Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/887 E. 2023/722 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/887
2023/722
18 Eylül 2023
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/887 Esas
KARAR NO : 2023/722
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/07/2022
KARAR TARİHİ : 18/09/2023
YAZIM TARİHİ : 25/09/2023
Davacı vekili tarafından açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekillerinin sözleşme ile davalı ile ürün satışı için anlaştığını, sözleşmenin dolar kuru üzerinden yapıldığını, satılan ürünlerin davalıya teslim edildiğini, bedeli olarak çek alındığını, daha sonra müvekillerinin kur farkından oluşan alacaklarının davalı tarafından ödenmediğini, bu alacağın tahsili için açılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, ayrıca kur farkı için davalı tarafından verilen çeklerle ilgili olarak çeklerin bedelsiz kaldığına dair davalı tarafından Bakırköy ... ATM'nin ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillinin 16/06/2021 tarihinde davacı şirketten toplamda 1.490.000,00 TL tutarında denim kumaş siparişi vermiş ve 17/06/2021 tarihinde sipariş karşılığında 1.490.000,00 TL tutarında muhtelif çekleri, davacı şirket yetkilisi ...'ya teslim etmiş olduğunu,, anılan yetkili şahıs tarafından işbu bedelin cari hesap ekstresine eklenmiş olduğunu, müvekkili olduğu davalının kötüniyetli davacıdan 312.466,00 tl alacağı bulunduğunu, davacı şirket tarafından 18.06.2021 tarihli ... Fatura Numaralı (... İrsaliye Numaralı) 855.102,36-TL tutarında ve 21.06.2021 tarihli ... Fatura Numaralı (... İrsaliye Numaralı) 322.431,25-TL tutarında toplamda 1.177.533,61-tl değerinde ürün 18.06.2021 tarihinde ambara verilmiş olduğunu ve 21.06.2021 tarihinde ... ambar tesellüm fişiyle müvekkiline teslim edilmiş olduğunu, davacı şirket tarafından gönderilen ürünlerin toplam değerinin kdv dahil 1.177.553,61-tl tutarında olduğu mübrez faturalar ve cari hesap ekstreleri ile sabit olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen edimleri eksiksiz şekilde ifa etmiş olduğunu ancak davacı şirket tarafından eksik ürün gönderilerek taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı davranıldığını, 21/06/2021 tarihi sonrasında müvekkili tarafından davacı şirketten müteaddit defalar söz konusu eksik kalan ürünlerin gönderilmesi talep edilmiş olduğunu ancak, davacı şirketin her defasında anılan ürünleri göndereceğini beyan etmiş olduğunu ancak işbu beyanını yerine getirmediği gibi sonrasında ürünlerin fiyatının çok fazla arttığını isterse çeki iade edeceğini beyan etmiş olduğunu ve kötüniyetli davrandığını ve stokçuluk yaptığını, akabinde fazladan almış olduğu ödemenin iadesini de gerçekleştirmediğini, sonraki süreçte ise iflas geçirdiğini şirketine komser atandığını ürün çıkışı yapamadığını müvekkiline beyan ettiğini, müvekkili tarafından keşide edilen Adana .... Noterliği'nin ... Yevmiye Nolu, 28/12/2021 Tarihli İhtarnamesi ile davacı şirkete ihtar bildirdiğini, davacı şirketin anılan ürünlerin teslimini gerçekleştirmediğini, müvekkili tarafından fazlaca ödenen bedelin başka bir ifade ile müvekkilinin kendisine ödeme aracı olarak verdiği çeklerin iadesini de yapmadığını, iş bu konu olayda, davacı tarafın edimini gereği gibi yerine getirmemesi sebebi ile, anılan ürünler için ödeme aracı olarak müvekkili tarafından davacıya verilen bilgileri yer alan çeklerin bedelsiz kaldığının sabit olduğunu, müvekkilinin gelinen aşamada davacıya hiçbir surette borcu olmadığını, davacının haksız ve hukuka aykırı şekilde çeki uhdesinde tuttuğunun sabit olduğunu, işbu çekin davacı tarafından bankaya ibrazı veyahut temliki neticesinde müvekkilinin uğrayacağı her türlü zarar için talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, taraflara ait ticari defter kayıtları, cari hesap ekstreleri, alım-satım ilişkisine dair fatura ve diğer belgeler incelendiği durumda davacı tarafın temel borç ilişkisindeki edimini yerine getirmediğini, müvekkilinin davacı şirkete bir borcu olmadığının açıkça görüleceğini, davacıcının, dava dilekçesinde müvekkili tarafından davacı şirkete verilen çeklerin TL çeki olduğunu, zaman içerisinde döviz kurunda meydana gelen artışlar nedeniyle kur farkı faturalar düzenlendiğini ve gönderildiğini, müvekkili tarafından kur farkı fatura bedellerinin ödenmediğinden bahisle İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı ve İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyaları ile icra takibi yapıldığı ve müvekkili tarafından söz konusu takiplere itiraz edilmiş ise de iş bu davanın gerçeklikten uzak ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek; İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyalarına yapılan itirazların kabulüne, haksız ve kötüniyetle ikame edilen davanın reddini, kötüniyetli davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... - ... E - K sayılı ilamıyla işbu dava dosyası, Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiş, daha sonra ayırma kararı verilerek Mahkememizin ... Esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede: dava, kur farkına dayalı fatura alacağından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine yapılan itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
İstanbul .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra takip dosyasında yapılan incelemede; takip alacaklısının dosyamız davacısı olduğu, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, takip tutarının toplam 46.687,08-TL asıl alacak ve 413,39-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 47.100,47-TL olduğu, takibin faturalara dayandığı, davalı borçlu tarafından icra takibine 11/04/2022 tarihinde itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğu, dosya kapsamından davalı borçlu tarafından yapılan itirazın davacı alacaklıya tebliğ edildiğini gösterir bir kayda rastlanmadığından davacının itirazın iptali istemiyle süresinde dava açtığı anlaşılmaktadır.
İcra dosyasına bakıldığında davacı alacaklının adresinin Yalova olduğu, davalı borçlunun adresinin Bahçe/Osmaniye olduğu anlaşılmaktadır. Davalı borçlu ödeme emrine itirazında yetki itirazında da bulunmuş, yetkili icra dairesinin Bahçe/Osmaniye İcra Dairesi olduğunu belirtmiştir.
İİK'nin 50/1 maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.
HMK'nin 447/2 maddesine göre, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.
Buna göre, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine yönünden itirazı hakkında değerlendirme yapmak gerekmiştir.
HMK'nin 6/1 maddesi uyarınca, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
TBK'nin 89/1-1 maddesi hükmüne bakıldığında borcun ifa yerinin tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirleneceği, aksine bir anlaşma yoksa para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği belirtilmekle para borçlarında alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinin de yetkili olduğu kabul edilmelidir.
HMK'nin 17/1 maddesi uyarınca, tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.
HMK'nin 19/2 maddesine göre, yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir, yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir, aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
Yukarıda değinildiği üzere, icra takibinde davacı alacaklının yerleşim yerinin Yalova olduğu, davalı borçlunun yerleşim yerinin Bahçe/Osmaniye olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş 17/06/2021 tarihli satış sipariş formu başlıklı sözleşmede uyuşmazlık halinde Bakırköy Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı görülmekle, HMK'nin 6/1 maddesine göre genel yetkili olan davalı borçlunun yerleşim yeri icra dairesi söz konusu icra takibinde yetkili olmaktadır. İcra takibinin başlatıldığı İstanbul .... İcra Dairesinin yetkiye yönelik düzenlemelerine bakıldığında gerek alacaklının yerleşim yeri, gerekse de borçlunun yerleşim yerine göre yetkili olmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı borçlu ödeme emrine itiraz süresinde borca itirazının yanında yetki itirazında da bulunmuş ve seçtiği yetkili icra dairesini belirtmiştir.
Yetkili icra dairesinde takip yapılması, itirazın iptali davalarının koşullarından olup, takip yetkili icra dairesinde yapılmazsa dava şartının yerine getirildiğinden söz edilemeyecektir.
Bu itibarla, davacı tarafın istemine göre İİK'nin 50 ve HMK'nin ilgili maddelerine göre yetki hususu belirlenecektir. Davacının yerleşim yeri Bahçe/Osmaniye'de olmakla, yetki itirazı süresinde ve yöntemine uygun olduğundan davalı borçlunun yetki itirazı yerinde bulunmuş, yetkili icra dairesinin Bahçe/Osmaniye İcra Dairesi olduğu sonucuna varılmıştır.
İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasında yapılan incelemede; takip alacaklısının dosyamız davacısı olduğu, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, takip tutarının 69.748,45-USD asıl alacak ve 1.043,00-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 70.791,45-USD olduğu, takibin faturalara dayandığı, davalı borçlu tarafından icra takibine 15/09/2022 tarihinde itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğu, davacı alacaklının itirazın iptali istemiyle süresinde dava açtığı anlaşılmaktadır.
İşbu icra takibinde de yukarıdaki açıklamalar geçerli olup, davacı alacaklının yerleşim yerinin Güngören/İstanbul olduğu, davalı borçlunun yerleşim yerinin Bahçe/Osmaniye olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş 17/06/2021 tarihli satış sipariş formu başlıklı sözleşmede uyuşmazlık halinde Bakırköy Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı görülmekle, Güngören yetki yönünden Bakırköy'e bağlı olduğundan, HMK'nin 6/1 maddesine göre genel yetkili olan davalı borçlunun yerleşim yeri icra dairesi söz konusu icra takibinde yetkili olmaktadır. İcra takibinin başlatıldığı İstanbul .... İcra Dairesinin yetkiye yönelik düzenlemelerine bakıldığında gerek alacaklının yerleşim yeri, gerekse de borçlunun yerleşim yerine göre yetkili olmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı borçlu ödeme emrine itiraz süresinde borca itirazının yanında yetki itirazında da bulunmuş ve seçtiği yetkili icra dairesini belirtmiştir.
Yetkili icra dairesinde takip yapılması, itirazın iptali davalarının koşullarından olup, takip yetkili icra dairesinde yapılmazsa dava şartının yerine getirildiğinden söz edilemeyecektir.
Bu itibarla, davacı tarafın istemine göre İİK'nin 50 ve HMK'nin ilgili maddelerine göre yetki hususu belirlenecektir. Davacının yerleşim yeri Bahçe/Osmaniye'de olmakla, yetki itirazı süresinde ve yöntemine uygun olduğundan davalı borçlunun yetki itirazı yerinde bulunmuş, yetkili icra dairesinin Bahçe/Osmaniye İcra Dairesi olduğu sonucuna varılmıştır.
Taraflar arasında yapılan sözleşmeye konulan yetki kaydı, yasa ile yetikili kılınan genel veya özel yetkili mahkemenin yetkisi ortadan kaldırmayacağından, davalı borçlunun yetki itirazına göre seçtiği Bahçe/Osmaniye İcra Dairesinin yetkili olduğunu kabul etmek gerekmiştir.
Diğer yandan İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasında, takip tutarı 70.791,45-USD olarak belirtilmekle birlikte İİK'nin 58/3 maddesinde yazılı koşulları taşıdığından söz edilemeyecektir.
TBK’nin 99. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
İİK'nin 58/3maddesi hükmünde ise; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında resen göz önünde tutulmalıdır.
Davacı tarafından, davalı aleyhine girişilen İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; hem takip talebinde, hem de ödeme emrinde, davacının alacağını yabancı para cinsinden istediği, herhangi bir şekilde harca esas değer veya yabancı paranın Türk Lirası karşılığının gösterilmediği, yabancı paranın aynen tazmininin istendiği, bu itibarla TBK'nin 99 ve İİK'nin 58/3 maddeleri uyarınca icra takibin yöntemine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
HMK'nin 114/1 maddesinde dava şartları sınırlı olarak sayıldıktan sonra anılan maddenin 2. fıkrasında da "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü ile diğer yasalarda dava şartlarına ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınması gerekliliğine vurgu yapılmıştır.
Sözü geçen yasanın 115. maddesi hükmü de "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde olup, buna göre Mahkemenin dava şartı noksanlığı halinde yapacağı işlemler düzenlenmiştir.
Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından davalı aleyhine kur farkına dayalı fatura alacağının tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası üzerinden haciz yolu ile icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilmesi üzerine borçlu davalının ödeme emrine itiraz etmesi üzerine huzurdaki itirazın iptali davasının Mahkememize açıldığı anlaşılmış ise de, davacı alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmekte iken bu zorunluluğa uyulmadığı, buna göre davacı vekili tarafından yöntemine uygun başlatılmış bir icra takibinden söz edilemeyeceği, yöntemine uygun bir icra takibinin bulunması itirazın iptali davalarında özel dava şartı olduğundan HMK'nin 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca yöntemine uygun icra takibine ilişkin özel dava şartının bulunduğundan söz edilemeyecektir.
Açıklanan nedenlerle, yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davalarının koşullarından olup, bu halde ise takip yetkili icra dairesinde yapılmayıp, yetkili icra dairesinden davalı tarafa gönderilmiş bir ödeme emri söz konusu olmadığından dava şartının gerçekleşmediği kanaatine varılmış ve yine yabancı para cinsinden takip yapılmakla takip tutarının Türk parası karşılığı gösterilmediğinden yöntemine uygun icra takibinde bulunulduğundan söz edilemeyeceğinden, davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken maktu 269,85. TL karar harcının, peşin alınan 179,90. TL peşin harçtan indirilmesi ile geriye kalan 89,95. TL fazla harcın davacıya geri verilmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına,
-
Arabuluculuk masrafı olan 3.120,00. TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluklarında, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi
18/09/2023
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49