Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/402 E. 2024/624 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/402
2024/624
7 Haziran 2024
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/402 Esas
KARAR NO : 2024/624
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/05/2024
KARAR TARİHİ : 07/06/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin İBB 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun 26. Maddesinde verilen yetkiye dayanılarak TTK hükümleri kapsamında kurulmuş bir sermaye şirketi olduğunu, müvekkili ... Aş sermayesinin %99,87 hisse oranına sahip olan İBB iştirak şirketi olduğunu, davacı müvekkili şirketin yaptığı ve yapacağı tüm iş ve işlemlerde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 4734 sayılı Kamu İhale kanunu ve sair mevzuat hükümlerine tabi olduğu, müvekkili şirketin İBB meclis kararı ile verilen tasarruf yetkisi kapsamında çiçek büfelerini işletmeye başladığını, 17/07/2020 tarih-606 sayılı meclis kararına göne müvekkili şirketin söz konusu çiçek büfelerinini işletme yetkisi 30/11/2022 tarihine kadar devam ettiğinden ve büfeler üzerindeki hak ve tasarruf yetkisi mevcudiyetini korumuş olduğundan davalı borçlu işletmecinin cari hesap borcunu ödenmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, davalı borçlu ile müvekkili şirket arasındaki 01.12.2016 tarihli 23 nolu çiçek büfesi işletme sözleşmesinin süresi dolmuş olmasına rağmen davalı borçlunun 23 nolu çiçek büfesini hukuki bir ilişkiye dayanmaksızın kullanmaya devam etmiş olup fuzi şagil olduğunu, tebliğ edilen faturalara itiraz edilmemesi ve ödeme yapılmamasının akabinde müvekkili şirket tarafından davalı borçluya ihtarname gönderilmiş olup ihtarname tebliğ alınmış ise de herhangi bir ödeme yapılmadığını, Bakırköy .... İcra dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası kapsamında davalı borçlu vekili tarafından asıl alacağın tümüne itiraz edildiğini, hukuka aykırı ve haksız itiraz sonucunda takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlu vekili tarafından yapılan itiraz ve icra dairesinin verdiği takibin durdurulması kararı sonrasında 45.792,00 TL şirket hesabına kısmi ödeme yapıldığını beyanla Bakırköy .... İcra dairesinin ...Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, fatura alacağına bağlı olarak başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabının incelenmesinde davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığının belirtildiği görüldü.
Merter Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabının incelenmesinde davalının 2. Sınıf tacir olduğu ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun belirtildiği görüldü.
Türk Ticaret Kanununun 4. Maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. Maddesinin ikinci fıkrasında , bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. Maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanununun 3. Maddesinde , "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.
TTK'nın 14. Maddesine göre " bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir." Aynı Kanunun 17. Maddesi hükmünce de ; iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir." düzenlemesi yer almaktadır.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3'üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkar, ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun, Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK'nın 1463. Maddesinde de önce 17. Maddeye gönderme yapılarak , Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardar aşağıya gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. Maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.
19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. İkinci sınıf tacirler esnaf olarak kabul edilecektir.
Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.
Somut olayda davacı davalı ile imzalanan çiçek büfesi işletme sözleşmesinin süresinin sona ermiş olmasına rağmen davalı tarafın büfeyi tahliye etmemesi nedeni ile düzenlenen fatura bedelinin ödenmediği iddiası ile alacak talebinde bulunmuş olup, dosya kapsamı, ticaret sicil müdürlüğü ve vergi dairesinin yazı cevaplarına göre davalının tacir sıfatının bulunmadığı, uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan olmadığı, nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
-
Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nın 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine,
-
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
Dair tarafların yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19