SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2025/1647 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2025/1647

Karar No

2026/479

Karar Tarihi

15 Nisan 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1647 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
KARAR NO : 2026/479 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/09/2025 ESAS NO : 2018/766 E 2025/624 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 15/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 12/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında teleskopik direğe yönelik ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda 19/06/2012 tarih ve 315278 seri A sıra numaralı sevk irsaliyesi ve 19/06/2012 tarihli ve 641272 seri A sıra numaralı fatura ile ilk alışverişin gerçekleştiğini ve malların ...'e teslim edildiğini, bedelinin ise tahsilat/tediye makbuzuna konu 30.975,00 TL tutarlı 19/09/2012 keşide tarihli çek ile ödendiğini, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında teleskopik direğe yönelik ikinci ticari alışverişte davacı şirket temsilcisi ... ile davalı şirket temsilcisi ... arasında 10.000 adet teleskopik direk siparişi konusunda anlaşmaya varıldığını, bu kapsamda 100.000,00 TL (+18.000,00 TL KDV = 118.000,00TL) değerinde 2.500 adet teleskopik direk için 19/09/2012 tarihli ve 641335 seri A sıra numaralı fatura düzenlendiğini, bahsi geçen 2.500 adet direğin 18/09/2012 tarihinde şirket yetkilisi ...'a 315280 seri A sıra numaralı sevk irsaliyesi ile teslim edildiğini, taraflar arasındaki anlaşma gereğince müvekkil şirketçe teslim alınan üç (3) adet çek ödenince malların peyder pey teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak ...'ın tüm malların hemen teslim edilmesini istediğini, bu nedenle müvekkil şirketçe kalan siparişlerin iptal edildiğini, davalı şirketin, müekkil şirkete verdiği üç (3) adet çekin karşılıksız kaldığını ve çekler hakkında iptal kararı verildiğini, söz konusu malların teslimine dair düzenlenen sevk irsaliyesinde ...'ın ıslak imzasının bulunduğunu, müvekkil şirketçe malların teslim edilmesine karşın davalı şirketçe faturada yazılı borcun ödenmediğini, bunun üzerine fatura alacağının tahsili için davalı borçlu hakkında Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/7685 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı yanın söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın müvekkil şirkette muhasebeci olarak çalıştığını, ismi geçene davalı şirket adına çek imzalama yetkisi verildiğini, ihtiyaç duyulan malzemelerin temini için ...'ın görevlendirildiğini, bu kapsamda doğan teleskopik direk ihtiyacı nedeniyle davacı şirketten önce KDV dahil 30.975,00 TL bedel karşılığı malzeme alındığını ve ... Ulus Şubesi'ne ait 4052128 numaralı 19/09/2012 tarihli aynı bedelli çekin keşide edildiğini, çekin vade tarihinde bir takım sebeplerle müvekkil şirketin ödemelerde güçlük yaşadığını, bu nedenle ...'ın davacı şirket ile görüştüğünü, görüşme neticesinde ...'ın, davacı şirket yetkililerinin, çekin üçüncü kişilere verildiği ancak çek bedelinin kendileri tarafından ödenebileceği hususunu ilettiklerini söylediğini, bunun üzerine müvekkil şirket yetkilisinin ...'tan davacı şirket yetkilisi ... ile görüşme ayarlamasını istediğini, ancak ...'ın şüpheli hareketler sergilediğini, ...'ın da davalı şirket yetkilisi ile görüşmediğini, sonrasında ...'ın itirafta bulunduğunu ve söz konusu itiraf neticesinde müvekkil şirketin rızası dışında davacı şirkete çekler verildiğinin anlaşıldığını, devam eden süreçte Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca ceza kovuşturmasının Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/149 Esas sayılı dosyası ile devam ettiğini, ortada gerçek bir satım ilişkisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, ceza dosyası ve bilirkişi raporları değerlendirildikten sonra Yargıtay'ın yerleşik uygulaması kapsamında, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayacağı, ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılmasının olanaklı olmadığı, bu bağlamda, ceza mahkemesinin 8232684, 8232685 ve 8232701 seri numaralı çeklerin davacı şirket yetkilisi ... ile davalı şirket çalışanı ... tarafından davalı şirketin rızası hilafına danışıklı olarak düzenlendiği ve 8232701 seri numaralı çekin davacı şirket yetkilisi tarafından dolandırıcılık amacıyla tahrifata uğratıldığına dair kesinleşen maddi olgular bulunduğu, dolayısıyla davacı şirketin taraflar arasında bedeli mezkur üç adet çek ile ödenmek üzere 10.000 adet teleskopik direk satımı konusunda bir akdi ilişki kurulduğu iddiasının kabulüne olanak bulunmadığı, diğer yandan davacı şirket tarafından iddianın ileri sürülüş şekline göre, 118.000,00 TL satım bedeli belirlenen 10.000 adet mal karşılığında davalı tarafından verildiği ifade edilen 8232684 seri numaralı çekin 117.500,00 TL, 8232685 seri numaralı çekin 175.500,00 TL, 8232701 seri numaralı çekin ise 148.500,00 TL olarak tanzim edildiği ve bu şekilde toplam 441.500,00 TL çek bedelinin satım bedeli ile uyumlu olmadığı, bunun yanı sıra aynı çeklere ilişkin olarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine dair Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/330 Esas ve 2014/391 Esas sayılı dosyaları ile verilen hükümlerin kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiği, tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı şirketçe dava dilekçesinde iddia edildiğinin aksine taraflar arasında 10.000 adet teleskopik direk satımı bağlamında gerçek bir satım ilişkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, aynı şekilde davacı şirket tarafından dayanılan ve davalı şirket çalışanı ... tarafından imzalanan 2.500 adet teleskopik direk teslimine ilişkin 18/09/2012 tarihli sevk irsaliyesindeki imzanın TBK'nın 506/2 maddesi ile TMK'nın 2. ve 3. maddeleri gereğince davalı şirketi bağlamayacağı, bu itibarla davacı şirketin haklılığını ispat edemediği, diğer yandan İİK'nın 67/2. maddesi gereğince alacaklının kötüniyet tazminatına mahkum edilebilmesi için icra takibinde haksız ve kötüniyetli olması gerektiği, dosya kapsamı ile ceza yargılamasında yapılan tespitler bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinin kötü niyetli olduğu, bu nedenle kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ürünlerin teslim edildiğinin dosyada mevcut sevk irsaliyeleri ile sabit olduğunu, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında sadece ödeme belgesi olan çekler ile ilgili yargılama yapıldığını, ürünlerin teslim edildiğinin bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, teslim edilen ürünlere ilişkin çeklerin iptal edilmesi nedeniyle davalı şirkete gönderilen ürünlerin ödemelerinin gerçekleştirilemediğini, ...'ın sevk irsaliyelerini imzaladığı tarihte şirket yetkilisi olduğunu, eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, takibe konu fatura ve sevk irsaliyesi nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Davacı vekilince, sevk irsaliyeleri ile teslim edilen ürünlerin bedelinin davalı şirketçe ödenmediği, ürün karşılığı verilen çeklerin karşılıksız çıktığı ve iptal edildiği, bu nedenle fatura ve sevk irsaliyesi bedelinin tahsili amacıyla davalı borçlu hakkında icra takibi başlatıldığı, devam eden süreçte davalı yanca söz konusu takibe itiraz edildiği ve icra takibinin durduğu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiği iddiası ile, itirazın iptali istemli eldeki dava açılmıştır. Davalı vekilince, iddiaların gerçeği yansıtmadığı, ürünlerin teslim edilmediği, ayrıca çeklerin yetkisiz temsilci tarafından imzalandığı belirtilerek, davanın reddi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından 16/09/2025 tarihli karar ile, davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/7685 Esas sayılı takip dosyası ile, 09/04/2015 tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine, fatura ve sevk irsaliyesine dayalı 118.000,00 TL asıl alacak ve 39.441,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 157.441,90 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67. maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03/10/2022 Tarih ve 2013/149 Esas, 2022/385 Karar sayılı dosyasında ... (davalı şirket sahibi) dahil sekiz kişinin şikayetçi, davalı şirket muhasebecisi ... ve davacı şirket yetkilisi ... dahil 9 kişinin sanık olarak yargılandığı resmi belgede sahtecilik (... için), nitelikli dolandırıcılık (... için) ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (... için) suçlarından dolayı mahkemece sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 30.000,00 TL adli para cezası verildiği ve HAGB hükmünün uygulandığı, söz konusu kararın ... yönünden itiraz edilmeksizin 05/01/2023 tarihinde kesinleştiği, sanık ... hakkında ise nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, dolandırıcılık yönündeki kararın Ankara BAM 25. Ceza Dairesi'nin 24/01/2025 Tarih ve 2023/68 Esas, 2025/127 sayılı kararı ile uygun görüldüğü ve istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, resmi belgede sahtecilik yönündeki kararın ise zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle kaldırıldığı, nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin mahkumiyet kararının 24/01/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır Tarafların ticari defterleri de incelenmek suretiyle düzenlenen 27/05/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; davacı şirketin takibe koymuş olduğu 118.000,00 TL bedelli çekle ilgili davacı şirket kayıtlarında alacak görünmekle birlikte davalı şirket defterlerinde bu alacağın işlenmediği, dolayısıyla taraf defterlerinin birbirini teyit etmediği, çekin dayanağı olan 18/09/2012 tarihli irsaliyede ...'ın teslim alan sıfatıyla isminin bulunduğu, ilgilinin C.Başsavcılığında verdiği ifadede çek düzenleme yetkisinin kendisinde olduğunu ve bir kısım çekleri ürünleri teslim almadan düzenlediğini, hatta şirketin paraya ihtiyacı olduğunda çekleri vermek suretiyle para aldığını beyan ettiği, çek üzerinde uzman bilirkişi tarafından gerçekleştirilen incelemede çekte tahrifat olduğu hususunun tespit edildiği, irsaliyede belirtilen ürünlerin teslim edildiğinin ispat edilemediği yönünde görüş bildirilmiştir. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/391 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, asıl ve birleşen Ankara 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/4 Esas sayılı dosyasında davacının eldeki davanın davalısı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu, ...nin ilgili dosyalarda davalılar arasında yer aldığı, davaların menfi tespit talebine ilişkin bulunduğu ve mahkemece yapılan yargılama neticesinde 27/12/2012 tarih ve 2018/401 Karar sayılı karar ile, çeklerin asıllarını imza incelemesi için ibraz edemeyen davalıların alacaklı olduklarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davacının ... Şubesi'ne ait 8232685 numaralı ve 175.500,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, ayrıca birleşen davanın kabulü ile davacının ... Şubesi'ne ait 8232684 numaralı ve 117.500,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine hükmedildiği, bahsi geçen kararın, tarafların kanun yoluna başvurmaması üzerine 25/12/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Diğer yandan, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/330 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının eldeki davanın davalısı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu, ...nin ilgili dosyada davalı konumunda bulunduğu, davanın, 8232701 seri numaralı çeke dair menfi tespit talebine ilişkin olduğu ve mahkemece yapılan yargılama neticesinde 10/12/2012 tarih ve 2014/267 Karar sayılı karar ile, söz konusu çekin davacıyı bağlamayacağı ve bu çekin davacının iradesi dışında oluşturulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin dava konusu yapılan ... Şubesi'nin muhatap olduğu 8232701 numaralı çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, çekin iptali talebinin ise reddine hükmedildiği, söz konusu kararın, tarafların kanun yoluna başvurmaması üzerine 27/02/2015 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacı şirketin, davalı şirkete 19/06/2012 tarih ve 315278 seri numaralı sevk irsaliyesi ile 1000 adet 30.975,00 TL bedelli teleskopik direk satımı yaptığı hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Bu satışı her iki taraf da kabul etmektedir. İhtilaf konusu olan husus, ikinci satışa ilişkin 18/09/2012 tarihli ve 315280 seri numaralı 2500 adet direğe ilişkindir. Söz konusu direklere yönelik 19/09/2011 tarihli ve 641335 numaralı 118.000 TL bedelli fatura düzenlenmiştir. Bu fatura içeriğindeki teleskopik direklerin davalıya teslimine ilişkin sevk irsaliyesinde, teslim kısmında "teslim eden" sıfatıyla davacı şirket yetkilisi eden ...'ın, "teslim alan" kısmında ise ...'ın isim ve imzaları bulunmaktadır. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03/10/2022 Tarih ve 2013/149 Esas, 2022/385 Karar sayılı dosyasında takibe konu sevk irsaliyesi üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile, sevk irsaliyesi içeriğinde ... isim yazısının ve bu yazının altında tersim olunmuş imzanın "..." elinden, teslim eden ... isim yazısının ve bu yazının altında tersim olunmuş imzanın "..." elinden çıktığının belirlendiği anlaşılmıştır. Konuya ilişkin alınan 11/01/2013 tarihli uzmanlık raporunda, 17/07/2012 tarihli ve 118.000,00 TL bedelli çekin yazıyla değer gösteren kısmındaki "yüz onsekiz bin" yazısının altında "otuz bin" yazılarının, alacaklı bölümündeki "... Lojistik Müh. Mad. San, Tic. Ltd. Şti." yazısının altında "... Lojistik Ltd. Şti." yazılarının,... Rakamla değer gösteren bölümündeki "18.000" rakamının altında "30.000TL" ibaresinin, tarih bölümündeki "07.07.2012" rakamlarının altında "15...2011" rakamlarının bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Dosyada mevcut Ankara 35. Noterliği'nin 09/01/2012 tarihli vekaletnamesi ile dava dışı ...'ın evrak ve çekleri imzalama, keşide ve ciro etme konusunda yetkili kılındığı, Ankara 35. Noterliği'nin 29/11/2012 tarihli Azilnamesi ile ise, bahsi geçen yetkilerin geri alındığı ve ...'ın vekillikten azledildiği tespit edilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında somut olaya gelindiğinde, her ne kadar davacı şirket yetkilisi ... hakkında Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03/10/2022 Tarih ve 2013/149 Esas, 2022/385 Karar sayılı kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve söz konusu kararın istinaf kanun yolundan geçmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmakta ise de, icra takibine konu 2500 adet direğe ilişkin 18/09/2012 tarihli ve 315280 seri A sıra numaralı sevk irsaliyesi altındaki imzanın, irsaliye tarihinde (18/09/2012), Ankara 35. Noterliği'nin 09/01/2012 tarihli vekaletnamesi ile adına yetki verilen ve davalı şirket ile çalıştığı sabit olan ... tarafından imzalandığı, bu kapsamda Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03/10/2022 Tarih ve 2013/149 Esas, 2022/385 Karar sayılı dosyasında takibe konu sevk irsaliyesi üzerinde yapılan imza inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile, sevk irsaliyesinde ... isim yazısının ve bu yazının altında tersim olunan imzanın "..." eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, diğer yandan sevk irsaliyesinin temelini oluşturan 19/09/2012 tarihli ve 641335 seri A sıra numaralı faturaya karşı davalı şirket tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı, bu haliyle sevk irsaliyesi ile ürünlerin yetkili kişiye teslim edildiği dikkate alındığında, davalı yanın bu yazılı belgede yer alan ürünlerin teslim alınmadığı yönündeki savunmasını yazılı bir delil ile ispat edemediği, çeklerin iptal edilmesinin ve davacı şirket yetkilisi ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının, sevk irsaliyesinin geçerliliğini ortadan kaldırmadığı, kaldı ki, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında ödeme belgesi olan çekler ile ilgili yargılama yapıldığı ve ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan yargılama yapılmak suretiyle verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası ile 30.000,00 TL adli para cezası hakkında HAGB hükmünün uygulandığı, yine Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/330 Esas sayılı dosyasının ve Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/391 Esas sayılı dosyasının konusunun çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti hususunu içerdiği anlaşılmıştır. Bu durum karşısında, davacı yanca teslim olgusunun ispat edildiği, buna karşın davalı şirketçe 2500 adet direğe ilişkin 18/09/2012 tarihli ve 315280 seri A sıra numaralı sevk irsaliyede yazılı ürünlerin alınmadığına ilişkin savunmayı kanıtlar mahiyette bir delil ibraz edilemediği gözetildiğinde, fatura üzerinde yazılı tutar yönünden davanın kabulü gerekir. Diğer yandan, davalının takipten önce usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğü davacı tarafından kanıtlanamamıştır. Bu nedenle somut olayda asıl alacak tutarı olan 118.000,00 TL üzerinden değerlendirme yapılmak suretiyle hüküm tesis edilmesi gerekmekle birlikte, eldeki davada alacağın likit nitelikte olduğu ve icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu dikkate alındığında, davacı şirket lehine icra inkar tazminatına da karar verilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece, dava konusu olayda, imzası davalı şirket çalışanı ...'a ait sevk irsaliyesinin bulunduğu ve söz konusu irsaliyede yazılı ürünlerin teslim edildiği yönündeki iddianın aksinin davalı şirketçe ispat edilemediği göz önüne alınarak, davanın asıl alacak tutarı üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı hukuki değerlendirmeye dayalı olarak ve Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında mahkumiyet hükmü kurulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamıştır. Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; açıklanan nedenlerle mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kaldırılmasına ve mahkeme kararının HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/766 Esas, 2025/624 Karar sayılı ve 16/09/2025 tarihli kararının HMK 353/1-b-2. maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3-a-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/7685 Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından 118.000,00 TL asıl alacak tutarına yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile, bu miktar üzerinden takip talebindeki koşullar ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, İİK'nun 67. maddesi uyarınca kabul edilen alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 23.600,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.060,58 TL harçtan peşin alınan 1.901,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.159,07 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafından yatırılan 27,70 TL başvuru harcının ve 1.901,51 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç-Davacı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 756,50 TL tebligat-müzekkere v.s. masrafı olmak üzere toplam 2.756,50 TL yargılama giderinden kabul/red oranına göre hesaplanan 2.065,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, d-Davalı tarafından yapılan 30,00 TL yargılama giderinden kabul/red oranına göre hesaplanan 1,18 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, e-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım yönünden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen kısım yönünden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 39.441,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, g-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider ve delil avansından kalan/kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine 7-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 15/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.