Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1028 E. 2023/1011 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1028
2023/1011
9 Kasım 2023
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1028
KARAR NO : 2023/1011
DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
DAVA TARİHİ : 15/11/2022
KARAR TARİHİ : 09/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 15/11/2022 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Müvekkili ile davalı arasında yapılan 22.11.2013 tarihli "Düzenleme şeklinde ... Satış vaadi Sözleşmesi" gereğince müvekkiline ...'de yapılan inşaat'tan üç adet ... (... Gayrimenkul nolu ,devremülk ) satışı yapıldığını, 22.11.2013 tarihinde üç adet Devre Mülk Bedeli olarak Toplam 94.000.00 TL satış bedelinin muhatabın banka hesabına peşin olarak sözleşme tarihinde yatırıldığını, Sözleşme gereğince gayrimenkulün teslim tarihinin sözleşmenin yapılmasından itibaren 12 ay olduğunu, ayrıca müvekkili ile 22.11.2013 tarihli "... Kira sözleşmesi " akdederek, satışını taahhüt ettiği devremülklerin şirketi tarafından kiracı olarak kullanılacağına dair kira sözleşmesi imzalandığını, Kira sözleşmesi ile kiralama süresinin bir yıl olacağı ve kira bedelinin her kiralanan yer'in dönem ve teslim tarihinden itibaren başlamak üzere yıllık brüt 3.500.-TL (aylık 290.-TL) olacağının belirtildiğini, davalının gayrimenkulleri teslim tarihi olan 22.11.2014 tarihinde teslim etmediği gibi, kira sözleşmesi gereğince ödenmesi gereken aylık 290.-TL kira bedelini de Nisan 2018 tarihinden itibaren ödemediğini, davalı'ya defalarca yükümlülüğünü yerine getirmesi hususunda ihtarnameler çekildiğini, — son olarak Kadıköy ...Noterliği'nin ... tarih , ... Y.No'lu ihtarnamesi gönderilmiş — olmasına rağmen edimini yerine getirmediğini, müvekkilinin ödediği parayı iade etmediği gibi ,cevap dahi vermediğini,... tarihinde aldıkları duyum gereğince yaptıkları araştırmalar sonucu, davalı'nın ... da müvekkiline satışı taahhüt edilen Sözleşme konusu “... ,... İlçesi ... Mah. ... Bulvarı No... ... Parsel ... Parseldeki taşınmazlara ait Kat İrtifak- tapu'larının (yine davalı tarafından muvazaalı olarak kurulmuş olan) “... Şirketi”ne devredildiğini, yani bu yolla satışını yaptığı taşınmazları MAL KAÇIRMAK sureti ile suç işlediğinin öğrenildiğini, yukarıda Pafta ve Parsel no - belirtilen taşınmazların arsa hissedarları olan ve davalı ile yaptıkları anlaşma gereğince yapılacak taşınmazlara ortak olan ... ve ... tarafından davalı'nın sahibi olduğu ... Otel. A.Ş aleyhine İstanbul Anadolu ...Asliye Hukuk Mah. Dosya No:... sayılı dosya ile dava açıldığı ve Mal kaçırma iddiası ile devri yapılan Tapu kayıtlarına Tedbir ve haciz konulması ve tapuların iptali'nin talep edildiğinin öğrenildiğini, İhtarnamelere cevap verilmemesi ve yukarıda belirttikleri davayı ögrenmelerinden sonra .... Otel. A.Ş aleyhine 21.04.2022 tarihinde Bakırköy ... İcra İflas Müd.nün ... sayılı dosyası ile İflas talebi ile İcra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerinde takibin durduğunu, neticede; davalının itirazının kaldırılmasına, davalının İFLAS'INA karar verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
SAVUNMA ;
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 07/12/2023 havale tarihli cevap dilekçesini özetle ; Davacı vekili tarafından dava konusu 22.11.2013 tarihli sözleşme bedeli takibe konulmasına rağmen, dava dilekçesi ile işbu sözleşmeden dönme iradesinin net bir şekilde belirtilmediğini, davacı yan tarafından işbu sözleşmeye dayanarak sözleşme hükümlerinden doğan haklarını saklı tutmasının da mümkün olmadığını, davacı ile Müvekkili arasında ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Bulvarı No:... ... Parselde ... Bloklarında devre mülk niteliğindeki bağımsız bölümler için 22.11.2013 tarihli Düzenleme Şeklinde ... Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiğini, Bu Sözleşme ile müvekkili şirkete sözleşme kapsamında davacının müvekkiline daire bedellerini ödediğine dair dekontları da tam olarak sunmadığını, Sözleşmelerde teslim süresinin mücbir sebepler hariç 12 ay olarak öngörüldüğünü, satıcının mücbir sebepten kaynaklanan haklarının saklı tutulduğunu ve mücbir sebep hallerinin sürelere ilave edileceğinin de hüküm altına alındığını, somut olaya bakıldığında teslim süreleri (mücbir nedenler ilave edildiğinde) henüz dolmadığını, O nedenle davacının sözleşme fesihleri haksız olup; davacının herhangi bir şekilde bedel iadesi hakları da doğmadığından davanın reddi gerektiğini, hiçbir şeklide kabul anlamına gelmemek kaydı ile Müvekkili Şirket tarafından davacı yana 33.984 TL ödenmiş olup, sayın mahkemece aksi kanaate olması durumunda işbu ödenen bedellerin mahsup edilmesini talep ettiklerini, davacı vekili dava dilekçesi ile, dava konusu taşınmazın satışının yapıldığı ve mal kaçırmak amacı ile yapıldığı şeklinde mesnetsiz iddialar ileri sürdüğünü, işbu beyanları gerçeklikle uyuşmadığını, müvekkil şirket faaliyetlerini yürütmekte olup; ödemelerini de yaptığını, ancak ülkemizin hiçbir şekilde istenmeyen ve öngörülemeyen büyük bir olağan dışı ekonomik kriz ile karşı karşıya kaldığını, ayrıca covıd-19 pandemisi veya koronavirüs pandemisinin tüm dünyayı derinden etkilediği gibi ülkemizi de derinden etkilediğini, tüm yukarıda anlatılan bu mücbir sebep niteliğinde olan ve öngörülmesi mümkün bulunmayan - hal ve şartlar içinde müvekkili şirketin tüm asli sorumluluğu ve önceliğinin inşaatları bitirmek ve müşterilere teslim etmek olduğunu, Müvekkili şirketin malvarlığı borçlarından çok daha fazla olmasına rağmen mallarını satamıyor olmasının müvekkilini nakit akışında sıkıntıya soktuğunu, müvekkili şirket her ne kadar nakit akışında sıkıntı yaşasa da nakit akışı sağladıkça ödemelerini yaptığını ve dosyaları kapattığını, davacı her ne kadar dava dilekçesinde itirazın kaldırılması ve iflas talep etmişse de davalı müvekkilin şirket defterleri incelendiğinde iflas şartlarının gerçekleşmediğinin görüleceğini, mal varlığının borcundan çok daha fazla olduğunu, ödemelerini tatil etmediği gibi ödemelerini de yaptığını, davacı ... tarafından işbu davanın konusunu oluşturan takip ile usule ve yasaya aykırılık teşkil edecek şekilde reeskont faiz talebinde bulunmuş olup, davacının usul ve yasaya aykırı fahiş faiz taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yine davacının faiz başlangıcının kabulünün mümkün olmadığını, neticede; öncelikle müvekkili şirketin ödemelerini tatil etmediğinin tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına, her hâlükârda usule, yasaya ve açıkça hukuka aykırı şekilde açılan ve şartları oluşmamış olan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE :
Dava, İİK.nun 156 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılmış iflas yoluyla icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve davalı şirketin iflası istemine ilişkindir.
Bilirkişiler ..., Doç. Dr. ... ve ... Prof. Dr. ... tarafından mahkememize sunulan 22/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... No:.... Bloklarında devre mülk niteliğindeki bağımsız bölümler satışının vaadini konu aldığı ve fakat adi yazılı şekilde akdedildiği; bu bağlamda noter veya tapu müdürü huzurunda düzenleme şeklinde yapılmayan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin şekle aykırılığı karşısında 22.11.2013 tarihli sözleşmenin de geçersiz olduğu, davacının davalıya üç adet devremülk için toplam 94.000,00 TL ödeme yaptığının tespit edildiği, bu özleşme ile üstlendiği yerine getirdiği; buna karşın davalının edim yükümlüğü ise 22.11.2014 tarihine kadar sözleşmeye konu devremülkleri davacıya teslim etmeye yönelik olduğu ancak dosya münderecatından davalının, teslim tarihinde devirleri gerçekleştirmediği ve dolayısıyla sözleşme ile üstlendiği e aykırı hareket ettiği, davacı tarafından dosyaya sunulan muhtelif dilekçelerde 94.000,00-TL'lik bedelin iadesinin talep edildiği, bu hususun davacının sözleşmeden dönme iradesi içerisinde olduğunu gösterdiği, nitekim davacının anılan bedelin iadesi için takip başlatması dönme iradesinin yansıması niteliğinde olduğu; davacının 94.000,00-TL'lik ödemede bulunması karşısında sözleşmeden dönmüş olması sebebiyle davalı tarafından bu bedelin iadesinin gerektiği; bununla birlikte davalının da kira ödemesi kapsamında davacıya 23.01.2015- 10.04.2018 (MART ÖDEMESİ) dönemlerinde toplam 33.894,00 TL kira ödemesi yaptığı tespit edildiğinden bu bedelin de davacı tarafından davalıya iade edilmesi gerektiği, davacının ödediği bedelin faizi yönündeki talep yönünde ise denkleştirici adalet ilkesi uyarınca gerçekleştirilen incelemeler neticesinde 417.571,55-TL tutarında talepte bulunabileceği, davacının cezai şart talebi yönünden ise Sayın Mahkemece, sözleşmeden dönme halinde cezai şart talebinde bulunulamayacağı kanaatinde olunması ihtimalinde davacının bu kapsamda talepte bulunması mümkün olmayacak iken; Mahkemece aksi kanaatte olunması ihtimalinde davacının talepte bulunabilmesi mümkün olabileceği, Muhterem Mahkemece davacının cezai şart talebinde bulunabileceği kanaatinde olması ihtimalinde ise bu bedelin hesaplanması noktasında esas alınacak başlangıç tarihinin sözleşmenin imza tarihinden itibaren 13 ay sonraya tekabül eden 22.12.2014 tarihi olacak iken; sona erme tarihi ise davacının anılan bedelin iadesi için takip başlattığı 20.04.2022 tarihi olduğu, dolayısıyla taşınmazın teslim edilmediği 22.12.2014 ilâ 20.04.2022 tarihleri arasında tekabül eden 88 aylık süreç kapsamında davalının davacıya 76.560,00-TL (88x3x290) ödemesi gerekeceği, ancak davacının itirazın iptali istemi karşısında dosyanın mevcut durumu nazara alındığında taleple bağlılık ilkesi gereği talep edebileceği bedelin 198.200,00-TL olabileceği yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir.
Bilirkişi Prof. Dr. ... Mahkememize sunmuş olduğu 18/05/2023 tarihli ayrık bilirkişi raporunda ; Davacının yalnızca, tarafların sözleşme gereğince ödediği tutarların icra takip tarihi itibariyle denkleştirici adalet ilkesine göre uyarlanması ve birbirinden mahsubu neticesinde hesaplanan 417.571,55-TL'yi talep edebileceği, bunun yanında kira bedellerinin karşılığı olarak cezai şart isteminde bulunamayacağı kanaatine varıldığını, son olarak itirazın kaldırılması isteminin dayanağı icra takibinde davacı taraf munzam zarar haklarını saklı tutmak suretiyle 198.200,00 TL talep etmiş olup taleple bağlılık ilkesi gereğince itirazın 198.200,00 TL üzerinden kaldırılmasına karar verilebileceği yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir.
İflâsa tâbi bir borçluya karşı İİK m. 155 vd. maddelerine göre iflâs yollarından herhangi biri ile (genel iflâs yolu, kambiyo senetlerine ait iflâs yolu veya doğrudan doğruya iflâs yolu) takip yapılması mümkündür.Alacaklılar, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer icra dairesine başvurur (İİK m. 154) ve iflâs isteğini havi takip talebini doldurur. Böylece borçluya iflâs ödeme emri gönderilir (İİK m. 155; 171).
Borçlu, kendisine gönderilen iflâs ödeme emrine (yedi veya beş günlük) süresi içinde itiraz edebilir veya sessiz kalır (İİK m. 155; 171). Borçlunun süresinde itiraz etmeyerek borcunu ödememesi durumunda alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iflâs davası açar ve borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğini bildirerek, sadece iflâsına karar verilmesini ister (İİK m. 154, 3). Borçlu iflâs ödeme emrine süresinde itiraz etmişse takip durur ve alacaklı, ticaret mahkemesinde açacağı iflâs davasında, borçlunun itirazının kaldırılması ile iflâsına karar verilmesini ister (İİK m. 156, 3).
Borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine açılan iflâs davasında asliye ticaret mahkemesi, alacaklının, borçlunun itirazının kaldırılması ve iflâsına karar verilmesi hakkındaki talebini inceler. Ticaret mahkemesi, bu inceleme sırasında borçlunun önceden bildirdiği itirazlarıyla bağlı değildir.Mahkeme, İİK m. 68’de sayılmış olan belgelerle sınırlı olmadan, genel hükümlere göre inceleme yapar. Borçlunun itirazı haklı ise iflâs istemi reddedilir; itirazı haksız ise bir ara kararıyla kaldırılır. Ticaret mahkemesinin, borçlunun itirazının kesin kaldırılması kararıyla alacaklının iflâs takibi kesinleşir ve ilân edilir (İİK m. 158, 1). Alacaklının iflâs talebinin ilânından itibaren onbeş gün içinde, borçlunun diğer alacaklıları iflâs davasına müdahale ve itiraz edebilirler.
Alacağın varlığını, muaccel olduğunu ve ifa edilmediğini öne süren alacaklı, iflâs davasında ispat yükü altındadır (TMK m. 6; HMK m. 190).İddialarını ispatlayan alacaklıya karşı borçlu da, ödeme emrindeki itirazlarıyla bağlı olmadan, kendi iddialarını ispatlamalıdır. Herhangi bir alacak davasından farkı olmayan bu aşamadan sonra mahkeme, alacağın varlığına kanaat getirirse, borçlunun itirazı kaldırılır ve depo kararı verilmesi aşamasına gelinir (İİK m. 158, 2).
Asliye ticaret mahkemesi depo kararı ile, borçlunun yedi gün içinde asıl alacak, icra masrafları ve temerrüt tarihinden depo kararının verildiği tarihe kadar işlemiş faiz toplamından müteşekkil borcunu alacaklıya ifa veya mahkeme veznesine depo etmesini ister149 (İİK m. 158, 2).
Depo kararı borçluya veya varsa borçlunun vekiline tefhim edilir. Borçlu hazır değilse kendisine, vekil ile temsil ediyorsa vekiline depo kararının tebliği gerekir (Tebl.K. m. 11). Depo kararı bildiriminde, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uyulması zorunludur158 (İİK m. 158, 2).
Somut uyuşmazlıkta,davacı vekili, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası üzerinden taşınmaz satış vaadinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla iflas yoluyla takip talebinde bulunmuş, davalının itirazı üzerine,davacı vekili tarafından itirazın kaldırılarak davalı şirketin iflasına karar verilmesi amacıyla huzurdaki davayı açmıştır.
Mahkememizce yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmış, buna göre davalının davacıya borçlu olduğu belirlenerek davalı-borçlunun itirazı ara karar ile kesin olarak kaldırıldıktan sonra depo emri düzenlenerek davalı vekiline tefhim edilmiştir.
Davalı tarafından depo emrine konu borç miktarı Mahkeme veznesine depo edilmiştir.
Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde,davacı vekili, davalı-borçlunun itirazının kaldırılarak davalı-borçlunun iflasına karar verilmesini talep etmiş ise de, davalı - borçlunun, depo emrine esas miktarı Mahkeme veznesine depo ettiği anlaşıldığından ödeme nedeniyle iflas davasının reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere;
-
Takipli iflas talebinin REDDİNE,
-
Davacı tarafından yatırılan iflas avansının kararın kesinleşmesi beklenilmeden davacıya İADESİNE,
-
Alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 2.393,77 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 2.123,92 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde davacıya İADESİNE,
-
Davacı tarafından ödenen 80,70 TL Başvurma Harcı ile 269,85 TL Peşin Harç ve 11,50 TL Vekalet Harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yapılan 15 adet posta+tebligat ücreti 116,25 TL ve bir bilirkişi incelemesi 9.000,00 TL ve 2.040,00 TL ilan ücreti olmak üzere toplam 11.156,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 164/2 nci madde hükmü uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile 10 gün içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 09/11/2023
Başkan ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38