SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1040 E. 2023/1272 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1040

Karar No

2023/1272

Karar Tarihi

30 Kasım 2023

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/1040 Esas

KARAR NO : 2023/1272

DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)

DAVA TARİHİ : 14/12/2021

KARAR TARİHİ : 30/11/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 29/12/2023

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP: davacı vekili özetle; Şirket müdürü olarak görev yapan davalının, yetkilerini kötüye kullanarak, davacıların hissedar olduğu ... nezdinde davacıların bilgisi haricinde genel kurul onayı olmaksızın ve TTK ve ilgili mevzuata aykırı olarak gerçekleştirdiğini, ortaklar kurulunda alınmış bir karar olmamasına rağmen şirket merkezinin fiilen kapatıldığını ve taşındığını, kuruluştan itibaren özellikle son 10-12 yıldır her ay düzenli olarak kar payı ödemesi yapılmasına ve aksi yönde bir karar olmamasına rağmen davacılar hesabına düşen kar payı ödemelerinin yapılmadığını ancak dava dışı diğer ortak ve davalı açısından bu ödemelerin artarak devam ettiğini, kuruluştan bu yana hissedar olarak şirketin mevcut konumuna gelmesinde büyük katkısı bulunan davacıların, şirket zararına olacak şekilde şirketteki görevlerine son verilerek şirkete giriş çıkışlarının engellendiğini, şirketin kuruluşundan bu yana her bir hissedarın şeffaf bir şekilde ulaşabildiği muhasebe, personel ve müşteri bilgilerinin davacılar ile detaylı bir şekilde paylaşılmamasına yönelik çoğunluk pay sahiplerince ortaklar kurulunda karar alınması ve bu karara binaen şirketin tüm bilgi ve belgelerinin hissedar davacılardan saklandığını, davacıların şirkete girmemeleri, mail adreslerinin derhal kapatılarak herhangi bir müşteri ile bağlantı kurmalarına engel olunduğunu, özellikle finans ve muhasebe işlemleri, şirket kar ve zararı, harcamaları yahut müşterilerle yapılan sözleşmelerdeki yıllık fiyat artışları konusunda davacılara bilgi verilmemesi yönünde şirket personelinin tembihlendiğini ve aksi şekilde davrananların işten atılmakla tehdit edildiğini, davacı hissedarların kullanımında olan araç, laptop, kredi kartı, telefon ve telefon hatlarının cebren davacıların elinden alınarak davacı hissedarların şirketle tüm bağlarının koparıldığını, şirketin kuruluş hissedarlarından olan ve sonrasında yıllarca müdürlük görevini yapan ...... isimli eski hissedarın, FETÖ soruşturması kapsamında 2021 Ocak ayında tutuklanması ve bu şahsa ait hisselerin, FETÖ soruşturmaları kapsamında KHK ile hemşirelik görevinden çıkartılan eşi .....'ya devredilmesi akabinde şirketin iştigal konusu olan yazılım işi ile uzaktan yakından bilgisi olmayan .....'nın davalı şirket müdürünün ortaklar kurulunda davacılar aleyhine karar almasında hisse çoğunluğu sağladığını, davalı ve FETÖ soruşturması kapsamında KHK ile görevinden ihraç edilen bu şahsın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek davcıların hissedarlık haklarını ihlal ettiklerini, FETÖ soruşturmaları kapsamında tutuklanan ve 17 yıldır şirketin her türlü işini bizzat yöneten ...... isimli şahsın eylem ve işlemlerinin geriye doğru araştırıldığını, şirketin bir çok hesabının kapatılan .... 'da bulunması nedeniyle bu araştırmanın şart olduğunu, suç teşkil edebilecek bir husus var ise bu konuda davalının ihbar yükümlüğü olduğu kendisine ihtar edilmesine rağmen davalı tarafından bu konuda aksiyon alınmadığını, davalının şirket müdürü sıfatı ile gerçekleştirdiği usul ve yasaya aykırı tüm işlem ve uygulamalar ile şirketi, davacıları ve diğer şirket çalışanlarını ciddi boyutta ve geri dönülemez zararlara uğrattığından ve uğratmaya devam edeceğinden yargılama aşamasında tedbiren şirkete yönetim kayyımı atanmasını, bunun mümkün olmaması halinde davacılardan birinin veya her ikisinin de tedbiren müdür atanarak davalı ve atanacak müdüre müşterek temsil yetkisi verilmesini,, yargılama süresince 3. Şahıslara karşı temsil ve ilzamda geçerlilik addedecek şekilde bu durumun ticaret sicilinde ilan edilmesini, davalı şirket müdürünün bu aşamada şirketin tek mal varlığı olan ve yazılımcı bilgisayar mühendisi olan tüm hissedarlar tarafından birlikte geliştirilen şirkete ait aplıcatıon, program ve yazılımları satma, kod değiştirme, zarar verme ihtimallerine binaen bu yazılım ve programlara ilişkin tüm kaynak kodları ve ticari sır teşkil eden bütün belgelerin devri, satışı veya değiştirilmesine engel nitelikte tedbir kararı verilmesini, yazılım mühendisi bir bilirkişi atanarak şirkete ait tüm sanal mal varlığının tespitini, mümkün ise tüm bu açık kaynak kodlarının mahkeme kasasında saklanarak şirket kasasına ve ticari defterlerine tedbiren el konulmasını, yahut uygulanacak tedbirin mahkemece belirlenmesini, müdür sıfatını haiz davalının haklı sebeple yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılarak müdürlük görevinden azline ve şirketi temzil, ilzam ve idare yetkilerinin kaldırılmasına yahut temsil yetkisinin davacılardan birinin veya her ikisinin de müşterek yetki ile müdür atanması suretiyle kısıtlanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretini davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Şirketin 100.000,00 TL sermayesinin her biri 25 TL nominal değerden 4.000 paya bölündüğünü, davacı ...’in şirketteki 600 payının 29.08.2012 tarihinde abisi .....’e devretdiğini, daha sonra 06.07.2021 tarihinde .....’den 600 payını yeniden alarak ortak olduğunu, 29.08.2012- 02.07.2021 tarihleri arasında şirkette çalışan statüsünde olduğunu, 06.07.2021 tarihinden itibaren de sadece ortak olduğunu, davacı ...’ın ise şirkette 960 paya sahip olduğunu, 2005 tarihi ile 15.4.2021 tarihi arasında şirketin münferit imza yetkili müdürü ve çalışan olarak, 15.4.2021 tarihinden 02.07.2021 tarihine kadar ortak ve çalışan olarak, 02.07.2021 tarihinden itibaren ise de sadece ortak olduğunu, davalı şirket müdürü ...’ın ise şirkette 1280 paya sahip olduğunu, 15.2.2016 yılından beri şirkette müdür ve aynı zamanda şirket çalışanı olduğunu, dava dışı ...... ’nın ise 05.09.2012 tarihinden itibaren şirketin 1160 payının eşi ......’dan alarak şirket ortağı olduğunu, şirket ortaklığı dışında şirkette herhangi bir görevi olmadığı gibi aynı zamanda şirket çalışanı da olmadığını, ......’nın 25.01.2021 tarihine kadar şirket müdürü ve çalışanı olarak şirkette görev aldığını, davacıların, şirketten çalışan olarak ayrılıktan sonra, çalışan olarak devam etmiş gibi şirket aleyhine olacak şekilde, şirketin çıkarından ziyade hakları olmadığı halde kendi şahsi çıkarlarını fiilen ve yasal kılıf altında dayattıklarını, olayları şahsileştirip, davalı şirketi çalışanlar ve müşteriler nezdinde zor durumda bıraktıklarını, yaklaşık olarak daha 1 ay müdür seçilmiş olduğu halde, davalının şirketi yönetme hakkına saygı duymadıklarını, sürekli fiili ve yasal kılıf altında sorun çıkardıklarını, şirket müdürünün, davalı şirketin işlerine enerjisinin tamamını vermesine engel olduklarını, böylece şirketin zaman, emek, para ve itibar kaybına, maddi ve manevi zararına eylemler gerçekleştirdiklerini beyanla davacıların gerçeğe, yasaya, hakkaniyete ve dürüstlük kuralına aykırı, maddi dayanağı olmayan, soyut ve kötü niyetli ihtiyati tedbir, el koyma talebi ile diğer tüm usul ve esas yönünden talep ve davalarının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

DELİLLER:

Dava dışı ...'nin ticaret sicil kayıtları, Sgk kayıtları, ticari tefterler, bilirkişi raporu

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava dava dışı ...'nin şirket müdürünün yönetim yetkisini kötüye kullandığı iddiası ile şirket müdürünün azli isteminden ibarettir.

Davada tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava sonuçlandırılmıştır.

Mahkememizce aldırılan 31/01/2023 tarihli bilirkişi raporu ve aynı doğrultudaki 25/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporu birlikte bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.

Bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere dava dışı ...'nin ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu ve lehine delil niteliği taşıdığı anlaşılmıştır.

Dava Dışı ...'nin son ortaklık yapısının hisse oranlarının; davalı ... %32, dava dışı ...... %29, davacı ..... %24, diğer davacı ... %15, şeklinde olduğu şirketin ticari defter ve ticaret sicil kayıtlarından tespit edilmiştir.

Limited şirketlere ilişkin TTK. m. 644 hükmünün yollamasıyla, limited şirket müdürlerinin sorumluluğuna, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dair hükümler uygulanır. Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, esas itibariyle kusura dayalı bir sorumluluktur. Bu nedenle kusursuzluğunu ispat eden üye sorumluluktan kurtulur (TTK. m. 553). Kusur sorumluluğunun esasen zarar, kusur, hukuka aykırılık ve illiyet bağıdır. Yönetim kumlu üyelerinin sorumluluğunun doğabilmesi için bu unsurların tümünün gerçekleşmesi gerekir.

Limited şirketin müdürlerinin devredilmez görev ve yetkileri arasında, Şirketin yönetimi için gerekli olduğu takdirde, muhasebenin finansal denetimin ve planlamanın oluşturulması şirket finansal tablolarının, yıllık faaliyet raporunun ve gerekli olduğu takdirde topluluk finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun düzenlenmesi hususları da girmektedir. Bu görevler dikkate alındığında, şirket müdürü olan ve bu yetkisine dayanarak şirket adına bir takım bankacılık işlemleri yapan davalının, şirketin defter ve kayıtlarının tutulmasından da sorumlu olması gerektiği açıktır.

Genel kusur sorumluluğundan farklı olarak TTK. m. 553 hükmü, kusursuzluğun ispatını karşı tarafa (yönetim kurulu üyelerine) yüklemiştir. Ancak bu istisna dışında yönetim kurulu üyelerinin sorumluluk şartlan ile genel kusur sorumluluğunun şartlan arasında bir fark bulunmamaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin kusursuz olduklarını ispat edememeleri durumunda, onların mutlaka sorumlu olmaları gerektiği anlamına gelmez. Bunun için ortada bir zararın, hukuka aykırılığın ve zarar ile hukuka aykırılık arasında illiyet bağının bulunduğunun ayrıca ispatlanması gerekir. Bu unsurlardan birisinin gerçekleşmemesi (kanıtlanamaması) halinde, sorumluluk doğmaz. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, yapılan işlemler sonucunda bir zararın oluşması halinde, bu zarar nedeniyle yöneticilerin sorumluluğuna gidilebilmesi için işlemi yapan yöneticilerin kusurlu olduklarının da ayrıca kanıtlanması gerekir. Bir başka deyişle, basiretli davranmakla yükümlü olan bir yöneticinin yapmaması gereken işlemlerin davalı tarafından yapılmış olduğunun ve bunun sonucunda da bir zararın meydana geldiğinin kanıtlanmış olması gerekir. Aksi takdirde enflasyon ve kur farkı da dahil olmak üzere şirketin uğramış olduğu her türlü işletme zararının yöneticilerden tahsili imkanı doğmuş olur ki, böyle bir sonuç, yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin hükümlerin düzenlenme amacıyla bağdaşmadığı gibi ticari işletmenin kar edebileceği gibi yapmış olduğu faaliyetin taşıdığı ticari riskler nedeniyle zarar etme ihtimalinin de bulunması, özelliğiyle de bağdaşmaz.

Celp edilen deliller, tarafların iddia ve savunmaları, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde, tüm dosya kapsamına binaen;

Somut olayda; şirketlerin en temel hedefi ana faaliyet konusunda nakit yaratmak olduğu düşünüldüğünde dava dışı şirketin incelenen 2017-2018-2019-2020-2021 yılları finansal tablolarından, ana faaliyetlerinden gelir ve kar elde ettiği, dolayısıyla dava dışı şirketin sürekli kar kaydeden bir şirket olduğu, iş bu dönemlere ilişkin gelir tablosu hesaplarına yönelik incelemeler neticesinde şirketin temel hedefi olan ana faaliyetlerinden nakit yaratma hedefinden uzaklaşmadığının anlaşıldığı, net satışlarını artırarak sürekli yüksek tutarlarda gelir kaydeden bir şirket olduğunun görüldüğü,. dava dışı şirketin incelenen dönemlere ilişkin sermayesinin pozitif olduğu, kaydi değerler üzerinden borca batık durumda olmadığı, dava dışı şirketin 2004-2020 yılları Olağan Genel Kurul Toplantısında kar dağıtımının müzakereye açıldığı, geçmiş yıl karlarına ait kar dağıtımı yapılmamasına oy birliği ile karar verildiği ve muhalefet şerhinin bulunmadığı, dava dışı şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında kar dağıtımının müzakereye açıldığı, kar dağıtımı tutarının 1. Temettü de dahil olmak üzere brüt 935.000,00 TL dağıtılmasına oy çokluğu ile karar verildiği ve bu karar ile ilgili olarak muhalefet şerhinin bulunduğu, dava dışı şirketin 05.06.2021 tarih 2021/05 sayılı ortaklar kurulu kararı ile 2019-2020 yılı karından 241.294,12 TL’nin kar payı olarak dağıtılmasına oy birliği ile karar verildiği, ilgili karar ile 2019 yılından 215.996,76 TL tutarında kalan kar dağıtımının yapılarak tamamlandığının görüldüğü, dava dışı şirketin 2019 yılına kadar olan kar dağıtımının tamamının gerçekleştirildiği, 2020 yılı karından 241.294,12 TL – 215.996,76 TL = 25.297,36 TL tutarında kar dağıtımının yapıldığı, yapılan bu kar dağıtımı ile 2020 yılından 2.803.952,64 TL ve 2021 yılından ise 3.507.762,08 TL tutarında kar dağıtımının yapılmadığı tespit edilerek; kar elde edilmediği/kar payı dağıtılmadığı, davacıların şirketteki görevlerine son verilmesi, araç ve ekipmanlarına el konulması, bilgi alma ve defter inceleme taleplerinin reddedildiği iddiası ile yazılımla ilgisi olmayan kişilerin şirkete ortak olduğu iddiaları bakımından, davalı müdürün azlini gerektiren haklı bir sebebin varlığından bahsedilemeyeceği, bu bakımdan davacının iddiasını ispat edemediği, şirket merkezinin genel kurul kararı olmaksızın taşındığı iddiasının ise, davalının aynı zamanda iş insanı vasfını taşıdığı, şirketin tebliğ ve yazışmalarında adres sorunu yaşamadığı, faal olduğu, kazanç durumunda olduğu, davalının şirketi ...... 'da bulunan şubeden yönetmesinin, sıklıkla şirketin faaliyetlerinde şirketin ........ şubesinin kullanılmasını şirketin faaliyetlerinde somut bir zarara ol açmadığı, şirket yöneticisinin tüm faaliyetlerini bir merkezde toplamasının ağır bir kusur veya kötü niyet olarak kabul edilemeyeceği, mahkememizce yapılan yazışmalarda şirket merkezinin değişmediği anlaşılmakla, bu durumun TTK.'da belirtilen temsil yetkisinin kaldırılması ve kısıtlanması sebeplerini de taşımadığı anlaşılmakla; davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davanın Reddine,

  1. Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85 TL harcın peşin alınan 59,30 TL harçtan mahsubu ile eksik 210,55‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

  2. Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  3. HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,

  4. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya ödenmesine,

  5. Davalı tarafından yapılan ‭136,1‬0 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya ödenmesine,

  6. HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,

Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/11/2023

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

talepdelillerŞirketTicarisavunma(Yöneticilerinİlişkin)Azlinehüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim