Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1111 E. 2023/616 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1111
2023/616
22 Haziran 2023
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1111
KARAR NO : 2023/616
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/06/2022
KARAR TARİHİ : 22/06/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin ... Derneği (...) üyesi olduğunu, ... tarihleri arasında düzenlenmesi taahhüt edilen "..... (...) Fuarı", müvekkilinin üyesi olduğu ... Derneği (...) ile ... Fuarcılık A.Ş. arasında 29.5.2018 tarihli ".... Fuarı’nın Organizasyonuna Dair Sözleşme" ve bu Sözleşme dayanak alınarak imzalanan 20.8.2020 tarihli ".... Fuarı'nın Yapımına İlişkin Ek Sözleşme"yle belirlenen fuar tarihinin davalı tarafın tek yanlı iradesiyle belirlediği .... tarihleri arasına ertelendiğini, davalı tarafın fuar yerini tek yanlı olarak ".... Merkezi", fuar tarihini ise .... tarihleri olarak değiştirdiğini, bu durumun ise davalının bünyesinde bulunduğu ... resmi web adresinde ilan edildiğini, bu durumun müvekkili davacının üyesi olduğu ... tarafından Beyoğlu ..... Noterliği nezdinde düzenlenen 24.12.2021 günlü, ... ve .... yevmiye numaralı e-tespitler ile tutanak altına alındığını, davalı şirketin ilan ettiği yeni fuar yeri ve fuarın ifa tarihlerine ait tek yanlı değişikliklerin hukuksal geçerliliği olmaması nedeniyle fuarın .... tarihleri arasında .... Kavşağı, .... Merkezi, .... Karşısı, .... Merkezi (yeni adıyla ... Merkezi) 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 numaralı salonlarda gerçekleştirileceğini ispatlayıcı mahiyette ... Fuarcılık A.Ş ile ... FUARCILIK A.Ş arasında imzalı kira sözleşmesi / yer tahsisi belgesi ile desteklenen ... Fuarcılık A.Ş. kanuni temsilcileri tarafından imzalı garanti taahhütnamesinin ...'e iletilmesinin noter aracılığıyla ve ihtarnameyle talep edildiğini, bu ihtarnameyle davalı tarafa tebliğ olunan hususların da yerine getirilmemesi üzerine bu defa ... tarihleri arasında yapılması gereken fuarın süresinin kısaltılarak, hatta önceki deneyimlerle sabit olduğu üzere fuardan faydanın yoğunlukla sağlanacağı 27 Şubat Pazar gününün fuar süresinden çıkarılıp, fuarın .... tarihlerinde gerçekleştirileceğinin duyurulduğunu, bunun sözleşmeye aykırı olduğunu, fuar tarihinin bu kez aralık/2022 sonuna ertelendiği, anılan tarihin ise ... fuar merkezinin en az talep gören tarihini içermesi ve bu nedenle fiyatlama olarak en uygun tarih olması nedeniyle davalı ... kendi çıkarlarına, katılımcıların ise zararına davrandığını, bahse konu tarihin yurt dışından gelebilecek ziyaretçiler yanında yurt dışı tedarikçilerin dini bayramlarına rastlaması nedeniyle katılımlarının çok sınırlı olduğunu, fuara ait ticari amaç ve beklentilerinin hiç bağdaşmaması karşısında müvekkilinin fuardan çekilme hakkını kullandığını, İstanbul .... Noterliği 02.02.2022 tarihli .... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle davalı tarafa duyurulduğunu, davalının fuar katılım bedeli olarak tahsil ettiği 347.827,82 TL'nın bu ihtarnamenin tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde müvekkilinin banka hesabına iade edilmediğini ve ihtara yanıt verilmediğini, katılım bedeli ve ihtarname masrafının icra yoluyla davalıdan geri alınması için ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamını, davalı borçlu şirketin %20 icra inkar tazminatı ödemesini, ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalıdan alınıp taraflarına verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, yapılması planlanan fuar ile ilgili ilk erteleme talebinin sektördeki firmalardan geldiğini, fuarın iptal edilmediğini, ertelendiğini, ilk başta ertelemeye sebep olan nedenlerin aynen ve daha ağır bir şekilde devam ettiğini bu nedenle son olarak bir erteleme yapıldığını, fuarlar ile ilgili hususun sadece ülkede değil dünya genelinde var olmakta olduğunu bu nedenle müvekkili şirkete kusur atfedilemeyeceğini, ilgili sözleşme gereği müvekkili şirketin fuar tarihlerini düzenleme yetkisinin olduğunu, tarafların tacir olarak bunu özgür iradeleri ile kararlaştırdığını belirterek yetkisisizlik itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davanın esastan reddini, davacı taraftan %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı'nın alınarak müvekkiline verilmesini, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf yüklenmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Dava, Fuar katılım sözleşmesi nedeni ile ödenen katılım ücretini iadesine ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).
Davacı ve davalı tacir olup TTK 18/2 maddesi uyarınca her iki tarafın da ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli olma yükümlülüğü bulunmaktadır.
6098 sayılı TBK m. 26'da bir sözleşmenin içeriğinin, bu sözleşmenin taraflarınca kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirlenebileceği düzenlemesi yer almaktadır. Bu temel kuralın istisnası ise 20. maddede (TBK m. 27) ahlâka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu açıklanmıştır. Sözleşme serbestisi kavramının temeli irade özgürlüğüne dayalıdır. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın irade özgürlüğüne ilişkin hükümleri (m. 12/1, 13, 17/1, 19, 35/1, 48/1, vb.) göstermektedir ki; hukuk sistemimiz kişilerin irade özgürlüğüne sahip olduğunu temel bir ilke olarak benimsemiştir.
Genel işlem koşulları 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK’dan önce 818 sayılı BK düzenlemesi içerisinde yer almasa da kamu düzeni, ahlâka aykırılık, kişiliğin korunması, sosyal adalet gibi farklı hukuki dayanaklarla bu husus pek çok yargı kararı ile (örneğin; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli, 1996/3-717 E., 1996/850 K. sayılı kararı) kabul görmüştür. Yine TBK’nın yürürlüğünden önce mevzuatımızda, oldukça sınırlı sayıda ve dar kapsamda da olsa, genel işlem koşullarına ilişkin bazı hükümler yer almıştır (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 766, 1266; 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunu m. 24; Sermaye Piyasası Kurulunun Aracılık Faaliyetleri ve Aracı Kuruluşlara İlişkin Esaslar Tebliği m. 47/3 gibi). Bu düzenlemelerden biri de tüketici hukukunda mevcuttur.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde;.... tarihli ".... Fuarı’nın Organizasyonuna Dair Sözleşme" ve bu Sözleşme dayanak alınarak imzalanan 20.8.2020 tarihli ".... Fuarı'nın Yapımına İlişkin Ek Sözleşme"yle belirlenen fuar tarihinin davalı tarafın tek yanlı iradesiyle belirlediği ... tarihleri arasına ertelendiğini, davalı tarafın fuar yerini tek yanlı olarak ".... Merkezi", fuar tarihini ise ..... tarihleri olarak değiştirdiği bu nedenle ödenen fuar katılım bedelinin iadesinin gerektiğinden bahisle iş bu davayı açmış olup davalı cevap dilekçesi ile Fuarın iptal edilmediğini ertelendiğini, kaldı ki sözleşmenin 2. Maddesinde fuar tarihinin değiştirilmesi hususunun davacı tarafça kabul edildiğini bu nedenle bedelin iadesini talep edemeyeceği yönünde savunmada bulunmuştur. Burada irdelenmesi gereken taraflar arasındaki sözleşmenin 2. Maddesinin geçerli olup olmadığı, haksız şart niteliğinde olup olmadığı, ertelenen fuar nedeni ile ödediği fuar katılım bedelinin iadesinin mümkün olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Yukarıda bahsedildiği gibi sözleşme özgürlüğü, bir akdi yapıp yapmama, içeriğini belirleme, akdin karşı tarafını seçme, akde son verebilme ve akdin şeklini belirleyebilme serbestîsi anlamına gelmekte olup, kimse bir akdi yapmaya zorlanamayacağı gibi istediği bir akdi yapmaktan da alıkonulamayacaktır. Taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tabi geçerli bir sözleşme (Fuar Katılım Sözleşemesi) mevcut olup, davacının ve davalının basiretli tacir olarak davranma yükümlülüğüne sahip oldukları hususu ise izahtan varestedir. Bu nedenle de "Fuar Katılım Sözleşmesi" nin 2. Maddesi tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırdıkları hüküm olup geçerli olup, haksız şart olarak kabulü mümkün olmayıp tarafları bağlayıcı olduğundan ve madde metin içeriğinden davalının gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkı olduğu, bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermeyeceğinin açıkça düzenlendiği, kaldı ki gelen yazı cevaplarından Fuar tarihinin mücbir sebep ile ertelendiği ve ertelenme ve yeni tarih ile ilgili gerekli bilgilendirmelerin hem internet sitesinden ilan edildiği hem de davacı tarafa mail yolu ile bilgilendirme yapıldığı, basiretli tacir gibi davranması gereken davacı tarafın sözleşmenin imzalanması sırasında sözleşmenin 2. maddesini bildiği, bu hükme göre de ödenen bedelin iadesini talep hakkının olmadığı, ödeme yükümlülüğünün devam ettiği ve ertelemenin taraflara sözleşmenin feshi hakkı da tanımayacağı düzenlenmiş olup açıklanan gerekçelerle açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 179,90 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 4.209,95 TL harçtan mahsubu ile Hazine'ye irat kaydına, bakiye 4.030,05 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 51.800,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
-
Davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
-
Sarf edilmeyen gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/06/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:30