SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1138 E. 2023/1002 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1138

Karar No

2023/1002

Karar Tarihi

21 Aralık 2023

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/1138 Esas

KARAR NO : 2023/1002

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 25/12/2022

KARAR TARİHİ : 21/12/2023

YAZIM TARİHİ : 15/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ile davalı ... Tekstil arasında ticari alım-satım ilişkisi kurulduğunu, ticari alım satıma ilişkin düzenlenen fatura ve cari hesap ekstresinde davalı şirketin müvekkili şirkete cari hesaptan 2.599.57 USD bakiye borcu bulunduğunu, davalı şirketin ödemediği 2.599,57 USD borcun tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, alacaklarının defter ve kayıtlar ile sabit olduğunu beyan ederek yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile haksız ve kötü niyetli itiraz kapsamında %20'de aşağı olmamak üzere İcra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının dilekçesinde cari hesap üzerinden alacağı kalmasına ilişkin dilekçe düzenlenmişse de talep edilen alacağın aslında bir borç ihtiva etmekten öte kur farkına ilişkin olduğunu, İki şirket arasında cari hesap ile ticari hayat sürdürüldüğünü, İşbu cari hesapla alakalı çek verildiğini ve cari hesap bakiye borçları TL bazında ödenmeye başlandığını, Anili çekleri davacınında bizzat dosyaya sunduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete 27.09.2022 tarihli 60.000 TL değerinde, 26.10.2022 tarihli 60.000 TL değerinde, 19.10.2022 tarihli 60.000 TL değerinde, 26.10.2022 tarihli 100.000 TL değerinde, 19.11.2022 tarihli 100.000 TL değerinde çek düzenlendiğini, Dolayısıyla çek ile ödeme yapılan cari hesaplarda kur farkı istenemeyeceğine dair bir çok Yargıtay kararı bulunduğunu ve yerleşik içtihatların da bu yönde olduğunu, Kabul anlamına gelmemekle beraber davacı taraf müvekkil şirkete kur farkına ilişkin herhangi bir kur farkı faturası düzenlenmeksizin icra takibi başlattığını, Bu nedenle aslında icra takibinde cari hesaplar konulmuş olsa da söz konusu takibin aslında kur farkından kaynaklandığını, kur farkı talebi halinde kur farkı faturasının düzenlenmesi zorunlu olduğunu, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin "II/A/5.3.Kur Farkları" başlıklı bölümünün ikinci ve üçüncü paragrafında, lehine kur farkı doğan KDV mükelleflerinin (satıcı/alıcı) kur farkları için fatura düzenlemesi gerektiğinin belirtildiğini, işbu husus yönünden de kanuna aykırı olarak hareket edip icra takibi başlatılmasının hukuka ve kanuna aykırılık oluşturduğunu, dolayısıyla davanın bu yönden de reddinin gerektiğini, beyan ederek davanın reddini ve haksız şekilde başlatılan icra takibi dolayısıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, tarafların bağlı bulundukları Vergi Dairesi Müdürlüklerinden B formları getirtilmiş, ... Bankası A.Ş.'den çeklerin ibraz bilgileri getirtilmiş, bilirkişi raporları aldırılmıştır.

Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, açık hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.

Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, icra takibinin 2.599,57-USD için yapıldığı, icra takibinin cari hesaba dayandığı, davalı borçlunun icra takibine 28/11/2022 tarihinde itiraz ettiği, davacı alacaklının davalı borçlunun itirazının iptali için süresinde dava açtığı anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıya sattığı mallardan dolayı USD olarak düzenlenen faturalar nedeniyle, davacının yabancı para cinsinden alacağını isteyip isteyemeyeceği, bu kapsamda davalının icra takip takip tutarı kadar davacıya borçlu bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Dosyada bulunan satış faturalarının incelenmesinde malların döviz karşılığı satıldıkları ve TL karşılıkların gösterildikleri görülmektedir. Aslında davacının düzenlediği faturalar USD cinsinden olmakla, sözleşmesel ilişkinin yabancı para cinsinden olduğu ve faturaların mevzuat gereği TL cinsinden düzenlendiği anlaşılmaktadır.

TBK'nin 99. maddesi uyarınca, konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir, ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla da ödenebilir, ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.

Taraflar arasındaki sipariş formunda kumaş bedelinin USD olarak belirtilmesi, davacının düzenlediği faturalara davalının itirazının da olmaması göz önünde bulundurulduğunda; taraflar arasında kumaş bedelinin USD olarak kararlaştırıldığı ve davalının fatura bedellerini USD olarak davacıya ödemesi gerektiği veya davacının alacağının fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığını isteyebileceği kabul edilmiş, bunun için teamül bulunup bulunmamasının bir önemi olmayıp, ayrıca anlaşma yapılmasına da gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.

Davalının TL cinsinden yaptığı ödemelerin ödeme tarihindeki kur göz önünde bulundurularak yabancı paraya çevrilerek, yapılan ödemenin yabancı para indirilmesi gerekecektir.

Davalı taraf davacıya olan borçlarına karşılık 5 adet TL bedelli çek vermiştir. Çek bir ödeme aracı olup, çek alınmış olmakla alacağın bu bedel üzerinden ödenmesi kabul edilmiş olacağından çekle yapılan ödemelerde, çekin verildiği tarihteki kur üzerinden yapılacak hesaplama ile varsa yabancı para cinsinden alacaktan indirilmesi gerekecektir.

Buna göre, davalı tarafından yapılan ödemeler indirildikten sonra davacının davalıdan 2.599,57-USD alacağı bulunduğu iddia edilmekte, davalının da davacıya borcu bulunmadığı savunulmaktadır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD cinsinden olduğu gözetilerek dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna göre; tarafların TL temelinde tuttukları açık hesap birbirleriyle uyumlu olmakla birlikte, davacının USD temelinde tuttuğu açık hesapta tarafların birbirleriyle uyumlu kayıtları göz önünde bulundurulduğunda davalı tarafından yapılan ödemelerin tarihlerindeki ve davalı tarafından verilen çeklerin davacıya verildikleri tarihteki kur karşılıkları hesaplanmış, davacının davalıdan 1.917,42-USD alacaklı olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporu, dosya kapsamıyla uyumlu, gerekçeli ve denetime elverişli olmakla yerinde bulunmuş, esasa etkili kanıt olarak değerlendirilmiştir.

Taraflar arasındaki ilişki açık hesap ilişkisi olup, davalı tarafın cari hesap sözleşmesi bulunmadığına yönelik savunmasına itibar edilmemiştir.

İcra takibine bakıldığında, davacı alacaklının 24/11/2022 takip tarihi itibariyle döviz alış kuru üzerinden (18,6045-TL x 2.599,57-USD) 48.363,70-TL takip tutarı bildirdiği ve dava açılırken (18,6592-TL x 2.599,57-TL) 48.505,89-TL dava değeri bildirdiği görülmekle, davacının alacak hesabı yapılırken de döviz alış kuru göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılmıştır. Bu hesaba göre, davacının davalıdan 1.917,42-USD alacağı bulunduğunun kabulü gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile, davalı açısından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte olan kabul edilen alacağa itirazın haksız olduğu sonucuna varıldığından, davacı lehine davalı aleyhine kabul edilen 1.917,42-USD alacağın takip tarihindeki kur üzerinden karşılığı (18,6045-TL) 35.672,64-TL'nin %20'si üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilerek, fazlaya ilişkin istemin reddi ve davacının davalıya karşı icra takibi başlatmasında kötü niyetli olduğunun kabulünü gerektirir dosyaya yansıyan bir kanıt bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddi ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere:

  1. Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy .. İcra Dairesinin .... esas sayılı icra takip dosyasına itirazının 1.917,42. USD (fiili ödeme günündeki TCMB döviz alış kuru karşılığı TL) yönünden iptali ile takibin bu tutar üzerinden takip tarihinden itibaren devlet bankalarının usd ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,

İİK'nin 67/2 maddesi hükmü uyarınca 7.134,52-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,

  1. Alınması gereken 2.443,96. TL karar harcından, peşin alınan 828,36. TL harcın indirilmesi ile 1.615,60. TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  2. Davacı tarafından yatırılan 828,36. TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Davacı tarafından yapılan 80,70. TL başvurma harcı, 93,00. TL posta ve davetiye gideri, 5,00. TL dosya sarf gideri, 3.000,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.178,7‬‬0. TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 2.344,58. TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

  4. Arabuluculuk gideri olan 3.120,00. TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 2.301,28. TL'sinin davalıdan, 818,72. TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  5. Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davalı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 12.728,37‬. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  7. Kullanılmayan avansın karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa geri verilmesine,

Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/12/2023

Katip ...

☪ e-imzalıdır. ☪

Hakim ...

☪ e-imzalıdır. ☪

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Kaynaklanan)(TicariSatımdanAlacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim