SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/996 E. 2023/1212 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/996

Karar No

2023/1212

Karar Tarihi

16 Kasım 2023

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/996

KARAR NO : 2023/1212

DAVA : Alacak

DAVA TARİHİ : 01/11/2017

KARAR TARİHİ : 16/11/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 08/12/2023

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP:

Asıl dava davacı-karşı dava davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurt çapında faaliyet gösteren akaryakıt dağıtım firması olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 04/02/2009 tarihli Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin, davalı bayiye işbu sözleşme ile hem işletmekte olduğu akaryakıt istasyonunun baştan sona tüm yapımını ve kurulumunu sağladığını hem de akaryakıt ürünleri tedarik ettiğini, davalı tarafa ait akaryakıt istasyonuna müvekkili şirket tarafından 343.424 USD nakdi yatırım bedeli ve 489.340 TL yatırım bedeli dışında borç para verildiğini, bu bedellerin davalıya ait taşınmazda (yatırımlar nedeniyle) ve davalının mal varlığında (borç verilen bedelin iade edilmemesi sebebi ile) sebepsiz bir zenginleşme yarattığını, bayilik sözleşmesinin sona erdirilmesi neticesinde davalı bayiye yapılan tüm yatırım bedellerinin ve borç olarak verilen bedellerin iadesi taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ve protokollere göre talep edildiğini ancak işbu bedellerin müvekkili şirkete ödenmediğini, davalı ile ilk olarak 28/08/2008 tarihli ön sözleşme imzalandığını ve davalıya yatırım amacıyla 250.000 TL nakdi kredi verildiğini, davalı murise ait İstanbul İli, .... İlçesi, .... Köyü, ..... parselde kayıtlı taşınmaza gerekli olan akaryakıt istasyonu inşaatının ve yatırımlarının müvekkili şirket tarafından karşılanması kaydıyla bir istasyon kurulması ve söz konusu istasyonun intifa hakkının 15 yıllığına müvekkiline verilerek tarafların 5 er yıllık olmak üzere en az 15 yıl süre ile bayilik ilişkisini devam ettirmelerine karar verildiğini, söz konusu taşınmaz üzerine müvekkili tarafından yatırım yapılacak olması nedeni ile davalı ile müvekkili şirket arasında akdedilen anlaşmalar gereği 02-02-2009 tarihinden geçerli olmak üzere 15 yıllığına müvekkili şirket lehine intifa hakkı tesis edildiğini ve aynı taşınmaz üzerine 04-02-2009 tarih ve ..... yevmiye sayılı resmi senet gereğince 400.000 TL bedelle 1. derece olmak üzere limit ipoteği tesis edilerek, davalı ...... ’in müvekkili .... Ürünleri Pazarlama A.Ş’ den aldığı ve alacağı petrol ürünleri bedelleri, krediler, almış olduğu teçhizat ve mevcut veya akdedilecek sözleşmelerdeki hükümler, şartı cezailer ve bu alacakların faizleri dahil her ne sebep ve surette olursa olsun borçlu bulunduğu ve borçlanacağı tutarlar ile kendisine verilen krediler ve yatırım bedellerinin teminat altına alındığını, işbu hususlar bayilik sözleşmesinde ve ipotek resmi senedinde yer aldığını, davalı muris ...... ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşmeler gereği müvekkili şirketin davalıya taahhüt etmiş olduğu edilmlere ilişkin 250.000 TL lik 5 adet 50.000 TL bedelli olmak üzere toplam 250.000 TL bedelli çek verildiğini, bu çekler davalı tarafça 20/01/2009 tarihinde bizzat imza karşılığı elden teslim alındığını ve davalı tarafça işbu çek bedelleri bankadan tahsil edildiğini, taraflar arasında akdedilmiş tüm sözleşme, taahhütnameler ve protokollerde yer alan yükümlülükler müvekkili şirket tarafından yerine getirilmiş olmasına rağmen davalı tarafça verilen taahhütlerin hiç bir şekilde yerine getirilmediğini, davalı tarafa yapılan yatırım bedellerinin karşılıksız bir yatırım bedeli olmamakla birlikte davalıya verilen kredi bedeli haricinde kurumsal kimlik uygulaması ile davalı murise ait istasyonda değer kazancı da sağlanarak davalı murisin mal varlığında sebepsiz zenginleşme olduğunu, diğer taraftan bayiye yapılan yatırım ve verilen kredinin iade şartlarını düzenlemek için 07-06-2009 tarihinde ayrıca bir protokol imzalandığını ve bu protokol gereğince taraflar arsında ilk 5 yıllık bayilik sözleşmesi akdedilmesi ve sözleşmenin tamamlanması halinde bayinin kendisine ilk dönemde kullandırılan kredi ve yatırımların toplamı olan 323.424 USD nin tamamının şirkete geri ödeneceğini, ikinci 5 yıllık sözleşmenin akdedilmesi ve sözleşmenin tamamlanması halinde 1/2 sini şirkete ödeyeceği geri kalan 1/2 lik kısmın ise bayiye hibe edileceği, üçüncü 5 yıllık sözleşmenin akdedilmesi ve sözleşmenin tamamlanması halinde ise yatırımın tamamının bayiye hibe edildiğinin kabul edileceğinin kararlaştırıldığını, yani davalı tarafça ilk 5 yıllık sözleşme süresinin sona ermesi veya sürenin bitiminden öncesinde sözleşmenin feshedilmesi halinde yatırım bedellerinin tamamının iadesi yönünde anlaşma imzalanmış olmasına rağmen davalı tarafın borcunu ödemekten kaçındığını, davalı mirasçılar tarafından Beyoğlu ...... Noterliği 25/11/2015 tarih ve ..... yevmiye nolu ihtarı ile intifanın terkini talep edildiğini, bu durumda davalı mirasçıların müvekkili şirket ile akdedilen sözleşmeler gereği 15 yıllık bayilik yapılacağı yönündeki inancının ortadan kalktığını gösterdiğini, davalıların intifa terkini talepleri ve 5 yıllık sözleşmenin sona ermesi ile birlikte yeniden müvekkili şirket ile davalılar arasında bayilik ilişkisi kurulamayacağının anlaşılması üzerine Bakırköy ..... Noterliğinin 10/12/2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı murisin mirasçılarına 323.424 USD olan borçlarının ödenmesinin ihtar edildiğini, karşılıklı ihtarlar sonrasında davalı mirasçılar tarafından Rekabet Kuruluna intifa hakkının terkini için başvuruda bulunulduğunu, Rekabet Kulunun 29/06/2016 tarih ve ........ sayılı yazısı ile intifa hakkının Rekabet Kurulunun .... sayılı tebliğ gereğince dikey anlaşmalarda sözleşmelerle birlikte intifa ve benzeri yararlanma hakkı veren sözleşmeler için 5 yıl sınırı getirilmiş olması sebebi kaldırılması yönünde karar beyan edildiğini, işbu kararın kendilerine tebliği sonrasında Bakırköy ..... Noterliğinin 10/02/2017 tarih ve ...... yevmiye nolu intifa hakkının terkini vekaletnamesi hazırlandığını ve davalılar vekili Av. .... 'a 10/02/2017 tarihinde elden teslim edildiğini, taraflar arasında yeniden bayilik sözleşmesi akdedilmesi ihtimalinin tamamen ortadan kalkması sebebi ile protokol şartlarına dayanılarak yatırım bedellerinin iadesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalı muris ......'e borç olarak 30/12/2009 tarihinde 489.340 TL bedelli çek verildiğini ve davalı tarafından bu bedel bankadan tahsil edildiğini ancak bugüne kadar müvekkili şirkete iade edilmediğini, müvekkili şirketin, 2009/12 ayında mal alımında ve bir kısım borçlarının ödenmesi hususlarında kullanılmak üzere davalının talebi doğrultusunda ...... Bankasına ait 30/12/2009 tarihli ve 489.340 TL bedelli çeki davalıya borç olarak verdiğini, davalı muris ......'in işbu çeki aynı gün bankaya ibraz ederek çek bedelini tahsil ettiğini, davalı tarafça bu bedel çekin bankaya ibrazı ile tahsil edildiğinin ancak geri ödemesi yapılmadığını, bu nedenle de davalının yatırım bedeli haricinde müvekkili şirkete 489.340 TL daha borcu bulunmakta olup, işbu davada bu bedelinde tahsili için de taleplerinin bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından muris ......'e iade edilmek üzere ödenen 323.424 USD nin (bir daha bayilik sözleşmesi yapma imkanı kalmamış olması sebebiyle) Bakırköy ..... Noterliğinin 10/12/2015 tarih ve ..... yevmiye nolu ihtarnamesi ile talep ettikleri 10/12/2015 tarihinden itibaren sözleşmesel faizi hesaplanarak tahsilini, diğer alacak bedeli olan 489.340 TL nin ise davalıya ödeme yapılan 30/12/2009 tarihinden itibaren sözleşmesel faizi ile tahsili yönünde karar verilmesinden bahisle davanın kabulü ile davalı taraftan olan alacaklarının sözleşmesel faiz ile tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir, dava değerini 489.340,00 TL ye arttırmıştır.

Karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurt çapında faaliyet gösteren akaryakıt dağıtım firması olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 04/02/2009 tarihli Bayilik Sözleşmesi imzalandığnıı, muris ......'e ait olan ve şuanda mirasçılarına intikal eden taşınmaz üzerine müvekkili tarafından yatırım yapılacak olması nedeni ile davalı ile müvekkili şirket arasında akdedilen anlaşmalar gereği 02-02-2009 tarihinden geçerli olmak üzere 15 yıllığına müvekkili şirket lehine intifa hakkı tesis edildiğini ve aynı taşınmaz üzerine 04-02-2009 tarih ve ..... yevmiye sayılı resmi senet gereğince 400.000 TL bedelle 1. derece olmak üzere limit ipoteği tesis edilerek, davalı ....... ’in müvekkili ..... Pazarlama A.Ş’den aldığı ve alacağı petrol ürünleri bedelleri, krediler, ariyeten almış olduğu teçhizat ve mevcut veya akdedilecek sözleşmelerdeki hükümler, şartı cezailer ve bu alacakların faizleri dahil her ne sebep ve surette olursa olsun borçlu bulunduğu ve borçlanacağı tutarlar ile kendisine verilen krediler ve yatırım bedelleri teminat altına alındığını, iş bu hususlar bayilik sözleşmesinde ve ipotek resmi senedinde yer aldığını, müvekkil şirketin, davalı bayiye işbu sözleşme ile hem işletmekte olduğu akaryakıt istasyonunun baştan sona tüm yapımını ve kurulumunu sağladığını hem de akaryakıt ürünleri tedarik ettiğini, bununla birlikte davacı tarafa 343.424 USD (250.000TL si çek olarak tahsil edilmiştir.) ve 489.340 TL yatırım ve kredi verdiğini ve bu bedellerin nası geri ödeneceği de taraflar arasında akdedilen ve asıl dava dilekçesinin ekinde yer alan protokolle sabit olduğunu, işbu protokole göre taraflar 15 yıl sürecek bir bayilik ilişkisi kurarak başlatmış oldukları ticari faaliyetlerinde müvekkili şirkete, dava dilekçesinde iddia edildiği üzere 02/02/2014 tarihinden Rekabet Kuruluna başvuru tarihine kadar intifa kaldırılsın talebiyle başvurmadıklarını, yani davacının talepleri haksız ve hukuka aykırı olduğunu, çünkü müvekkili şirket tüm hukuki işlemlerini ......'e güvenerek yaptığını ancak vefatı üzerine mirasçılarından da bu iyi niyeti koruma beklentisine girerek hata ettiğini fark ettiğini, bu nedenle de davacıdan olan alacakları nedeni ile asıl zarara uğrayan müvekkili şirket olup, işbu karşı davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının RKHK nın 58/3 maddesi gereği talep ettikleri tazminat bedeli için, sözleşmelerinin feshi, ihbar sürelerine uyularak fesh edildiğini, sözleşmenin yürürlükte olduğu sürelerdeki kanuna aykırılık iddialarını ispatlaması gerektiğinin açıkça bilindiğini, davacı tarafından sözleşmenin feshine ilişkin herhangi bir bildirimde dahi bulunulmadığı gibi, talep halinde intifanın kaldırılmasının rekabet kurumuna başvurularak işleme almak istemelerinin kendi kötü niyetli hareketleri olduğunu, bu nedenle de gerçek olmayan tazminat taleplerinin yerinde bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında akdedilmiş tüm sözleşme, taahhütnameler ve protokollerde yer alan yükümlülükler müvekkili şirket tarafından yerine getirilmiş olmasına rağmen davalılar ve karşı davacılar tarafça verilen taahhütler hiç bir şekilde yerine getirilmediğini, bu nedenle de haksız itiraz ve haksız karşı davalarının kabulü mümkün olmadığından bahisle asıl dava yönünden davanın kabulüne, karşı dava yönünden davanın reddi ile, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA:

Asıl dava davalılar-karşı dava davacılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin miras bırakanı muris ... ile davacı şirket arasında 04/02/2009 tarihinde 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, bayilik sözleşmesinin geçerli olabilmesi için İstanbul ili, Çatalca İlçesi, ... ... Mevkii, 10/915 cilt/sayfa numarasında, .... parsel üzerinde 02.02.2009 tarihinde Çatalca Tapu Müdürlüğünün ..... yevmiye sayılı işlemi ile müvekkillerin miras bırakanı ... ve müvekkillerinden ... tarafından, bayilik sözleşmesi çerçevesinde davacı lehine 15 yıl süreyle intifa hakkı kurulduğunu, muris ...'in 08.03.2010 tarihli kira sözleşmesi ile akaryakıt istasyonunun işletmesini dava dışı ..... Petrol Ürünleri İnş.San.Tic.Ltd.Şti.'ne kiraya verdiğini, bu süreçte dağıtıcı firma davacı olarak faaliyetine devam ettiğini, 25.02.2011 tarihinde ise dava dışı .... Petrolleri San.veTic.Ltd.Şti.ile muris arasında kira sözleşmesi imzalandığını, akabinde davacı şirket dava dışı .... Petrolleri ile 26.04.2011 tarihinde bayilik sözleşmesi imzaladığını, davacı şirketin özellikle murisin vefatından sonra intifa hakkına dayanarak, aralarında organik bağ bulunan şirketlerle, bayilik ilişkileri kurduğunu, muris ...'in 08.09.2013 tarihinde vefat ettiğini, Rekabet Kurulu'na yapılan başvuru sonrası Rekabet Kurulu'nun 29.06.2016 tarih, .... sayılı kararı ile dikey ilişkinin sonlandırılması gerektiği kararı çıktığını ve gerekçeli kararın tebliği sonrasında intifanın kaldırılması için Bakırköy .... Noterliğinin 10.02.2017 tarih, .... yevmiye sayılı vekâletnamesi davacı şirket yetkilisince düzenlenerek teslim edildiğini, müvekkillerince 16.02.2017 tarihinde söz konusu gayrimenkul üzerindeki davacı lehine olan intifanın kaldırıldığını, Rekabet Kurumu tarafından .... sayılı tebliğ ile tanınan grup muafiyeti koşullarının Rekabet Kurumunun 12.03.2009 tarihinde yayınlanan duyuru ile akaryakıt sektöründe bayilik sözleşmeleri ile bağlantılı olarak yapılan intifa ve benzer etkiye sahip ekipman, kredi, kira gibi ayni ve şahsi hakları içeren sözleşmelerin, rekabet yasağının süresini fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağı, bu tür anlaşmaların varlığı halinde beş yılı aşan süreler bakımından ortadan kalkacağının kamuoyuna açıklandığını, buna göre akaryakıt sektöründe bayilik sözleşmeleriyle bağlantılı olarak yapılan intifa, kira, ekipman, kredi ve benzeri etkiye sahip sözleşmelerden bu tebliğ gereği muafiyetten 5 yıl süreyle yararlanabileceği, 5 yıllık süre sonunda tebliğ ile tanınan grup muafiyeti dışında kalarak 4054 sayılı RKHK m. 4'e aykırı hale geleceği sonucunun ortaya çıktığını, davacı şirketin iştigal ettiği faaliyet konusu gereği bu tebliğden ve duyurudan bilgisinin olduğu her türlü izahtan vareste olduğunu, somut olayda taraflar arasında 04.02.2009 tarihli 5 yıllık bayilik sözleşmesinin bitiş tarihinin 04.02.2014 olduğunu, sözleşme gereği verilen intifa tarihi 02.02.2009 olup, normalde davacı tarafça terkin ettirilmesi gereken tarihin 02.02.2014 olduğunu, davacı tarafça müvekkilleri aleyhine, sözleşme gereği aldıkları teminat ipoteğini paraya çevirmek adına Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası ile başlattıkları icra takibi tarihinin 16.12.2014 olduğunu, davacı tarafça muris ...'in 08.09.2013 tarihinde vefat ettiğinin bilindiğini, müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takibinin açıkça davacı ile muris ... arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin, davacı tarafça devam etme iradesinin sona erdiğini gösterdiğini, davacının muris ...'e imzaladıkları 04.02.2009 tarihli bayilik sözleşmesinin süre sonunda devam etmeyeceğini bildikleri ve devam edeceği konusunda ayrıca mutabakata da varmadıklarının açık olduğunu, davacının gerek 2002/2 sayılı tebliğ ve ilgili duyuru, gerek taraflar arasında yapılan bayilik sözleşmesi gereğince davacının, 4074 sayılı Kanun

1.56'nın sebepsiz zenginleşme hükümlerine yollaması ile, TBK m.82 gereğince sözleşmenin süresinin sona erdiği ve iade hakkını öğrendiği tarih olan 04.02.2014 tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde huzurdaki davayı açmış olması gerektiğini, bu nedenle huzurdaki davanın ve tüm taleplerinin zamanaşımı itirazları nedeniyle reddi gerektiğini,

davacı tarafça müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatılması ile birlikte davacı tarafından bayilik sözleşmesinin devam ettirilmeyeceği sonucu ortaya çıktığından, davacının sebepsiz zenginleşme iddiasıyla inkişaf bedellerini talep etmesinin de mümkün olmadığını, 05.06.2009 tarihli taahhütname gereği 5 yıllık sözleşme süresinin bitiminde veya süresinden önce fesih hallerinde geri ödeneceği ifade edilmiş olmakla 04.02.2009 tarihinden 04.02.2014 tarihine kadar bayilik sözleşmesinin muris veya müvekkillerce de feshedilmediğinin açık olduğunu, bayiye ödenen paranın iade edileceğine dair açık bir sözleşme hükmü bulunmadığını, Rekabet Kurumunun 12.03.2009 tarihli duyurusu

gözetildiğinde, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu protokol ve

taahhütname başlıklı belgelerin özellikle tarihleri başta olmak üzere adı geçen

belgelerin üzerinde oynandığı kanaati oluştuğunu, bu nedenle şüpheli belgelerin muris ... tarafından imzalanmış olduğunun hiçbir suretle kabul edilemez olduğunu, taahhütnamede yer alan dökümlerin toplam tutarınin 323.424 USD olduğunu, Rekabet Kurumu tarafından 2002/2 sayılı tebliğ ile tanınan grup muafiyeti koşullarının Rekabet Kurumunun 12.03.2009 tarihinde yayınlanan duyuru ile tebliğ gereği muafiyetten 5 yıl süreyle yararlanabileceği, 5 yıllık süre sonunda tebliğ ile tanınan grup Muafiyeti dışında kalarak 4054 sayılı RKHK m. 4'e aykırı hale geleceği sonucunun ortaya çıktığını, bunun sonucunda da davacı tarafın, kalan 10 yıllık süre için muris ...'in iradesini sakatlayarak taahhütnamede yer alan dökümlerin toplam tutarının 323.424

USD nin çek tarihi olan 30.12.2009 tarihli döviz satış kuru karşılığı (1 TL - 1,513

USD) 489,340.00-TL lik .... Bank- ...... Şubesi ... numaralı

çeki düzenlediğini ve davacı şirket sahibi ...... 'ın hemşerisi, akrabası ve çalışanı olan ..... isimli kişiye teslim ettiğini, .... 'inde muris ...'i

bankaya götürerek, çeki ... üzerinden tahsil edilip, parayı aldığını ve

muhtemel davacının veya kendisinin hesabına yatırdığını, davacı lehine İstanbul ili, .... İlçesi, .... Mahallesi, .... Mevkii,

10/915 cilt/sayfa numarasında, ..... parsel üzerinde 02.02.2009 tarihinde kurulan intifa

her ne kadar 16.02.2017 tarihinde kaldırılmış ise de halen hazırda 01.03.2016 ve

28.03.2016 tarihlerinde davacı tarafça tapudaki intifa hakkına dayanarak dava

.... İstasyon İşletmeciliği A.Ş. ile kira sözleşmesi düzenlendiğini, kira sözleşmesi ile son olarak 21.02.2017 tarihinde ... numarası ile

Lisans alındığını, davacı şirketin kötü niyetli olduğunu, bugüne kadar gelen süreçte tamamen davacının hâkimiyetinde olan şirketler üzerinden müvekkillerinin taşınmazı üzerinde davacı tarafça faaliyet gösterildiğini, davacı şirket ile, dava dışı ..... ortakları aynı kişiler olduğundan

arasında organik bağ bulunduğunu, dava dışı ...... 'in yetkilisi, ....'nin de yetkilisi olan ...... olduğunu, .... Petrollerinin ortağı olan ..... 'in Jandarmaya verdiği

İfadesinde ..... İstasyonlarının da sahibi olduğunu açıkça beyan ettiğini, taraflar arasında imzalanan 28.08.2008 tarihli ön sözleşme md. 7 gereği yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olarak kararlaştırıldığını savunmuştur.

Karşı dava dilekçesinde özetle ; davacı- karşı davalı şirket,

04.02.2009 tarihli bayilik sözleşmesinin bir zorunluluğu olarak almış olduğu intifa ya da yanarak bir kısım girift ilişkilerle müvekkillerine ait taşınmazda bulunan akaryakıt istasyonunu uhdesinde tuttuğunu ve halen daha tutmaya devam ettiğini, karşı

davalının bu davranışı nedeniyle müvekkillerinin, kendilerine ait olan akaryakıt

İstasyonunu hiçbir şekilde kullanamadıklarını, Rekabet Kurumu tarafından .... sayılı tebliğ ile tanınan grup muafiyeti koşullarının Rekabet Kurumunun 12.03.2009 tarihinde yayınlanan duyuru ile akaryakıt sektöründe bayilik sözleşmeleri ile bağlantılı olarak yapılan intifa ve benzer etkiye

Sahip, ekipman, kredi, kira gibi ayni ve şahsi hakları içeren sözleşmelerin, rekabet

yasağının süresini fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağını, bu tür anlaşmaların varlığı halinde beş yılı aşan süreler bakımından ortadan kalkacağı yönündeki düzenlemesi ile

söz konusu istasyonda karşı davalı tarafından 02.02.2014 tarihinde intifanın kaldırılması gerekmekte iken, kendilerince Rekabet Kurumuna yapılan başvuru neticesinde 16.02.2017 tarihinde intifa kaldırıldığını, dolayısıyla karşı davalının intifa hakkının taşınmaz üzerinde kalmaya

devam etmiş olması ve bu haktan yararlanması ve halen daha yararlanıyor olması RKHK m 4'e açıkça aykırı olduğunu, somut olayda, söz konusu istasyonu intifaya dayalı olarak uhdesinde tutan

karşı davalının bu davranışı nedeniyle müvekkillerinin zarara uğramış olduklarının açık olduğunu, zira müvekkillerinin istasyonu hiçbir şekilde kendilerinin kullanamadıkları ve bu nedenle de

İşletemediklerini, bilineceği üzere uygulamada akaryakıt sektöründe bayilik sözleşmesi ile

birlikte bu sözleşmenin ayrılmaz parçası olarak alınan intifa hakkı 5 yıldan fazla süreli olarak alındığını, .öylelikle bayi açısından 5 yıllık süre sonunda rekabet etmeme yükümlülüğünün ortadan kalkması engellenmekte ve bayilik sözleşmesinin fiilen uzatılmasının sağlandığını, yani, bayiinin dağıtıcıya bağımlı kalmasının hedeflendiğini, bu

halde de dağıtım şirketleri açısından alternatif dikey bütünleşme modeli oluşturularak,

Bayilerin pazarın dışında bırakılması sağlandığını, dolayısıyla da uzun süreli intifa nedeniyle bayiinin gerçek anlamda sözleşme serbestisine sahip olması ve başka

dağıtım şirketleriyle sözleşme imzalaması engellendiğini, rekabeti engelleyici bir durum ortaya çıktığını, karşı davalının rekabeti engelleyici bu davranışları nedeniyle, intifanın kalkması gereken tarih olan 02.02.2014 tarihinden bugüne kadar müvekkillerinin kazanç kayıplarının istasyonun özellikleri de baz alınarak tespiti ile tespit edilen bu zarar miktarının RKHK m. 58/lll gereğince 3 katı tutarında tazminata hükmedilmesini talep etme zorunluluğu doğduğundan bahisle asıl davanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğundan yetkisizliğine, zamanaşımı def'i gözetilerek davanın reddine, esastan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karşı davanın müvekkillerinin uğramış olduğu zarar miktarının tespiti ile tespit edilen zarar miktarının HMK m.107 gereği fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla

Şimdilik 5.000-TL'sinin davacı-karşı davalıdan RHKH m. 58 gereği 3 katı

tutarında belirlenerek karşı davalıdan, işleyecek avans faizi ile birlikte

Tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf davacı-karşı davalıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı-karşı davacı ... vekili davayı 09.03.2022 tarihinde ıslah ederek 25.903,25- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte karşı davalıdan alınarak, davalı-karşı davacı ...'a ödenmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Banka yazı cevapları, bilirkişi raporu ve ek raporları, dosya kapsamındaki deliller ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Asıl dava, alacak talebinden ibaret olup, karşı dava uğramış olunan zararın tespiti ile tahsili taleplerinden ibarettir.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava sonuçlandırılmıştır.

Mahkememizce aldırılan bilirkişi kök ve ek raporları bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.

Davacı- karşı davalı ... Pazarlama A.Ş. ile müteveffa ...... arasında 04/02/2009 tarihli Bayilik Sözleşmesinin akdedildiği ve müteveffa ...... adına tapuda İstanbul İli, ..... İlçesi, .... Köyü Mevkii adresinde kain, ... Pafta, Ada, .... Parsel no.'da kayıtlı gayrimenkul ve üzerindeki akaryakıt satış ve servis noktası için davacı şirket lehine intifa hakkı tesis edildiği, müteveffa ......'e bayilik verildiği ve istasyonun işleteceği konularında anlaşıldığı (m.1), sözleşmenin süresinin 5 yıl olduğu (m.11); sözleşmenin ayrılmaz parçası olarak akdedilecek protokol vs. eklerin 04/02/2009 tarihli Bayilik Sözleşmesi ile özellikle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuatın emredici hükümlerine uygun olacağının (m.17) kararlaştırıldığı, 28/08/2008 tarihli Ön Sözleşme uyarınca, davacı-karşı Davalı ... Petro Ürünleri Pazarlama A.Ş. tarafından davalı- karşı davacıya (......'e) 250.000 TL nakdi kredi (50.000TL tutarlı 5 adet çek) kullandırılacağının kararlaştırıldığını, ancak 04/02/2009 tarihli Bayilik Sözleşmesinde kredi için verildiği iddia edilen çek bedellerinin geri iadesine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğini gibi 28/08/2008 tarihli Ön Sözleşme ile 20/01/2009 tarihli Ek Protokol ve Taahhütname'den de bahsedilmediğini; ayrıca 20/01/2019 tarihli Ek Protokol'de 250.000TL tutarındaki 5 adet çekin bayi kazanım bedeli olarak hibe olarak verildiğinin belirtildiğini, dolayısıyla 250.000 TL tutarlı 5 adet çek bedelinin 04/02/2009 tarihli Bayilik Sözleşmesi kapsamında geri iadesinin talep edilemeyeceği, 05/06/2019 Tarihli Taahhütname'de 323.424 USD kredi ve yatırım kalemlerinin 04/02/2009 tarihli Bayilik Sözleşmesinin beş yıllık sözleşme süresinin bitiminde veya süresinden önce fesih hallerinde davacı- karşı davalı şirkete iade edileceği belirtilmişse de; 05/06/2009 Tarihli Taahhütname'de “28/08/2008 tarihli Ön Sözleşmede yer alan şirket taahhütlerinin işbu taahhütnamede yazılı ve fülen gerçekleşen kredi ve yatırımlar şekliyle değiştirildiğinin kabulü” amacıyla alındığı belirtildiğinden ve 04/02/2009 tarihli Bayilik Sözleşmesinin akdedilmesiyle 28/08/2008 tarihli Ön Sözleşmenin uygulama imkanının kalmaması sebebiyle 323.424 USD kredi ve yatırım kalemlerinin geri iadesinin talep edilemeyeceği, 07/06/2009 Tarihli Protokol'de de müteveffa ......'in 323.424 USD kredi ve yatırım kalemlerini 04/02/2009 tarihli Bayilik Sözleşmesinin ilk 5 yıllık dönemi sonunda sözleşme feshedilirse iade edileceği, ikinci 5 yıllık süre için anlaşılırsa süre sonunda 15'sinin geri iade edileceği, üçüncü 5 yıllık dönem için anlaşılırsa süre sonunda geri iade edilmeyeceği ve hibe edilmiş olarak kabul edileceği konusunda anlaşılışsa da, söz konunu 07/06/2009 Tarihli Protokolün bayilik sözleşmesi ve intifa hakkı süresini 15 yıla uzatması sebebiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun ile 2002/2 Tebliğ ve buna ilişkin mevzuata aykırı olduğu için geçersiz olduğunu; bu hususunun Rekabet Kurulunun 29/06/2016 tarihli ....... dosya sayısı ve ......... karar sayılı kararı ile de tespit edildiğini, ayrıca 07/06/2009 Tarihli Protokolde yer alan 323.424 USD kredi ve yatırım kalemlerinin 04/02/2009 tarihli Bayilik Sözleşmesi akdedilmesine yönelik olan 28/08/2008 tarihli Ön Sözleşme uyarınca davacı şirketinin taahhütleri olduğunu; dolayısıyla 04/02/2009 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ile ilgili mevzuata aykırı olan 07/06/2009 Tarihli Protokole dayanılarak 323.424 USD kredi ve yatırım tutarlarının istenemeyeceği, davacı-karşı davalı ... Pazarlama A.Ş.nin keşideci, müteveffa ......'in lehtar olduğu ...... Nolu 30/12/2009 Tarihli 489.340 TL Tutarlı Çekin müteveffa ...... tarafından 30/12/2009 tarihinde ibraz edilerek tahsil edildiği kural olarak çekin ödeme aracı olarak işlev gördüğünü ve sebepten soyut (mücerret) bir kambiyo senedi olması sebebiyle, davacı-karşı davalı ... Pazarlama A.Ş.nin söz konusu çeki müteveffa ......'e kredi / borç için verdiğinin ispatlanamadığı, zamanaşımı itirazının intifa hakkının terkin tarihi dikkate alınarak ve 323.424 USD kredi ve yatırım tutarlarının raporlarla sabit olacağı şeklinde istenemeyeceği anlaşılmakla reddine karar verilmiştir. Karşı dava yönünden; 04/02/2009 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve bu kapsamda tesis edilen intifa hakkının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ile 2002/2 sayılı Tebliğ uyarınca azami beş yıl süre ile akdedilebileceği, buna aykırı olarak akdedilen 07/06/2009 Tarihli Protokol ile bayilik sözleşmesi ile intifa hakkının 15 yıla uzatılmasının mümkün olmadığı, nitekim 04/02/2009 sayılı Bayilik Sözleşmesi ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Kanunu ile ilgili mevzuata aykırı olarak akdedilen Protokole dayanarak intifa hakkının terk edilmesi ve davacı-karşı davalı şirketin intifa hakkına dayalı olarak taşınmaz ve üzerindeki akaryakıt istasyonundan yararlanmaya devam etmesinin davalıların- karşı davacıların zararına yol açtığı ve onların kazanç kaybına yol açtığını, davacı-karşı davalı ... Pazarlama A.Ş.nin intifa hakkının terkin edileceği ve 04/02/2009 tarihli Bayilik Sözleşmesinin 5 yıllık sürenin sonunda sona ereceği 04/02/2014 tarihinden intifa hakkının terkin edildiği 06/02/2017 tarihleri arasında dava dışı şirketlerle yaptığı kira sözleşmelerinden elde edeceği, ettiği toplam 46.050 TL.nin davalıların- karşı davacıların zararı / kazanç kayıpları olarak kabul edilmesi gerektiği, bu tutarın üzerindeki kazanç kayıplarının davalılar-karşı davacılar tarafından açıklanıp ortaya konulması gerektiği, sözleşme süresinde Rekabet Kurumu’nun almış olduğu kararlar

neticesinde değişiklik ve sürede bir kısalma olduğu, davalıya sözleşme süresi başında yapılan yatırımların fizibilite hesaplamalarının

sonucu olarak yani 15 yıl süreyi kapsayan yatırımlar olduklarına ilişkin yatırımlar olduğu, sektörel olduğuna ilişkin 05/05/2022 tarihli 1.ek rapor olduğu, 06/01/2023 havale tarihli 2.ek raporda ....... tarafından yapılan yatırımların 15 yılı kapsayan yatırımlar olduğu tarafların beraberce tapuda tescil ettikleri 15 yıllık intifa hakkı sicilinden anlaşıldığı, taşınamaz yatırımlar saha betonu, altyapı tesisatı ve tank taşınamaz yatırımlar olduğu, davacı tarafından istasyona yapılan kalıcı yatırımların, geriye kalan ve kullanılamayan

süreye tekabül eden kısmının, kıstelyevm usulüyle, talep edilebileceği, saha betonu, altyapı tesisatı, ve tank yatırımlarının taşınamaz yatırımlar olduğu ve

istasyona değer kattıkları, davalı-karşı davacı ... vekili davayı 09.03.2022 tarihinde ıslah ederek belirtilen miktarın 3 katı olan 138.150,00 TL nin baz alınarak bu miktarın miras hissesi oranında müvekkiline tekabül eden 25.903,25- TL ye yükseltmiş ise de, kök raporun 20. Sayfasının 7.maddesi dikkate alınarak miras hisse oranı ve veraset hissesi de dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, 4054 sayılı Kanununun 58/3 maddesi uygulanmamıştır.

20/06/2019 tarihli celsede davalı-karşı davacı ...'e vekilinin çekildiğinin 12/02/2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ yapıldığı, davacı vekilinin de davayı takip etmediğini belirttiği anlaşılmakla ...'in açtığı karşı davayı takip etmemesi nedeniyle HMK 150/1-4. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, ... vekilinin harcını yatırarak davayı yenilemediği, ek dava açarak birleştirme talep etmediği, 13/12/2018 tarihli celsede davalı-karşı davacı ..., ..., ..., ... bakımından mazeret beyanı sunulmamış olmakla ve vekalet görevi de yasal 15 günlük süre de dolduğu anlaşılmakla davacı-karşı davalılar ...., ..., ..., ... tarafından takip edilmeyen karşı davanın HMK 150. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olup bu tarihten itibaren 3 aylık yasal süresi içinde davanın yenilenmediği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

  1. Asıl davanın REDDİNE,

  2. Karşı davanın miraçsılar ....., ...... (mirasçı) ..... bakımından 13/12/2018 tarihinde müracaata bırakıldığı ve yenilenmediği anlaşılmakla 13/03/2019 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

  3. Mirasçı ...... yönünden 20/06/2019 tarihinde davanın müracaata bırakıldığı anlaşılmakla 20/09/2019 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

  4. Karşı davanın mirasçı ... yönünden kısmen kabulü ile 8.634,41 TL nin (davacının talep ettiği miras hissesi dikkate alınarak) dava tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte karşı davalı ...den tahsili ile bu davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

Asıl dava bakımından:

  1. Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85 TL harç peşin alınan 85,39 TL, 8.272,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 8.087,54 TL hükmün kesinleşmesine müteakip talep halinde asıl dava davacı. karşı dava davalıya iadesine,

  2. Asıl dava davacı. karşı dava davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  3. Asıl dava davalı. karşı dava davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 74.507,60 TL avukatlık ücretinin asıl dava davacı. karşı dava davalıdan tahsili ile adı geçen asıl dava davalı. karşı dava davacı ...'a ödenmesine,

  4. Asıl dava davalılar. karşı dava davacılar tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderlerinin asıl dava davacı. karşı dava davalıdan tahsili ile asıl dava davalılar. karşı dava davacılara ödenmesine,

Karşı dava bakımından:

  1. Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 589,81 TL harç için peşin alınan 14,50 TL, karşı dava harcı 85,39 TL, 442,36 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 47,56 TL harcın asıl dava davacı. karşı dava davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

  2. Davalı. karşı davacı ... tarafından yapılan toplam harç miktarı 448,76 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul edilen kısımları dikkate alınarak takdiren 149,57 TL. yargılama giderinin davacı. karşı davalıdan tahsili ile davalı. karşı davacı ...'a ödenmesine,

  3. Davalı. karşı davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 8.634,41 TL avukatlık ücretinin davacı. karşı davalıdan tahsili ile davalı. karşı davacı ...'a ödenmesine,

  4. Davacı. karşı davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.268,84 TL avukatlık ücretinin davalı. karşı davacı ...'dan tahsili ile davacı. karşı davalıya ödenmesine,

Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı-karşı davalı vekili Av ..... ile davalı-karşı davacı ... vekili Av. ..., davalı-karşı davacı ...... vekili Av. ...'ın yüzlerine karşı diğerlerinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

16/11/2023

Başkan ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Katip ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

talepdelillerhükümsavunmaAlacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim