SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/969 E. 2023/1028 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/969

Karar No

2023/1028

Karar Tarihi

16 Ekim 2023

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/969 Esas

KARAR NO : 2023/1028

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

DAVA TARİHİ : 31/10/2022

KARAR TARİHİ : 16/10/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili şirkete ait 4.000,00-USD değerinde fatura edilmiş, Çin'den ithal edilen menkul malı İstanbul-Ankara illeri arası taşıma amacıyla İstanbul'dan teslim almış fakat taşıma sırasında davaya konu menkul mal kaybedilmiştir. müvekkili şirket tarafından birçok kez firmaya ulaşılarak taşımaya konu malın akıbetinin sorulduğunu fakat davalı tarafından malın akıbeti hakkında herhangi bir bilgi verilmediği gibi talep edildiği halde malın bedelininde müvekkili şirkete ödenmediğini, ardından müvekkili şirketçe kaybolan malın zararının telafisi için, davalıya Küçükçekmece .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı numarasıyla taşımaya konu taşıma senedi, ticari fatura ve gümrük belgeleri de sunularak ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe, takip konusu borca, ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, itiraz sonucunda taraflar arasında arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştiğini ancak anlaşmaya varılamadığını, Türk Ticaret Kanunu Md/875 uyarınca : "... Taşıyıcı eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek sure içinde, eşyanın ziyamdan, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur...” şeklinde belirtildi anılan kanun hükmünde de açıkça yer verildiği üzere sorumluluk malın teslimi ile taşıyıcıya geçeceğini ve varış noktasında gönderilen tarafından teslim alınıncaya kadar sorumluluğun taşıyıcıya ait olduğunu, davaya konu olayda da Çin'den ithal edilen menkul malın müvekkili şirkete teslim edilmek üzere gönderildiğini, davalı firma tarafından teslim alınan malın müvekkili şirkete kesinlikle teslim edilmediğini, akıbetleri hakkında bilgi verilmediğini, taşıyanın sorumluluğu taşınmak için eşyanın teslim alınmasından başlayacağını ve teslimine kadar devam edeceğini, sorumluluk ziya ve hasar ile gecikmeyi kapsayacağını, ziya veya hasar eşyaya verilen zararı ifade ettiği için koruyamamadan doğan zararı da içereceğini, ziya veya hasar eşyaya bağlı olduğu için sebep zararları dikkate alınmayacağını, Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğu üzere taşıyıcının zıya, hasar ve gecikmeden kaynaklanan sorumluluğunun hukuki niteliğinin bir kusursuz sorumluluk hali olduğunu, taşıyıcının bu sorumluluktan kurtulabilmesi için ancak kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği bir somut olgunun varlığını ispat etmesi gerektiğini, bu noktada ispat yükünün tamamıyla taşıyıcıya ait olup gönderene veya gönderilene herhangi bir külfet yüklenemeyeceğini, Davaya konu olayda ise davalı tarafından teslim alınan makina herhangi bir sebep gösterilmeksizin zayi edildiğini, zayi edildiği gibi müvekkili şirketin zararının da tazmin edilmediğini, iş bu sebeple yargılamaya esas icra takibini başlatmanın zaruri hale geldiğini, Sonuç olarak yukarıda belirtilen tüm nedenlerle; taşıma esnasında malın ziyasından kaynaklı olarak başlatılan ilamsız icra takibinde müvekkili şirketin davalıdan mevcut alacağının sabit olacağını, davalı müvekkili şirketin zararını tazmin etmediğinden müvekkili şirket nezdinde ciddi bir mağduriyet söz konusu olduğunu, bilirkişi incelemesi yapıldığı takdirde bahse konu makinanın piyasa değerinin çok daha yüksek olduğunun görüleceğini, açıklanan nedenlerle müvekkili şirketin alacağı için yapılan takipte icra takibine, borcun tamamına ve borcun tüm ferilerine borçlu tarafından itiraz edildiğinden ve borcun tamamı da hâlihazırda ödenmediğinden işbu itirazın iptali davasını açma ve davalı borçlunun, icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini talep etme zorunluluğu doğduğunu, belirterek, davalının, icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz eden davalının alacağın (Takibin Başlatıldığı Miktar Olan 4.000,00-USD (56.343,60 TI) Üzerinden Olmak Üzere) %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, takibin başlatıldığı miktar olan 4.000,00-USD üzerinden tespit edilecek olan yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... E. dosya ile icra takibi başlatıldığını ve ödeme emrinin tebliğ edildiğini, haksız ve kötü niyetle kazanç elde etmeye yönelik iş bu takibe müvekkili tarafça itiraz edildiğini, Davacı tarafın icra takibine dayanak olarak göstermiş olduğu Ambar Tesellüm Fişi içeriğinde değerli eşya niteliğinin gözükmediğini, buradaki fahiş miktarın neye dayalı olarak müvekkili tarafa yöneltildiğinin belli olmadığını, Bu sebeple müvekkili taşıma sözleşmesi uyarınca taşıyıcı firmanın sorumluluğunun taşıma bedelinin 3(üç) katıyla sınırlı olduğunu, müvekkili firmanın çalışma koşulları ile genel taşıyıcılık kuralları ve yönetmelikler göz önüne alındığında: "Gönderen, Kargo'nun varış noktası, cinsi, miktarına, içeriğine ve alıcıya ilişkin gerekli bilgi belgeleri tam ve doğru olarak Taşıyıcı'ya bildirmek zorunda olduğunu, yanlış ve eksik bildirimden doğacak her türlü sorumluluğun gönderene ait olduğunu, taşımacılık hizmetinin sorumluluk alanları ile sınırlı olduğunu, gönderenin yöneltmiş olduğu miktarda alacağı olmadığını, her hangi bir belge değerli mal olduğunu veya değerini bildiren faturayı Ambar Tesellüm Fişi ile işletmek zorunda olduğunu, Davacının burada teslim alınan fakat teslim edilmeyen eşyanın değerini belirten faturayı veya beyanlarını bildirmediğini, söz konusu bildirim yükümlülüklerine uymadıkları gibi kaybolan malın zararının tazmini için taşıma bedelinin 3(üç) katı ile taşıyanın sorumlu olduğunu fatura kabulüyle zaten bildiklerini, yapılan takiple zarar olarak belirtmiş oldukları ve delil listesinde belirtmiş oldukları faturalar- cari hesaplar ile Çin'den İthal edilmiş herhangi bir malın faturasını sunmalarının gayet mümkün olduğunu, taşıma esnasında bildirilmeyen ve daha sonradan sunulacak her hangi bir faturanın delil olarak sunulmasına itiraz ettiklerini, davacının bu faiş bedelini müvekkili tarafa ne denli sorumluluk yükleterek yönelttiklerinin belli olmadığını, çünkü gönderen olarak yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı taşınan malın cinsinin, miktarının, bedelinin ne olduğunu belirtmediğini ve taşıyan müvekkili davalı tarafından bilinmediğini, müvekkili tarafa yöneltilen haksız ve mesnetsiz şekilde iş bu itirazın iptali davası ile konu edilen faiş miktarların yersiz isteklerden ibaret olduğunu, izah edilen nedenlerle: müvekkili hakkında başlatılan icra takibinde4.000,00 USD ( 14.0859 Kur ile 56.343.60 TL” ye ilişkin ödeme emrine, borca, işlenmiş faize, ve takibe ilişkin diğer tüm ferilere itirazlarını tekrarla sorumluluk ve talep edilen bakiye faiş miktar açısından haksız ve mesnetsiz iş bu davanın reddi gerektiğini, belirterek, iş bu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı davacı hakkında takip konusu alacağın 9620'sinden az olmamak üzere tazminata mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER : faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Dava, davacının, bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.

Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.

(Kapatılan)Küçükçekmece ... İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 4.000,00 USD asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren Merkez Bankası Azami Mevduat Faiz Oranları faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.

Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.

Bilirkişi 30/08/2023 tarihli raporunda;Davacı şirketin 2021 yılında e-defter mükellefi olduğu, yevmiye ve kebir defterlerinin e-berat bildirimlerinin Maliye İdaresine yasal süresinde bildirildiği, envanter defterinin ise yasal defter tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, Davalı şirketin 2021 yılında e-defter mükellefi olduğu, yevmiye ve kebir defterlerinin e-berat bildirimlerinin Maliye İdaresine yasal süresinde bildirildiği, envanter defterinin ise incelemeye sunulmadığı, bu haliyle yasal defterlerin davalı lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Dava konusu olayın; Ambarlı Gümrük'ten davalı şirkete kargonun teslim edildiği ancak kargonun kaybolduğu belirtilerek kaybolan kargonun davacının Çin'den aldığı makineler olduğu, bedellerinin 4.000,00 USD olduğu ve davalıdan talep edilmesinden kaynaklandığı, Dava dışı ...., Ltd. Şirketi tarafından davacı şirkete 08.06.2021 tarihinde 4 adet 4.000,00 Usd değerin de metal kavanoz kapağı kesme kalıbı içerikli fatura düzenlediği, Davalı ... şirketi tarafından davacı şirkete 26.05.2021 tarihli ve ... numaralı ambar tesellüm fişinde alıcının davacı ... olarak göründüğü, 4palet kargonun alındığı, ambar tesellüm fişinin teslim alan kısmında imza bulunduğu, söz konusu 4 palet kargo için taşıma irsaliyesi ve e-arşiv fatura düzenlendiği ve bu belgelerde de 4 palet ürün olduğunun belirtildiği ancak 4palet ürünün ne olduğu konusunda bir bilgi bulunmadığı tespit edilmiş olup söz konusu paletlerin davacı şirkete teslim edildiğini gösterir herhangi bir bilgi/belgeye dosya münderecatında ulaşılamadığı, İstanbul - Ankara arasında gerçekleştirilen bu taşımacılığın “ulusal karayolu ile eşya taşınması” kapsamında yapılan bir taşımacılık olması nedeniyle taraflar arası uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK” nun 4. Kitap — Taşıma işleri hükümleri ile çözülmesi gerektiği, Davalı taşıma şirketinin 26.05.2021 tarihinde ambar tesellüm fişi düzenleyerek teslim aldığı kargoyu alıcısına teslim edilmediğinin görüldüğü, davaya konu kargonun alıcısına teslim edilmemesinden davalı taşıyıcının %100 sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, İncelemeye sunulan yasal defterlerde davalı tarafça davacıya düzenlenen 27.05.2021 tarih ve ... numaralı ve 938,10 tutarlı E-Arşiv faturanın davalı yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı ancak davacı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura içeriğinin 4 adet palet açıklaması ile ... Liman'dan ... merkeze davacı ... şirketine nakliye bedeli olduğu tespit edilmiştir ancak palet içeriğinin ne olduğu hususunda bir tespit yapılamamış olup takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, Sayın mahkeme davalı şirkete teslim edildiği iddia edilen kargoların davacı şirketin Çin'den gelen makineleri olduğu ve bedelinin 4.000,00 USD olduğu kanaatinde ise dava tarihi itibariyle davacının talep edebileceği 4.000,00 USD bedelin TL karşılığının 74.597,60.-TL olarak hesaplandığı, Davaya konu kayıp olan ürünlerin kaybından sorumlu olan davalı taşıma şirketinin “taşıyıcının sınırlı sorumluluk” hakkında yararlanıp yararlanamayacağının taktirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, taşıyıcının sınırlı sorumluluk tutarının 15.250,40 TL olarak hesap edildiği, Davaya konu taşımacılıkta; Sayın Mahkeme davalı taşıma şirketinin davacıya tazmin ödemesine hükmetmesi durumunda; davacının talep ettiği 4.000,00USD bedelin TL karşılığı olan 74.597,60.-TL'sının mı ödeneceği veya sınırlı sorumluluk ilkesi gereği hesaplanan 15.250,40 TL'sının mı ödeneceği hususunda takdirin Savın Mahkemeve ait olduğu belirtilmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşme yurtiçi eşya taşımaya ilişkin olduğuna göre 6102 sayılı TTK’nın 850 vd. madde hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. TTK’nın 850 vd. maddelerine göre tarafların sorumluluklarının ve bu sorumluluklarının yerine getirilmemesi halinde doğacak hakları ile bunların sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir.

Taşıma nedeni ile meydana gelen ziya ve hasar sonucu oluşan zararın tazmininden sözedilebilmesi için öncelikle taşıyıcının sorumluluğunun belirlenmesi, sorumluluğun doğması halinde ise tazmin edilecek zararın kapsamı ve sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir.

TTK’nın 875. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.

Taşıyıcının bu yükümlülüğüne karşın eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olması halinde gönderen veya gönderilene TTK’nın 889. maddesi gereğince bildirimde bulunma yükümlülüğü yüklenmiştir. Buna göre eşyanın açık zıyaı veya hasarının en geç teslim sırasında teslim edene bildirilmemesi halinde yani ihtirazi kayıtsız kabul edilmesi durumunda eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğinin varsayılacağı maddede karine olarak öngörülmüştür. Taşıyıcının sorumluluğu için karinenin aksi, eşyanın taşıyıcıya teslimden sonra gönderilene ulaşmasına kadar geçen süreçte hasara uğradığının ispat edilmesi gerekmektedir.

Taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasında genel sebepler ve özel sebepler ayrımı yapılmış olup taşıyıcı ancak TTK'nın 875/2, 876 ve 878. maddesinde gösterilen hallerin mevcudiyetini ispat etmek suretiyle mesuliyetten kurtulabilir.

6102 sayılı TTK’nın 878. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince hasarın gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama sonucu oluşması halinde doğan zarardan taşıyıcı sorumlu tutulamayacaktır. Yine maddenin 2. fıkrasına göre her hangi bir zararın hal ve şartlara göre 1. fıkrada öngörülen bir sebebe bağlanmasının muhtemel bulunduğu durumlarda zararın bu sebepten ileri geldiği de kabul edilecektir.

Gerçekten TTK’nın 862. maddesi gereğince ambalaj ve işaretleme yükümü gönderene yüklenmiştir. Bu hükme göre eşyanın niteliği kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. Bununla birlikte ambalajlama gönderene ait olsa bile taşıyıcının malın sağlam ve tam olarak teslimi sorumluluğu çerçevesinde gerek istifleme gerekse ambalaj itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında denetleme görevi mevcuttur. Bir başka deyişle yetersiz ambalaja rağmen ihtirazi kayıt koymaksızın taşımayı kabul eden taşıyıcının meydana gelen zararda müterafik kusurunun (TBK m. 52) bulunduğunun kabulü gerekir.

Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen hasarından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda ise tazmin edilecek zararın kapsamı ve sınırları TTK’nın 880. maddesi gereğince belirlenecek olup bu tazminat, eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekmektedir. Maddenin 3. fıkrasında eşyanın değerinin piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edileceği belirlenmiştir. Eşya, taşınmak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır.

Bu şekilde belirlenerek ödenecek tazminat ise 6102 sayılı TTK 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeleri uyarınca, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir.

Ancak TTK’nın 886. maddesi uyarınca taşıyıcı veya TTK’nın 879. maddede belirtilen kişiler zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalle sebebiyet verdiklerinin ispat edilmesi halinde sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaklardır.

Yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı, buna göre TTK’nın yukarıda anlatımı yapılan hükümleri dikkate alınarak uyuşmazlığın çözümüne yönelik araştırma ve inceleme yapılması gerekmekte olup,

Uyuşmazlıkta; dava dışı ..., Ltd. Şirketi tarafından davacı şirkete 08.06.2021 tarihinde 4 adet 4.000,00 Usd değerin de metal kavanoz kapağı kesme kalıbı içerikli fatura düzenlediği, davalı ... şirketi tarafından davacı şirkete 26.05.2021 tarihli ve ... numaralı ambar tesellüm fişinde alıcının davacı ... olarak göründüğü, 4 palet kargonun alındığı, ambar tesellüm fişinin teslim alan kısmında imza bulunduğu, söz konusu 4 palet kargo için taşıma irsaliyesi ve e-arşiv fatura düzenlendiği ve bu belgelerde de 4 palet ürün olduğunun belirtildiği, taraflar arasında bir taşıma sözleşmesinin bulunduğu, gönderinin dava dışı alıcıya teslim edildiğine dair teslimat bilgisine rastlanmadığı ve bu sözleşme uyarınca davalıya taşınması için verilen emtianın alıcıya teslim edilmemesinin, davalının pervasızca hareketi nedeniyle sebep olduğu bu sebeple davacının uğradığı zarardan fatura bedeli karşılığınca sorumlu olduğu değerlendirilmiş ve alacağın belirlenebilir ve dolayısıyla likit olması dikkate alınarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmüş, takibin başlatılmasında davacının haklı olduğu kanaati ile taleple bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın kabulü ile 4.000,00. USD asıl alacak yönünden davalının Küçükçekmece ... İcra müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına;

  2. Kabul edilen değer olan 4.000,00. USD'nin (takip tarihi itibariyle 56.343,60. TL) takip tarihi itibariyle dolar kuru üzerinden hesaplanarak tespit edilen %20'si oranında 11.268,72. TL olan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  3. Alınması gerekli 3.848,79 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 689,05 TL harcın mahsubuyla bakiye ‭3.159,74‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

  4. Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 689,05 TL peşin harç olmak üzere toplam ‭769,75‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 4.095,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  6. AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  7. Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

  8. Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzünde davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/10/2023

Katip ...

¸(e-imzalıdır)

Hakim ...

¸(e-imzalıdır)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Kaynaklı)delillerİtirazınİptaliSözleşmesi(Taşıma

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim