Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/831 E. 2023/560 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/831
2023/560
22 Haziran 2023
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/831 Esas
KARAR NO : 2023/560
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/09/2022
KARAR TARİHİ : 22/06/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 22/06/2023
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 20/09/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu ... LTD ŞTİ'nin ortağı olduğunu, şirket tarafından KKİS'ye göre yapılan inşaatta yer alan ... Blok ... ve ... numaralı bağımsız bölümlerin noterde yapılan resmi sözleşmeye göre şirkete ait olması gerekirken, davalının yönetici olduğu dönemde adi olarak yapılan 15/01/2016 tarihli ek sözleşme ile dava konusu iki adet bağımsız bölümün toprak sahibi olan ... 'a bırakıldığını, söz konusu adi sözleşmenin geçerli olmadığı gibi sonradan düzenlenme ihtimali de bulunduğunu, bu nedenlerle iki adet bağımsız bölümün rayiç değerinin TTK 553.maddesi kapsamında davalı yöneticiden tahsili ile dava konusu şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, dava konusu şirket tarafından KKİS kapsamında yapılan inşaatta noterde düzenlenen sözleşmeden sonra toprak sahibi ile şirket arasında çıkan ihtilaf kapsamında toprak sahibine dava konusu iki adet bağımsız bölümün noterde ayrıca masraf yapmamak amacıyla 15/01/2016 tarihli ek sözleşme ile bırakıldığını, bilahare inşaat tamamlandıktan sonra şirkete kalan dairelerin ortaklar arasında dağılımı amacıyla 19/01/2020 tarihli "kalan daire dağıtım listesi" başlıklı sözleşme düzenlendiğini, söz konusu sözleşmede dava konusu iki adet dairenin yer almadığını, sözleşmede davacı tarafın payına isabet eden 7 adet dairenin açıkça belirtildiği, söz konusu sözleşmeyi davacı tarafın da imzaladığı, ayrıca toprak sahibine bırakılan iki adet daireye ilişkin ek sözleşmeden davacının da haberdar olduğunu, muvazaalı işlemin söz konusu olmadığını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Duruşmada dinlenen davalı tanıkları birbirini teyit eden ifadelerinde; davacı tarafın dava konusu şirkete sonradan ortak olduğunu, şirketin KKİS'ye göre tamamladığı inşaatta yer alan dava konusu iki adet bağımsız bölümün 15/01/2016 tarihli ek sözleşme ile toprak sahibi olan ... 'a bırakıldığından davacı tarafın haberdar olduğunu, inşaat bittikten sonra şirket ortakları bir araya gelerek 19/01/2020 tarihli daire dağıtım sözleşmesini imzaladıklarını, 15/01/2016 tarihli sözleşmenin belirtilen tarihte düzenlenip imzalandığını, sözleşmenin sonradan düzenlenmesinin söz konusu olmadığını beyan ve ifade etmişlerdir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalı aleyhine TTK 553.maddesi kapsamında yönetici sorumluluğundan kaynaklı tazminat davası açıldığı, dava konusu iki adet dairenin toprak sahibi ile şirket arasında varılan mutabakat sonucunda düzenlenen 15/01/2016 tarihli ek sözleşme ile toprak sahibi olan ... 'a bırakıldığı, dinlenen tanık beyanlarına göre şirkete sonradan ortak olan davacının iş bu ek sözleşmeden haberdar olduğu, inşaat tamamlanıp yüklenici firma olarak dava konusu şirkete kalan bağımsız bölümlerin şirket ortakları arasında dağıtılmasına ilişkin 19/01/2020 tarihli sözleşmenin düzenlendiği, iş bu sözleşmede davacı tarafın da imzasının bulunduğu, sözleşmeyi imzalayan davacının dava konusu dairelerle ilgili herhangi bir ihtirazı kaydının bulunmadığı; davacı tarafın, davalı yöneticinin kusurlu eylem ve işlemleriyle şirketi zarara uğrattığına ilişkin herhangi bir delil dosyaya sunmadığı gibi dava konusu dairelerin sonradan muvazaalı olarak toprak sahibine devredildiği hususunun da ispatlanamadığı, TTK 553.maddesine göre ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğu, bu bağlamda ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı tarafından açılan davanın sübuta ermediğinden REDDİNE,
-
Peşin alınan 1.878,53. TL harçtan Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 179,90. TL ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.698,63. TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı vekili için AAÜT'ne göre belirlenen 17.500. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/06/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:30