SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/813 E. 2024/141 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/813

Karar No

2024/141

Karar Tarihi

21 Şubat 2024

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/813 Esas

KARAR NO : 2024/141

DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)

DAVA TARİHİ : 22/08/2023

KARAR TARİHİ : 21/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacı müvekkilinin ... ile 2008 yılında .... Ve Tic. Ltd Şti ni kurmaya karar verdiğini ve çalışmaya başladığını ancak ruhsat alamamaları üzerine hiç faliyete başlayamadıklarını ve şirketi hiç kuramadıklarını öyleki şirketin vergi mükellefiyeti kaydı bulunmadığı işe başlama bildirimi dahi yapılmadığı yani şirketin hiç doğmadığını ancak ticaret sicil gazetesinde yayınlanarak tescil edildiğinden ve davacınında resmiyette şirketin ortağı olarak göründüğünden ve şirketin diğer ortağının vefat etmesi sebebiyle şirkette davacının kaydı bulunduğundan ve emeklilik işlemlerini tamamlayamadığından ...nin haklı nedenlerle tasfiyesiz olarak feshine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava dilekçesinin bir sureti davalı şirkete tebliğe çıkarılmıştır. İade ile dönmesi sebebiyle tebligat kanunun 35 md uyarınca tebliğ edilmiştir.

Ticaret sicil müdürlüğünden gelen yazı cevabı ile davalı şirketin ...-... sicil nolu olarak 03/09/2008 tarihinde tescil edildiği şirketin merkez adresine göre mahkemenin yetkili ve dava konusuna göre mahkemenin görevli olduğu anlaşılmıştır. Beylikdüzü Vergi dairesinden gelen yazı cevabı ile davalı şirketin vergi numarasının olmaması ve belirtilen ünvanın eksik veya hatalı olması sebebiyle araştırma yapılamadığının belirtildiği ayrıca davalı şirketin yapılan yoklama fişi kayıtlarıyla şirketin tanınmadığı belirtildiği görülmüştür.

Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezinden dosyaya gelen yazı cevabı ile davalı şirketin işyeri tespit edilemediği işyeri sicil numarası veya vergi kimlik numarasının verilmesi halinde tekrar incelenebileceğinin belirtildiği görülmüştür.

Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü yazı cevabına göre davalı şirkete yönelik ... Sitesi ve çevresinde yapılan araştırmada ilgili şirketin tespit edilemediği bu isimde bir şirketin olmadığının tespit edildiği görülmüştür.

29/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile davalı şirketin 03/09/2008 tarihinde kuruluş tescilin yapıldığı davalı şirketin taahhüt edilen sermayesinin ödenmediği şirketin ticaret sicile tescil ile kurulmuş olduğu ancak faaliyete geçmediği, şirketin herhangi bir varlığından veya borcundan da bahsedilemeyeceği davalı şirketin taahhüt edilen sermayesinin ödendiği yönünde de herhangi bir tespit yapılamadığı şirket ana sözleşmesinin 4. Maddesin de "tescil ve ilan edilmiş adresten ayrılmış olmasına rağmen, yeni adresine süresi içerisinde tescil ettirmemiş şirket içi bu durumunun fesih sebebi olacağı" şeklinde düzenleme yer aldığı, şirketin gayrifaal halde bulunmasının tek yetkili sıfatı bulunan davacının sebebiyet verdiği bu sebeple davacı şirketin feshi ve tasfiyesinin talep edilemeyeceği asli ve nihai hukuki takdiri mahkemeye ait olmak üzere rapor sundukları görülmüştür.

Limited şirketlerde feshi ve tasfiyeyi düzenleyen TTK'nun 636/3. maddesinde haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın mahkemeden şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece fesih yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin hesaplanarak şirketten çıkarılmasına ya da duruma uygun olabilecek bir çözüme hükmedebileceğinin belirtildiği ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, şirketin feshini isteyen ortağın fesih koşullarının oluşmasında kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerektiği belirtilmiştir. Limited şirket ve anonim şirketlerde; şirketin haklı sebeplerle feshi ve şirket ortaklığından çıkma için haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususu Türk Ticaret Kanununda sayılmamış olup, doktrinde ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması," "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkansız olması," "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi," "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması," "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır. Mahkeme, sebepleri haklı bulsa bile fesih kararı vermek zorunda değildir. Mahkemenin feshe karar verebilmesi için, ileri sürülen sebeplerin şirketin feshini gerektirecek nitelikte olması da gerekir. Gerçekten de haklı sebeplerin varlığını tespitte dar bir yorumun yapılması ve bu yolun ancak son çare olarak başvurulacak bir yol olduğunun dikkate alınması zorunludur. Görüldüğü üzere, şirketin feshini haklı kılan sebeplerin varlığına rağmen, yaşatılmasının ekonomik ve rasyonel açıdan daha doğru olacağına kanaat getiren mahkeme, şirketi feshetmek yerine, duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir. Bu sebeple bu dava alternatif çözümlüdür. Kaldı ki sebebin mahkemece haklı görülmesi halinde, şirketin feshine hükmedilmesinden önce mahkemece alternatif çözümlerin araştırılıp incelenmesi gerekir. Zira fesih çok ağır bir sonuçtur.

Tüm dosya içeriğine göre davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-... sicil nolu olarak 01/09/2008 tarihinde tescil edildiği şirketin ortakların davacı ... ve ... olduğu dosyaya gelen Vergi Dairesi, SGK ve İlçe Emniyet araştırması ile şirketin adresinde hiç faliyete geçmediği davacının şirketin müdürü olduğu TTK 625 md uyarınca şirket müdür sıfatı şirketi yönetmediği şirketin feshini gerektirecek haklı neden bulunduğunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği şirketin gayri faal halde bulunmasından tek yetkili müdür sıfatı bulunan davacının sebebiyet verdiği bu sebeple davacının davalı şirketin feshi ve tasfiyesini talep edemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın REDDİNE,

  1. Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarına alınması gereken 427,60. TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85. TL harcın indirilmesi ile eksik kalan 157,75. TL bakiye harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  2. Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  3. Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,

Dair Davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/02/2024

Başkan ...

E imza

Üye ...

E imza

Üye ...

E imza

Katip ...

E imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

reddineŞirketTicari(Fesihİstemli)hüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim