Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/644 E. 2023/507 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/644
2023/507
12 Haziran 2023
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/644 Esas
KARAR NO : 2023/507
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/07/2022
KARAR TARİHİ : 12/06/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. sayılı takip dosyası ile 09.12.2021 tarihli fatura, 26.10.2021 tarihli fatura ve 17.09.2021 tarihli fatura alacaklarına ilişkin icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı ile takibin durdurulduğunu. Davalının, takibe itiraz ederken söz konusu faturalara ilişkin malların ayıplı çıktığını, faturalara istinaden teslim edilen malların iade faturası kesilerek davacıya teslim edildiğini iddia ettiğini, teslim edilen mallardaki ayıbı yasal bildirme süresinin açık ayıplarda 2 gün ve diğer ayıplarda 8 gün olduğunu, davalının yasal süresi içerisinde ayıp bildiriminde bulunmadığını müvekkilin sözde ayıp nedeniyle davalıya iade faturası kesmesinin de ilgili fatura tarihlerinden yaklaşık 5 ay sonrasına ait olduğunu, ürünlerin müvekkile teslim edilmediğini, itiraz dilekçesinde ürünlerin davacıya iade edildiğini gösteren herhangi bir irsaliye belgesi ya da irsaliye faturası bulunmadığını, davalının kestiği iade faturasına karşılık müvekkilin de iade faturası keserek söz konusu iade faturasını kabul etmediğini, davalının iddia ettiği gibi, söz konusu faturalara istinaden teslim edilen ürünlerin ayıplı olması durumu gerçek olsaydı ayıp durumuna ilişkin bir delil tespiti yaptırılarak bunun davacıya bildirilmesi ve ayıptan kaynaklı hukuki hak ve imkanları kullanması gerektiğini ancak davalının inceleme yaptırmayıp sadece 5 ay sonra iade faturası kestiğini ileri sürerek; itirazın iptaline takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takip dayanağı olarak gösterilen 09.12.2021, 26.10.2021 ve 17.09.2021 tarihli faturalar nezdinde davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını, faturalara ilişkin malların, döner mekanizmaya sahip vitrin mankenleri olup ayıplı olması nedeniyle bozulduğunu ve iade faturası kesilerek davacıya iade edildiğini, bu nedenlerle müvekkili bir borcu bulunmadığını, davaya konu ürünlerin ayıplı olduğunun, çalışmadığının, tamirinin yapılması veya değiştirilmesi gerektiği hususlarının davacıya iletildiğini, buna rağmen ayıpların giderilmemesi üzerine de iade faturası kesilmek suretiyle ürünlerin iade edildiğini, bu durumun iki tarafın da kabulünde olduğunu. Elektrikli manken olan fatura konusu ürünlerin, satın alınmadan sonra yaklaşık 4-5 ay sonrasında patladığını, çalışamaz duruma geldiğini, ayıp ihbarı yasal süresinin fatura tarihinden itibaren değil ayıbın ortaya çıktığı tarih baz alınarak başladığını, davaya konu ürünlerin garanti süresi içerisinde arızalandığını ve bu durumun davacı bilgisi dahilinde olduğunu beyan etmiştir. Sonuç olarak, davanın reddini ve takibin iptalini, davacının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 16.284,00-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Davacının, takip talebi öncesi faiz talebi ile ilgili olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 117. maddesine6 istinaden, takip öncesinde, davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir ihtarının olmaması ve ayrıca fatura üzerinde veya taraflarca belirlenmiş bir vadenin olmaması sebebiyle, takip öncesi faiz hesaplaması yapılmayacağı düşünülmekle birlikte, mahkemenizin aksi kanaatte olması ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1530/4/a maddesine7 göre, (22.01.2022) tarihinde temerrüdün başladığının kabulü halinde, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun temerrüt faize ilişkin 2.maddesi8 uyarınca, (22.01.2022) tarihinden, takip tarihine (13.04.2022) kadar geçen (81) gün, için 16.284,00.TL tutarındaki asıl alacak üzerinden, %15,75 oranında, takip öncesi reeskont avans faizi, 569,16.TL tutarındadır. Takip talebi tarihinden (13.04.2022) dava tarihine (12.07.2022) kadar geçen (90) gün, için 16.284,00.TL tutarındaki asıl alacak üzerinden, %15,75 oranında hesaplanan takip sonrası reeskont avans faizi, 632,40.TL tutarındadır. davacının, talep ettiği icra inkar tazminatının kabulü halinde, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu 67.maddesine9 göre; 3.256,80.TL (16.284.TL X %20) tutarında olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; toplam alacağın 16.284,00TL olduğu, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı ticari defterlerinde hatalı kayıtlar bulunduğu ve dava konusu alacağın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının ayıp iddiasına ilişkin ayıp ihbarının da bulunmadığı anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜ ile; Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 16.284,00TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
-
16.284,00 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.112,36. TL ilam harcından peşin alınan 193,10. TL harcın mahsubu ile bakiye 919,26. TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
-
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00. TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
-
Davacı tarafından sarf edilen 3.000,00. TL bilirkişi ücreti, 57,50. TL posta masrafı, 80,70. TL başvuru harcı, 193,10. TL peşin harç olmak üzere toplam 3.331,30. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
-
HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair tarafların yüzüne karşı; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 12/06/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:05:01