SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/243 E. 2024/263 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/243

Karar No

2024/263

Karar Tarihi

15 Mart 2024

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/243 Esas

KARAR NO : 2024/263

DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 28/12/2023

KARAR TARİHİ : 15/03/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 19/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkiye istinaden çek düzenlendiğini ve müvekkilinin söz konusu çeklerden dolayı alacağının bulunduğunu, 30/11/2014 tarihli .... seri numaralı 104.706,73-TL bedelli, 24/09/2014 tarihli .... seri numaralı 10.738,00-TL bedelli ve 20/08/2014 tarihli .... seri numaralı 21.830,00-TL bedelli çek olmak üzere toplam çek bedelinin 137.274,73-TL olduğunu, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine, davalıdan 31/07/2017 tarihli .... seri numaralı 25.000-TL bedelli çek ve 31/05/2017 tarihli .... seri numaralı 25.000-TL bedelli çek alındığını ancak bu çeklerin de karşılıksız çıktığını, söz konusu alacağın bir kısmının borçludan tahsil edildiğini bu sebeple kalan bakiye tutar için icra takibi açılmasına karar verildiğini, toplam alacak miktarının 120.274,73-TL olduğunu, alacağın tahsili noktasında müvekkilce yapılan tüm girişimlerin sonuçsuz kalması sebebiyle işbu alacağın tahsili için Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibinde alacak ve faizleri ile birlikte toplamda 225.214,65-TL alacak talep edildiğini, borçlu tarafından söz konusu icra takibinde borca ve yetkiye itiraz edildiğini ve dosyanın Silivri İcra Müdürlüğüne gönderildiğini, takibe davalı tarafça itiraz edilerek takibin durduğunu, bunun üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşılamama üzerine arabuluculuk sürecinin son bulduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki uyarınca davacının davalıdan alacaklı olduğunu, davalı tarafından ticari ilişkiye istinaden müvekkili lehine tacir çeki düzenlendiğini, taraflara ait ticari defterler incelendiğinde davacı müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun görüleceğini beyan ederek dava konusu alacağın değeri taraflarınca tespit edilemediği için belirsiz alacak davası olarak açılan huzurdaki davada, ileride bilirkişi marifetiyle tespit edilecek dava değerine ilişkin fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak ve daha sonradan artırılmak kaydı ile şimdilik taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacının davalıdan olan 500,00-TL alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 115/2 maddesi uyarınca; "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.

Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." (Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 11.12.2017 tarihli 2016/13916 Esas 2017/7878 Karar sayılı kararı)

Belirsiz alacak davası HMK'nın 107. Maddesinde dava çeşitlerinden biri olarak açıklanmıştır. Hükme göre: "(1)Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2)Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır." şeklindedir.

Yargıtay kararları ve doktrinde alacağın belirsiz olup olmadığı ile ilgili olarak bazı kıstaslar kabul edilmiştir. Bu kıstaslar; davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin;

  1. Davacının kendisinden beklenememesi,

  2. Bunun olanaksız olması,

  3. Açıkça karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olmasıdır.

Yargıtay 11 HUKUK DAİRESİNİN 28/03/2016 TARİH VE 2015/8730 Esas, 2016/3427 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, belirsiz alacak davası açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir. Belirleyememe hali, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkansızlığa dayanmalıdır.

Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı dava dilekçesinde 3 çek nedeni ile davalıdan alacaklı olduğunu, toplam alacak miktarının 137.274,73-TL olduğunu, çeklerin karşılıksız çıkması nedeni ile de bakiye 120.274,73-TL alacaklı olduğunu açıkça belirttiği, bu hali ile davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin;1. Davacının kendisinden beklenememesi,2. Bunun olanaksız olması, 3. Açıkça karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olması gerekmekte olup bu şartların dava konusu alacak bakımdan oluşmadığı anlaşılmakla davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararının olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-(h) ve 115/2.maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

  1. Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsil edilerek Hazine'ye irat kaydına,

  2. İş bu dava yönünden davacı ve davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,

  3. Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,

  4. HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.15/03/2024

Katip ...

¸E-imza

Hakim ...

¸E-imza

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

tarihtalepreddinehukukdairesinindeliler(KıymetliKaynaklanan)EvraktanhükümusuldengerekçeAlacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim