Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2024/442 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/442
2026/844
24 Nisan 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/442 - 2026/844
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/442
KARAR NO : 2026/844
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/10/2023
NUMARASI : 2023/143 E. - 2023/294 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/10/2023 tarih ve 2023/143 E. - 2023/294 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2016/38509, 2016/38515, 2018/104315, 2018/21386, 2018/59305, 2018/72700, 2019/54025, 2021/035649, T/01977 sayılı "... ... şekil" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin "yeni çalışkan ... ..." ibareli 2021/059856 numaralı başvurusunun, ilanı üzerine müvekkili tarafından reddedildiğini, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedildiğini, müvekkilinin “...” markasının belli bir ayırt edicilik ve tanınmışlık kazandığını, müvekkilinin “... ... ŞEKİL” markasının T/01977 sayı tahtında tanınmışlık statüsüne alınmış olduğunu, davalının dava konusu markasının “...” ibaresini ihtiva ettiğinden müvekkilinin tescilli ve tanınmış “...”lu markalarıyla iltibas yaratma ihtimalinin kuvvetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2023-M-964 sayılı kararının iptali ile dava konusu 2021/059856 başvuru numaralı markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen 30. Sınıftaki emtianın tamamının, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı muhtelif markaların kapsamında birebir yer aldığı, dava konusu edilen markada kullanılmış olan karma kompozisyonun ve çok sayıdaki kelime unsurunun katkısıyla, karşılaştırılan işaretlerin bir bütün olarak bıraktığı genel izlenimlerin, tümüne hakim olan görünüşlerin ve ayırıcılıklarını vurgulayan imajların birbirlerinden yeterli derecede farklılaştığı ve davalının markasında “...” ibaresinin “... ...” yani “...” şeklinde, ürünün cinsini ve vasfını bildiren birleşik/bütünleşik bir tamlama içinde kullanılmış olmasının da bu farklılaşmayı arttırdığı, taraf markalarda geçen “...”, “...”, “...” ibarelerinin mevcudiyetinin, taraf markalarının bütünü itibariyle bıraktığı izlenimler, tümüne hakim olan görünüşler ve ayırıcılığını vurgulayan imajları ve davalının markasında “...” ibaresinin “... ...” yani “...” şeklinde, ürünün cinsini ve vasfını bildiren birleşik/bütünleşik bir tamlama içinde kullanılmış olması gerçekleri gözetildiğinde, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal/ kavramsal açılardan yakınlaşması için yeterli bir ortaklık olarak görülmediği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı, taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/1, 6/4, 6/5, 6/9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin davalı şirkete ait marka başvurusu ile müvekkili şirkete ait markalar arasında 6769 sayılı SMK 6/1 kapsamında düzenlenen benzerlik şartlarının oluşmadığı tespitinin isabetsiz olduğunu, davaya konu marka ile müvekkili markaları incelendiğinde davalı markasının esas unsurunun “...” ibaresinden oluştuğu ve “...” asli unsurundan oluşan markanın müvekkiline ait “...” markasını doğrudan içerdiğini, esas unsurun farklılaşmadığını, davalı markası ayırt edici hiçbir görsel niteliği haiz olmamakla birlikte müvekkilinin ‘‘...’’ ibareli markalarından görsel anlamda farklılaşamadığını, “... ...” markasının müvekkiline ait ‘‘...’’ markasına ait ‘‘...’’ ürünlerinin ardışık markası veya ‘‘...’’ ürün serisine ait yeni bir ürün izlenimi verdiğini, davalı şirket markasındaki “...” ibaresine eklenen “...” ibaresinin de ayırt edici olmadığını, yerel mahkeme tarafından dayanılan 6769 sayılı SMK m.6/5’e ilişkin tanınmışlık şartlarının oluşmadığı yönündeki gerekçelerin yerinde bulunmadığını, davalı şirket marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar veril-mesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin "yeni çalışkan ... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaya göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gerektiği, dava konusu edilen markada kullanılmış olan karma kompozisyonun ve çok sayıdaki kelime unsurunun katkısıyla bıraktıkları genel izlenimlerin yeterli derecede farklılaştığı, 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı, ayrıca taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı için tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut verilerin olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2026
Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.