Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/941 E. 2023/957 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/941
2023/957
24 Ekim 2023
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/941 Esas
KARAR NO : 2023/957
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/10/2022
KARAR TARİHİ : 24/10/2023
K.YAZIM TARİHİ : 02/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 20 adet “.. Marka ... Yoğuşmalı Kombi” cinsi kombinin satışı konusunda anlaşmaya varıldığını, anlaşma bedelinin KDV dahil 100.000,00 TL satış bedelinin peşin olarak 30.03.2021 tarihinde davalıya ödendiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranarak 20 adedinin yalnızca 7 adedinin teslim edildiğini, 13 adedinin teslim edilmediğini, davalının 7 adet kombinin bedeli olarak 35.000,00 TL lik fatura kestiğini, 29.11.2021 tarihinde 65.000,00 TL'yi iade ettiğini, aynı marka 13 adet kombinin ... Makine firmasından 91.871,84 TL bedelle satın alınmak zorunda kalındığını, müvekkilinin 26.871,84 TL zararı doğduğunu, Beyoğlu .. Noterliği 06.12.2021 tarih ... Yevm. Nolu ihtarname ile davalıya zararın karşılanmasının bildirildiğini, davalının ödeme yapmaması neticesinde yukarıda ayrıntılı yazılı icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı ... yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... adlı kişinin müvekkili şirket yetkilisine gelerek davacı şirket yetkilisi olarak tanıdığı ... beyin 20 adet kombi için fiyat teklifi istediğini belirttiğini, müvekkili şirket yetkilisinin 20 adet kombi için 100.000,00 TL fiyat teklifi verdiğini, müvekkilinin davacı şirkete ısrarla ürünleri teslim almasının bildirdiğini, ancak davacının yerinin olmadığı ve inşaata daha yeni başladığından bahisle ürünleri teslim almadığını, davacının 24.11.2021 tarihinde sadece 7 adet kombinin teslimini talep ettiğini ve teslim aldığını, müvekkilinin kalan kombileri alması için davacıya bildirimde bulunması rağmen davacının kalan 65.000,00'nin davacının 31.03.2021 tarihinde ödeme yapmasına rağmen, 7 adet kombiyi 25.11.2021 tarihinde almasından davacının teslim almamakta kusurlu olduğunun sabit olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı ... yükletilmesine karar verilmesini” arz ve talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE:
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Dosyamız arasına celp edilen Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 26.871,84 TL asıl alacak üzerinden borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 10/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 08/04/2022 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü.
Bilirkişiler Doç. Dr. ..., Dr. ... ve SMMM ... tarafından mahkememize sunulan 25/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ... tarafından ibraz edilen ticari defterlerin usulüne uygun bir şekilde açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ticari defterlerinin yanların lehine delil niteliğinin mahkemenin takdirinde olduğu; davacı her ne kadar 13 adet kombi için 91.871,84 TL-65.000,00 TL=26.871,84 TL fazla ödediğini iddia etmiş ise de, davacının fazla ödediği bedel içerisinde KDV'nin de yer aldığı; KDV'nin hiçbir zaman bir gider unsuru olmadığı; davacı da kombileri daha yüksek fiyatla alması nedeni ile fazla ödediği KDV'yi devlete ödeyeceği KDV'den mahsup edeceği; yani davacının daha yüksek fiyatla kombi almasından dolayı ödediği fazla KDV'nin davacı yönünden bir zarar olmadığı; davacının fazla ödediği bedel KDV hariç kombi fiyatı olan 1 adet kombi 4.237,29 TL-5.989,04 TL= 1.751,75 TL olmak üzere 13 kombi için uğramış olduğu zarar; 1.751,75 x 13=22.772,75 TL olarak hesaplanmıştır.
Huzurda görülen dava müspet zararın tazmini istemine ilişkindir.
Geçerli şekilde kurulmuş bir özel hukuk sözleşmesinde, tarafların sözleşmeye uygun hareket etmeleri, edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmeleri, edimin ifasını imkânsız hâle getiren her türlü davranıştan kaçınmaları zorunludur. Tarafların sözleşmeyle üstlendiği borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde ifa etmeme sonucu meydana gelir. Borcun ifa edilmemesi hali sözleşmenin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu’nun 112 ile 126. maddelerinde düzenlenmiştir.
Esas itibariyle zarar, mal varlığında meydana gelen eksilmedir; fakat bu eksilme sahibinin iradesi dışında veya hiç olmazsa rızası bulunmaksızın meydana gelmiş olmadıkça zarar sayılmaz. (Türk Hukuk Lûgatı: Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, C. I, s. 1247)
TBK'nın 112. maddesine göre; “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.”
TBK'nın 112. maddesi kapsamında tazmini istenilen yani sözleşmeden doğan zarar, müspet yahut menfi zarar olabilir.
Müspet zarar; borçlu, edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kar mahrumiyetini de içine alır. (Haluk Tandoğan, Türk Mesuliyet Hukuku, İstanbul 2010, s. 426-427; Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, Genişletilmiş 5. Baskı, s. 591) Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi hâlinde söz konusu olur, alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı almaktadır.
Müspet zarar kapsamında kar kaybı, kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır ve sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kar kaybı açısından kardan yoksun kalan tarafın mal varlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik mevcut olmaz. Burada kardan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında 20 adet kombi satışına ilişkin sözleşme kurulduğu; sözleşme bedelinin tamamının davacı tarafından davalıya ödenmesine rağmen davalı tarafından sadece 7 adet kombinin davacıya teslim edildiği; 13 adet kombi parasının ise davacıya iade edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalının haklı bir sebep olmaksızın kombileri teslim etmek yerine 13 adet kombinin parasını davacıya iade ederek sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getirmediği; bunun üzerine davacının teslim edilmeyen 13 adet kombiyi üçüncü kişilerden satın aldığı; davalının sözleşmeye aykırı eylemi nedeniyle davacının uğramış olduğu müspet zararı davalıdan talep edebileceği; bu zararın davalı ile yapılan sözleşme bedeli ile davacının üçüncü kişiler ile yaptığı sözleşme bedelleri arasındaki fark olduğu, dolayısıyla davacının müspet zararının 22.772,75 TL olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı vekili tarafından her ne kadar fazla ödenen KDV bedeli de talep edilmiş ise de KDV'nin devlete ödenen vergi kalemlerinden biri olması nedeniyle bir gider unsuru olarak kabulü mümkün olmadığından davacının bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın 22.772,75 TL üzerinden kabulü ile davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 22.772,75 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
-
Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
-
Alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
-
Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 1.555,61 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 458,91 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 1.096,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından sarf olunan 6.000,00 TL bilirkişi masrafı + 148,50 TL posta ücreti tebligat, müzekkere ve talimat masrafından ibaret toplam 6.148,50 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre (%84,75 kabul oranı) hesaplanan 5.210,85 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafından yatırılan 11,50 TL vekalet harcı, 80,70 TL başvurma harcı ve 458,91 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
-
Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 4.099,09 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
12-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 475,93 TL'sinin davacıdan; 2.644,07 TL'sinin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
24/10/2023
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪
Hakim ...
☪e-imzalıdır.☪
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10