Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/956 E. 2023/962 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/956
2023/962
13 Kasım 2023
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/956 Esas
KARAR NO : 2023/962
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/10/2022
KARAR TARİHİ : 13/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile 24/02/2021 tarihli faturaya binaen ilamsız takip başlatıldığını, müvekkilin davalı tarafa herhangi bir borcu olmadığını, müvekkil şirket ile davalı taraf arasında bir süredir ticari ilişki olduğunu, müvekkil şirketin, davalı şirketin ... tekstil işlerini yaptığını, 2020 yılında davalı şirketin örgü işini yaptığını, malları teslim ettiğini, yapılan iş karşılığı davalı tarafın müvekkil şirkete bir kısım ödemeler yaptığını, müvekkilin yapılan işten 14.543,81 TL alacağı kaldığını, müvekkilin bu alacaklarının kendilerine ödenmesi için defalarca kez davalı taraf ile görüştüğünü sonuç alamadığını, davalı şirketin reklamasyon adı altında 24/02/2021 tarihinde 27.486,00 TL faturayı müvekkil şirkete gönderdiğini, faturayı alan müvekkil şirketin, davalı tarafa böyle bir borçları olmadığı için, iade fatura kesip gönderdiklerini, faturayı davalı tarafın iade etmediğini, müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirkete borçlu olmadığı hatta alacaklı olduğu yönündeki iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının son parti üretime konu penye cins kumaşları müvekkil şirkete herhangi bir sebep göstermeyerek teslim etmediğini, söz konusu malların teslim edilmemesi nedeniyle o günkü zararına karşılık davacı adına 24/02/2021 tarihinde 27.486,00 TL reklamasyon faturası kesildiğini, davacının göndermesi gereken ve iplikleri elinde bulunan kumaşları göndermediği gibi söz konusu reklamasyon faturasını da ödemediğini, buna karşılık söz konusu reklamasyon faturası nazara alınarak hesaplanan cari hesap dökümüne göre davacının müvekkil şirkete 12.942,10 TL borçlu olduğunu, bu alacağın Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, davacı her ne kadar dava dilekçesinde farklı lanse etse de söz konusu borcu bildiği ve kabul ettiği için tarafına tebliğ olan ödeme emrine itiraz etmediğini ve bunun sonucunda da davaya konu icra dosyası kesinleştiğini, davacının icra takibine konu borcu kabul ve ödeme taahhüttü 25.10.2022 tarihli protokol ile imza altına alındığını, ayrıca davacının haciz tutanaklarında protokole ve borcu kabul ettiğine ilişkin herhangi bir itirazı da bulunmadığını, Öncelikle 27.10.2022 tarihli ara kararda verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması, mahkemeniz huzurunda ikame edilen haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;''davalı tarafın ilk olarak davacı tarafa 27.486,00 TL tutarlı reklamasyon bedeli faturası düzenlediği, sonrasında taraflar arasında 27.486,00 TL tutarlı karşılıklı iade faturaları düzenlenerek sürecin devam ettiği, en sonunda davalı tarafın 27.486,00 TL tutarlı reklamasyon bedeli faturası ile ticari defterlerinde 12.942,10-TL alacaklı duruma geçerek icra takibi başlattığı, davalı tarafından 27.486,00 TL tutarlı reklamasyon bedeli faturasının içeriğinin ispat edilmesi gerektiği, bu durumun sayın mahkemenin takdirine bırakılarak ispat edilinceye kadar davacı tarafın davalı tarafa takip ve dava tarihi itibariyle borcunun olmadığı...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur . Davalı tarafından davacıya düzenlenen faturalara, davacının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer.
Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; mahkememizce tarafların ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere davacı borçlu olmadığı anlaşılmış ise de davacının davalının beyan ettiği protokole ilişkin bir beyanda bulunulmadığı ve imza inkarının olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle borcu kabul ettiği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davalı tarafça ispatı gerekmekle davalının alacaklı olduğu tarafların ticari defterlerinden anlaşılmıştır. Takip konusu fatura nedeni ile davacının borçlu olmadığı yönündeki iddiaları ispat edilemediğinden davacı tarafça açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca tarihli tensip ara kararı ile İİK 72/3 maddesi uyarınca teminat karşılığında icra veznesine yatacak paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesine karar verildiği ve teminat yatırılmakla icra dairesine tedbirin infazı için müzekkere yazıldığı anlaşıldığından davacı taraf aleyhine İİK 72/4 maddesi uyarınca tazminata hükmetmek gerekmiş, neticeten aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
İİK 72/4. Maddesi uyarınca dava değerinin %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
-
Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85. TL ilam harcından peşin alınan 276,00. TL harcın mahsubu ile bakiye 6,15. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 16.184,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
-
HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine
Dair tarafların yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/11/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38