Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/698 E. 2023/847 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/698
2023/847
16 Ekim 2023
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/698 Esas
KARAR NO : 2023/847
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 01/08/2022
KARAR TARİHİ : 16/10/2023
KARAR YAZIM TARİH6 : 30/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına başlatılmış bulunan Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü ....... E. Sayılı ...... takibinin daha büyük zararlara yol açmaması adına öncelikle teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü ...... E. Sayılı MTS Takip dosyasında borcunun olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olmasından dolayı iik 72/3. maddesi gereğince %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi uyarınca menfi tespit davasıdır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;'' İnceleme konusunu oluşturan 18.12.2020 tarihli ...... A.Ş. Telefon Hizmet Formu (Kurumsal Abone) aslında yer alan münker abone imzası ile Davacı ......’a ait medarı tatbik-örnek imzaların göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından dosyada mevcut mukayese belgelerine kıyasen benzer yapı ve görünümde imzalar olması nedeniyle abonelik sözleşmesi aslında abone sıfatıyla yer alan imzanın ......’ın eli ürünü olduğu, diğer bir ifadeyle abonelik sözleşmesi aslında yer alan münker abone imzasının ........ tarafından atıldığı / imzalandığı...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak borçlu imza inkarında bulunduğu takdirde ispat yükü davacıya düşmektedir.
Mevcut olayımızda davacı taraf takip konusu abonelik sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiştir. Mahkememizce abonelik sözleşmesi üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda imzanın davacıya ait olduğu anlaşılmıştır. Yemin delili, HMK'nın 225 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup, yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Dava konusu olay yemin delilline başvurabilecek hususlardan olmadığı anlaşılmakla davacı tarafa yemin teklif edilmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; dosyada mevcut belgelere göre davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İspatlanamayan davanın REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85. TL ilam harcından peşin alınan 80,70. TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
-
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00. TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 656,08. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
-
HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı dava konusu miktar kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. Maddesi uyarına KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2023
Katip .......
¸e-imzalıdır
Hakim ......
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25