Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2026/930 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2026/930
2026/1060
21 Mayıs 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2026/930 - 2026/1060
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/930
KARAR NO : 2026/1060
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/02/2026
NUMARASI : 2025/472 E. - 2026/32 K.
DAVANIN KONUSU : Yargılanmanın Yenilenmesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/02/2026 tarih ve 2025/472 Esas - 2026/32 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, 2011/75812, 2011/75726, 2012/96173, 2016/57973 sayılı “...”, “...” ve “... ” ve ...” markalarına ve 2013/04554-6 numaralı tasarımına dayanarak müvekkil şirket aleyhine tecavüz ve haksız rekabet davası açıldığını, müvekkili tarafından da 2016/57973 numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğü talebiyle karşı davanın ikâme edildiğini, Yerel Mahkeme tarafından asıl davada, tecavüz eylemleri gerçekleşmediğinden 2011/75812, 2011/75726. 2012/96173 sayılı markalar yönünden davanın reddine karar verilirken, hukuka aykırı bir şekilde, 2016/57973 numaralı “...” ibareli marka yönünden davanın kabulüne ve karşı davanın reddine karar verildiğini, müvekkilince gerek işbu karara gerekse de ihtiyati tedbir kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi tarafından eksik ve hatalı bir karar oluşturulduğunu, işbu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuşsa da kararın kesinleştiğini, oysa müvekkili şirketin “...” adı altında hiçbir üretiminin ya da satışının geçmişte ya da şimdi bulunmadığını, davaya dayanak faturanın da sahte olduğunun bilirkişi incelemesiyle ortaya çıktığını, ilgili faturanın elle yazıldığını, faturayı düzenleyen firmanın bile belli olmadığını, adına fatura düzenlenen kişinin karşı tarafın avukatı olduğunu, İstanbul 1. FSHHM nezdinde 2019/168 E. sayısıyla ikame edilen davada yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, söz konusu faturanın sahte olduğunun ortaya çıktığını, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/171 E. sayılı dava dosyasında anılan fatura esas alınarak hüküm kurulmuş olup, HMK m. 375 uyarınca yargılamanın iadesi şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, yargılamanın iadesi taleplerinin kabulü ile huzurdaki davada yeniden yargılama yapılmasını ve Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 26/11/2018 tarihli 2017/171 E. ve 2018/421 K. sayılı kararının kaldırılarak, asıl dava yönünden davacı ... A.Ş.’nin tüm taleplerinin reddine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı vekilinin bu davanın eki niteliğindeki Ankara 3. FSHHM.'nin 2017/19 D. iş sayılı dosyasına sunulan fotokopi fatura hakkında sahte belge olduğunun, İstanbul 1 FSHHM.'nin 2019/168 Esasına sunulan bilirkişi raporu ile anlaşıldığını belirtip, davalı şirket ve yetkilileri hakkında Ankara C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürdüğü, HMK'nın 375/d maddesinde yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak belirtilen hususun "suç duyurusu" olmayıp, "Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması." şeklinde bir ceza mahkumiyeti kararına ihtiyaç duyulduğu, sahtecilik yapıldığında dair mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 3 aylık süre içinde başvurulmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta ise bu ön şart yerine getirilmeden zamansız yargılamanın iadesi davası açıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle "Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması." şartının bu aşamada gerçekleşmediğinden, davanın esasına girilmeden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin söz konusu 2017/171 E. sayılı dava dosyasında, ... şirketi tarafından sahte faturaya dayanılarak usul ve yasaya aykırı şekilde dava ikame edilmiş olup, TCK anlamında sahte faturaya -ki bu hususta Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ... şirketi, yetkilileri ve sahte faturayı kullananlar hakkında suç duyurusunda da bulunulduğunu- dayanarak açılan asıl davanın usul ve esas yönünden reddinin gerektiğini, sahte faturanın dayanak kılındığı işbu 2017/171 E. sayılı davanın -yine aynı sahte faturanın sunulduğu- Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/19 Değişik İş sayılı tespit dosyasında yapılan bilirkişi incelemesine istinaden açılmış olup, bu nedenle işbu değişik iş dosyası kapsamında da yargılamanın iadesi şartlarının oluştuğunu, bu nedenle sunulan deliller gözetilerek, ceza dosyasının neticesinin beklenmesinin veya sahteliğin hukuk mahkemesince bizzat tahkik edilerek yargılamanın iadesi talebinin kabulünün gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, yargılanmanın yenilenmesi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve HMK'nın 375/d maddesinde yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak belirtilen hususun "Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması." şeklinde ifade edildiği, somut uyuşmazlıkta ise bu şartın gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan harçtan mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 21/05/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2026
Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.