Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/502 E. 2023/476 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/502
2023/476
30 Mayıs 2023
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/502 Esas
KARAR NO : 2023/476
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/06/2022
KARAR TARİHİ : 30/05/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :04/07/2023
Davacı vekili tarafından açılan itirazın iptali davasının Mahkememizde yapılan açık
yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Müvekkilinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .... nosunda kayıtlı olduğunu, dokuma ve konfeksiyon sanayi maddelerini dokuma boyama baskı emprime dikiş kalite kontrolü ütü ve ambalaj işlemlerinin yurtiçi ve yurtdışı piyasaları için fason olarak yapılması ve anasözleşmesinde yazılı olan diğer işler alanında ticari faaliyet sürdürdüğünü, müvekkilinin yapmış olduğu ticari faaliyeti kapsamında davalı tarafça gönderilen kumaş üzerine baskı yaptığını, söz konusu iş karşılığında da alacağına karşılık olmak üzere, .... NOLU 4.236,20 -TL BEDELLİ FATURA, .... NOLU 10.237,68 -TL BEDELLİ FATURA, ... NOLU 13.763,52 -TL BEDELLİ faturaların düzenlendiğini, söz konusu faturalar e-fatura olup sistem üzerinden davalı .... gönderilmiş ve davalı .... tarafından yasal süre içerisinde herhangi bir itiraz edilmediğini, aksine sürekli olarak ödeme yapılacağı beyan edilmiş hatta icra takibi ikame edildikten sonra 10.000 -TL ödemenin yapıldığını, davalı .... sözlü olarak sürekli ödeme yapılacağını beyan etmesine rağmen borcunu ödememiş yapılan sifai görüşmelerle de sonuç alınamayınca Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasında icra takibinin başlatıldığını, davalı .... sözkonusu takibe hakız olarak itiraz etmiş akabinde dava şartı kapsamında yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde de bir uzlaşma sağlanamadığını, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; Davalı şirketin, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... E. Sayılı dosyaya yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile, takibin devamına, Alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı .... tahmiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, taraflarınca süresinde borca itiraz ettiklerini, davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki ya da alım satıma dair bir anlaşmanın mevcut olmadığını, müvekkilinin tekstil alanında uluslararası ihracat yapan bir limited şirketi olduğunu, davacının, müvekkiline fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının, malların müvekkiline teslim edilip edilmediğinin tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesinin gerektiğini, müvekkilinin ticari defterleri ile davacının ticari defterleri birbirini doğrulamadığından davacı ticari defterlerini lehine delil olarak kullanamayacağını, itirazın iptali davasının belirsiz veya kısmi olarak açılamayacağını, davacı tarafın sadece fatura kesmesiyle bir alacağın doğmadığını, davalının ihtiyati haciz talebinin haksız ve hukuksuz olduğunu" beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki dava konusu faturalara konu kumaşlara baskı yapılmasına ilişkin eser sözleşmesi kapsamında yüklenici davacının üzerine düşen edimi yerine getirmesine rağmen davalının faturalara konu iş bedelini ödemediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyası aslı celp edilmiş, incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna karşı toplam 28.488,70 TL'nin tahsili için ilamsız takip talebinde bulunulduğu, süresinde itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların ba-bs formları ve sgk kayıtları celbedilerek incelenmiştir.
Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, tarafların edimleri, tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, davacının davalının teslim ettiği kumaşlara yapmış olduğu baskı işleminin ayıplı olup olmadığı, ayıplı olması halinde ayıbın açık mı gizlimi ayıp olduğu, ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, ayıp olması halinde davalının zararı ve zarar miktarı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, faiz oranı ve miktarı, cari hesaba konu fatura sevk irsaliyesi teslim alan isim soyisim, imza bilgileri kısmını açıkça liste halinde yazmasının ihtaratına, alacağa konu faturanın vade farkı/kur farkına yönelik olması halinde taraf defterlerinde bu hususta bir teamül olup olmadığı, Tarafların defter hareketlerinin açıkça rapora aktarılarak yapılan ödeme bilgilerinin, cari hesapta çek yahut bono kayıtlı ise ilgili bankalardan teyit edilebilecek şekilde açıkça bilgilerinin yazılması hususuda irdelenerek var ise taraflar arasındaki cari hesap farkının sebebi de tespit edilmesi, tarafların tüm iddia ve savunmaları hususunda rapor alınmasına karar verilmiş, 06/03/2023 havale tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; " Davacı ve davalı ....'a ait Ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne Uygun tutulmuş olduğu, davacı ve davalı .... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 11.05.2022 tarihi itibariyle davacı .... davalı .... 28.237,40 TL Alacaklı oldukları, davalı .... tarafından davacı .... ödeme emri davalı .... tebliğ edilmeden önce 13.05.2022 tarihinde 10.000,-TL ödeme yapılmış olduğu, bu ödeme sonrası davacı .... davalı .... 18.237,40 TL Alacağının kalmış olduğu, davacı tarafından davalı .... düzenlenmiş faturaların E-Fatura, irsaliyelerin e-irsaliye olduğu, faturaların E-Fatura sistemi üzerinden davalı .... teslim edilmiş olduğu, davalı .... tarafından davacı .... Faturaların tebliğinden yaklaşık 1 ay sonra, ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 17.05.2022 tarihinde toplam KDV Dahil tutarı 34.199,72 TL olan 3 Adet Reklamasyon faturası düzenlenmiş olduğu, bu faturaların Temel E-Fatura olduğu, davacı tarafından işbu faturaların kayıtlara alınıp, 20.05.2022 tarihinde aynı tutarlarda iade faturaları düzenlenmiş olduğu, sonrasında tarafların birbirine aynı tutarlarda iade faturalarını düzenlemeye devam ettiği, davacı firma tarafından davalı firmaya yapılan dava konusu fason pano baskı işleminin ayıplı olup olmadığına ilişkin kanaat oluşturacak kadar ürün incelenemediğinden (16 Adet ürün görüldü) Davalı .... dava konusu fason baskı işleminin ayıplı ifa edildiğine yönelik iddialarının ıspata muhtaç olduğu, bu bakımdan icra takibine yapılan itirazın yerinde olmadığı, icra inkar tazminatı talep etme şartlarının da doğduğu, Taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşmeye ve davalıyı temerrüde düşürecek Noter Kanalı ile gönderilmiş bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, davacı .... tarafından whatsapp yazışmalarının dosyaya sunulmuş olduğu, bu yazışmalarda 28.04.2022 tarihinde davalı .... ödemenin sorulmuş olduğunun görülmekte olduğu, buna göre seçenekli olarak hesaplanan faiz miktarlarının mahkememizin takdirinde olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir. "
Davacı vekili tarafından 2004 Sayılı İİK'nun 67. Maddesi uyarınca yasal bir yıllık hak düşürücü süre içinde davalının itirazının iptali için dava açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arabuluculuk görüşmelerinde anlaşamamış ve arabuluculuk son tutanağı dosyamıza sunulmuştur.
Somut davada; davacı vekili, taraflar arasında davalı tarafından kendilerine teslim edilen kumaşlar üzerine baskı yapılmasına ilişkin eser sözleşmesi olduğu, bu sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmesine rağmen davalı tarafından iş bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili için yapılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında kendileri tarafından davacıya teslim edilen kumaşlara baskı yapılmasına ilişkin sözleşme olduğu, davacı tarafça baskının ayıplı olduğu ve bu nedenle kumaşların kullanılamaz durumda olduğunu, davacı tarafa kullanılamayan kumaş bedeli kadar iade faturası düzenlediklerini, davacıya borçlu olmadıklarını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu, davalı tarafından davacıya teslim edilen kumaşlara davacı tarafından baskı yapılmasına ilişkin eser sözleşmesi olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf davacı tarafından yapılan baskı işleminin ayıplı olup olmadığı, ayıplı olması halinde ayıbın sebebi ve niteliği, ayıp sebebiyle davalının uğradığı zarar miktarı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarındadır.
Mahkememizce davacı şirket ve davalı şirket tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından 6102 Sayılı TTK'nun 83 ile 85 ve 6100 Sayılı HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri, faturalar, davalı tarafından incelemeye sunulan ürünler ve tüm dosya kapsamında üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davacının ve davalının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve davalı lehine delil niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Davacının ticari defter ve kayıtlara göre davacının davalıdan 18.237,40 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davalının davacıya 18.237,40 TL borcunun olduğu tespit edilmiştir. Davalı, davacı tarafından düzenlenen tüm faturaları ticari defter ve kayıtlarına alarak kaydetmiş, BA formlarında beyan etmiştir. Böylelikle davacı tarafından dava konusu faturalara konu ürünlerin davalıya teslimi hususu davalı tarafından kabul edilmiştir. Bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf da bulunmamaktadır. Davalı ödeme emrinin kendisine tebliğinden sonra davacıya ayıplı baskı iddiası ile iade faturaları düzenlemiş, davacı tarafından söz konusu iade faturaları tekrar davalıya iade edilmiştir. Davalı vekili tarafından davacı tarafından yapılan baskı işleminin ayıplı olduğu savunması karşısında davalı vekiline ayıplı ürünleri bilirkişi incelemesine sunması ihtar edilmiş, inceleme gününde ürünler sunulmamış, daha sonra teknik bilirkişi tarafından farklı tarihlerde defalarca ürünlerin incelemeye sunulması davalı taraftan istenilmiş, en son davalı tarafından bilirkişi incelemesine sunulan baskılı kesilmiş 16 parça 4 adet pantolon ve 11 adet dikilmiş sweatshirt teknik bilirkişi tarafından incelenmiş, ancak davacı tarafından söz konusu ürünlerin kendi yaptıkları ürünler olmadığı beyan edilmiştir. Teknik bilirkişi tarafından yapılan incelemede; dava dosyası içerisinde dava konusu ürünlerin fason baskı işlemine yönelik kaç adet ürüne, ne tür baskı yaptırılacağı, işin teknik detayları, birim fiyat ve teslim tarihini gösteren taraflarca imzalanan yazılı bir sözleşme, sipariş formu, belge yada yazışma, şahit numune vs. gibi bir bilgi yada belge bulunmadığı, bu durumda malın hangi kriterlere göre ayıplı olup olmadığının tespitinin (baskı kalitesi hariç) yapılması mümkün olmadığı, yine dava dosyasında malın ayıplı olduğuna dair davacı tarafa yapılan bir ayıp ihbarının da bulunmadığı, incelemeye sunulan 4 adet pantolon parçası (16 parça) ile 11 adet kapşonlu sweatshirt üzerinde yapılan incelemede, ürünler baskı tekniği olarak incelendiği ve bazı baskı kalıp ayıpları, bulaşmalar tespit edildiği, ancak bu kadar az sayıda ürüne bakarak, teknik şartname ve istenen kriterler bilinmeden malın tamamının ayıplı yada ayıpsız olduğunu söylemek mümkün olmayıp ayrıca davacı tarafın da gösterilen ürünlerin kendi yaptıkları ürünler olmadığı yönünde yerinde inceleme esnasında sözlü ve ardından 16.01.2023 tarihli yazılı beyanlarının bulunduğu, davalı tarafın parçalar basılıp geldiğinde gerekli kontrolleri ve ayıp tespitini yapmadığı ve imalatın bir sonraki aşamasına geçildiği için zararın boyutunun büyüdüğünün görüldüğü, toplam 15 adet ürüne bakarak, (teknik şartname/sözleşme yada istenen kriterler bilinmeden) ürünlerin tamamının ayıplı olup olmadığı konusunda görüş bildirmek doğru olmadığı belirtilmiş ve tespit edilmiştir. Davalı tarafından iade faturasına konu ayıplı olduğu iddia edilen tüm ürünler bilirkişisi incelemesine sunulmamış, davalı tarafından sunulan ürünlerin davacı tarafından baskı işlemi yapılan ürünler olmadığı davacı tarafından beyan edilmiş ve sunulan ürünlerin davacı tarafından baskı işlemi yapılan ürünler olduğu hususu kesin bir şekilde ortaya konulmamıştır. Bunun yanında davacının davalıya teslim ettiği çok sayıda ürün göz önüne alındığında incelemeye sunulan az sayıda ürün ile davacının teslim ettiği tüm ürünlerdeki yapılan işlerin ayıplı olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Kaldı ki incelemeye sunulan ürünlerin davacı tarafından yanlış baskı yapılan ürünler olduğu kabul edilse bile bu ürünlerin tekstil sektörüne göre olağan fire oranı altında kaldığının kabul edilmesi gerekmekte olup, bu fire oranı davacının yaptığı işin ayıplı olduğu sonucunu doğurmamaktadır. Davalının baskı işleminin ayıplı olduğuna ilişkin ayıp iddiası niteliği itibariyle kumaşların teslimi sırasında görülecek açık ayıp niteliğindedir. Ancak buna rağmen davalı tarafından davacının baskı işlemi yaptığı kumaşlar alınarak kesim ve dikim işlemi yapılmış ve davacıya teslim sırasında veya makul bir sürede herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmamış ve ayıba ilişkin bir tespit yaptırılmamıştır. Tüm bu hususlar dikkate alındığında davalı tarafından ürünlerin ayıplı olduğu, ayıplı ise ayıbın niteliği ve sebebi, ne kadar üründe ayıp bulunduğu, ayıp sebebiyle uğradığı zarar hususları ve buna ilişkin savunmaları somut ve kesin bir şekilde ispat edilemediğinden Mahkememizce davalı vekilinin savunmalarına itibar edilmemiştir. Davacının davalıdan bilirkişi raporunda tespit edilen bedel üzerinden alacaklı olduğu hususu hususu tarafların defter ve belgeleri, ba-bs formları, faturalar ile sabit olduğundan bu miktar üzerinden açılan davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin ve davalı icra takibinden önce temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine ve alacak likit olduğundan ve davalı tarafından ayıp savunması ispat edilmediğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE;
-Davalı borçlunun Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 18.237,40 TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 1.245,79 TL nispi karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 173,31 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.072,48 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 251,30 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 173,31 TL peşin harç olmak üzere toplam 254.01 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan ( haklı çıkmış olduğu orana göre ) 6.171,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 1.320,00 TL' nin 1.302,04 TL sinin davalıdan tahsili ile, 17,96 TL sinin ise davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, kabul edilen miktar yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, reddedilen miktar üzerinden miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2023
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:05:59