Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1015 E. 2024/49 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1015
2024/49
15 Ocak 2024
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1015 Esas
KARAR NO : 2024/49
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/03/2016
KARAR TARİHİ : 15/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan 49.000,00-TL karşılığında ... model yeni ... okul otobüsü satın aldığını, 31/07/2006 tarih ve ... nolu proforma fatura tanzim edildiğini, müvekkilinin satış bedeli için 39.200,00-TL kredi kullanarak bu bedeli 08/08/2006 tarihinde davalının ... Şubesindeki hesabına aktardığını, araç üzerine rehin şehri koydurduklarını, ancak aracın kendilerine teslim edilmediğini, bu şekilde araç kazancından mahrum kaldıkları gibi kullandıkları kredi taksitlerinde ödeyemediklerinden mağdur olduklarını beyanla davalıya ödemiş oldukları 39.200,00-TL araç bedelinin 08/08/2006 tarihinden işleyecek ticari avans faiziyle birlikte iadesine ve mahrum olunan yaklaşık 10 yıllık karın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dinlenebilmesi için öncelikle davacının satış sözleşmesini iptal ettiğini beyan etmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da aracın satış bedelinin 49.000,00-TL olduğunu, davacının ise 39.200,00-TL ödeme yaptığını, söz konusu bakiye borcun ödenmesi için davacı aleyhine Büyükçekmece .... icra müdürlüğünün ... esas saylılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, ancak tahsil edemediklerini davacının aradan geçen 9 yıl 8 aylık süre zarfında ödeme yapmadığı gibi aracın akıbetini de sormadığını araç bedelinin tümü ödenmediğinden aracın davacıya teslim edilmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER : Büyükçekmece .... İcra Dairesi’nin ... E. Sayılı dosyası, Fatura suretleri, ticaret sicil kayıtları, Araç Üzerine Konulan Rehin belgesi, İstanbul .... İcra Dairesi’nin ... Esas Sayılı dosyası, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 13/10/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacının davalıdan satın almış olduğu davaya konu aracın devrinin verilmemesi nedeniyle satış bedelinin istirdadının talep edilip edilemeyeceği, eksik ödeme olup olmadığı, ayrıca bu işten dolayı davacının mahrum kaldığını iddia ettiği 10 yıllık karın istenip istenemeyeceğine ilişkindir.
Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı İcra dosyasında; Alacaklı (davalı) ... Tic. Ltd. Şti. vekili vasıtası ile 24.11.2016 tarihinde borçlu (davacı) ... aleyhine 11.08.2006 tarihli ... nolu fatura dayanak gösterilerek takip başlatıldığı, takibe davacı ... tarafından itiraz edilmediğinden 18.01.2007 tarihinde davaya konu "... Okul Otobüsü" haczedildiği görülmüştür.
İstanbul .... İcra Müdürlüğümün ... E. Sayılı İcra dosyasında; Alacaklı ... tarafından 24.09.2007 tarihinde borçlu (davacı) ... aleyhine, kredi sözleşmesi dayanak gösterilerek 58.733,23 TL tutarlı alacağı için icra takibi başlattığı görülmüştür.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan dava mahkememizin 01/10/2019 tarih ve ... Esas ...karar sayılı kararı ile "HMK 114/1 h maddesi gereğince hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine" karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 13/10/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, dava mahkememizin ... esasına kaydı yapıldı.
... Şubesine müzekkere yazılarak; ... plakalı araç üzerinde rehin kaydının devam edip etmediğinin araştırılarak araç ile ilgili açılan iş bu davaya muvafakat edilip edilmediği hususu sorulmuş;... ... Şubesi 15/06/2023 tarihli müzekkere cevabında; ...'in bankalarındaki araç rehninin devam ettiğini, ilgili kredinin kapalı olduğunu, fakat müşterinin ipoteğin kaldırılmasıyla ilgili bir talebi olmadığını, kendisine bilgi verilmek, ipoteğin kaldırılması için iletişime geçilmek istenildiğinde ulaşılamadığını, ipoteğin devam etmesi sebebiyle ilgili davaya muvafakat etmediklerini bildirmişlerdir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 13/10/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı, müzekkere cevabı içeriklerine göre;
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava şartlarını düzenleyen 114/1-d maddesindeki dava ehliyeti, fiil ehliyetinin medeni usûl hukukunda büründüğü şeklidir. Fiil ehliyetine sahip olan bütün gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptir.
Aynı Kanun'un 114/1-e maddesindeki dava takip yetkisi, davada taraf olan kişinin o davayı kendi adına yürütebilme ve talep sonucu hakkında kendi adına hüküm alabilme yetkisidir (HMK md. 53). Sözü edilen kurum, şeklî taraf kuramının kabulünün sonucu olarak ortaya çıkmış ve sözü edilen kuramı tamamlamak amacıyla geliştirilmiştir. Davayı takip yetkisi, maddi hukuktaki tasarruf yetkisinin usul hukundaki karşılığını oluşturur. Ayrıca, bu kavram, davada taraf olmadığı hâlde kanun gereği taraf gibi davranmakla görevli kılınmış olanların hukukî konumlarının açıklanmasında başvurulan bir kavram konumundadır. Kural olarak taraf ehliyeti ve dava ehliyeti bulunan kişinin dava takip yetkisi vardır. Ancak bazı istisnai durumlarda davada taraf olarak gösterilen kişinin taraf ve dava ehliyeti olmasına rağmen dava takip yetkisi olmayabilir. Örn: Hakkında iflas kararı verilen kişinin taraf olduğu hukuki davalarda da istisnai durumlar dışında davayı takip yetkisi iflas idaresine aittir.
Taraf sıfatı (husumet) ise, maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Taraf ehliyeti; davada taraf olabilme, usulî hukuki ilişkinin süjesi olabilme ehliyetidir. Taraf ehliyetine sahip olan kişi, davada davacı veya davalı olabilecektir. Bu nedenle, taraf ehliyeti usûli bir kavramdır. Taraf ehliyetine sahip olabilmek için medeni hukuktaki hak ehliyetine sahip olmak gerekir. HMK'nın 50. maddesine göre, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, taraf ehliyetine de sahiptir. Buna göre tüm insanlar, hak ehliyetine ve dolayısıyla taraf ehliyetine sahiptir. Dava ehliyeti ise, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. (HMK md. 51) Fiil ehliyetine sahip olan kişi, dava ehliyetine de sahiptir ve davayı yürütebilir, usûl işlemlerini yapabilir. Reşit olan ve temyiz kudretine sahip olan kişiler fiil ehliyetine sahiptir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa, dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davalı veya davacı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı veya davacı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur (Yarg. HGK'nun 2017/11-91 Esas 2018/924 Karar 18/04/2018 tarih ve Yargıtay 17 HD'nin 2015/5883 Esas 2018/4113 Karar 16/04/2018 tarihli ilamları)
Somut olayda, ... Şubesine tarafından, ... plakalı araç üzerinde rehin kaydının devam ettiği, davacının ipoteğin kaldırılmasıyla ilgili bir talebi olmadığını ipoteğin devam etmesi sebebiyle ilgili davaya muvafakat etmediklerini bildirmiş olduğu görülmekle, davanın aktif husumet yokluğundan reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Aktif husumet yokluğundan DAVANIN REDDİNE,
-
Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafça yatırılan 669,44 TL harçtan mahsubuyla bakiye 241,84 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29