Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/993 E. 2023/1015 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/993
2023/1015
28 Aralık 2023
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2022/993 Esas
KARAR NO : 2023/1015
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/04/2022
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
YAZIM TARİHİ : 21/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacının dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket belirtilen adreste tavuk ürünleri satışı gerçekleştirdiğini, yine icra dosyası arasında bulunan faturalar ve cari hesap ekstrelerinden anlaşılacağı üzere davalı ..., davacı müvekkilden almış olduğu malların karşılığını ödemediğini, bunun üzerine davacı ... hakkında ihtiyati haciz kararı alınarak 298.427,13.TL asıl alacak ve 910,00.TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 299.337,13.TL üzerinden Lüleburgaz ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra takibi başlatılarak davalı borçluya ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı borçlu, hakkında başlatılan icra takibine, 18.10.2021 tarihli dilekçe ile itiraz etmiş olup; Lüleburgaz ....İcra Müdürlüğü tarafından 18.10.2021 tarihinde icra takibi durdurulduğunu, davalının itirazı haksız ve mesnetsiz olup icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A Maddesi; “Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır” hükmüne amir olduğunu, söz konusu madde metni gereğince 28.02.202 tarihinde Lüleburgaz Arabuluculuk Bürosu’nun ... büro dosya numarası, ... arabuluculuk numarasıyla taraflarından arabuluculuk başvurusu yapılmış olup; 31.03.2022 tarihinde yapılan ilk oturumda da davalı ... ile anlaşma sağlayamadığımızdan arabuluculuk faaliyeti sona erdiğini, bu nedenle davalı(borçlunun) yapmış olduğu itirazın iptaline, icra takibinin kaldığı yerden devamına yapılan itiraz haksız olduğundan borçlunun %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle davalının Lüleburgaz...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki 299.337,13.TL'lik alacağımıza yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, yapılan itiraz haksız olduğu için borçlunun %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve asıl alacağa takip tarihi olan 11.10.2021 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine, tüm yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... Lüleburgaz .... icra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibi yetkisiz icra dairesi olduğunu ve mahkememiz huzurunda ikame edilmiş olan dava da yetkisiz mahkemede açıldığını, ikame edilen dava, itirazın iptali davası olup genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, Genel yetkili mahkeme MADDE 6- (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Davalının birden fazla olması hâlinde yetki MADDE 7- (1) Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. müvekkili davalının yerleşim yerinin Küçükçekmece olduğunu, dolayısı ile itirazın iptali davası için yetkili mahkeme Bakırköy Asliye Ticaret mahkemeleri olduğunu, yüksek mahkeme kararları da bu yönde olup emsal kararları aşağıda sayın mahkemenin takdirine sunduklarını, bu nedenle, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, Yargıtay 15. HD 4.5.2010, 2010/1161 E, 2010/2616 K sayılı kararında; 'İcra ve İflas Kanunu'nda, itirazın iptali davaları için özel bir yetki kuralı düzenlenmemiştir, itirazın iptali davalarında yetkili mahkeme, HUMK'nın 9 ve izleyen maddelerinde düzenlenen yetki kurallarına göre belirlenir. Takip borçlusu davalı, ödeme emrine itiraz ederken icra dairesinin yetkisine itirazda bulunmamışsa, bu durumda sadece icra dairesinin ve İcra Hukuk Mahkemesi'nin yetkisini kabul etmiş sayılır. Bu kural takip hukuku açısından geçerli olup, mahkemede açılan itirazın iptali davasında etkili değildir. 'Mevcut mevzuat hükümleri kapsamında yetkili yerin müvekkil şirketin ve diğer itiraz eden müvekkillerin yerleşim merkezi kabul edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla yetkili mahkeme Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı ... dilekçesinde belirttiği borç tutarında mutabakat sağlanamadığını, bu uyuşmazlıklar giderilmeden, davacı ... icra takibine başladığını, doğal olarak müvekkil şirket, mutabık kalmadığı bedelden dolayı başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde, yukarıda açıklanan uyuşmazlık daha net anlaşılacağını, ayrıca hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte mutabık kalınmış bir alacak söz konusu olmadığını, dolayısıyla likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatının istenmesi de mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
Lüleburgaz .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/09/2022 tarihli ... Esas-... Karar sayılı yetkisizlik kararıyla Mahkememize gönderilen dosya yukarıda sayılı esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.
Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Lüleburgaz .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, Lüleburgaz ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, tarafların bağlı bulundukları Vergi Dairesi Müdürlüklerinden B formları getirtilmiş, bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, açık hesap ve faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Lüleburgaz .... İcra Dairesinin .. .Esas sayılı icra takip dosyasının incelemesinde; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, icra takibinin 298.427,13-TL alacak ve bu alacağa bağlı 910,00-TL ihtiyati haciz olmak üzere toplam 299.337,13-TL alacak için yapıldığı, icra takibinin açık hesaba dayandığı, davalı borçlunun icra takibine 18/10/2021 tarihinde itiraz ettiği, davacı alacaklının davalı borçlunun itirazının iptali için süresinde dava açtığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf borç tutarında mutabakat sağlanmadığını savunmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması gerekmiş, davacı taraf ticari defter ve kayıtlarını sunmuş, davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını incelemeye hazır etmemiş, sunmamıştır.
HMK'nin 222/3 maddesi hükmündeki düzenlemeye göre, ikinci fıkrada belirtilen koşullara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine kanıt olarak kabul edilebilmesinin koşullarından birinin diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi olduğu belirtilmiştir. HMK'nin 222/2 maddesi hükmüne göre ise, ticari defterlerin, ticari davalarda kanıt olarak kabul edilebilmesi için, yasaya göre eksiksiz ve yöntemine uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması koşuldur.
Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, davacının ticari defterlerinin eksiksiz, yöntemine uygun olarak açılışı ve kapanış onaylarının yaptırıldığı saptanmış, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı belirlenmiş olmakla, davacının ticari defter kayıtlarının kanıt niteliğinin olduğu sonucuna varılmış, davalı tarafından verilen süreye rağmen ticari defter ve kayıtları sunulmadığından davacının ticari defter ve kayıtlarının lehine kanıt niteliğinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davacı tarafın bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalıdan takip tarihi itibariyle 299.239,74-TL alacağı bulunduğu, işbu alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bilirkişi raporundaki saptamaya göre davacının ticari defterlerinin yöntemine uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, davalı tarafın ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının ticari defter kayıtlarıyla ortaya konulan alacağının aksini ispat yönünden dosyaya yansıyan bir kanıt da bulunmadığı, bu bağlamda davacının ticari defterleri lehine kanıt niteliğinde olmakla, davalı tarafından davacının ticari defter kayıtlarının aksi yöntemine uygun kesin kanıtlarla ispatlanamadığından HMK'nin 222/3 maddesi gereğince davacı tarafın alacağının varlığını kanıtladığı değerlendirilerek, istemle bağlı kalınarak davacının davasının kabulüyle, davalı açısından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte olan asıl alacağa davalı tarafından yapılan haksız itiraz nedeniyle davacı lehine asıl alacak tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere:
1. Davanın KABULÜ ile; davalının Lüleburgaz ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden aynı koşullarla devamına,
İİK'nin 67/2 maddesi hükmü uyarınca asıl alacak tutarının %20'si oranında olan 59.685,42-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
-
Alınması gereken 20.385,55. TL karar harcından davacı tarafından yatırılan 3.615,24. TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan 16.770,31. TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 3.615,24. TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 80,70. TL başvurma harcı, 288,50. TL posta ve davetiye gideri, 44,50. TL dosya sarf gideri, 1.500,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.913,70. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Dava değerine göre takdir edilen 679,49. TL celse harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Arabuluculuk sarf kararı düzenlenmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 46.764,07. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Kullanılmayan avansın karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/12/2023
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35