Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/926 E. 2023/1273 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/926
2023/1273
30 Kasım 2023
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/926 Esas
KARAR NO : 2023/1273
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/10/2022
KARAR TARİHİ : 30/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/12/2023
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; davacının, ..... Teks. Gıda Per. Loj. Ve Tek. San. Tic. Ltd. Şti.'nin yüzde 65 payına sahip hissedarı olduğunu, davalının ise ilgili şirketin yüzde 35 hissedarı olduğunu ve aynı zamanda şirketin genel müdürü olduğunu, 2019 yılında davalı ile birlikte .... Teks. Gıda Per. Loj. ve Tek. San. Tic. Ltd. Şti.'ni kurduklarını, şirketi temsile yetkili müdür olarak atadıklarını, davacının çeşitli imkanlarını iş bu yeni kurulan şirketin büyümesi için yönlendirdiğini, ancak bir süre sonra davalının iş yerine gelmemeye başladığını, işleri takip etmediğini, bu durumun çalışanları zor durumda bıraktığını, işlerin durma noktasına geldiğini, davalıya davacı tarafından gerekli tüm imkanlar sunulmasına rağmen, şirket tarafından davalının kullanımı için kiralanan aracı davalının eşine tahsis emesi, işe gelmemesi, iş ile ilgili çalışma ve toplantılara katılmaması gibi, imza yetkili genel müdürü bulunduğu şirkete karşı görev ve yükümlülüklerini yerine getirmemeye yönelik davranışlara başlamasıyla şirketin daha zor bir süreç içine sokulduğunu, şirket çalışanlarının davacıya ilettiğinden anlaşıldığı kadarıyla, davalının yönetimsel becerilerinin, deneyim ve donanımının yükümlendiği müdürlük pozisyonuna çok da uygun olmadığının, bunlara ilişkin yanıltıcı bilgi verilmiş olabileceğinin ortaya çıktığını, davalının ekonomik sıkıntı yaşadığından bahisle davacıdan yüklü bir ödeme yapılmasını istediğini, davacının bu isteği reddettiğini bunun üzerine yasal sorumluluklarını yerine getirmeyi tamamen bıraktığını, davalının şirketin kiralar dahil bütün giderlerinin sadece davacı tarafından karşılandığını, şirketin neredeyse hiç gelir elde edemediğini, davalının şirket müdürlüğünden kaynaklı aylık ücret ödemelerinin dahi davacı tarafından davalının icra riski altında olduğunu bildirmesi nedeniyle davalının eşinin hesabına yapıldığını, şirketin tedarikçilerine yapılan ödemelerinin, SGK-Vergi, Kira, personel giderleri, kargo ödemelerinin dahi davacı tarafından karşılandığını, davalıya şirket işlerinde kullanması amacıyla kiralanan arabanın, masrafları davacı ve şirket tarafından ödendiği halde davalının eşi tarafından kullanıldığını, iş yerine gelmediğini, çalışanları denetlemediğini, yönlendirmediğini, aday ve mevcut müşteri görüşmelerine gitmediğini, işlerin devam etmesini engelleyici tarzda çalışanlara müdahale ederek hem çalışanlar üzerindeki denetim yükümlülüğünü kötüye kullandığını, yanlış bilgilendirmeler ile faaliyeti durdurucu çalışanları şirket zararına engelleyici eylemlerde bulunduğunu, şirketin tüm çalışanlarının iş sözleşmelerini haklı bir gerekçesi olmadan fiili çalışmayı durdurmak ve işçilere karşı şirketin tazminat sorumluluğuna neden olduğunu, ilgili şirketin sadece iki çalışanı olduğunu, şirketin çalışmasının, aynı adreste kurulu dava dışı şirket personeliyle desteklendiğini, bu destek olan personellere uyarı mesajları ileterek çalışmayı desteklemelerinin engellendiğini, iş yerinin tüm personelinin işten çıkarılmasının aslında fiilen işi durdurmak, iş yerini kapatmak manasına geldiğini, keyfi halde şirketi zarara uğratmak kastı ile iş sözleşmelerinin feshedildiğini, çalışanlara şirketin iş ve işlemlerini yapmamaları konusunda talimat maili gönderdiğini, davalının davacıdan istemiş olduğu yüksek miktardaki para talebi reddedildikten sonra, şirket ve işlerle ilgili olarak davalı ile iletişime geçemediklerini, ticari defter ve kayıtları inceleme hakkının engellendiğini, davalıya ihtarname çekildiğini, genel kurul toplanması talepli ihtarnamesine rağmen genel kurul toplanmaması nedeniyle Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile genel kurul toplanması ve bu amaçla şirkete kayyım atanması talepli dava açmışlar ise de, bu taleplerinin hukuka uygun geçerli bir nedeni olmadan reddedildiğini, kararın kesinleştiğini, davalının bu davaya da katılmadığını ve beyan sunmadığını, davacının ortağı olduğu şirketin nereye taşındığını bilmediğini, ticaret sicilde şirketin adresten taşındığını, şahsına ve şirkete ait eşyaları aldığını ancak yeni adresin davacıya bildirilmediğini, şirketin İTO'da gözüken adreste bulunmamasından kaynaklı olarak davacının cezai müeyyideye maruz kalma ihtimali olduğunu, davalının davacıya ve şirkete verdiği zararları karşılamak zorunda olduğunu anlayınca, dava dışı ..... şirketinde ortak olduğu iddiası ile Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile haksız ve hukuka aykırı olarak dava açtığını, davacı ve dava dışı ...... isimli çalışan aleyhine kişisel verileri ihlal suçundan suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturmanın kamu davası açılmasına yer olmadığına karar verildiğini, davacının .... Plus ve davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak kullanılan, kendisine ait, ..... tescil numaralı "......" ve "....." markalarının hak sahibi olduğunu, davacının her iki marka bakımından da markanın kullanımını geçici bir süre için, davalının temsil ve ilzama yetkili müdürü bulunduğu .... Tekst. Gıda Perakende Loj. Ve Tekn. San.Tic. Ltd.Şti.'ne (Kısaca ....) bıraktığını, ancak daha sonra, davalının marka hakkını kötüye kullanıldığını anlaması üzerine davacının, Bakırköy ..... Noterliği'nin 12.04.2022 Tarih, ..... Yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini ve kullanma izinlerinin kaldırıldığını, marka ihlali anlamına gelen davranışların sona erdirilmesini, markalarla ilişkili sosyal medya hesaplarının şifrelerini, domain ve ilişkili tüm materyalin kendisine teslimini talep ettiğini, davalının bu materyali halen iade etmediğini, bunun üzerine davalı hakkında, marka hakkını ihlal, haksız rekabet ve güveni kötüye kullanmak suçlarından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, ..... soruşturma sayılı dosyanın açık olduğunu beyanla tedbiren şirkete kayyım atanmasına, davalının genel müdürlükten azline, şirkete vermiş olduğu zararlara istinaden fazlaya ilişkin haklar saklı olmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL kadarlık kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın dayanaktan yoksun olduğunu, iddialarının somut olarak temellendirilmediğini, davacının hangi yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ve hangi zararın ortaya çıktığının, dürüstlük kuralının nasıl ihlal edildiğinin belirsiz olduğunu, soyut bir iddianın ötesine geçemediğini, davalının ne zaman işe gelmediğinin, hangi işi takip etmediğinin, çalışanların bu nedenle hangi zor durumları yaşadığının somut olarak ortaya konulamadığını, şirketin davalıya tahsis edilen arabayı eşine kullandırdığı iddiası kabul etmediklerini, davacının diğer iddiaları gibi bu iddiasının da delilsiz olduğunu, ayrıca bu iddianın dava ile ilgili olmadığını, bu aracın zarar gördüğü, ekstra giderlere katlanıldığı yada şirket kasasından son model arabalar alınması ve şirketin zarara uğradığının belirsiz olduğunu, işe gelmeme, çalışma ve toplantılara katılmama, iş yapma biçimiyle ilgili olarak yöneltilen şikayetin de davacı tarafından belli olmayacak şekilde iddia edildiği, davacı ile yıllardır birlikte çalıştıklarını, davacının birdenbire davalının beceriksiz olduğunu nasıl anladığını, yönetimsel beceri, deneyim ve donanımın olmadığını nasıl tespit ettiğinin belirsiz olduğunu, yine soyut ve mesnetsiz iddialarda bulunduğunu, şirketin, ortakların başlangıçta belirttiği üzere çalışmalarına başlayarak sürdürdüğünü, kimin nasıl çalıştığına ilişkin davacı tarafından şimdiye kadar herhangi bir itirazı olmadığını, gelir, gider ve çalışmalar ile ortaklar tarafından nasıl kararlaştırıldığıysa davalının öyle çalıştığını, gelir elde edilip edilmemesinin ticaretle ilgili bir olay olduğunu, gelirin sebebinin davalı olduğunun ispatı gerektiğini, müdürlük ücretinin nasıl ödendiğinin, şirket giderlerinin nasıl gerçekleştiğinin, bu dava ile ilgisi olmadığını ve bir şeyi ispatlamayacağını, davacının aklına gelen her şeyi kağıda döktüğünü, şirketin davalıya tahsis ettiği aracın davalının eşi tarafından kullanıldığı tahsis edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, doğru olduğu düşünülse bile bunun şirketi nasıl zarara uğrattığının açıklanamadığını, bu aracın ancak davacının da izni ile tahsis edilebileceğini, aracın kendi haberi olmadan tahsis ettiği iddiası olmadığını, aracın kimin kullandığının neyi değiştireceğini, kullanılan km ve benzinin şirketi zarara uğrattığının iddia edilmeye çalışıldığını, çalışmıyor ise davalıya neden araç tahsis edilerek, bir de maaş ödendiğinin gerçeklikten uzak olduğunu, davalının işi ve çalışanları denetlemediği, iş görüşmelerine gitmediği, müşterileri ihmal ettiği, davacının küçük düşürüldüğü, şirketin itibarını zedelediği, haksız rekabet olarak vasıflandırılacak eylemler yaptığı, sadakat yükümüne aykırı davrandığı, şirket çalışanlarının haklı neden olmaksızın işten çıkarıldığı, şirketin iş ve işlemlerini yapmamaları yönünde talimat maili gönderdiği, ticari defter ve kayıtların incelenmesinin engellendiği iddialarının gerçek dışı olduğunu, davalıya ihtarname gönderilmiş olmasının kanıt olmadığını, rakip şirket paylaşımlarına şirketin takipçilerinin göreceği şekilde beğeni yaptı şeklindeki iddianın belirsiz olduğunu bu nedenle cevap verilebilecek bir yanı olmadığını, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyasında davacının kendisinin de belirttiği şekilde davalarının reddine karar verilmiş olmasının, davacının haksız olduğunun ispatı olduğunu, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyasından bahsedildiğini, önceki ortaklıklarını reddeden davacının karşılık iş bu davayı açıldığını, davalıdan öç alma adına birçok başka dava ihbarname suç duyurusu gibi yöntemlere başvurulduğunu, hepsinin de asılsızlığını ortaya çıktığını veya çıkmakta olduğunu davacının iddialarını ispatlayamadığını, iddiaların hiçbirisinin kayyım atamaya, genel müdür azline ve tazminata gerekçe olamayacağını, davalının savcılık dosyasına sunduğu cevap dilekçesinin de ekte sunulduğunu beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahmiline verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... Teks. Gıda Per. Loj. Ve Tek. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtları, dava dışı .... Teks. Gıda Per. Loj. Ve Tek. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defterleri, banka kayıtları, bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, dava dışı .... Teks. Gıda Perakende Lojistik ve Teknoloji San. Tic. Ltd.Şti müdürü olan davalının şirket müdürlüğünden azli ve tedbiren kayyım atanması ve şirket müdürü olan davalının uğrattığı zararın davalıdan tahsili isteminden ibarettir.
Sorun: dava dışı şirket müdürünün şirket kusurlu olup olmadığının, azlinin gerekli olup olmadığının, tespiti ve kusurdan kaynaklı alacak miktarının subut ve miktarının tespitine ilişkindir.
Çözüm: Taraflarca sunulan delillerle, HMK, TBK, TTK, ve İİK bakımından değerlendirilmesinin yapılmasıdır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan kooperatif konusunda uzman hukuk bilirkişisi ve mali müşavir bilirkişi tarafından incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 11/09/2023 tarihli bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.
Ticaret sicil kayıtlarından; şirketin %65 oranında hissesinin davacıya, %35 oranında hissesinin davalıya ait olduğu, davalının münferiden imzaya yetkili müdür olduğu anlaşılmıştır.
TTK 553/1’e göre, kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.
TTK 369’a göre; YK üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralına uyarak gözetmek zorundadır. YK üyeleri şirket arasındaki hukuki ilişkinin kural olarak vekalet sözleşmesine dayandığı kabul edilmektedir. Bu doğrultuda vekil görevini belirli bir özenle yerine getirir ancak belirli bir sonucun sağlanması borcu ve bu sonuçtan sorumluluğu söz konusu değildir.
TTK 369 gerekçesinde “tedbirli yönetici” ölçüsü şu şekilde belirtilmiştir; “tedbirli yönetici ölçüsü, yönetim kurulu üyesinin kurumsal yönetim ilkelerine uygun olarak “işadamı kararı” (business judgement rule) verilebileceğini kabul eder ve riskin bundan doğduğu hallerde üyenin sorumlu tutulmaması esasına dayanır. Genel kabul gören kural uyarınca, duruma uygun araştırmalar yapılıp, ilgililerden bilgiler alınıp yönetim kurulunda karar verilmişse, gelişmeler tamamen aksi yönde olup şirket zarar etmiş olsa bile özensizlikten söz edilemez.” İşadamı kararı ilkesi bağlamında kusur; özellikle karar alma sürecinde göz önüne alınmakta ve mahkemelerin yerindelik veya amaca uygunluk değerlendirmesi yapması engellenmiş olmaktadır.
“Mahkemeler, bu davalarda, sadece tedbirli yönetici ölçütü çerçevesinde söz konusu kişilerin gerekli bilgileri edinmiş olup olmadıklarını ve bu süreçte gerekli özeni gösterip göstermediklerini değerlendirebilirler”. YK üyelerinin işadamı kararı ilkesinin korumasından yararlanabilmesi için gerekli şartlar şunlardır;
a-İşletmesel bir karar söz konusu olmalıdır,
b-YK üyesi bağımsız ve tarafsız olmalı, kişisel fayda veya başkaca bir yabancı etki altında olmamalı,
c. Uygun bilgi temeline dayalı hareket etmiş olmalı,
d. İyiniyetli olmalı,
e. Şirketin menfaatine hareket etmiş olmalıdır.
Davacının iddiaları arasında haksız rekabet iddiası da bulunmaktadır. Bilindiği üzere Haksız rekabet, TTK m.54 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, dürüstlük kuralına aykırı olarak ekonomik düzeni bozan, ekonomik düzenin aktörleri aleyhine sonuçlar doğuran hareket ve fiillerin tümünü ifade eder. Haksız rekabet hukuku da haksız fiilin bir türü olarak, haksız rekabet faili ile mağduru arasında dürüstlük kuralına uyma şeklinde hukuk düzeni tarafından tahmil edilen vazifeye muhalefet sebebiyle doğan bir zararı veya zarar tehlikesini bertaraf etmeyi amaçlayan hukuki bir kurumdur. Haksız rekabette korunan hak herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir hak olup bu hakkın mutlaka ticari bir işletme ile ilgili olmasına ve tarafların rakip olmasına da gerek yoktur.
Bilirkişiler incelemesi neticesinde, dava dışı .... Teks. Gıda Perakende Lojistik ve Teknoloji San. Tic. Ltd.Şti'nin ticari defterlerinin kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
İlgili şirketin incelenen 2021 ve 2022 yılı ticari defter kayıtlarında kira giderleri, araç kiralama giderleri ve şirket müdürü davalı ...’e müdürlük adı altında ücret ödemesi veya huzur hakkı ödemesi adı altında yapılmış herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığı, davacı tarafından sunulan CD içerisindeki bilgilerin İngilizce olduğu, bu haliyle inceleme yapılamadığı, davacının hesabından davalı'nın eşi olan dava dışı ..... adına gönderilen ödemeler toplamının 541.150,00 TL olduğu, davalıya ise 20.000,00 TL gönderildiği, dosyadaki mevcut deliller itibarıyla neye istinaden ve hangi amaçla ödeme yapıldığının tespitinin mümkün olmadığı ve kiralanan araca ilişkin davacı tarafından herhangi bir sözleşme sunulmadığı, banka ekstrelerinin incelenmesinde ödemesinin dava dışı ...... şirketi tarafından ödendiği, araç kullanımına ilişkin davacı tarafından herhangi bir prosedürün kanıt olarak sunulmadığı, davalının işe gelmemesi, toplantılara katılmaması, denetim görevini yerine getirmemesi şeklindeki iddiaların somut bilgi ve belgelerle davacı tarafından ispat edilemediği, dosyaya delil olarak sunulan kira kontratlarının incelenmesinde, dava dışı ...... şirketi adına gayrimenkulün kiralandığı, ..... Teks. Gıda Perakende Lojistik ve Teknoloji San. Tic. Ltd. Şti'nin alt kiracı olarak gözüktüğü, kira kontrat başlangıcının 28/03/2021 tarihi olduğu, kontratın ilgili şirkete kaşe basılarak şirket ortaklarından ...... tarafından imzalandığı, dava dışı ...... şirketinin kontrat tarihinden dava tarihine kadar geçen 18 aylık süre boyunca 6.372,00 TL kira faturasının ilgili şirket adına düzenlenmediğinin görüldüğü, .... Teks. Gıda Perakende Lojistik ve Teknoloji San. Tic. Ltd. Şti'nin iki adet çalışanı olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya celp edilen deliller, tarafların iddia ve savunmaları, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, somut olayda; dava dışı .... Teks. Gıda Perakende Lojistik ve Teknoloji San. Tic. Ltd. Şti'nin ticari defter kayıtlarında kira giderleri, yöneticilere ödenen herhangi bir ücret ödemesi ve araç kiralama ile ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığı, yönetimsel ve davacının iddia ettiği şekilde şirketin zarara uğratıldığına dair somut bir veriye ulaşılamadığı, davacının davasını ve iddialarını ispat edemediği anlaşılmış, bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85 TL harç peşin alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile eksik 99,07 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
-
Davalı tarafından dosyaya masraf yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/11/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20