SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/981 E. 2023/1374 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/981

Karar No

2023/1374

Karar Tarihi

27 Aralık 2023

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/981 Esas

KARAR NO : 2023/1374

DAVA : Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ : 13/10/2023

KARAR TARİHİ : 27/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 27/12/2023

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP: davacı vekili özetle; .... Mah., .... Sok., .... Sitesi, A Apt., No:29/6 Güngören/İstanbul merkez adresinde faaliyette bulunan .... Pazarlama Ve Dış Ticaret Limited Şirketi, Beyoğlu .... Noterliği'nin 08.12.2021 tarih ... sayı ile tasdikli, 30.11.2021 tarihli 13 sayılı genel kurul kararı ile 10.12.2021 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 10.12.2021 tarih ve .... sayı numaralı sayfa 345’te Türk ticaret kanununa uygun olarak sicilden terkin edildiğini, ilk kuruluşta şirketin iki ortaklı kurulduğunu, ancak sonradan ortaklardan birinin ayrılmasıyla kuruluşundan yaklaşık 3 yıl sonra şirketin %5 hissesinin şirketin iki ortaklı olması zorunluluğundan kaynaklı, davacının eşi olan ..... ‘in üzerine geçirildiğini, bu hisse sadece 1 yıl süreyle bu kişinin üzerinde kalmış ve 2012 senesinde de hisselerin tamamı davacı ...’in üzerine geçtiğini, bu hisse devrinin yapılma gerekçesinin, limited şirketlerin ortak yapısından kaynaklı oluşundan usulü bir şirket hisse olduğunu, bu zorunlu şart kalktıktan hemen sonra hisselerin tamamının davacının üzerinde tekrar birleştiğini, ..... 'in 2011 yılından 2018 yılına kadar bu şirkette sigortalı olarak şirketin muhasebe kısmına bakmak suretiyle çalıştığını, aile hukukundan kaynaklı halen derdest bulunan Bakırköy ..... Aile Mahkemesi'nin .... E. sayılı davası kapsamında delillerin celp edilmesi ile .... ’in şirkette ortaklığı bulunduğu dönem dahil olmak üzere, çalışmış olduğu 7 yıllık zaman dilimi içerisinde kendi adına 6 ayrı bankada ve 125 adet hesap açtırmak suretiyle tespit edebildikleri kadarıyla günün reel değeri üzerinden 33.000.000.-TL.’nin üzerinde şirketin paralarını kendi üzerindeki hesaplara aktardığını, Şirketin 3. Özel ve tüzel kişilerdeki alacaklarının tamamının muhasebe kontrolünün ......’in elinde olması ve davacının bu kişiyle evli olmasının, bu süreçte davacının en ufak bir şüpheye düşmemiş olması sonucunu doğurduğunu, buna ilişkin belgelerin ekli olduğunu, şirketin an itibariyle tasfiye edilmiş bulunmasından dolayı, şirkette tespit edilen yolsuzluk ve hırsızlığın yetkili merciler nezdinde hukuk ve ceza dava işlemlerini fiilen yetki alamadıklarından dolayı yapamadıklarını, davacının bu davayı açmasında üstün hukuki yararının bulunduğunu beyanla Beyoğlu .... Noterliğinin 08.12.2021 tarih .... sayı ile tasdikli, 30.11.2021 tarihli 13 sayılı genel kurul kararı ile 10.12.2021 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 10.12.2021 tarih ve 10470 sayı numaralı sayfa 345’te Türk Ticaret Kanununa uygun olarak sicilden terkin edilen ... Pazarlama Ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: sicil müdürlüğünün TTK madde 32 ve ticaret sicili yönetmeliği'nin madde 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, mahkememizce dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verildiği takdirde TTK 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu beyanla zorunlu yasal hasım olduklarını, ticaret sicil müdürlüğünün dava açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalarını talep etmiştir.

DELİLLER:

Vergi dairesi yazı cevabı, Bakırköy ..... Aile Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası, ihyası talep edilen şirketin ticaret sicil kayıtları, Bakırköy ..... Aile Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dava dosyası,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, .... Pazarlama Ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin ihyası istemine ilişkindir.

Şirket ihyası davalarında yetkili Mahkeme limited şirketler açısından TTK.nın 643. maddesinin göndermesiyle TTK.nın 547/1. maddesinde belirtildiği üzere şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup kesin yetki kuralıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/04/2018 tarih ve 2018/1409 E., 2018/2580 K. sayılı ilamı, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 27/06/2019 tarih ve 2018/1577 E., 2019/898 K. sayılı ilamı.)

HMK.nın 114/1-ç maddesine göre yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartlarından olup aynı yasanın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususu davanın her aşamasında Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir.

İhyası talep edilen şirketin merkezinin bulunduğu yerin Merter ilçesinde olduğu, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup bunlara dava şartları denir. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil davanın esasını girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.

Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir.

Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartları arasında sayılmıştır. (HMK 114/1-h)

6100 sayılı HMKnın 114/1-h maddesine göre "hukuki yarar" dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Bu sayede, iç hukukumuzun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme)nin 6. maddesi ve 1982 Anayasası`nın 36. maddesinde düzenlenen "hak arama özgürlüğü'nün dürüstlük kuralına uygun kullanılması sağlanabilecek; bu durum, haksız davalar açmak suretiyle, dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence oluşturacaktır.

Dava açmaktaki hukuki yarar için; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca, açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan söz edilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez (Pekcanıtez H., Atalay, O./Özekes, M.: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.297).

TTK. 547. Maddesinde belirtilen ek tasfiyenin ne şekilde yapılacağı, 27/01/2013 tarih 28541 sayılı Ticaret Sicil Yönetmeliğinde düzenlenmiştir.

İhya, Hukuka aykırı sona erme, tasfiye veya sicilden silinmenin söz konusu olduğu hallerde, tekrar tüzel kişiliğin kazanılması için yöneltilen bir dava türüdür. İhya tasfiyeden dönme ve ve ek tasfiye olarak ayrılarak şirketlerin belirli durumları için uygulanmaktadır.

İhya belirli şartlara bağlıdır. Ek tasfiye, tasfiye sürecinin tamamlanmasından sonra ortaya çıkan sorunlar hakkında şirketlerin tekrar canlandırılarak sorunların ortadan kaldırılması ve devamında eksik işlemlerin tamamlanarak ortadan kaldırılması ve tekrar ticaret sicili nezdindeki tasfiyeden dönerek şirket tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak amacın değiştirilmesi ve faaliyete devamı sağlanır.

Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; davacı ...'in ihyası talep edilen şirketin ortağı ve tasfiye memuru olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 10/12/2021 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır.

Bakırköy .... Aile Mahkemesi'nin .... esas sayılı dava dosyasında davacı ile ihyası talep edilen şirketin ortağı olduğu bildirilen davacının eşi arasında boşanma davasının mevcut olduğu, iş bu dosyanın 31/03/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbire ilişkin karar verildiğinin görüldüğü, davacının ihya sebebi olarak; şirkette tespit edilen yolsuzluk ve hırsızlığın yetkili merciler nezdinde hukuk ve ceza dava işlemlerini fiilen yetki alamamalarından yapamadıklarını bildirdiği ve buna ilişkin talepte bulunduğu anlaşılmıştır.

Davacının eşi olan dava dışı ......'in davaya müdahale talebinde bulunduğu görülmüştür. Talep sonucu ve dava dilekçesi dikkate alınarak müdahale talebinde hukuki yarar bulunmadığından davaya müdahale talebinin reddine karar verilmiştir.

Somut olayda; ihyası talep edilen şirketin tasfiye memurunun davacı ... olduğu, tasfiyede genel kurula dayanak yapıldığı, hukuka aykırı bir sona erme durumunun olmadığı, tasfiyeden dönme veya ek tasfiyeyi gerektirecek bir delil de gösterilmediği, aile şirketlerindeki hukuki durumun, aile hukukuna ilişkin sorunlarla iç içe geçmesi, şirketin ihyasını gerektiren hukuki menfaat durumlarından olmadığı, kaldı ki davacının iddiaları ile ilgili olarak, ihyası talep edilen şirkete ilişkin açılmış olan bir hukuk ve ceza davasının da mevcut bulunmadığı, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı kanaatiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. HMK 114/1. h maddesi gereğince hukuki yarar şartı yokluğundan davanın REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,

  5. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

  6. Davalı tarafından dosyaya masraf depo edilmediği ve yargılama gider yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. 27/12/2023

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

talepdelillersavunmaİhyasıŞirketinhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim