Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1119 E. 2023/812 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/1119
2023/812
10 Ekim 2023
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/1119 Esas
KARAR NO : 2023/812
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/12/2021
KARAR TARİHİ : 10/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket davalı arasında çanta, maske ve eldiven satışına ilişkin ticaret yapıldığını, davalı tarafından malların teslim alınıp satıldığını, ancak davacı elinde kalan ve satamadığı ürünleri iade etmek istediği ve bedelini ödemekten imtina ettiği, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davalıya Küçükçekmece ....... İcra Müdürlüğünün ....... sayılı dosyasından bakiye 44.526.59.TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından davacı alacaklıya borçlu olmadığı gerekçesiyle kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, borca itiraz nedeniyle davacı alacaklı tarafından itirazın iptali davası açmak için dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulmuşsa da karşı tarafla anlaşma sağlanamadığını, ayrıca davacı tarafından mal satımına ilişkin faturalar düzenlenmiş olup davalı şirkete teslim edildiğini, Türk Ticaret Yasasının 21/2 maddesi hükümlerinde bulunan “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” hükmüne göre, sekiz gün içinde münderecatına itiraz edilmeyen faturanın münderecatı kabul edilmiş olduğunu, alıcı ile satıcı arasında oluşan ticari ilişki sonucunda düzenlenen iş bu fatura bu ilişkinin şartlarına uygun olarak düzenlendiğini, uygunluk mevcutsa ve yasaya göre, itiraz süresi olan sekiz gün içinde itiraz edilmeyen faturanın içeriği kabul edilmiş olduğunu, alıcı ile satıcı arasında mevcut sözlü ya da yazılı sözleşmeye uygun düzenlenen bir faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesi, faturanın içeriğinin kabul edildiği anlamına gelmediğini, davalıya teslim edilen faturaların içeriğinde; davalıya verilen hizmete ilişkin faturalar düzenlenmiş olup fatura içeriğine bir itiraz söz konusu olmadığını, verilen hizmet gereğince taraflar arasında düzenlenen satış sözleşmesinde mutabakat sağlanan bütün hususlar mevcut olup söz konusu sözleşmenin içeriğine uygun olduğunu, söz konusu faturanın ayrıca yanlar arasındaki yazılı sözleşme şartını değiştirecek içerikli olmadığını, sözleşmenin içeriğine bire bir uygun olduğunu, söz konusu faturanın akdin ifasına yönelik olarak düzenlendiğini, davalıya teslim edilen bu faturanın 8 günlük itiraz süresi içerinde itiraza uğramamış olup TTK Md. 21/2 ye göre içeriğini kabul etmiş sayıldığını, ayrıca davalı şirket tarafından bugüne dek faturalara ilişkin herhangi bir itiraz edilmediğini, davalının kötü niyetli olarak ısrarla borcu ödemekten imtina ettiğini, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde satış sözleşmesine dayalı olarak davalı tarafından bakiye alacak miktarının henüz ödenmediğinin görüleceğini, davalı borçlu zaman kazanmak amacı ile kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, faturalar borçluya teslim edilmiş olup bir itiraza uğramadığı gibi ödenmediğini, faturaların ödenmemesi nedeni ile temerrüt oluştuğunu belirterek davalının; Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline; takibin devamına, davalı borçlu haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine; mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili .......... 10.06.2020 tarihinde ....... numaralı fatura ile davalıdan 94.800 adet maske satın aldığını, akabinde, müvekkilinin kendi müşterisi olan başka bir firmaya işbu 94.800 maskenin tamamı faturalı olarak satıldığını, ancak davacının müvekkiline sattığı dava konusu maskelerin yeterli kalitede olmaması ve lastiklerinin kopması sebebiyle müvekkiline 72.000 maskenin iade edildiğini, müvekkilin hijyen sebebiyle maskeleri kutularından dahi çıkartmadığını, el sürmediğini, müvekkilinin davacıdan satın aldığı maskelerin ayıplı olduğunu müşteriye sattıktan sonra müşteriden gelen şikayet üzerinde öğrendiğini, müvekkilin, davacıdan satın aldığı ürünü fiziksel temas ile kontrol etmesi ve maskelerin alındığı tarih itibariyle ve alınış sebebinin de pandemi dolayısı ile olduğu gözetildiğinde mümkün olmayacağını, pandemi olmasa dahi ambalajlarını açmasının hijyen koşullarına aykırı olduğunu, davacının müvekkile teslim ettiği maskelerde “gizli ayıp” bulunduğunu, müvekkili davacı ile olan ticari ilişkileri çerçevesinde e-mail yolu ile bu ürünlerde ayıp bulunduğunu ve iade alınması gerektiğini bildirdiğini, gizli ayıbın öğrenildiği tarihte derhal davacı firmaya bu ürünlerle ilgili iade faturası da tanzim edildiğini, maskelerin davacı tarafından alınmadığını, maskelerde gizli ayıp olduğunun tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesini ve müvekkil işyerinde "maskelerin incelenmesini ve ayıbın tespit edilmesini" talep ettiklerini beyan ederek, davanın reddine, icra takibi konusu olan meblağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında maske satışının gerçekleşiği maskelerin bir kısmında ayıp olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, gizli ayıp bulunup bulunmadığı varsa alacak miktarı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edildi.
Küçükçekmece ....... İcra Müdürlüğünün ........ esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine44.526,59 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır.
Alınan bilirkişi raporuyla; elastik bantların boyut kontrolünde karşılıklı bant ölçüleri arasında 1,5-2,00-2,5 cm'ye varan ölçü farklılıkları olduğu, maskenin giyilmesi ve kullanımı sırasında aşırı sıkma yaptığı, kullanım sırasında kullanıcıda rahatsızlığa sebebiyet verdiği tespitleri ile davaya konu maske cinsi eşyaların ayıplı olduğu, ayıbın basit bir muayene ile tespiti (mal teslimi sırasında giyilmesi...) mümkün olmasından dolayı açık ayıp olduğu, davacı tarafça maske cinsi eşyaların davalıya 10.06.2020 tarihinde teslim edildiği, davalıya 06.10.2020 tarihinde 3.şahıs/firma vasıtası ile maske cinsi eşyaların iade edildiği, davalı tarafça davacıya 13.10.2020 tarihinde iade faturası düzenlendiği, davalı tarafça davalıya 10.11.2020 tarihinde noter vasıtası ile ihtarneme gönderildiği, iade fatura tarihi itibarıyla maske cinsi eşyaların piyasa değerinin 34.956,90 TL (58.850*0,55) olduğu, sektörel inceleme ve değerlendirmeler sonucunda tespit edilen ayıplı mal tutarının davacı tarafından talep edilen alacak tutarından indirilmesi sonucunda davacının davalıdan 9.569,69 TL alacaklı olması gerekeceği belirtilmiştir.
Ancak, kök raporda ayıp bedelinin talep edilen miktardan düşülmesi nedeniyle cari hesaba yönelik de inceleme yapılmak üzere ve taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda ek rapor alınmıştır. Ek rapora göre; davacı taraf davalı adına 08.10.2020 tarihi itibariyle 44.526,59 TL tutarında icra takibi başlatmıştır. Bu tutar davalı taraf kayıtları ile 1 kuruşluk farkla uyumludur. Davacı taraf ,davalı tarafa 10.06.2020 tarih , ....... numaralı fatura ile (49.500,00 TL+3.960,00 TL KDV) toplam 53.460,00 TL tutarlı 90.000 adet ücretli olarak medikal maske satmıştır.Maskenin birim fiyatı 0,55 TL.’dir.Fatura her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlıdır. Davalı taraf satın aldığı 90.000 adet ücretli maskenin 67.200 adedini 13.10.2020 tarih , ....... numaralı iade faturası ile iade etmiştir.İade faturasının toplam tutarı 36.960,00+2.956,80 KDV = 39.916,80 TL.’dir. Bu fatura her iki taraf ticari defterlerinde kaydedilmiştir. Sektörel bilirkişinin kök raporda belirttiği üzere tespiti yapılan iade maske miktarı 58.850 adettir. 58.850 adet x 0,55 = 32.367,50 TL. Tespit edilen ayıplı mal tutarı(KDV hariç), satış faturası tutarı(KDV hariç) 49.500,00 TL.’dir. Buna göre;c49.500,00 – 32.367,50 = 17.132,50 TL KDV hariç tutar, 17.132,50 x %08 KDV 1.370,60 = 18.503,10 TL toplam tutar şeklinde tespit yapılmıştır.
Öncelikle ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Ayıp, aynı cins ve kategoriye giren eşyaya nispetle satılan maldaki değer ve elverişliliği kaldıran veya azaltan noksanlıktır (TBK.m.219). TTK.m.23/c hükmünde ticari satışta maldaki ayıpla ilgili ayıbı ihbar süresi düzenlenmiştir. Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise (aşikar ayıp), alıcı 2 gün içinde ayıbı satıcıya bildirmelidir. Maldaki ayıp açıkça belli değilse (açık ayıp), alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde malı incelemeli veya incelettirmeli ve bu inceleme sonunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, bu sürede satıcıya bildirmelidir. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. TBK m. 223’e göre, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde (gizli ayıp), bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Maddede belirtilen “hemen” ifadesi dürüstlük kuralı ve halin icapları göz önünde bulundurularak yorumlanmalıdır. Herhalde ayıp ortaya çıkınca fazla vakit geçirmeden ihbar yapılmalıdır. Ayıp ihbarının ayıba karşı sorumluluktan doğan dava için öngörülmüş olan zamanaşımı süresi geçmeden önce yapılmış olması gerekir. TBK m. 231’e göre, “Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.”
Somut olayda; her ne kadar raporda açık ayıp olduğu belirtilmişse de çok sayıda maske satışının gerçekleştiği, 72.000 adedin iade edildiği ve 58.850 adedinin ayıplı olduğunun tespit edildiği, maskelerin hijyen koşulları da dikkate alındığında tek tek açılıp denenme imkanının olmadığı, ayıplı olduğunun 3. firma tarafından müşteri memnuniyetsizliği nedeniyle iade edilmesi üzerine anlaşıldığı, bunun akabinde davalı tarafça ayıp nedeniyle iade faturası kesildiği ve ihtarname kesildiği, ancak öğrenma tarihinden itibaren ayıp ihbar süresi başlatılsa bile sürenin dolduğu,iade faturasınının takip tarihinden sonra 13/10/2020 tarihinde iade edildiği, ayıp ihbarına yönelik e-mail sunulması için kesin süre verilmişse de buna ilişkin belge sunulmadığı anlaşılmıştır. Mal teslim tarihinin 10/06/2020, davalının ihtarname tarihinin 10/11/2020, davalının e-fatura iade tarihinin 13/10/2020, takip tarihinin ise 08/10/2020 tarihi olduğu dosya kapsamından anlaşılmış olup iade faturasının takip tarihinden sonra kesilmiş olması ve takiple sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereğince tarafların ticari defter ve belgelerindeki kayıtlara itibar edilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda takip tarihi itibariyle tarafların ticari defter ve belgeleri birbirini destekler niteliktedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 44.526,59TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜ ile; davalının Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 44.526,59. TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
-
Hükmedilen alacağın %20'i olan 8.905,31TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 3.041,61TL ilam harcından peşin alınan 537,77TL harcın mahsubu ile bakiye 2.503,84TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
-
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen 1.800,00TL bilirkişi ücreti, 58,00TL posta masrafı, 59,30TL başvuru harcı, 537,77TL peşin harç olmak üzere toplam 2.455,07TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
-
HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/10/2023
Katip .......
¸e-imzalıdır
Hakim .......
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25