Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/705 E. 2023/534 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/705
2023/534
15 Haziran 2023
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/705
KARAR NO : 2023/534
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/08/2019
KARAR TARİHİ : 15/06/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın, 01/10/2008 tarihinde ... plakalı araçla karıştığı trafik kazasında dava dışı ...’nun vefat ettiğini, sigorta tahkim komisyonu nezdinde yapılan başvuru sonucunda adı geçenin vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kalanlara İstanbul ...’üncü İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 02/11/2017 tarihinde 57.621,53 TL ödemede bulunulduğunu, arabuluculuk girişimine rağmen uzlaşılamadığını ileri sürerek 57.621,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihindeki kayden maliki olmasına rağmen araç işleteni olmadığı, işletenin dava dışı ... Sanayi AŞ olduğunu, aracın kazaya karıştığı tarihde ... Sanayi AŞ’ye teslim edilmiş olup, dava dışı işbu kiracı şirketin çalışanı müteveffa ... sevk ve idaresinde bulunduğunu, davanın kaza tarihinde aracın işleteni olan ... Sanayi AŞ’ye ihbar edilmesi gerektiğini, husumet itirazı saklı kalmak kaydıyla davacı sigorta şirketinin dava konusu kazanın sırf alkolün etkisiyle meydana geldiğine ilişkin ispat yükünün davacıya ait olduğunu ileri sürerek davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, husumet itirazlarının yerinde görülmemesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... Esas, ... karar sayılı ilamıyla 14/10/2019 günü itibarıyla işlemden kaldırılan ve aradan geçen sürede yenilenmemiş olan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 150/5’inci maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş, iş bu karar davacı tarafça istinaf edilmekle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi ... EK sayılı ilamıyla "Dava dilekçesi ve eklerini tevzi sonucu teslim alarak esasına kaydeden İlk Derece Mahkemesinin, HMK’nin 139’uncu maddesi uyarınca belirlenen ön inceleme duruşma tarihini de içeren duruşma hazırlık tutanağını, davacı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan vekâletname içeriğinde adları geçen davacı vekillerinden biri yerine, vekâletname içeriğinde adı yer almayan ve adı geçen davacı vekili olduğuna dair vekâletnamede bulunmayan Av.... tebliğ ettiği anlaşılmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11/1’inci maddesi uyarınca, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Somut uyuşmazlıkta ise ön inceleme duruşma gününün davacı vekiline tebliğ edilmemiştir. Bu itibarla ön inceleme duruşmasına yöntemine uygun biçimde davet edilmeyen davacı vekiline ön inceleme duruşma tarihinin yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmesi gerekirken, davacı vekiline ön inceleme duruşma günü tebliğ edilmeksizin, HMK’nin 150/1-5’inci maddesinde ön görülen koşulların oluşmadığı gözetilmeden dosyanın işlemden kaldırılarak, 3 ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmadığından bahisle" yerel mahkeme kararını kaldırmıştır.
Mahkememiz dosyasına Sigorta Uzmanı ... ve Makine Mühendisi ... den rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti düzenlemiş oldukları 08/10/2021 tarihli raporlarında özetle; "... plakalı aracın sürücüsü müteveffa ...’nun 100% oranında kusurlu ve kaza anında 3.43 promil alkollü olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ın kusurunun olmadığı, Davacı sigorta şirketinin, davalıya, aracın işleteni sıfatına sahip olmasa da sözleşme ilişkisi halen devam ettiği ve sigorta ettiren de olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı sıfatı ile rücu davası açtığı, Davacı sigorta şirketinin, Sigorta Tahkim Komisyonu’nun ... Esas- ... Karar sayılı 07.10.2017 tarihli kararına istinaden İstanbul ... İcra Müdürlğü’nün ... Esas sayılı dosyasına 02.11.2017 tarihinde 57.621,53TL destekten yoksun kalma tazminatı ödediği, Olaya alkolün etkisi yönünden nöroloğ bilirkişi incelemesi yaptırılmasının Takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, olaya alkolün etkisi bulunması halinde, davacı sigorta şirketinin davalı sigortalısından, ödeme tarihten itibaren işleyen avans faizi ile birlikte ödediği 57.621,53TL’yi talep edebileceğini" teknik kanaati olarak belirtmişlerdir.
Nöroloji Uzmanı bilirkişisi ... tarafından mahkememize sunulan 15/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Kazanın münhasıran alkolün etkisi altında olduğunu" belirtmiştir.
Aktüerya Hesap bilirkişisi ... tarafından mahkememize sunulan 11/11/2022 tarihli kök ve 13/02/2023 tarihli ek raporlarda özetle; "01.10.2008 tarihinde trafik kazası sonucu vefat eden ...'nun kızı ... 'nın Destek sınır 22 yaşına/19.06.2014 kadar destekten yoksun kalma tazminatının 92.569,32TL olacağı, Sigorta şirketi İcra dosyasına Destekten Yoksun Kalma tazminatı + işlenen faiz ile birlikte toplam 57.621,53 TL ödeme yaptığı, Ödenen toplam 57.621,53 TL tazminat bedellerini rücuen davalı taraftan talep edip/etmeyeceğinin takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğunu" teknik kanaati olarak belirtmiştir.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamında " 2918 sayılı KTK.’nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu belirtilmiştir. Trafik Sigortası Genel Şartları B.4-d bendinde sürücünün alkollü olmasının etkisi ile neden olduğu kaza sonrasında gerçekleşen zarar nedeni ile ödenen tazminatın sigortalı araç işletenine rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Ne var ki sürücünün alkollü olması sigortacıya tek başına rücu olanağı vermemekte, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğinin kanıtlanması gerekmektedir. O halde, zararın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına zararın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda zararın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir." denmektedir.
Mahkememizce Nöroloji Uzmanı bilirkişisinden rapor aldırılmış ve kazanın salt alkolün etkisi altında gerçekleştiği tespit edilmiştir. Kusur bilirkişisi raporuna göre ise müteveffa ...’nun %100 kusurlu olduğu, sigorta ve aktüerya bilirkişisi raporlarına göre davacının dava dışı kişilere ödediği destekten yoksun kalma tazminatının uygun olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre; kazanın oluşumunun münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleştiği, müteveffa ...’nun %100 kusurlu olduğu ve davacının dava dışı kişilere ödediği destekten yoksun kalma tazminatının uygun olduğunun tespit edildiği bu sebeple davacı sigorta şirketinin Trafik Sigortası Genel Şartları B.4-d bendi kapsamında rücu hakkının bulunduğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile; 57.621,53TL'nin ödeme tarihi olan 12/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın Kabulü ile; 57.621,53TL'nin 12/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 3.936,12TL ilam harcından peşin alınan 44,40TL harcın mahsubu ile bakiye 3.891,72TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
-
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
-
Davacı tarafından sarf edilen 3.800,00TL bilirkişi ücreti, 204,80TL posta masrafı, 984,03TL başvuru harcı, 44,40TL peşin harç olmak üzere toplam 5.033,23TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.219,44TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
-
HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/06/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:49