Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2024/566 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/566
2026/766
16 Nisan 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/566 - 2026/766
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/566
KARAR NO : 2026/766
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/11/2023
NUMARASI : 2022/438 E. - 2023/433 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali - Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/11/2023 tarih ve 2022/438 E. - 2023/433 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı gerçek kişinin 2020/160393 sayılı "... ..." ibareli marka tescil başvurusuna yönelik müvekkilinin itirazlarının, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalı başvurusu ile müvekkiline ait "..." ibareli çok sayıda marka arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin tescilsiz kullanıma dayalı hak sahipliğinin olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ve davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-11544 sayılı kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde davaya konu markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı gerçek kişi vekili davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 6769 sayılı SMK'nın 6/1.maddesi anlamında tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının 6/3.maddesi anlamında davacının tescilsiz kullanıma dayalı hak sahipliği bulunmadığı gibi 6/4, 6/5. maddesi anlamında markasının tanınmış marka olduğunun kanıtlanamadığı ve 6/9.maddesi anlamında davalının marka tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunun somut olarak ortaya konulamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markasının davaya konu markada bütünüyle yer almasının markaları benzer yaptığını, aynı emtiaları kapsadığından ortalama tüketiciler nezdinde müvekkilinin markası ile davaya konu marka arasında bir bağlantı bulunduğu algısının oluşacağını, müvekkilinin ticaret unvanı ve internet alan adının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin uzun yıllardan beri kullanıldığı nazara alındığında müvekkilinin marka üzerinde gerçek hak sahipliğinin bulunduğunu, markanın tanınmışlığının davaya konu marka için tescil engeli oluşturduğunu ve bu derecede benzer bir marka başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." asli unsurlu marka başvurusu ile davacının "..." ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira mahkemece itibar edilerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, çoklu anlamına gelen "..." ibaresinin ortaklığına rağmen markaların bütünsel olarak görsel ve işitsel olarak farklılaştığı, "çoklu bakım" ve "çoklu ilaç" anlamları itibariyle kavramsal olarak da benzer bulunmadıkları, önceki kullanıma dayalı üstün hak iddiası ile itiraza mesnet markanın tanınmışlığının ispatlanamadığı ve başvurunun kötü niyetli olduğunun somut olgularla ortaya konulamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/04/2026
Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.