SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/722 E. 2023/580 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/722

Karar No

2023/580

Karar Tarihi

3 Temmuz 2023

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/722 Esas

KARAR NO : 2023/580

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 10/08/2022

KARAR TARİHİ : 03/07/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 13/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firma ile davalı şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu davalı firmanın taahhütlerine ve ticari teamüllere aykırı surette ürünleri ayıplı/kusurlu/lekeli olarak gönderdiğini bu nedenle müvekkil firmanın uğradığı zarar 60.000,00-TL civarında olduğunu ancak borçlu firmayla yapılan görüşmeler sonucu varılan mutabakat gereğince 40.000,82-TL tutarlı reklamasyon faturası düzenlendiğini, bahse konu mutabakata ilişkin ... ve mail yazışmalarının dosyada mevcut olduğunu, işbu dava konusu reklamasyon faturasına itiraz olmadığından ticari defter ve kayıtlara kaydedildiğini, borçlu firma yetkilisi işbu fatura bedelini mali sıkıntılarını gerekçe göstererek defaten ödeyemeyeceğini, Nisan 2022 sonundan başlamak üzere her ay sonu 10.000-TL olarak ödeyeceğini beyan ve taahhüt etmiş ise de müvekkil firmayı sürekli oyalama yoluna gittiğini ve reklamasyon faturasına ilişkin hiçbir ödeme yapmadığını, bu nedenle davalı-borçlu hakkında Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine haksız surette itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının reklamasyon faturasının kesinlikle kabul edilmediğini bu yönde davalı müvekkil şirketin bir kabulü olmadığını, reklamasyon faturası kesmesini gerektirecek davalı müvekkil şirketin bir hatasının/ayıbının/ eksiğinin olmadığını, bu yönde davacı tarafından bir tespit ya da ihtarnamenin olmadığını, dava dilekçesinde delil olarak ilbir tespit ya da ihtarnamenin olmadığını, dava dilekçesinde delil olarak ileri sürülen ... yazışması ya da maillerin olmadığını, davacının bu yöndeki iddialarının kabul edilmesinin mümkün olmadığını davalı müvekkil şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını, yapılacak inceleme ile bu durumun net bir şekilde ortaya çıkacağını, öte yandan davacı tarafından usulüne uygun bir talep ve ihtar bulunmadığını bu nedenle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Küçükçekmece ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 40.000,82-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.

Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya tekstil mühendisi ve mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; '' Davacı ... ticari defter kayıt ve belgelerinde yapılan mali inceleme neticesinde itirazın iptaline konu reklamasyon faturasının davacı ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu, davacı ticari defterlerinde davalı şirketin itirazın iptaline konu reklamasyon faturası kadar borçlu göründüğü, ancak davalı deva şirketinin kabulü olmadan ticari defterlere tek taraflı olarak yapılan muhasebe kaydının davacı şirketin alacaklı olduğu anlamına gelmediği, dosya ekine sunulu belge/bilgi kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; davacı tarafından 12.01.2022 tarihinde 9 çuval içerisinde “leke çıkarmak üzere ürün” sevk edildiği, sevk edilen ürünlerin üretim aşamasında meydana gelen üretim hatalarının giderilmesine yönelik sevk edildiği, davalı tarafça tamir işlemi görmüş ürünlerin davacıya sevk tarihinin mevcut belge/bilgi kapsamında tespit edilemediği, yazışma içeriklerinde “beyaz lekeli çıkmamış, diğerlerinin gönderdiniz mi” denilmiş ise de dosya ekinde yeterli veri bulunmadığından tamir işlemi görmüş ürünlerde ayıp olup olmadığı, tarafımızca herhangi bir ürün inceleme imkânı bulunmadığından ürünlerde ayıp olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı, yazışma içeriklerinde de tarafların reklamasyon faturası düzenlenmesi hususunda mutabık kaldığı yönünde belge/bilgi tespit edilemediği; takdirinin makamınıza ait olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.

Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.

Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; mahkememizce alınan ek ve kök bilirkişi raporları ile davacı tarafından 12.01.2022 tarihinde 9 çuval içerisinde “leke çıkarmak üzere ürün” sevk edildiği, sevk edilen ürünlerin üretim aşamasında meydana gelen üretim hatalarının giderilmesine yönelik sevk edildiği, davalı tarafça tamir işlemi görmüş ürünlerin davacıya sevk tarihinin mevcut belge/bilgi kapsamında tespit edilemediği, yazışma içeriklerinde “beyaz lekeli çıkmamış, diğerlerinin gönderdiniz mi” denilmiş ise de dosya ekinde yeterli veri bulunmadığından tamir işlemi görmüş ürünlerde ayıp olup olmadığı, herhangi bir ürün inceleme imkânı bulunmadığından ürünlerde ayıp olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı, yazışma içeriklerinde de tarafların reklamasyon faturası düzenlenmesi hususunda mutabık kaldığı yönünde belge/bilgi tespit edilemediği anlaşılmıştır. Ayıp iddiası hususunun bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca, davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı tarafından davalıl aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE,

  2. Yasal koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

  3. Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 179,90. TL ilam harcından peşin alınan 478,96. TL harcın mahsubu ile bakiye 299,06. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  4. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1560 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,

  5. Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  6. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,

  7. HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine

Dair tarafların Yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 03/07/2023

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

İtirazınİptali(TicariSatımdanistinafKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:30

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim