Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1126 E. 2024/76 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1126
2024/76
19 Ocak 2024
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1126 Esas
KARAR NO : 2024/76
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 27/11/2023
KARAR TARİHİ : 19/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/02/2024
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; davalının alacaklı olarak yer aldığı Samsun İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasından üçüncü şahıs olarak davacı şirkete 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamesi gönderildiğini ancak sehven süresinde itiraz edilemediğini, 31.10.2023 tarihinde davacı firmanın ptt/uets hesabına tebliğ edilen 89/3 haciz ihbarnamesine karşı dava şartı zorunlu arabuluculuk müessesine başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, işbu menfi tespit davasını açmak zorunda kaldıklarını, Samsun İcra Dairesi' nin ... E. Dosyasından gönderilen 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin davacı şirkete ulaştığı tarihler itibarı ile dava dışı takip borçlusu .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ve davalı ... Limited Şirketi'ne ( Yeni Unvan : ... Limited Şirketi) herhangi bir borcu bulunmadığını, dava dışı ... Limited Şirketi ile yapılan ... Dosya numaralı arabuluculuk toplantısında davacı firmadan herhangi bir alacağı olmadığını ve antrepolarında malının bulunmadığını beyan ettiğini, arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesi ekinde yer aldığını, ayrıca resmi defter kayıtları incelendiğinde açığa çıkacağını, icra takibinin borçlusu ... Limited Şirketine işbu davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini beyanla davacının dava dışı takip borçlusuna bir borcu olmadığının ve uhdesinde takip borçlusuna ait bir malının bulunmadığının tespitine, vekalet ve yargılama masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve arz etmiştir.
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı 3. Şahıs şirketi vekili 27.11.2023 tarihinde mevcut davayı mahkemenizde açtığını, ancak açılan davada davacının davalı şirketinin vekili olmamıza rağmen dosyanın açılışı esnasında taraf vekili olarak eklenilmediğini,. HMK 119/1-ç'de taraf vekili eklenmesi dava şartı olarak düzenlenmiştir. Bu husus Yargıtay uygulamalarında (Yargıtay 13. H.D.2015/36321E.,2018/2344 K.) taraf teşkilinin sağlanmaması nedeniyle, usuli eksiklik olarak ifade edilmekle beraber davacının icra dosyasına yapmış olduğu bildirim sonrasında tarafımızca tesadüfen mevcut davadan haberleri olduğunu, nihayetinde davacının, taraf teşkilini sağlamadan açmış olduğu davada kötü niyetli davranmış olduğunun bariz olduğunu, davaya konu Samsun İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasında, arabulucuk tutanaklarında ve aynı konuda açılmış olan ... asliye ticaret mahkemesinde hala görülmekte olan davada taraf vekili olarak kayıtlarının bulunduğunu, iş bu davadan önce yine tarafları ve konusu aynı olan Bakırköy ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dava dosyası ile açıldığını, davanın halen derdest halde olduğunu, HMK 114/1-ı,i ve 115. Maddelere göre derdestlik dava şartı olarak düzenlendiğini, mahkemenizin dava şartını resen dikkate alacağı gibi tarafların da bu durumu ileri sürmesi halinde, dava esasa girilmeden dava şartlarının noksanlığı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Samsun İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası içeriğinden de anlaşılacağı üzere icra dosyalarının 2 kere derkenar edildiğini, hazırlanan derkenarlara dayalı olarak ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan dava ile mevcut davaya dayalı olarak mahkemeniz nezdinde icra dosyasının durdurulduğunu, beyanla davanın reddi ile icra takibinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Samsun .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası, ticaret sicil kayıtları, Samsun İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava Samsun İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasından kaynaklı olarak davacının, davalı şirkete ve ihbar olunan şirkete borçlu olmadığının tespiti isteminden ibarettir.
Bilindiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup bunlara dava şartları denir. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil davanın esasını girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir.
Mahkemelerin görevine ilişkin kurallarda kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. (HMK 114/1-c)
Emsal İstanbul Bölge Adalet Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2018/812 Esas, 2018/1153 Karar sayılı 03/07/2018 tarihli ilamında "Somut olayda davacı vekilinin, dava dışı ... yönelik icra takibi yaptığı, bu icra dosyasından dava dışı ... Borcu nedeniyle davacıya haciz ihbarnamesi gönderildiği, davacının haciz ihbarnamesine itiraz süresini geçirmediği, davacının, davalılara herhangi bir borcununu olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açtığı, davalı , davacı ve dava dışı takip borçlusunun tacir olmadığı, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesinden kaynaklanmadığı ve ticari iş niteliğinde de olmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 2.maddesi gereğince davanın genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; davacı her ne kadar İİK.89. maddeye dayalı menfi tespit talebinde bulunmuş ise de, İİK’dan kaynaklanan işbu davanın ticari dava niteliğinde bulunmadığı, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişkinin bulunmadığı, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2020/18 Esas - 2020/71 Karar) (emsal: Yargıtay 19. H.D.’nin 2015/15365 Esas, 2016/3253 Karar sayılı ve 26.02.2016 tarihli ilamı, aynı dairenin 2015/7065 Esas, 2015/17162 karar sayılı ve 17.12.2015 tarihli ilamı)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Mahkememizin görevsizliğine, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlatılmak suretiyle iki hafta içinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevdiine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
2. HMK'nun 20. ve 331/2. maddeleri uyarınca iş bu kararın kesinleşmesine müteakip yasal süresi içerisinde talep üzerine dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine,
- Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. 19/01/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29