Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/898 E. 2023/934 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/898
2023/934
18 Ekim 2023
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/898 Esas
KARAR NO : 2023/934
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/09/2023
KARAR TARİHİ : 18/10/2023
K. YAZIM TARİHİ : 25/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı starafından 28.10.2022 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkili şirket aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığınu, 02.11.2022 tarihinde ödeme emri düzenlenerek tebligat tebliğe çıkarıldığını, tebliğe çıkarılan ödeme emri 11.11.2022 tarihinde "Muhatap Adresi Değişmiş/Yeni Adres Bulunamadı" gerekçesiyle iade edildiğini, akabinde 30.11.2022 tarihinde bu defa da Tebligat Kanunu madde 35'e göre ödeme emri tebliğe çıkarıldığını, ödeme emri 08.12.2022 tarihinde 35. Maddeye göre müvekkili şirketin ikamet etmediği ve kullanmadığı adresteki kapıya yapıştırılarak hukuka aykırı ve usulsüz olarak tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin söz konusu tebligattan süresi içerisinde haberdar olmaması sebebiyle usulsüz olarak takibi kesinleştirebilen davalı yanca 08.02.2023 tarihinde müvekkili şirkete ait ... plakalı araç kaydına haciz işlenmesi talep edildiğini, bu talep doğrultu- sunda aynı tarihte müvekkili şirkete ait araç üzerine haciz şerhi işlendiğini, araca konulan haciz üzerine takipten haberdar olan müvekkili şirket alacaklı taraf ile iletişime geçtiğini, yapılan görüşmeler sonunda müvekkili şirketin alacaklıya borçlu olmadığı ve icra takibinin sehven yapıldığı ortaya çıktığını, bunun üzerine davalı vekili tarafından 13.06.2023 tarihinde dosyadaki tüm alacaklarından ve icra takibinden "açıkça" feragat ettiğine yönelik olarak dosyanın kapatılması talebinde bulunulduğunu, 13.06.2023 tarihinde dosyadaki tüm alacaklarından ve icra takibinden feragat ettiğine yönelik beyanda bulunan davalı yanın böylece dosyada herhangi bir takip ve tahsil yetkisi de kalmadığını, zira feragat, karşı tarafın, Mahkemelerin veya İcra Müdürlüklerinin kabulüne bağlı olmayan tek taraflı irade beyanı ile hakkı sonlandıran ve rücu edilemeyen bir işlem olduğunu, ancak davalı yanın 13.06.2023 tarihli talebine rağmen, Bakırköy .... İcra Dairesi tarafından kurulan aynı tarihli karar tensip tutanağında her ne kadar alacaklının feragati dosyaya girmişse de "Dosya alacağı üzerinde haciz olduğu görülmekle alacaklı tarafından dosya üzerinde tasarruf yetkisi ortadan kalktığından" dosyanın kapatılması sebebiyle talebin reddedildiği yönünde karar kurulduğunu, böylece müvekkili şirket hiçbir zaman borçlusu olmadığı bir alacağın takibe konulduğu söz konusu icra dosyası nedeniyle üstelik alacaklı olarak görünen davalı yanın feragatine rağmen ... plakalı aracındaki haczin kaldırılmaması ve hakkındaki haksız icra takibinin devam etmesi gibi risklerle karşı karşıya kaldığını, söz konusu talebinin reddedilmesi üzerine davalı yan 14.06.2023 tarihinde Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün 13.06.2023 tarihli işlemi aleyhine memur muamelesini şikayet yoluna başvurduğunu, takipten feragat ettiği yönündeki talebini tekrarla söz konusu feragatin kabülünü talep ettiğini, 14.06.2023 tarihinde taraflarınca icra dosyasında alacaklı tarafın açık feragati neticesinde takip ve tahsil yetkisini kaybetmiş olması nedeniyle ilgili icra dosyası üzerinden haciz koyulan ... plakalı araçtaki haczin kaldırılması ve alacaklının alacak hakkından ve takipten açık feragati sebebiyle dosyanın kapatılması yönünde karar verilmesi taleplerini içeren talep dilekçesi icra dosyasına sunulmuş ise de, 15.06.2023 tarihinde İcra Dairesi tarafından "Borçlu vekilinin talebindeki dosya alacağına hacizlerin İİK 120. madde uyarınca hükümsüz kaldığına ilişkin müdürlüğümüzce karar verme yetkisizi bulunmadığı, İİK 106-110. Madde kapsamında haciz koyan icra dairesince değerlendirilebileceği anlaşılmakla talebin REDDİNE" karar verilmiş ve tarafımızca bu karar hakkında Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden şikayet yoluna başvurulmuş ise de, bu talebimiz de reddedildiğini beyanla fazlaya dair her türlü hak, talep ve alacak hakkları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle icra ve haciz tehdidi altında olduklarından İİK m. 72 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilerek müvekkili şirket hakkında yürütülen icra takibinin iptalini, teminatlı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi halinde müvekkili şirket tarafından yatırılacak teminatın işbu yargılama sonuçlanıncaya kadar davalı yana (icra takibinde alacaklı olarak görünen yana) ödenmemesini ve icra takibinin iptalini, davanın kabulünü, müvekkili şirketin Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyası bakımından davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitini, kötü niyetli ve haksız şekilde müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatan davalı hakkında dava konusunun %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Her ne kadar iş bu dava mahkememizde ikame olunmuş ise de;
6100 sayılı HMK'nın 114/1. Md. de dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra 2.fıkrada "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." denilmiştir.
HMK'nun 115 nci maddesinde ise " (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme,dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
7155 sayılı Kanun'un 20. md ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A md ile bu Ka- nun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın öden- mesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş ol- ması dava şartı olarak belirtilmiş,Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görülecek olan bazı davalarda,dava açılmadan önce arabulucuya baş vurulması dava şartı hâline getirilmiştir.
Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanu- nu'nun 18/A maddesi hükmünde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine ek- lemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden redde- dileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davacının açtığı işbu davada; dava konusunun bir miktar paraya ilişkin olduğu, davacı tarafın dava açmadan önce arabulucuya başvurduğuna ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanın noksan olduğu tespit edilmekle davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
HMK 114/2 ve 115/2 md gereğince,arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartının noklanıdğı nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.881,39 TL nispi harçtan mahsubu ile Hazine'ye irat kaydına, bakiye 3.611,54 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, ,
-
Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine dair,
5235 Sayılı Kanunun geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. madde hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden karar verildi. 18/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10