Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1251 E. 2024/487 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1251
2024/487
6 Mayıs 2024
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1251 Esas
KARAR NO : 2024/487
Büyükçekmece .... İcra Dairesi : ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 06/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı borçlu şirket ile tuğla almak üzere anlaştıklarını, davalı borçlunun müvekkiline GIB .... numaralı 28/01/2022 tarihli fatura düzenlendiğini, müvekkilinin ödemeyi gerçekleştirmesine karşın davalı borçlunun tuğlaları göndermediğini, faturanın ödenmeyen kısmı olan 37.900,41-TL için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu beyan ederek; borçlunun itirazının iptalini, takibin fatura üzerinden takip tarihi itibariyle işleyecek faiz vekalet ücreti ve tüm feriler ile devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ve dava konusu icra dosyasında takip konusu alacağın dayanağı olarak gösterilen GIB .... numaralı 28/01/2022 tarihli faturanın müvekkili .... A.Ş. Tarafından düzenlenen bir fatura olmadığını, faturanın alıcı ve satıcı itibariyle ve konusu itibariyle de müvekkili ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, şayet bir icra takibi söz konusu olacaksa takibin faturanın düzenleyicisi olan ... VKN'li .....'e yöneltmeleri gerekeceğini, dava konusu borç nedeniyle hukuken müvekkilinin borçlu sıfatı bulunmadığı gibi huzurdaki davada da davalı sıfatını taşımasının mümkün olmadığını, davanın pasif husumet yokluğu ve davacının müvekkiline karşı korunmaya değer bir Hukuki Yarar bulunmaması nedeniyle usulden reddinin gerekeceğini, takip talebi ekinde bulunan 48.923,66-TL bedelli ödeme dekontunun davalı ile müvekkili arasında dava dışı bir ticari ilişki nedeniyle gönderilen paraya ilişkin olduğunu, bu tutarın müvekkilince davacıya 06/01/2022 tarihinde iade edildiğini ve ihtarname ile davacıya yazılı olarak da bildirildiğini beyan ederek; davanın reddini, davacının İİK md 67 gereği takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Büyükçekmece .... İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, faturaya dayalı başlatılan Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin subut ve miktarına ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilinin dosya alacaklısına herhangi bir borcu bulunmadığını, bu itibarla takibe, borca, takip öncesi işletilen ve takip sonrası talep edilen faize (faizin tür,oran ve miktarına) ve sair tüm dosya fer'ilerine açık ve kesin olarak itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Büyükçekmece .... İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 37.900,41-TL asıl alacak, 163,54-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.063,95-TL ile alacağa icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (YILLIK %15,75 (TİCARİ) değişen oranlarda) faizi ile tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, ancak takibe konu dayanak belge olan GIB ... numaralı 28/01/2022 tarihli faturanın davalı .... A.Ş. Tarafından düzenlenen bir fatura olmadığı, faturanın düzenleyicisinin .... VKN'li ... olduğu görülmekle; davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İcra Takibine İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde)
Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar)
Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir.
Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
TTK’nın 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197 Karar )
Somut olayda; İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Davacı tarafından icra takibinin dayanağı olarak takip talebine ekli faturalar gösterilmiş, bu fatura kapsamında davalıya para gönderdiğini, malların teslim edilmediğinden bahisle icra takibi yapıldığı iddia edilmiş ise de, söz konusu fatura incelendiğinde, faturanın ...-.... tarafından davacı ... adına düzenlendiği ve davalı şirket ile bir ilgisi bulunmadığı, dava dilekçesinde de alacağın dayanağının bu fatura olduğunun belirtildiği anlaşılmakla davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
-
Kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,
-
Alınması gerekli 427,60. TL harcın davacı tarafça yatırılan 647,25. TL harçtan mahsubuyla bakiye 219,65. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00. TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32