SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/991 E. 2023/473 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/991

Karar No

2023/473

Karar Tarihi

30 Mayıs 2023

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/991 Esas

KARAR NO : 2023/473

DAVA : Tazminat (Saklama Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 04/11/2022

KARAR TARİHİ : 30/05/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILMA TARİHİ : 06/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Saklama Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava, davalı antreposuna teslim edilen ürünlerin zarar gördüğü iddiasıyla açılan tazminat davasıdır.

Davacı, dava dilekçesi ile özetle; davalının antreposunda saklanan sekiz adet alüminyum folyosu bobininin gerektiği gibi saklanmaması nedeniyle ıslanıp oksitlendiğini, malların antrepodan çıkması evresinde bobinlerin üzerinde su ve pas lekelerinin çekilen fotoğraflardan görülebileceğini, müşterilerinden birinin oksitlenme nedeniyle malzemeleri kabul etmediğini, davalının malları özenle saklama yükümlülüğüne aykırı davrandığını, malların ithal olması Türkiye’de temin edilememesi nedeniyle zararlarının döviz cinsinden olacağını, zarar gören emtianın ... borsası güncel fiyatı ve ödeme tarihi çerçevesinde tazminat bedelinin belirlenmesi gerektiğini savunarak ihtarname tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek tazmin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, cevap dilekçesi ile özetle; davanın kısmi ya da belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın mevcut olmadığını, depolarının serbest depo olarak kullanılmadığını, bu nedenle gümrükleme işlemleri tamamlanan ürünlerin teslim alınması gerektiğini, davacının ürünlerinin gümrük işlemlerinin tamamlanması sonrasında firma temsilcisi gözetiminde çıkarıldığını, teslim sırasında hasar olmadığı yönünde davacı firma sahibince tutanak imzalandığını, hasarın teslim sırasında mevcut olmadığının aksi halde hasar tespiti yapılarak Gümrük Müdürlüğüne bildirim yapılacağının açık olduğunu, depolama işlemi sırasında ürünlerin fiziki muayenesinin Gümrük muayene memurları tarafından yapıldığını, iddia edilen hasarın bulunmadığını, gümrük vergilerinin ödendiğini, hasar tespitinin tutanağa geçirilmesi, sigorta şirketine bildirilmesi gerektiğini, bu yönde bir başvurunun bulunmadığını, problemsiz bulunan ürünlerin gümrükten işlemleri tamamlanarak çıkarıldığını, dosyaya sunulan fotoğrafların nerede çekildiğinin belli olmadığını, antrepo işletmeciliğinden kaynaklanan tüm sorumluluklarını yerine getirdiklerini, davacının ürünlerin bir kısmını teslim aldığını, ürünlerdeki hasarların teslimden sonra hangi aşamada meydana geldiğini bilmediği hususunu da ikrar ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davanın kısmi dava olarak açılamayacağı, açılmasında hukuki yararın bulunmadığı yönündeki itirazın incelenmesinde; dava konusu alacağın niteliği itibariyle bölünebilir bir para alacağı olması, davacının bu alacağını kısmi dava olarak talep etmesinin önünde bir yasal engel bulunmaması nedeniyle itiraz yerinde görülmemiştir.

Uyuşmazlık, davalının antreposunda bulunan ve davacıya ait alüminyum folyosu bobininin davalı kusuru ile hasar görüp görmediği, varsa kusur oranının ne olduğu, zararın davalı sorumluluğu altındayken meydana gelip gelmediği, davacı zararının miktarının ne olduğu hususlarına ilişkindir.

Uyuşmazlık çerçevesinde toplanan deliller; emtialara ilişkin fotoğraflar, faturalar, gümrük işlemlerine ilişkin belgeler, taşıma senetleri, sayım tutanakları, taraflar arasındaki e-postalar, ihtarname, emtia çıkış belgeleri ve bilirkişi raporudur.

Gümrük Kanununun 93.maddesi kapsamında Gümrük Antreposu, gümrük gözetimi altında bulunan eşyanın konulması amacıyla kurulan yer olarak tanımlanmakla, davalı gümrük antreposu rejimine tabi olduğunu savunmuştur.

Davalı, TBK.nın 572.maddesinin “Ardiyeci, kendisine bırakılan malları bir komisyoncu gibi özenle saklamak ve mallarda ayrıca önlem alınmasını gerektiren bir değişiklik olursa, durumu imkan ölçüsünde saklatana bildirmekle yükümlüdür.Ardiyeci, saklatana, malların durumunu incelemesi ve örnek alması için, alışılmış iş zamanlarında; gerekli koruma önlemlerini alabilmesi için de her zaman izin vermek zorundadır. ” ve 575.maddesinin “Ardiyeci, ticari malları, genel saklama sözleşmesinde olduğu gibi geri vermekle yükümlüdür. Ancak, saklayanın sözleşmede öngöremeyeceği sebeplerle, süresinden önce geri verme yetkisi bulunduğu durumlarda bile ardiyeci, kararlaştırılmış olan sürenin sonuna kadar malları korumak zorundadır.” düzenlemeleri çerçevesinde davalının emtiaları koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini iddia etmiştir.

Somut uyuşmazlıkta; davacının alüminyum folyosu bobinlerinin davalı antreposunda saklandığı, gümrük işlemleri tamamlanan bu emtiaların antrepo dışına çıkarılarak bekletildiği ve sonrasında davacı tarafça teslim alındığı, taraflar arasında niteliği itibariyle bir saklama sözleşmesinin bulunduğu konusunda ihtilaf yoktur.

Bilirkişi raporu ile davalı antrepo tarafından ithalat işlemleri tamamlanana kadar emtiaların depolama işleminin yapıldığı, gümrük muayene memuru muayenesi sonrası onay ve ithalat beyannamesinin sonlandırılması neticesinde emtiaya ilişkin gümrük vergilerinin de davacı tarafça ödenmesiyle emtiaların sayım tutanağına bağlanıp, ardiye işi bedeli fatura edilerek gümrüklü sahadan çıkarılması gerektiği, davalının gümrükleme rejimi kapsamında hareket ettiği görüşü verilmiştir.

Sayım tutanaklarından, dava konusu emtiaların gümrük işlemleri tamamlanarak, 10-12-17.05.2022 tarihlerinde üç ayrı lot halinde davalı antreposundan hasarsız olarak çıkartıldığı anlaşılmaktadır. Davacının 22.05.2022 e-postasından ise emtiaların antrepodan dışarı çıkarıldığı bilgisine haiz olduğu, yağmur yağması sonrasında emtiaları hasara ilişkin kontrol etmek istediğini davalıya bildirdiği, ürünlerin ıslandığını tespit etmesine rağmen herhangi bir tutanak tutup, tespit yapmadan ürünleri teslim aldığı, davalıya ürünlerin kurtarılabilir kısımlarını kurtarmaya çalışacağını beyan ettiği görülmüştür.

Bu kapsamda; TBK.nın 572. Maddesi emtiaların özenle saklanması gerektiği yönündeki külfeti saklayan davalıya yüklemişse de, maddenin devamında emtiaların korunmasına ilişkin önlemlerin alınması yönündeki külfeti davacı saklatana yüklemiştir.

Taraflar arasında aksi yönde bir anlaşma olduğuna ilişkin delil bulunmamakla, gümrük antreposunda saklama süresinin, emtiaların gümrük işlemlerinin tamamlanmasına kadar olacağı bilirkişi raporu ile belirtilmiştir. Basiretli bir tacir gibi hareket etmekle yükümlü olan davacının emtianın vergilerini ödeyerek gümrük işlemleri sürecini tamamladığı, işlemleri biten emtiaların antrepo dışına çıkarılacağını bilmesi gerektiği, emtiaların dışarı çıkarıldığı bilgisine de vakıf olduğu ve emtiaların dışarı çıkarılmasının aralarındaki anlaşmaya aykırı olduğu yönünde itirazda da bulunmadığı, ilgili emtiaları 12-5 günlük süreler boyunca teslim almadığı, teslim almadığı süre boyunca ise TBK.572 uyarınca da emtiaların korunmasına ilişkin önlemleri almadığı, davalının sorumluluğunun gümrük işlemi sonunda sona erdiği, aksi değerlendirilse bile emtiaların korunmasına ilişkin yükümlülüğün saklatana ait olduğu, emtiaların gümrük antreposu muhafazası altında hasarlı olduğu yönünde de gümrük müşavirlerince bir tespitin yapılmadığı dikkate alınarak davalının herhangi bir hasardan sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Bununla birlikte, davalı yetkililerinin zararın antrepoda meydana geldiği yönünde ikrarı olduğu iddia edilmişse de, e-postalarda bu yönde ikrar içeren bir beyan bulunmadığı, gümrük işlemleri tamamlanan emtiaların hasarlı olduğuna dair ithalat sonlandırma işlemlerinde bir tespitin yapılmadığı, ayrıca davacının, hasara uğradığını iddia ettiği emtiaları incelemeye sunmadığı, emtiaların incelenmek üzere mevcut olmadığını bildirdiği görülmekle, hasarın varlığı, hasar sebebinin ne olduğu ve hasar miktarının tespiti de imkansız hale geldiğinden davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90.. TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 179,90.. TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00.. TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,

  5. Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,

  6. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,

Dair, e duruşma aracılığı ile katılan davacı vekilinin ve huzurda bulunan davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/05/202311:20:18

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(SaklamaSözleşmesindenhükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:05:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim