yapılan ödemenin rücuen tahsili taleplidir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin ferileri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarih ve 2019/2330 E., 2021/175 K., Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarih ve 2021/697 E., 2021/355 K.,11.11.2021 tarih ve 2021/1623 E., 2021/1446 K., 20.12.2022 tarih ve 2021/5300 E., 2022/5935 K., 02.11.2023 tarih ve 2022/5380 E., 2023/3645 K. sayılı kararları) Öte yandan; taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinde "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür." düzenlemesi bulunmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmelerin ve öncelikle uygulanması gereken "ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri" kapsamında, 4857 sayılı İş Kanununun 120. maddesindeki "25.8.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç diğer maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca uygulanması gereken 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinde, kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü işçiyi çalıştıran işverene yükletilmiş, işçiye kıdem tazminatı ve diğer ücretlerin ödenmesinin koşulları düzenlenmiştir. Somut olayda, Yargıtay 23. Hukuk ve 6. Hukuk Dairelerinin yukarıda belirtilen kararları doğrultusunda, dava dışı işçinin davalı yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, davacı üst işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından işçiye yapılan bir kısım ödemeler brüt alacaklar üzerinden olmasına rağmen hatalı şekilde net alacak hesaplanarak sorumluluk tutarları belirlenmiştir. Davacının ödediği brüt alacak tutarları üzerinden rücu hakkının olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yanılgılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalıların sorumluluk tutarlarının yukarıdaki esaslara göre belirlenmesi için Dairemizce davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi uyarınca, esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6. gereğince kabulü ile: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/828E., 2018/179K. sayılı 20/03/2018 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 16/04/2026 Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.