Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1024 E. 2023/623 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1024
2023/623
22 Haziran 2023
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1024
KARAR NO : 2023/623
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 16/11/2022
KARAR TARİHİ : 22/06/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben yazmış olduğu 16/11/2022 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; .... Sigorta A.Ş nin ... Sigorta A.Ş. ile birleşerek ... Sigorta A.Ş. Unvanı altında faaliyetine devam ettiğini, Müvekkili şirket ile dava dışı sigorta ettiren .... San ve Tic LTD.ŞTİ. arasında sigortalısı .... Tic. A.Ş. Lehine 05.12.2019-05.12.2020 geçerlilik tarihli .... nolu poliçe ile alkollü içecekleri teminat altına alan “Emtia Blok Sigorta Poliçesi” düzenlendiğini; Sigortalı şirket ile .... Tic A.Ş.nin sigortalıya ait emtianın taşınması hususunda taşıma sözleşmesi bulunduğunu, ... Lojistik şirketinin taşıma işini alt taşıma sözleşmesiyle ... San ve Tic LTD.ŞTİ. Ye devrettiğini, Bu duruma göre sigorta ettiren şirketin alt taşıyan olduğunu, alt taşıyıcı .... ise taşıma işini fiili taşıyıcı ... 'a devrettiğini, 12.11.2020 tarihinde fiili taşıyıcı ....'a ait ve ... sevk idaresindeki ... Plaka sayılı aracın .... istikametinden Antalya istikametine seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle tek taraflı maddi hasarlı kaza yaptığını, Trafik Kaza tutanağına göre Bilal Taşkının 52/1-b kusuru ile kaza yaptığının tespit edildiğini, kaza nedeniyle emtiada meydana gelen hasarın tazmini amacıyla müvekkili şirkete başvuru yapıldığını ve hasar dosyası açıldığını, gerekli incelemeler ve hazırlanan eksper raporu düzenlendiğini ve yükün tamamının hasar gördüğünün tespit edildiğini, poliçede “... ile aralarında sözleşme yapılmış olması koşuluyla şahıs araçları ile yapılan taşımaların teminata dahil olduğuna dair hüküm bulunduğunu; Hasar miktarının 1.545.000,94 TL olduğunun ve müvekkili şirketin poliçe limitleri gereği 1.500.000,00 TL ödemesi gerektiğinin tespit edildiğini; müvekkili şirketin de bu bedeli 28.01.2021 tarihinde sigortalısına ödediğini ve sigortalısı tarafından ibra edildiğini, davalının meydana gelen kaza ve oluşan hasardan dolayı TTK m.888 gereği sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemeyle TTK m.1472 gereği halefiyet koşulunu gerçekleştirdiğini ileri sürerek Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine 9620'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Dava dilekçesi ile eklerinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava,taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67. Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Bakırköy .... icra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde;
Alacaklı (davacı) .... Sigorta A.Ş., Borçlular .... (davalı) ve ... Lojistik şirketi olup alacaklı şirket, 1.500.000,00 TL asıl alacak ve 182.414,38 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.682.414,38 TL alacağının takip tarihinden itibaren asıl alacağa işletilecek avans faizi icra harç ve masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsilini; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talep etmiş, davalının ise, alacaklı olduğunu iddia eden tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını; bu nedenle takibe, faiz oranına, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz ettiğini; takibe konu olan borcun likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini ve alacaklı olduğunu iddia eden tarafın kötü niyetle ilamsız icra takibi başlattığını ileri sürerek itiraz ettiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği,bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişiler Dr. .... ve .... tarafından mahkememize sunulan 04/04/2023 havale tarihli bilirkişi raporunu özetle ; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli, davacı Sigorta şirketinin sigorta ettiren .... Kargo şirketinin taşıyıcı olması nedeniyle emtia poliçesinden dolayı ödemiş olduğu 1.500.000,00 TL'yi davalı fiili taşıyıcıdan rucüen tazmin edip edemeyeceği ve/veya ne kadarını tazmin edebileceği hususunda topladığı; dava konusu olayda davalının fiili taşıyıcı olduğu ve davanın esasının TTK m.850 vd hükümlerin tabi olduğu, davacı şirketinin geçerli bir poliçe nedeniyle poliçe kapsamındaki bir riskin gerçekleşmesinden dolayı ortaya çıkan zararı, poliçe limitlerine kadar 1.500.000,00 TL ödeyerek TTK m.1472 gereği halef olmuş ve sigortalıdan aldığı temliknameyle de TBK m.183 vd hükümlerine gereği temlik alan olarak işbu davayı açma hakkı kazandığı, davalının dava konusu taşımada fiili taşıyıcı olmasından dolayı taşıması sırasında ortaya çıkan hasara dayanan talebin kendisine yöneltilebileceği ve kurtuluş sebeplerinden birinin hasara sebep olduğunu ispat etmediği sürece sorumlu olduğu, gönderen tarafından düzenlenen 12 adet irsaliyeye göre emtianın toplam yükleme ağırlığının (brüt) 12.687,57 kg olduğu ve buna göre hesaplama yapıldığında (12.687,57x8,33)= 105.687,46 SDR olduğu ve yükleme tarihindeki (11.11.2020) TCMB kurlarına göre 1 SDR 11,4329 TL olduğundan (105.697,46x11,4329) = 1.208.314,16 TL davalının sorumluluk sınırı olduğunun anlaşıldığı (TTK m.882), dava dosyasında sunulu eksper raporunda ekli belgelere dayanarak birim fiyatları üzerinden yapılan hesaplamaya hasar miktarının KDV dahil 1.545.000,94 TL olduğunun hesaplandığı ve gıda güvenliği, sağlık riski, resmi denetimlerde oluşturduğu riskler nazara alınarak Alkollü içecek türünden hasarlı emtianın piyasaya sürülememesinden dolayı sovtaj değerinin olmayacağı yönündeki değerlendirmenin yerinde olduğu kanaatinin oluştuğu, davacının poliçe sınırları gereği hasarın 1.500.000,00 TL tutarını karşıladığından TTK m.1472 gereği bu miktara kadar rücu edebileceği, ancak taşıma süreci ve taşıyıcının sorumluluğu bakımından; davalının sorumluluk sınırı aşan bir tazminat tahsil etmesi mümkün olmadığı ve bu nedenle davacının rücuen davalıdan tazmin edebile miktarın 1.208.314,16 TL olduğunun değerlendirildiği, dava konusu taşıma işinin ticari iş olması nedeniyle 3095 sayılı Kanun uyarıca davacının lehine hüküm kurulan asıl alacak miktarı üzerinden avans faizi talep edebileceği, davacının davalıdan takip dışında talepte bulunduğuna dair (ihtar vb.) dava dosyasında herhangi bir veri bulunmaması nedeniyle davacı sigortacının zararı ödeme tarihi ile takip tarihi arasında işlemiş faiz alacağı talep edip edemeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğu; mahkemenin takdirini, davacı şirketin işlemiş faiz alacağı olduğu yönünde kullanması halinde davacının işlemiş faiz alacağı miktarının 146.942.59 TL olduğu yönünde beyan ve görüş bildirmişlerdir.
Dava itirazın iptali davasıdır.Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66.maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir.(Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223) Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu usulü dairesinde ispat etmesi gerekir. İspatın konusu , ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu 6100 sayılı HMK.nun 187 ,190 ve 200'ncü maddelerinde açıkça belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli davacı Sigorta şirketinin sigorta ettiren .... Kargo şirketinin taşıyıcı olması nedeniyle emtia poliçesinden dolayı ödemiş olduğu 1.500.000,00 TL'yi davalı fiili taşıyıcıdan rucüen tazmin edip edemeyeceği ve/veya ne kadarını tazmin edebileceği hususunda toplanmaktadır.
Somut taşıma ilişkisinde davacı sigorta şirketinin sigorta ettireni .... Kargo şirketi ara/alt taşıyıcı davalı ....ise fiili taşıyıcıdır. Söz konusu olayda akdi taşıyıcı ise dava dosyasındaki navlun faturası ve sair belgelerden anlaşıldığı kadarıyla .... şirketidir.
Taşıma İzmir-Antalya-Alanya arasında olduğundan TTK m.850 ve devamı hükümlerine göre değerlendirme yapılmalıdır.
Davacı şirket sigortalısının taşıma rizikolarına karşı emtiasını teminat altına alan geçerli bir poliçe kapsamında ödeme yapmıştır. Poliçe sınırları daha düşük olduğundan muafiyet uygulanmamıştır. Poliçe gereği ... Kargo şirketi tarafından yapılan taşımalar sırasındaki taşıma rizikolarına karşı emtia sigortası güvencesine alınmış ise de poliçenin notlar kısmında ... Kargo şirketi ile sözleşmesi olması koşuluyla şahıs araçları tarafından yapılan taşımalar da sigorta teminatına dahil olduğu düzenlenmiştir. Dava dosyasında davalı tarafından ... Kargo şirketi üzerine davalı tarafından keşide edilmiş navlun faturası ve ... Kargo tarafından düzenlenen ve üzerinde davalının araç ve şoför bilgileri yer alan irsaliye bulunmaktadır. Ayrıca davalının ... Kargo şirketi ile taşımacılık ilişkisinl'n süreklilik arz ettiği eksper raporunda kayda geçmiştir. Bu nedenle davalı ile ... Kargo arasında taşıma sözleşmesinin bulunduğu ve ödemenin poliçe kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı 1.500.000,00 TL hasar ödemesini sigortalıya 28.01.2021 tarihinde yapmış ve sigortalı tarafından ibra edilerek sigortalının üçüncü kişiler üzerindeki 12.11.2020 tarihli kaza nedeniyle sahip olduğu talep ve dava haklarını devir ve temlik almıştır.
Sonuçta davacı hem TTK m.1472 gereği ödeme yaparak ve hem de TBK m.183 vd gereği sigortalının üçüncü kişiler üzerindeki haklarını devir temlik alarak işbu davayı açmaya hak kazanmıştır.
TTK m.888/1'de “Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiilf taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur” denilmektedir. 12.11.2020 tarihli kazayı davalının aracı yapmış ve emtia bu kaza sırasında hasarlanmış olduğundan dolayı işbu rücu davasının davalıya karşı yöneltilmesi mümkün olup davalının taraf ehliyetine sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı fiili taşıyıcına taşıma konusu emtia 11.11.2020 tarihinde tam ve sağlam olarak yüklenmiş, ancak aracın 12.11.2020 tarihinde tek taraflı kaza yapması sonucu yükün tamamı ekonomik değerini yitirmiştir. “Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur” (TTK m.875/1; 888). Dolayısıyla davalı sorumluluktan kurtuluş sebeplerinden birinin somut olayda hasara neden olduğunu ispat etmediği sürece dava konusu zarardan sorumludur.
Kaza sebebi davalının aracını kullanan şoförün 52/1-b kusuru olarak trafik tutanağında yer almıştır. Kısaca aracının hızını yol, yük ve ortam koşullarına uyduramamak şeklinde özetleyeceğimiz kusuru nedeniyle hasara yol açmıştır. Ancak bu durum kazanın kasten ve pervasızca davranış kusuru (TTK m.886) ile işlendiği anlamına gelmeyeceğinden dolayı sorumluluğunun eşyanın brüt kg başına 8,33 SDRile sınırlı olduğu değerlendirilmektedir. (TTKm.882)
Dava konusu emtianın brüt kg toplu olarak gösteren bir evrak dava dosyasında bulunmamaktadır; taşıyıcı tarafından düzenlenen irsaliyede (taşıma senedi) toplam 7.176,00 desi olduğu (irsaliyede olduğundan navlun buna göre belirlenmiş olmalı), ve hasarlı malların litre miktarı eksper raporunun hesaplama tablosunda yer almaktadır; ancak bu listede yer alan miktar litre olarak verilmesinin yanında emtianın brüt değil, net hacmini ortaya koymaktadır.
Ayrıca gönderen (... Şirketi) tarafından düzenlenen 12 adet sevk irsaliyelerinin alt kısımlarında yükleme ağırlıkları bulunmaktadır. Bu irsaliyelere göre emtianın toplam yükleme ağırlığı 12.687,57 kg olmasına göre eşyanın brüt ağırlığı ve taşıyıcının sınırlı sorumluluk miktarının belirlenmesi bakımından bu belgeye itibar edilmesi gerekmektedir.
(12.687,57x8,33)- 105.687,46 SDR davalının sorumluluk sınırı olduğu ve TTK m.882 gereği yükleme tarihindeki (11.11.2020) TCMB kurlarına göre 1 SDR 11,4329 TL olduğundan (105.697,46x11,4329) 1.208.314,16 TL davalının sorumluluk sınırı olduğu anlaşılmaktadır.
Dava dosyasında sunulu eksper raporunda ekli belgelere dayanarak birim fiyatları üzerinden yapılan hesaplamaya hasar miktarının KDV dahil 1.545.000,94 TL olduğu hesaplanmıştır.
Sovtaj değerlendirmesi yapılmış anacak kalite kontrol raporu doğrultusunda gıda güvenliği sağlık açısında taşıdığı riskler, ayrıca resmi denetimler ve piyasada yaygın sahte içki algısından dolay sovtaj imkanının olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı şirket poliçe limitinin teminatının sefer başına maksimum 1.500.000,00 TL olmasından dolayı zararı ancak bu miktara kadar tazmin etmiş ve ancak bu miktarı rücu konusu yapabilmektedir (TTK m.1472). Bununla birlikte davalının fiili taşıyıcı olması ve sorumluluğunun sınırlı olmasından dolayı davacı ödediği tazminatın da davalıdan tamamını değil, ancak sınırlı sorumluluk miktarına kadar rücuen tazmin edebilir. Yukarıdaki hesaplamaya göre davacının rücuen davalıdan tazmin edebileceği miktarın 1.208.314,16 TL olduğu hesap edildiğinden davanın kısmen kabulü ile davalının vaki itirazının bu miktar üzerinden iptali ile takibin devamına,ödeme ile davacının temerrüt faizi isteme hakkı doğduğundan ödeme tarihinden takip tarihine kadar bilirkişi tarafından hesap edilen işlemiş faizinin davalıran alınmasına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,alacak bilirkişi incelemesi sonucu belirlendiği buna göre alacağın bilinebilir, bir başka deyişle likit olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM/Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 1.208.314,16.. TL asıl alacak ve 146.942,59.. TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.355.256,75.. TL yönünden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
-
Davacının,fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-
Alacak likit olmadığından davacı vekilinin icra inkâr tazminatı talebinin REDDİNE,
-
Alınması gerekli 92.577,59 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 20.3193,37 TL ile icra takibi sırasında yatırılan 8.412,07 TL mahsubu ile bakiye 63.846,15 harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
-
Davacı tarafından ödenen 80,70 Başvurma Harcı, 20.319,37 Peşin Harç ile cra takibi sırasında yatırılan 8.412,07 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yapılan 11 tebligat + posta ücreti 269,50 TL ,bir bilirkişi inceleme ücreti 10.000,00 TL olmak üzere toplam 10.269,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 8.272,52 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 156.420,54 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
-
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 550,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı,davalının yokluğunda oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.22/06/2023
Başkan ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:30