Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1138 E. 2024/481 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1138
2024/481
29 Nisan 2024
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1138 Esas
KARAR NO : 2024/481
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/11/2023
KARAR TARİHİ : 29/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı şirket arasındaki anlaşma gereği davalı şirkete ait nakliye işlemlerinin müvekkili tarafından eksiksiz yerine getirildiğini ancak, davalı yanın ödemesi gereken nakliye bedellerini müvekkiline ödemediğini bu sebeple davalı şirket adına düzenlenen nakliye bedellerine ilişkin 9 adet faturanın bedelinin toplamı olan 82.394,91-TL faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini Ankara ....Noterliği'nin 28/07/2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketten talep ettiklerini, ancak davalı şirketin ihtarnameyi yanıtlamadığını, bunun üzerine müvekkilin davalı yandan olan alacağını tahsil etmek için davalı yan aleyhine Ankara ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinde de anlaşılamadığını beyan ederek; davanın kabulünü, itirazın iptalini, takibin Ankara .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden devamını, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER : (Kapatılan) Ankara .... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacının, bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı borçlu, icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olduğundan öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmektedir.
İtirazın iptali davasını görme yetkisi, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesine aittir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.11.2013 tarihli ve 2013/13-372 E., 2013/1606 K. sayılı kararı). İİK’nın 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK’nın yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir.
HMK’nın 6. maddesine göre, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
Aynı Kanun’un “Sözleşmelerden doğan davalarda yetki” başlıklı 10. maddesinde ise, sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmıştır.
İcra takibinin yapıldığı ve eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan TBK’nın 89. maddesinde ise borcun ifa edileceği yer düzenlenmiştir. Buna göre; “Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
-
Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,
-
Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
-
Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir.
Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir”.
HMK’daki yetki kuralları ilamsız icra takiplerinde kıyasen uygulanır. İtirazın iptali davalarında icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlar da öncelikle incelenmelidir. HMK’nın 6. maddesine göre ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi iken, sözleşmeden doğan para borçlarının takibi için başlatılan takipte sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda sözleşmede aksine bir şart konulmamış ise para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, ifa yeri de alacaklının yerleşim yeri olacaktır. Böyle bir durumda alacaklı kendi yerleşim yerinde bulunan icra dairesinde de takip yapabilecektir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, icra dairesinin yetkisi İİK’nın 50. maddesine göre HMK hükümleri çerçevesinde hadise şeklinde incelenip değerlendirilmelidir. Buna göre, davanın bir miktar para alacağına ilişkin olduğu gözetilerek TBK’nın 89/1. maddesi ve HMK’nın 10. maddesi hükümleri ve HMK'nın 6. maddesi uyarınca davacı alacaklının muamele merkezinin bulunduğu İcra Dairelerinin ve davalı borçlunun muamele merkezinin bulunduğu İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kabulü ile, her iki tarafın da muamele merkezi olmayan bir icra dairesinde takip başlatılması nedeniyle davalının “yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığı yönündeki” yetki itirazının kabulüne karar verilerek, itirazın iptali davasının dava şartları bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2020/2003 Esas 2023/1603 Karar sayılı kararı)
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın USULDEN REDDİNE,
-
Alınması gerekli 427,60. TL harcın davacı tarafça yatırılan 1.407,10 TL harçtan mahsubuyla bakiye 979,50. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 1.417,50. TL bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39