Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/838 E. 2023/895 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/838
2023/895
11 Ekim 2023
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/838
KARAR NO : 2023/895
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/11/2020
KARAR TARİHİ : 11/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Davacı müvekkilinin davalı borçludan alacaklarına istinaden Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada başlatılan takibin davalının haksız itirazı ile durdurulduğunu, müvekkilin davalı ile yıllardır sürdürdüğü ticari ilişkisine dayanarak davalı taraftan klişe malzeme satın aldığını, teslim alındıktan 2 gün sonra klişelerin hatalı olduğunun anlaşılması üzerine TTK 23/1 md. uyarınca 2 gün içinde e-mail ile ayıplı malın davalı tarafa bildirildiği, çok sayıda görüşme yapılması sonucu davalı tarafça ayıbın titizlikle giderilerek müvekkilinin zarara uğratılmayacağı temin edildiği halde davalı tarafla uzlaşma sağlanamadığı için 03/03/2020 tarihinde klişelerin bir kısmının kargo ile iade edildiğini, davalı tarafın 04/03/2020 tarihinde davacı müvekkiline gönderdiği mutabakat metni TTK dan kaynaklanan seçimlik hakkını kullanmasına engel ve müvekkilin zararına olduğu sebebiyle davacı müvekkili tarafından mutabakat metninin imzalanmadığını, somut olayda satılan malın ayıplı olmasından dolayı TTK hükümleri çerçevesinde müvekkilinin zararının tam ve kesin olarak hesaplanması gerektiğini, müvekkilin hem ayıplı çıkan klişelerin iade edilmesinden , hem de dava dışı 3.kişiye iş yapmasından dolayı müvekkilinin bilinen takip çıkışı hariç zararının 18.810,85 TL olduğunu, bilirkişi marifetiyle tam ve kesin alacağın hesaplanarak itirazın iptali ile takibin devamına , itirazın haksız ve müvekkil alacağına engel olmak maksadıyla yapıldığından alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, davalı adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile Davacı tarafın ayıp iddialarını kabul etmediklerini ve ayıp bildiriminin müvekkile usule uygun yapılmadığını, tacirler arasında temerrüde düşürme, sözleşme feshi , sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarların veya ihtarların noter aracılığı ile, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağını, davacı tarafın ayıba ilişkin bildirimini mali vasıtasıyla iddia ettiğini, şekil şartına uymayarak yapılan ayıp bildiriminin reddinin gerektiğini, davacı tarafın davalı müvekkilinin ayıp iddialarını kabul ettiği iddiasının söz konusu olmadığını, davacı tarafa sunulan 04/03/2020 tarihli mutabakatın müvekkilinin müşterisini kaybetmek istememesinden kaynaklandığını, mutabakatta müvekkilinin varsa davacı tarafın zararını karşılayacağı ve ayıplı malın ayıpsız mal ile değiştirmeyi teklif ederek davacı tarafın diğer seçimlik haklarına sınırladığını, iyi niyetli mutabakata rağmen davacının kötü niyetle iş bu davayı açtığını, davanın reddinin gerektiğini, davalı müvekkil TBK 227/3 md. uyarınca davacı tarafın diğer seçimlik haklarını kullanmasını engellediği halde ,buna rağmen davacı tarafın mutabakatı kötü niyetle imzalamayarak kanuna aykırı olarak sözleşmeden dönme talep ettiğini, davacı tarafın satış sözleşmesine konu mallarda ayıp bulunduğuna ilişkin iddiasını kanıtlaması gerektiğini, ortada bir ayıp varsa bu ayıbın müvekkilden mi yoksa davacı tarafın kendisinden mi kaynaklandığının ispatı gerektiğini, zira davacı tarafında müvekkilden aldığı ürünleri başkasına sattığını, dolayısıyla iddia edilen ayıplı malın davacı tarafından da , 3.kişi alıcılardan da kaynaklanabileceği, davacı tarafın talep ettiği tazminat miktarının likit olmayıp gerçek zarar miktarının tespiti ile davacının davalıya rücu için gerekli şartların oluşup oluşmadığının saptanması, yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesinin doğru olmadığını, davanın görev yönünden usulden reddine, dava koşulları oluşmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine, davacı tarafın ayıp iddiası ispat yükünü yerine getirmediğinden davanın esastan reddine, likit alacak bulunmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı Dosyası, Yamanlar Vergi Dairesi, Ege Vergi Dairesi, Çiğli Vergi Dairesi, Karşıyaka Vergi Dairesi, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Bakırköy .... Noterliği, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyada mevcut 20/09/2021 tarihli bilirkişiler ... ve .... tarafından hazırlanan raporda Davalı Tarafın dava konusu döneme ait 2019-2020 hesap yılı defterlerinin incelemeye sunulduğu, davalı tarafın dava konusu döneme ait defterlerinin açılış ve kapanış beratlarının alındığı, Envanter defterinin Noter açılış onayının süresinde yapıldığı, sahibi lehine delil niteliğinin takdir ve değerlemesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, İncelenen davalı taraf defter ve belgelerine göre: 04.03.2020 tarihi itibarı ile davacı taraftan 20.467,14 TL alacaklı bulunduğu, takip tarihi olan 24.07.2020 tarihi itibarı ile davalı tarafın davacı taraftan 20.467,14 TL alacaklı bulunduğunun tespit edildiği, ancak: Davacı tarafın borcunun tamamını 14.08.2020 tarihi itibarı ile ödediği, taraflar arasında borç/alacak kalmadığı, Davacı tarafın: “Satın alınan malların ayıplı çıkması nedeniyle müvekkilin zararının tam ve kesin olarak hesaplanması gerektiği ve davacının 3. Kişiye iş yapamamasından dolayı zararının hesaplanması gerektiği” yönündeki taleplerinin karşısında; dava dosyasına bu yönde hesap yapılabilecek somut deliller sunmadığı, hangi fatura muhteviyatının ve ne kadar ürünün ne şekilde ayıplı olduğunun tespitinin ( bilirkişi vb. marifeti ile belirlenerek) yapılmadığı, hangi fatura muhteviyatının ve hangi tarihi itibarı ile ne kadar TL tutarında ayıplı olduğunun süresinde ayıp ihbarının usulüne uygun somut tespitlerle yapılıp yapılmadığının net olarak somut deliller ile dava dosyasına sunulması gerekeceği, Davalı tarafa iade edilmeyen klişelerle yapılan işlerden dava dışı kişilere satılan ürünlerin ayıplı olması nedeni ile iskontolu satıldığı” yönündeki taleplerinin de aynı şekilde; Ayıplı olanların ne kadarının, hangi tutarda olanların ve ne kadar ayıplı oldukları ve yine hangi oranda ayıp tespit edilerek, neye göre iskonto yapılarak ne kadarının kaç TL den satıldığının net ve sarih olmadığı, varsa ayıplı ürünlerin, neden davalı tarafa iade edilmediğinin somut delillerle dava dosyasına sunulması gerekeceği, Davacı müvekkilin ıskontodan doğan zararının 18.810,85 TL olduğu” iddiasının ise hangi verilere göre hesap edildiğinin dayanağının anlaşılamadığı, bu hususta takdiri ve değerlemesinin Sayın Mahkemede olduğu, Davalı tarafın, Ba/Bs Formlarını Vergi Dairesine süresinde beyan ettiği, Takip ve dava konusu faturaların davalı şirketin ticari defterlerine kayıtlı olduğu, fatura ve muhteviyatına veya bedeline davacı tarafından somut herhangi bir itiraz yapılmadığı, T.T.K *nun 21/2 ve TTK. 23/2 mad. göre 8 gün içinde itiraz edilmeyen faturaların/ muhteviyatının kabul edilmiş sayıldığı, Davacı tarafça dava dosyasına, bu yönde bir belge sunulmadığı, Yukarıda sayılan nedenlerle, davacının davasında alacak iddiasının somut deliller ile ortaya konulmadığından alacağın likit olduğundan söz edilemeyeceği, tarafların %20 icra inkar tazminatı şartlarının gözetilerek, davacının % 20 icra inkar tazminatı talebi ile sair konuların Sayın Mahkemenin tâkdirinde olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimatla alınan 21/03/2022 tarihli Bilirkişi ... tarafından sunulan raporda Davalı satıcı, davacı alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilme hakkı bulunduğu ancak davalı tarafın aaynı malın ayıpsız bir benzerini vermek yerine mutabakat metninde görüldüğü üzere iade edilecek klişelere kdv dahil 8.100,00 TL iskonto uygulamayı ve ayrıca ... kazan kırmızı ve sarı isimli klişelerin ilgili renklerinin bedelsiz olarak yenilenmesi teklifinde bulunduğu, davalı tarafın teklif ettiği iskonto tutarının davacı tarafın ayıplı mal zararı 18.810,85 TL yi karşılamadığı, Dava konusu alacakla ilgili davacı tarafın .... (Kuruyemişçi)ismli müşterisine 09/03/2020 tarih .... nolu faturayı düzenlerken ürünlerin ayıplı olması sebebiyle toplam tutardan 18.810.85 TL iskonto yaparak eksik gelir elde ettiği, dosya içinde başka bir müşterisine iskonta yaptığını gösteren belge veya fatura bulunmadığı, Davacı taraf T.Borçlar Kanununun 227.md.göre satıcının satılan ayıplarından sorumlu olduğu hallerde davacı satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedeli iskonto indirim isteme hakkını kullandığı, Sonuç olarak dava tarihine kadar 18.810,85 TL ayıplı maldan zarar bedeli olarak asıl alacak ve 556,60 TL (Yasal faiz yıllık % 9 üzerinden)olmak üzere davacı tarafın davalı taraftan toplam 19.367,45 TL zarar talep etme hakkı bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; dava tarafla arasındaki uyuşmazlık klişe malzeme satın alımına ilişkin ticari ilişkide satın alınan malzemelerin ayıplı olması nedeni ile iade edilenlerin bedelinin ödenmesi nedeni ile fazla ödenen bedelin iadesi amacı ile başlatılan icra takibine itiraz nedeni ile açılan itirazın iptali davası niteliğindedir. Ürünlerin ve tarafların ticari defterlerinin İzmir' de olması nedeni ile keşfen inceleme yapılması için talimat yazılmıştır. Yazılan talimatlar sonucunda düzenlenen dosyada mevcut 20.09.2021 tarih, 21.03.2022 tarih ve 08.08.2022 tarihli raporlar hep birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu klişe malzemelerin gizli ayıplı olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, davacının TBK madde 227 uyarınca satılanı alıkoyup ayıp oranında satım bedelinden iskonto indirimi istediği dava tarihi itibari ile davacının 18.810,85-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, hali ile davacının ürünlerin ayıplı olduğunu ve alacaklı olduğunu ispat ettiği her ne kadar bilirkişi raporunda davacının faiz talep hakkının olduğundan bahsedilmiş ise de dava tarihinden önce davalının temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla faiz talebi bakımından red kararı vermek gerekmiştir. Alacağın likit olması da dikkate alınarak davalının %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
-
Davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 18.810,85. TL üzerinden İPTALİNE, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
-
Alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (3.762,17. TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 1.284,96. TL karar ve ilam harcın peşin alınan 277,34 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 1.007,62. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 54,40. TL başvuru harcı, 1.284,96 TL peşin nispi harç, 7,80. TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.347,16. TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri toplamı 2.715,20. TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 2.250,70. TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 464,50. TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği hükmedilen vekalet ücreti kabul edilen miktarı geçemeyeceğinden 17,900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği hükmedilen vekalet ücreti kabul edilen miktarı geçemeyeceğinden 3.882,20. TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-
6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. 11. 13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul. red oranına göre 1.094,19. TL'nin davalıdan, 225,81. TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/10/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25