Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/591 E. 2023/429 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/591
2023/429
22 Mayıs 2023
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/591 Esas
KARAR NO : 2023/429
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 13/01/2021
KARAR TARİHİ : 22/05/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; ; davalı tarafından kendi adına açılan icra takibi olduğunu, açılan takibin hukuki dayanağının olmadığından davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle müvekkil, Büyükçekmece ...İcra Dairesi ...E numarası ile davacıya karşı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlattığını, icra dosyasından gönderilen ödeme emiri davacıya usulünce tebliğ edildiğini, davacı yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, icra takibinde haciz aşamasına kadar gelindiği, davacıdan sadece 2.590,60 TL tahsil edilebildiğini, davacının, haksız ve kötü niyetli olarak menfi tespit davası açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi uyarınca menfi tespit davasıdır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır.
Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Borçlu imza inkarında bulunduğu takdirde ispat yükü alacaklı olan davalıya düşmektedir.
Bono ödeme vaadinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir, sebepten mücerrettir. Mevcut olayımızda davacı taraf takip konusu senedin teminat amaçlı verildiğini iddia etmiştir. Mahkememizce senet üzerinde yapılan incelemede teminat senedi olduğuna dair bir ibare gözlenmemiştir. Davacı taraf buna ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığını da beyan etmiştir. Yemin delili, HMK'nın 225 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup, yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle davacı tarafa kesin ve son delil olan yemin deliline dayanıp dayanmayacağı sorulmuştur. Davacı tarafın yemin deliline başvurmadığı anlaşılmıştır.
HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; dosyada mevcut belgelere göre davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İspatlanamayan davanın REDDİNE,
-
Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
-
Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 179,90. TL ilam harcından peşin alınan 170,78. TL harcın mahsubu ile bakiye 9,12. TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
-
HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine
Dair tarafların yüzüne karşı dava konusu miktar kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. Maddesi uyarına KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:06:55