SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/769 E. 2023/572 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/769

Karar No

2023/572

Karar Tarihi

9 Haziran 2023

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/769

KARAR NO : 2023/572

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 10/08/2018

KARAR TARİHİ : 09/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili firmanın her türlü motor ve tarım makinesi kapsamındaki traktör, hasat makinesi, ekim ve dikim makineleri, ilaçlama makineleri, ot ve saman biçme ve balya makineleri, malzeme elleçleme makineleri vb. ekipmanların AR-GE çalışmalarını, üretimi ve pazarlamasını, alını satımını, ithalat ihracatını yaptığını, savunma sanayiine dönük ihtiyaçları da karşılamak maksadı ile AR-GE faaliyetleri yürüttüğünü, ... tankında kullanılması planlanan güç grubunun yurt içinde tasarlanması, geliştirilmesi, prototip üretimi, test ve kalifikasyonuna yönelik Güç Grubu Geliştirilmesi Projesi ile ilgili olarak SSM ile sözleşme imzalandığını, davalının müvekkili şirket bünyesinde 06.01.2015 tarihinde çalışmaya başladığını, davalının en son sözleşme birim şefi olarak çalışmakta iken 13.01.2017 tarihli istifa dilekçesi ile iş akdini feshettiğini ve davalının iş akdinin 31.01.2017 tarihinde sona erdiğini, davacı ile imzalanan iş sözleşmesinde Çalışan, iş sözleşmesinin feshini izleyen 12 (on iki) ay boyunca Marmara bölgesinde bulunan il sınırları içinde işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir ticari işletmede(şirkette) görev almamayı kabul ve taahhüt eder.” hükmünü ihtiva ettiğini, davalının müvekkili şirketteki işinden ayrıldıktan sonra, müvekkili şirketle rekabet içerisinde olan ve sözleşmedeki iş tanımı işe uyumlu olarak motor geliştirme ve savunma sanayii alanında faaliyet gösteren ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.'de benzer görevle işe başladığını ve dolayısıyla sözleşmeye ve rekabet yasağı hükmüne aykırı davrandığını, yaptırılan delil tespiti neticesinde , .... şirketinin “... Mahallesi ... Mevkii ... Cad No:12 ... Plaza A Blok 4. Kat No: 1004 Esenler, İstanbul” adresindeki işyerine SGK kayıtları izmirde olan ve sözde İzmir'de çalışan ...'nın sürekli giriş çıkış yaptığının incelenen kayıtlardan ortaya çıktığını belirterek davanın kabulüne, müvekkilin uğramış olduğu zararın tespiti ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile;Müvekkil aleyhine ikame edilen rekabet yasağına dayalı cezar şart laleplı huzurdar| Cedtei dayanaktarı yoksun, usul ve yasaya aykırı olduğu, reddinin gerektiği, müvekkilin iş sözleşmesi haricinde, rekabet yasağı veya sır saklama yükümü sözleşmesi imzalamadığı, sözleşmenin matbu sözleşme olduğu, işe giriş esnasında unvan, görev ve gizli bilgiye ulaşabilecek olma durumları ayırı edilmeksizin tüm çalışanlarca imzalandığını, Rekahet yasağına ilişkin bir düzenlemenin yapılabilesi için: “İşçinin, işverenin müşteri çevresi, üretim sırları veya işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkam olması, edindiği ticari sır niteliğindeki bu bilgileri kullanması halinde işverene önemli bir zarar verebilme olasılığının bulunması “gerekmekte olduğunu, müvekkilin davacı işveren nezdinde üst seviyede bir pozisyonda çalışmamış, hiçbir genel kurul toplantısına katılmadığı, ve hiçbir eğitim almadığı, müvekkilin, öncesinde 7 yıl süre ile Mercedes firmasında çalışarak “Kıdemli Uzman Mühendis” ünvanı ile bilgi birikimine sahip olduğu, davacı firmanın, müvekkili, Savunma Sanayi Müsteşarlığının ihaleye çıkarılan GGGP ( ....) projesinde görev almak için 06,01.2015 tarihinde işe aldığı, müvekkilin uzmanlığından faydalanmak amacının olduğu, Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından çıkarılan ihalenin, davacı şirket tarafından kazanılamadığı, iptal edilen bir proje olduğu, davacı tarafın 16.01.2017 tarihinde ihaleden çekildiğini tesmi yazı ile Savunma Sanayi Müsteşarlığına bildirdiği, projenin iptali le davacı şirketin müvekkili « istifaya zorlamak için işe giriş amacı ile bağdaşmayan bir pozisyonda değerlendirmek istediği, akabinde müvekkilin 31.01.2017 tarihinde istifaen işten aycıldığını, kaldı ki TRK.Md.44574 de: “Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye dü; cek biçimdeyer, zamah ve işlerin türü bakımından uygun olmayon sınırlamalar içeremez, ve süresi özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz” denilmekte olduğunu, somut olayda, sözleşmenin 10. Maddesinin bu koşullara uygun olmadığı, işin türü ve konusu bakımından herhangi bir sınırlama yapılmadığı gibi en önemlisi, Anayasanın 48. Maddesi ile güvence altına alınan “Çafışma Hürriyeti” nin ihlali anlamına geleceği, Davalı müvekkilin işten ayrıldıktan sonra çalışmaya başladığı .... Otomotiv San. A.Ş. nin ticari ve Askeri araç üretimi yapmakta ve özellikle “Savunma Sanayi” alanında faaliyet gösterdiği, Davacı tarafın ise “Traktör Motoru ve Traktör üretimi” yapmaktla olduğunu, tarafların faaliyetlerin birbirine benzemediği, bu durumda Savunma Sanayii alanında davacı şirketi ile ... Otomotiv A.Ş.nin rekabet etmesinin mümkün olmadığını, böyle bir durumda ise, müvekkilin ... Otomotiv A.Ş ne geçmesi halinde davacının zarar görme ihtimalinin bulunmadığı, hal, hazırda ise davacı şirketin tesmiyet kazanmış bir ihale veya gerçekleştirmek üzere çalıştığı bir projenin dahi olmadığı, davacı tarafın zararına ilişkin somut bir delil ileri süremediği, davacı tarafin rekabet zararını ispatlayamadığı, bu nedenle de cezai şart talep edemeyeceğini, müvekkile ait iş sözleşmesinde, rekabet yasağına ilişkin bir düzenleme yapılmış ise de rekabet yasağının ihlaline karşı herhangi bir cezai şart düzenlemesinin bulunmadığı, iş bu sözleşmeye dayanılarak cezai şart ileri sürülemeyeceği, davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletir davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.

Bilirkişiler ... ve .... tarafından mahkememize sunulan bilirkişi raporunda özetle; Söz konusu davacı tarafından talep edilen tazminatla ilgili, davacı tarafın sunmuş olduğu belgelerle ilgili, ticari defterlerde yapılan yerinde incelemede; Davalıya 2015 yılı Ocak ayından 2017 yılı ocak ayına kadar maaş ödemeleriyle ilgili toplam 194.994,63 TL ödeme yapıldığı ve ticari defterlerde kayıtlarının bulunduğu, davalıyla ilgili yapılan konaklama ve yol giderleriyle ödemeleriyle ilgili toplam 1.143,00 TL ödeme yapıldığı ve ticari defterlerde kayıtları bulunduğu, olmak üzere toplam tutar 196.137,63 TL olarak tespit edildiği kanaati ile heyet raporu sunulmuştur.

Bilirkişiler ...., Dr...., Dr.Öğrt.Üyesi ... tarafından mahkememize sunulan 26/04/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı tarafın dava konusu döneme ait defterlerinin uşulüne uygun, birbirini doğruladığı yevmiye, defteri kebir defterlerinin berat ve Mali Mühürlerinin süresinde alındığı, envanter defterinin noter açılış ve onayının süresi içinde usulüne uygun yapıldığı, mevcut hali ile HMK 222 Madde ve 6102 s. TTK 64/3 Uyarınca davacı taraf 2015,2016 ve 2017 hesap yılık defterlerinin sahibi lçhine delil niteliğinin mahkemenin takdirinde olduğu, davalının, davacı şirket bünyesinde çalıştığı sürede, davacı şirkete toplamda net olarak: 194.994,63 TL net ücret ve muhtelif giderlerine ait 1.143,00 TL maliyetinin bulunduğu, uzmanlık ve niteliği gereği bu projelerin yürütülmesinden sorumlu olmasının davalı açısından davacı şirkete zarar verecek şekilde rekabet yasağına aykırılık teşkil etmeyeceği görüş ve kanaatine varıldığı yönünde heyet raporu sunulmuştur.

Bilirkişiler Dr. ...., ..., ... tarafından mahkememize sunulan bilirkişi heyet raporunda özetle; Taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmünün, TBK. m. 445/1 hükmünde yer alan “yer, zaman ve işlerin türü bakımından” uygun sınırlamalar içeren geçerli bir sözleşme olduğu, taahhütnamenin, TBK. m. 444/2 hükmünde öngörülen “müşteri çevresi veya üretim sırları ile ilgili elde idilen bilgilerin kullanılmasının işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması” şartını da taşıdığı, taraflar arasındaki sözleşmede cezai şart tazminatı miktarına yer verilmediği, sadece “Çalışanın iş sözleşmesine aykırı davranması veya işvereni zarara uğratması halinde işverenin bu zararı çalışandan tazmin etme hakkı saklıdır ….” hükmüne yer verildiği, bu durumda, cezai şart tazminatının aksine, uğranılan zararların davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, yukarıda, mali inceleme bölümünde, Davacının Sayın Mahkeme tarafından talep edilen netice-i talebinin net olarak açıklanmasıyla ilgili dilekçesinde, davacı firmanın projeyle ilgili yapılan giderleri belirtilmiş olup, davacı firma ticari defter kayıtlarında yapılan incelemede dilekçede belirtilmiş olan tutarların ticari defter kayıtlarında bulunduğu tespit edildiği, ancak bu giderlere ilişkin projenin davalının tutum ve davranışları nedeniyle gerçekleştirilmediğine ilişkin somut bir delile rastlanmadığı, bir başka deyişle yapılan harcamalar ile davalının davranışları arasında bir illiyet bağı kurulamadığı, bu bakımdan davacının zarar iddiasının ispata muhtaç olduğu sonuç ve kanaati ile heyet raporu sunulmuştur.

Bilirkişiler ..., Dr. ...., ... tarafından mahkememize sunulan 20/03/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; Davacı tarafın dava konusu döneme ait defterlerinin usulüne uygun, birbirini doğruladığı yevmiye, defteri kebir defterlerinin berat ve mali mühürlerinin süresinde alındığı, envanter defterinin noter açılış ve onayının süresi içinde usulüne uygun yapılı hali ile HMK 222 Madde ve 6102 s. TTK 64/3 Uyarınca davacı taraf 2015,2016 ve 2017 hesap yılı defterlerinin sahibi lehine delil in Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davalının, davacı şirket bünyesinde çalıştığı sürede, davacı şirkete toplamda net olarak: 194.994,63 TL net ücret ve muhtelif giderlerine ait 1.143,00 TL mali eliği gereği bu projelerin yürütülmesinden sorumlu olmasının davalı e zarar verecek şekilde rekabet yasağına aykırılık teşkil etmeyeceği görüş ve kanaati ile ek heyet raporu sunulmuştur.

Dava, işçinin rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasına dayalı zararın tazmini istemine ilişkindir.

Uyuşmazlığın çözümü için ispatın hukukî niteliği üzerinde de durmakta fayda bulunmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.

İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir.

6098 sayılı TBK’nın 445. maddesi “(1)Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. (2)Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” hükmünü haiz olup, anılan madde hükmü ile 6098 sayılı Kanun 818 sayılı Kanun'dan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir geçersizliğin öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı bakımından hakime uyarlama yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. Hakime tanınan bu yetkinin gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceği kuşkusuzdur. Ayrıca aynı Kanun'un 444/2. maddesi “Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.”

Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık taraflar arasındaki rekabet yasağına ve sır saklama yükümlülüğüne ihlal nedeni ile uğranılan zararın tespiti ve tahsili istemine dayanmakta olup, ispat yükü davacı üzerindedir. Davacının davalının sır saklama yükümlülüğüne aykırı davranıldığını ve rekabet yasağına aykırı davranıldığını ve bu nedenle de oluşan zararını ispat yükü altındadır. Bu kapsamda iki farklı heyetten rapor alınmış olup, 12.04.2021 tarihli rapor ve 22.03.2023 tarihli raporlar birlikte değerlendirilidiğinde, taraflar arasındaki 06.01.2015 tarihinden itibaren geçerli olacağı kabul edilen iş sözleşmesinin IX. Özel Şartlar başlıklı maddesinin 10. bendinde “Çalışan, iş sözleşmesinin feshini izleyen 12 (on iki) ay boyunca Marmara bölgesinde bulunan il sınırları içinde işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir ticari işletmede/şirkette görev almamayı kabul ve taahhüt eder” şeklinde davalının rekabet etmeme yükümlülüğü düzenlenmiştir. Davalının rekabet etmeme yükümlülüğü kapsamında, davacı işveren nezdindeki iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından 12 ay boyunca Marmara - bölgesinde, işveren nezdindeki iş tanımında rakip bir işletmede faaliyet göstermediği dosyadaki her iki raporda da tespit edilmiştir. Davalının Proje Yönetimi aşamasındaki görevini yerine getirebilmesi için projenin başlaması gerekli iken davacı işveren açısında proje o aşamaya gelemeden sonlandırılmış olup davalının daha sonra İzmir'de işe girdiği yine rapor ile ve SGK kayıtları ile sabittir. Kaldı ki her iki raporda da tespit edildiği gibi davalının zararı da ispat edilememiş olup tüm bu nedenler ve dosyadaki raporlar ve ek rapor dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Açılan davanın REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 179,90 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 35,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 144 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,

  5. Davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,

  6. Sarf edilmeyen gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/06/2023

Katip ...

☪e-imzalıdır.☪

Hakim ...

☪e-imzalıdır.☪

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevaptalep(HaksızdelilerRekabettengerekçehükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:05:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim