SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/965 E. 2023/939 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/965

Karar No

2023/939

Karar Tarihi

20 Ekim 2023

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/965

KARAR NO : 2023/939

DAVA : ÖZEL DENETÇİ ATANMASI

DAVA TARİHİ : 16/05/2022

KARAR TARİHİ : 20/10/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 08/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Özel Denetçi Tayini davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA:

Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne vermiş olduğu 16/05/2022 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Müvekkilinin, en son sermaye artışı ile sermayesi 3.200.000 TL'ye çıkartılan davalı şirkette, sermayenin %17,5'ine tekabül eden 560.000 TL bedelli 280 payın sahibi olduğunu, müvekkilinin son beş yıldır şirketten dışlandığını, şirketin işleyişi, faaliyetleri, geliri hakkında kendisine bilgi verilmediğini, müvekkiline kayda değer herhangi bir kar payı ödenmez iken, temsil ve ilzama yetkili ortaklar tarafından şirket imkanlarının kendi özel çıkarları için kullanıldığını, şirketi temsil ve ilzama yetkili ortakların eşleri ve çocukları şirkette çalışmadıkları halde, sanki şirkette çalışıyorlarmış gibi şirkette sigortalı gösterildiklerini, aynı ortaklık yapısına ait ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne mevzuata ve ticari gereklere aykırı bir biçimde kaynak aktarıldığını, şirket adına kredi kartları alarak şahsi harcamalarını bu kredi kartları ile yaptıklarını, ortaklara ödeme adı altında kendilerine şirketten kaynak aktardıklarını, özel araçlarının tüm giderlerini şirket imkanlarını kullanarak karşıladıklarını, evlerinin bakım, dekorasyon işleri masraflarının, çocuklarının eğitim gideri ve okul taksitlerini şirket kaynaklarını kullanarak ve şirket kasasından karşıladıklarını, şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili ....'ın 2016'da şirket kaynaklarını kullanarak kendine özel yat aldığını, bu yatın giderlerini dahi şirket hesaplarından karşıladığını, tüm bunlar olurken, müvekkili kendilerinden bilgi istediğinde bilgi vermekten kaçındıklarını, pandemiyi de bahane edere k2019'dan 2022'ye kadar müvekkilinin yasal haklarını kullanmak suretiyle zorlayarak yaptırdığı 2022 Yılı Mart Ayı'na kadar, en azından yılda bir kez yapılmasında yasal zorunluluk olan genel kurul toplantılarını yapmadıklarını, müvekkilinin, ekte sunulu ...'ncu Noterliği'nin 28.02.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile şirket yönetiminden T.T.K.437'nci Madde hükmü uyarınca (08.03.2022 tarihli genel kurulda özel denetçi atanması talebi ile sorulan soruların aynısı) Sorular yönelterek, şirketi temsilen yönetim kurulu başkanından, bu hususlarda bilgi talebinde bulunduğunu, yönetim kurulu başkanının İstanbul .. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile bu ihtara olumsuz cevap verdiğini, "..talep edilen bilgilerin yasanın çizdiği sınırları aştığı, kötüniyetli." olduğu v.s gerekçelerle, bilgi vermekten kaçındığını,08.03.2022 tarihli genel kurul toplantı tutanağında da görüleceği üzere, müvekkilinin vekili marifetiyle T.T.K. 438 ve devamı maddeleri uyarınca "özel denetçi" atanarak, aşağıda ayrıntılı olarak yazılı; "1. Şirketin 2019 ve 2020 yılı Genel Kurullarının ayrı ayrı yapılması gerekirken tek bir toplantı ile iki genel kurulun yapılmasının amacının ne olduğu, 2019 ve 2020 yılı finansal tabloları ile yönetim kurulu faaliyet raporu bu birleşik toplantıda nasıl anlaşılabileceği, Şirketin ilişkili taraf olarak kabul edilen kişilerle ilgisi ve ticareti var mıdır? Bu kişilere şirketten menfaat aktarılıp, aktarılmadığı, Şirkette hakim pay sahibi ve yöneticilerin kendilerine ait başka şirketleri ya da iştirakleri olup, olmadığı, Şirketin kurduğu iş ortaklıkları ile olan ticari ve mali ilişkilerin neler olduğu, Şirket yönetim kurulunda yer alan kişilerin yakınlarının şirkette çalışıp çalışmadıkları, çalışmış iseler kaç yıl çalıştıkları, halen çalışıp çalışmadıkları, Bu kişilerin görev tanımlarının ne olduğu, Çalışmaları karşılığı bir ücret ödenip, ödenmediği, halen ödeme yapılıp yapılmadığı, ücret ne kadar olduğu, ödemenin nasıl yapılmakta olduğu, Bu kişilerin SGK kayıtlarının olup, olmadığı, Bu durüum, olası bir müfettiş incelemesinde, şirketin SGK nezdinde sorumluluğunu doğurabilecek faaliyetleri olarak görülüp görülmediği, Şirket adına hangi bankalardan ne kadar miktarda kredi kartları alındığı, bu kredi kartlarının harcamalarının ayrıntılarının neler olduğu, son 10 yılın kredi kartı ekstrelerinin kendisine ve diğer pay sahiplerine verilmesini, Şirket adına olan bu kredi kartlarının harcamalarının şirket hesabından mı karşılandığı, Şirket adına çekilen krediler olup olmadığı, Bu kredilerin nelerden ibaret olduğu, Bu kredilere ilişkin ödeme planının nasıl olduğu, bu kredilerin nerelerde kullanılmış olduğu, Bu kredilerin mali açıdan şirkete külfetinin ne olduğu, Bu kredilerin kullanılmasının şirketin mali durumuna katkısının ne olduğu, Yönetim Kurulu üyelerine ve yakınlarına şirketten tahsil edilen araç, vb imkanların neler olduğu, şirket Yönetim Kurulu yakınlarının kullandıkları araçların giderlerinin şirket hesabından karşılanıp, karşılanmadığı Bunlara ilişkin bir yönetim kurulu kararı alınıp, ticaret sicilde ilan edilip edilmediği, Bu durumun şirkete mali yükünün ne olduğu, bu yükün karşılığında şirketin kazancının ne olduğu, Şirketin kar payı ödememesinin ana sebeplerinin neler olduğu, Şirketin kara geçmesi için yapılması planlanan somut planların neler olduğu, TTK.m. 395 ve 396'ya göre rekabet yasağının kaldırılmasının - ve yöneticilere kendileri ile işlem yapma izninin verilmesinin amacının ne olduğu.." Hususları hakkında bir denetim yapılmasını talep ettiğini, talebinin kabul edilmediğini, kararlara muhalefet şerhi koyduğunu ve T.T.K. 438'nci Madde hükmü uyarınca "özel denetçi talebini tutanağa geçirdiğini, müvekkilinin, “Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunun Okunması ve Müzakere Edilmesi” hakkındaki 3'nolu gündeme ilişkin alınan karara; "Yıllık faaliyet raporunun mevzuata uygun olarak şirketin ilgili hesap dönemine ait iş ve işlemlerin akışını, her yönüyle finansal durumunu, şirketin hak ve yararını da gözetecek şekilde, doğru, eksiksiz, dolambaçsız, gerçeğe uygun ve dürüst bir şekilde yansıtması gerekirken, yıllık faaliyet raporunun bu gereksinimleri karşılamadığı, matbu bir takım sorulara, usulen ve eksik cevap verilmesi suretiyle hazırlanmış olduğu, keza, yıllık faaliyet raporunun ayrıntılı olmadığı, şeffaf ve güvenilirlik ilkelerine uygun hazırlanmadığı, 2019 ve 2020 yılı farklı dönemler olmasına karşın tek faaliyet raporunda düzenlendiği, yönetim organı üyeleri ile üst düzey yöneticilere sağlanan mali hakların neler olduğu açık ve ayrıntılı olarak faaliyet raporunda yer almadığı, yönetim kurulu üyeleri ile üst düzey yöneticilere ödenen ücret, prim, ikramiye gibi mali menfaatler, ödenekler, yolculuk, konaklama ve temsil giderleri, ayni ve nakdi imkanlar, sigortalar ve benzeri teminatlar, şirketin araştırma ve geliştirme çalışmaları... vb konuları içerir şekilde ayrıntılı ve açıklayıcı olması gerekirken, söz konusu yıllık faaliyet raporunda bu bilgilerin hiçbirine yer verilmediği, iç kontrol ve iç denetim vb bilgiler açık ve ayrıntılı olarak yer almadığı; geçmiş dönemlere ilişkin hedeflerin neler olduğu, faaliyetlerinin ne şekilde yapılığı, dönemsel olarak raporlar hazırlanıp hazırlanmadığı bu hedeflere niçin ulaşılmadığı, ulaşılmaması konusunda yönetimsel eksiklerin olup olmadığı... vb bilgilere yıllık faaliyet raporunda açık ve ayrıntılı olarak yer verilmediği, şirketin finansal durumu açık ve ayrıntılı olarak yıllık faaliyet raporunda yer almamakta sadece rakamsal bir takım verilere yer verildiği, şirket karından kanuni yedek akçeler ayrıldıktan sonra kalan karın olağan üstü yedek akçe olarak ayrılmasına yönetim kurulu kararı ile karar verilmesinin mevzuata aykırı olduğu, keyfi ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ekonomik bir krizden bahsedilen bir işletmede risk yönetimine ilişkin bir birim oluşturulmamış olmasının ve ne zaman ve ne şekilde oluşturulacağına ilişkin net ve açıklayıcı bilgilerin yer almamasının yıllık faaliyet raporu açısından büyük bir eksiklik olduğunu, şirkette pay sahibi olan ...'ın 22 Aralık 2021 tarihli ihtarnamesinde belirttiği hiçbir hususa yıllık faaliyet raporunda yer verilmemiş ve açıklanmamış olduğu, keza 28.01.2022 tarihinde TTK.m. 437 bilgi alma hakkı kapsamında yönetim kurulu başkan ve üyelerine gönderdiği ihtarnamesindeki sorularına da genel kurul toplantısında ayrıntılı ve açıklayıcı bilgi verilmediği, oy çokluğu ile alınan kararın kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu" gerekçeleriyle itiraz ederek, muhalefet şerhini tutanağa geçirdiğini, yine müvekkilinin, dönem kar, zarar tablolarının okunması, müzakeresi ve tasdikine ilişkin 4 nolu gündem maddesi ile ilgili alınan karara da; "kar ve zarar tablolarının açıklayıcı ve ayrıntılı olmadığı, şirketin cirosu ve karı arasında açıklanamayan çok ciddi bir fark bulunduğu, Şirketin tüm hesaplarının şeffaf bir şekilde ayrıntılı olarak bir bağımsız denetçi tarafından incelenip rapor hazırlanması gerektiğini" belirterek, oy çokluğu ile alınan kararın kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu" gerekçesi ile itiraz ettiğini ve muhalefet şerhini tutanağa geçirdiğini, müvekkilinin; karın kullanım şeklinin, dağıtılacak kar ve kazanç payları oranlarının belirlenmesi, görüşülmesi ve onaya sunulmasına ilişkin 5 nolu gündem maddesine ilişkin olarak oy çokluğu ile alınan karara da; finansal tabloların düzgün ayrılmaması sebebiyle karın ve yedek akçenin dağıtılması ve ayrılması usule ve hukuka uygun olmadığı, hangi oranda yedek akçe olarak ayrılmak istendiğinin şeffaflık ve dürüstlük ilkelerine uygun bir şekilde ayrıntılı olarak açıklanmadığını belirterek, kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı 5 nolu gündem maddesi altında alınan karara da itiraz ettiğini ve muhalefet şerhini tutanağa geçirdiğini, müvekkilinin; yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin belirlenmesi, görüşülmesi ve onaya sunulmasına ilişkin 6 no'lu gündem maddesi ile ilgili oy çokluğu ile alınan karara da; gündem konusunun, doğrudan finansal tablolara ilişkin konu kapsamında tartışılması gerektiğini, bu gündem maddesinin görüşülmesinde yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesinin karara bağlanmasının hukuka uygun olmadığı, ayrıca yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin dağıtımı ile kar azaldığı ve şirketteki diğer pay sahiplerinin haklarına zarar verildiğini" belirterek, oy çokluğu ile alınan kararın kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı karara itiraz ettiğini ve muhalefet şerhini tutanağa geçirdiğini, müvekkilinin; “yönetim kurulu üyelerine, Türk Ticaret Kanunu'nun 395. Ve 396'ıncı maddeleri kapsamında şirkete karşı rekabet yasağının kaldırılmasının ve yöneticilere kendileri ile işlem yapma izninin verilmesinin amacının ne olduğunun anlaşılamadığını, rekabet yasağının kaldırılmasının şirketin dürümünü nasıl etkileyeceğinin ayrıntılı şekilde açıklanmadığını, şirketin menfaatlerini zedeleyebilecek olan başka şirketlerde de yöneticilik yapmak veya yöneticinin şirket adına kendisiyle ya da başkasıyla işlem yapmak istemesinin şirkete zarar verebileceğini” belirterek, oy çokluğu ile alınan 7 no'lu gündem Maddesi'ne ilişkin karara da itiraz ettiğini ve muhalefet şerhini tutanağa geçirdiğini, anılan nedenlerle öncelikle TTK'nın 439. madde hükmü uyarınca davalı şirkete özel denetçi atanmasına, yapılacak denetim sonucunda, şirketi temsil ve ilzama yetkili ortakların kişisel menfaatleri uğruna şirket mallarını kötüye kullanıp kullanmadıkları, müvekkilin, T.T.K 531 madde hükmü uyarınca şirketin feshini veya müvekkilin şirketteki paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin davalı şirketçe ödenerek, davalı şirketten ayrılmasını talep hakkının doğup doğmadığı hakkında özel denetçiden ayrıntılı rapor alınmasına, davalı şirketin TTK m. 531 hükmü uyarınca feshine, fesih talebinin kabul edilmemesi halinde ise müvekkilin şirketteki paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin davalı şirketçe ödenerek müvekkilin şirketten çıkarılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA;

Davalı vekili sunmuş olduğu 27/06/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; “Davacı ...'ın müvekkili şirkette 560.000,00-TL bedelli 280 adet pay ile %17,5 oranında pay sahibi olup eski yönetim kurulu üyesi olduğunu, davacının TTK m. 439 uyarınca müvekkil şirkete özel denetçi atanması, yapılacak denetim sonucunda, şirketi temsil ve ilzama yetkili ortakların kişisel menfaatleri uğruna şirket mallarını kötüye kullanıp kullanmadıkları, davacının TTK m. 531 uyarınca şirketin feshini veya müvekkilin şirketteki paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin şirketçe ödenerek, müvekkil şirketten ayrılmasını talep hakkının doğup doğmadığı hakkında özel denetçiden ayrıntılı rapor alınması talebinde bulunduğunu, TTK m. 438 ve 439 hükümleri uyarınca özel denetim talebinin usulüne ve esasına uygun bir şekilde yapılmaması sebebiyle davacının işbu talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, Pay sahibinin özel denetim talep etme hakkını kullanabilmesi için öncelikle bilgi alma veya inceleme hakkını kullanmış olması gerektiğini, bu ön şartın usulüne uygun kullanılmaması durumunda özel denetim talebinin dinlenebilmesinin mümkün olmadığını, özel denetim talebinin TTK m. 438'de aşağıdaki hüküm ile pay sahiplerine genel kurulda kullanmak üzere tanınmış bir hak olduğunu özel denetim istenebilmesi için pay sahipliğinden doğan hakların kullanılabilmesi için gerekli olması ve daha önceden bilgi alma veya inceleme hakkının kullanılmış olması gerektiğini, TTK 437/2 hükmünün bilgi alma/inceleme hakkının pay sahibi tarafından genel kurulda kullanılması gerektiğini kurala bağladığını, buna göre pay sahibinin yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında..." bilgi isteyebileceğini, öncelikle bilgi alma/inceleme hakkı kullanılmadığı takdirde özel denetim hakkının kullanılabilmesinin mümkün olmadığını, davacının işbu dava konusu özel denetim talebini ileri sürebilmek adına ön şart niteliğindeki bilgi alma/inceleme hakkını usulüne uygun olarak kullanmadığını, genel kurul toplantısından önce göndermiş olduğu ihtarnamenin, TTK madde 437'de ayrıntılı olarak düzenlenmiş olan bilgi alma/inceleme prosedürüne hem usul hem de esas bakımından açıkça aykırı olduğunu, Genel kurul toplantısında ise bilgi alma, inceleme anlamına gelebilecek hiçbir talepte bulunulmadığını, davacı tarafın, genel kurul ilanından sonra müvekkili şirkete gönderilen Büyükçekmece .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 28.02.2022 tarihli ihtarnamesi ile müvekkil şirkete birtakım konularda sorular yönelttiğini, gönderilen ihtarnamede sayılan hususlarda hissedar ...'a bilgi verilmesi ve birtakım belgelerin suretinin verilmesinin talep edildiğini, oysa genel kurula ilişkin bilgi alma ve inceleme hakkının düzenlendiği TTK madde 437 hükmünün böyle bir hak vermediğini, dava dilekçesinde 08.03.2022 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında gündem maddelerine ilişkin düşülen muhalefet şerhlerini ileri sürmekte ise de davacının müvekkili şirkete gelerek faaliyet raporu, bilanço, gelir-gider tablosu vb. evrakları incelemediğinden söz konusu muhalefet şerhlerinin gerçeği yansıtmadığını, incelenmeyen evraklar üzerinden eksik olan hususların tespit edilmesinin mümkün olmadığını, neticede; Davacının usul ve yasaya aykırı bir şekilde talep ettiği özel denetçi talebinin reddine, kanunen şart koşulmasına rağmen, haklı bir sebebin varlığı olmadan ikame edilen davanın ve içerdiği tüm talepler yönünden külliyen reddine, Şartları oluşmayan ihtiyati tedbir taleplerinin külliyen reddine ve Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER ve GEREKÇE:

Dava, TTK'nın 438 ve devamı maddelerinde düzenlenen özel denetçi atanması istemine ilişkindir.

Sermaye şirketleri arasında yer alan anonim şirketlerde karar alma organları genellikle çoğunluk pay sahiplerinin menfaatleri doğrultusunda kararlar aldıkları için kanun koyucu bu durumu dengelemek üzere pay sahiplerine birtakım haklar tanımıştır. Özel denetçi isteme hakkı da tanınan bu haklar arasındadır. Ayrıca anonim şirketlerde her pay sahibinin genel kurula katılma, konuşma ve öneride bulunma, oy kullanma, sermaye artırımında rüçhan hakkını kullanma, ortaklıkta kalma ve payını devretme gibi hakları bulunmaktadır. Pay sahiplerinin bu haklarını bilinçli bir şekilde kullanması için bu hususlarla ilgili yeterli bir bilgiye sahip olması gerekmektedir. İşbu sebeple Türk Ticaret Kanunu 437. Maddesinde pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme hakkı düzenlenmiştir. Özel denetçi isteme hakkı da pay sahiplerine tanınan bu bilgi alma ve inceleme hakkının devamı olarak nitelendirilebilir.

Özel denetim isteme hakkı, TTK'da “Pay sahibinin kişisel hakları” başlığı altında “Bilgi alma ve inceleme hakkı” (m. 437) takiben düzenlenmiştir (m. 438) BK'da ise özel denetim, “Pay sahipliğinden doğan ortaklık hakları” genel başlığı altında, “genel kurula katılma hakkı” ve “oy hakkı”ndan sonra gelen “denetim hakları” çerçevesinde “bilgi alma hakkı” ile birlikte düzenlenmiştir. Pay sahipliğinden doğan bir hak olması nedeniyle özel denetim isteme hakkı,esas sözleşme veya genel kurul kararı ile ortadan kaldırılamaz veya kısıtlanamaz.

TTK m. 438/1 uyarınca her pay sahibi, payının türünden bağımsız olarak, genel kurula özel denetim talebinde bulunma hakkına sahiptir. Bu, pay sahibinin bireysel hakkıdır. Pay sahibi, bu bireysel hakkını kullanabilmek için bilgi alma ve inceleme hakkını önceden kullanmış olmalıdır. Ayrıca, özel denetim isteme hakkının her bir pay sahibine ait bireysel bir hak niteliğinde olması, genel kurulda bu istemin kabul edilmesi durumuna özgüdür. Eğer genel kurul bu talebi reddederse, o takdirde pay sahibinin bu bireysel hakkı azınlık hakkına dönüşür.

Başka bir deyişle, pay sahibi özel denetim talebinde bulunmuş, ancak bu talep genel kurul tarafından reddedilmişse, bu durumda sadece azınlık mahkemeden özel denetçi atanmasını isteyebilir (TTK m. 439/1). Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır. (TTK m. 439/11) Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir (TTK m. 440/1-11).

Özel denetçi talebi pay sahibinin bilgi edinme hakkının bir uzantısıdır. Her ikisinin de amacı pay sahibinin bilgi edinme ve kontrol haklarını daha efektif kullanmalarını sağlamak ve bu yolla pay sahiplerinin haklarının (örneğin sorumluluk davası veya genel kurul kararlarının iptali) kullanımını kolaylaştırmaktır.

Özel denetçi talebi bilgi edinme ve inceleme hakkının sonuca ulaştırmadığı durumlarda ikincil ve son araçtır. Özel denetçi talebinin ikincilliği TTK md. 438'den kaynaklanmakta olup şahsa, esasa ve usule ilişkin hususları kapsamaktadır. Özel denetçi talebi müessesinin ikincil nitelikte bir hukuki yol olması noktasında kanun koyucu katı bir biçimde genel kurulda önceden bilgi edinme ve inceleme hakkının kullanılıp kullanılmadığını aramaktadır. Bir başka ifadeyle pay sahibinin özel denetçi talebinde bulunabilmesi için öncelikle genel kuruldan bilgi talep edip inceleme hakkını kullanarak zamansal ve maddi olarak daha ekonomik olan yönteme başvurması gerekmektedir.

TTK'nın özel denetime ilişkin düzenlemeleri talebin zamanı hakkında açık bir düzenlemeye yer vermemektedir. Ancak anonim şirketlerde pay sahibi olmanın gereği pay sahipleri özel denetçi taleplerini prensip itibarıyla tıpkı diğer pay sahipliği haklarında olduğu gibi olağan veya olağanüstü genel kurulda ve genel kurul toplantısı süresince kullanabilirler. Bilgi edinme ve inceleme hakkında olduğu gibi bu hak her ne kadar genel kurulda kullanılabilirse de genel kurul öncesinde pay sahiplerinin özel denetim taleplerini yönetim kuruluna iletmeleri de mümkündür.

Ancak her iki durumda da bilgi edinme hakkının önceden kullanılmış olması zorunludur. Öte yandan bu hak genel kurul öncesinde kullanılmış olsa da talep hakkında karar sadece genel kurulda verilebilir.

Yukarıda da belirtildiği üzere pay sahibinin talebi üzerine Mahkemece özel denetçi tayin edilebilmesi kanunda aranan şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Mahkemenin özel denetçi tayin edebilmesi için aranan maddi koşulların başında pay sahiplerinin genel kurulda daha önceden bilgi edinme ve inceleme haklarını kullanmış olmaları gelmektedir. Bu noktada genel kurulun olağan veya olağanüstü toplanmış olmasının bir önemi yoktur.

Özel denetçi talebi müessesesinin ikincil bir hukuki yol karakterine sahip olmasının gereği olarak pay sahibi bu hakkını kullanmadan doğrudan Mahkemeden özel denetçi tayin edilmesini talep edemez. Genel kurulda bu konuda talepte bulunma, mahkemeye başvuru için tüketilmesi gerekli bir aşamadır. Bilgi edinme hakkının genel kurulda kullanılmış ancak bilgi verilmemiş olması halinde de bu koşul gerçekleşmiş sayılır.

Özel denetçi talebinin ikincil nitelikte olmasının bir başka sonucu da özel denetim talep edilen konu veya konular ile bilgi edinme ve inceleme hakkı kapsamında genel kurulda yöneltilen sorular arasında birebir örtüşme olmasa da konu bakımından ayniyet olmasının gerekliliğidir.Son olarak Özel denetimin konusu “belirli olgular” ile sınırlı olduğundan şirketin bütün işleyişi hakkında bilgi istenemez. Özel denetim sadece şirketin iç ilişkileriyle ilgili belirli hususlarda bilgi edinilmesine hizmet eden bir araçtır. O nedenle genel nitelikte örn. Bilançonun değerlendirilmesi, faaliyet raporunun denetlenmesi, pazar durumunun araştırılması gibi hususlarda özel denetim talep edilemez. Özel denetim pay sahibini ilgilendiren gerçekleri tespit eden (fact finding mission) bir araç olup, şirketin büyük bir faaliyet alanının belki bir eksiklik bulunulabileceği düşüncesiyle denetimine yani bir anlamda balık avlamaya (fishing expedition) uygun bir araç değildir. Özel denetim talep edilirken genellemelerden kaçınılmalı özel denetime konu olgular bireyselleştirilmeli örn. bilançonun veya faaliyet raporunun tamamı değil ilgili bölümünün denetimi talep edilmelidir.

Bunların dışında bir diğer koşul ise TTK m. 439/2 gerekçesinde açıkça ifade edildiği üzere mahkemece azlığın talebi üzerine özel denetçi atanabilmesi için, TK m. 438'deki koşulların somut olayda var olup olmadıklarının incelenmesidir. Gerçekten de hükmün gerekçesinde açıkça “mahkemenin, azlığın talebi üzerine özel denetçi atayabilmesi için, 438'inci maddedeki koşulların somut olayda var olup olmadıklarını incelemesinin yanında, ikinci fıkrada yer alan koşulu da araması gerekir” ifadesine yer yer verildiğinden genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi ve akabinde azlık pay sahibinin/pay sahiplerinin TTK m. 439/1'e istinaden mahkemeden özel denetçi atanması talebinde bulunması üzerine mahkemece, TTK m. 438'deki koşulların (yani ön koşul ile maddi koşulların) somut olayda var olup olmadığının incelenmelidir.

Yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde davacı vekilinin talepleri değerlendirildiğinde"Davalı Şirket'e ait kredi kartlarının incelenerek şirket ortaklarının bu kartlardan şahsi harcamalarının ne olduğu,Davalı şirketten şirket ortaklarına para aktarılıp aktarılmadığı,aktarıldıysa tespiti,Davalı şirkete ait Kırklareli İli,... İlçesi ... ada ... parsel ile ... ada,.. parsel sayı taşınmazların ortaklara devrinde usulsüzlüğün bulunup bulunmadığı ile sınırlı olmak şartı ile özel denetçi atanmasına,diğer sorular yönünden özel denetçi atanması isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile;

a)Davacının özel denetçi atanmasını talep ettiği konulardan;

"Davalı Şirket'e ait kredi kartlarının incelenerek şirket ortaklarının bu kartlardan şahsi harcamalarının ne olduğu,

Davalı şirketten şirket ortaklarına para aktarılıp aktarılmadığı,aktarıldıysa tespiti,

Davalı şirkete ait Kırklareli İli,... İlçesi ... ada ... parsel ile ... ada,... parsel sayı taşınmazların ortaklara devrinde usulsüzlüğün bulunup bulunmadığı" konuları ile sınırlı olmak şartı ile YMM ...'ın TTK'nın 440/2.maddesi uyarınca özel denetçi olarak ATANMASINA,

b)Özel denetçiye 30.000,00.-TL ücret takdirine,ücretin ileride davalı şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacılar tarafından 2 haftalık kesin süre içerisinde Mahkeme veznesine DEPO EDİLMESİNE,

c)Özel denetim masrafı olarak 5.000,00.-TL masrafın ileride davalı şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacılar tarafından 2 haftalık kesin süre içerisinde Mahkeme veznesine DEPO EDİLMESİNE,

d) TTK'nın 441.maddesi uyarınca;

Özel denetim, amaca yararlı bir süre içinde ve şirket işleri gereksiz yere aksatılmaksızın yapılması,

Özel denetçinin, şirketin özel denetimin sonuçlarına ilişkin görüşünü alması,

Özel denetçinin sır saklamakla yükümlü olduğu hususlarının özel denetçiye ihtar EDİLMESİNE,

e) TTK'nın 441.maddesi uyarınca;

Yönetim kurulu, şirketin defterlerinin, yazışmaları dâhil yazılarının, kasa, kıymetli evrak ve mallar başta olmak üzere, varlıklarının incelenmesine izin vermesi,

Kurucular, organlar, vekiller, çalışanlar, kayyımlar ve tasfiye memurları önemli olgular konusunda özel denetçiye bilgi vermekle yükümlü oldukları hususlarının ihtar EDİLMESİNE,

f)TTK'NIN 442.maddesi uyarınca ,Özel denetçinin, incelemenin sonucu hakkında, şirketin sırlarını da koruyarak, mahkemeye ayrıntılı bir rapor vermesinin İSTENİLMESİNE,

g)Özel denetçi tarafından sunulan raporun TTK'nın 442/2.maddesi uyarınca önce davalı şirkete TEBLİĞİNE ve raporun özel denetçi tarafından doğrudan Uyap portalından gönderilmemesi ve ön büroya verilmeyerek Mahkeme kalemine teslim edilmesi hususunda özel denetçiye ihtarat YAPILMASINA ve Mahkeme kalemi tarafından özel denetçi raporunun TTK'nın 442/2.maddesi uyarınca itiraz olması halinde Mahkemece bu konuda karar verildikten sonra Uyap sistemine TARANMASINA,Ayrıca özel denetçi raporunun fiziki olarak dosyada muhafaza edilmeyerek Mahkeme kasasında muhafaza EDİLMESİNE,

H)Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,

  1. Alınması gerekli 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harcın davalı şirketten alınarak hazineye İRAT KAYDINA,

  2. Davacının kendini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900,00.. TL ücreti vekaletin davalı şirketten tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

  3. Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900,00.. TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda TTK'nın 440/2.maddesinin son cümlesi uyarınca KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi. 20/10/2023

Başkan ...

☪e-imzalıdır.☪

Üye ...

☪e-imzalıdır.☪

Üye ...

☪e-imzalıdır.☪

Katip ...

☪e-imzalıdır.☪

"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

reddineÖZELATANMASIdelillertebliğineyapılmasınahükümsavunmaDENETÇİiddiakesinistenilmesineedilmesinegerekçeatanmasına

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim