SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1033 E. 2024/62 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1033

Karar No

2024/62

Karar Tarihi

17 Ocak 2024

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/1033 Esas

KARAR NO : 2024/62

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 07/11/2022

KARAR TARİHİ : 17/01/2024

KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/02/2024

DAVA

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 27/08/2021 tarihinde ... no’lu trafo merkezinin deplase edilmesini kapsayan eser sözleşmesi aktedildiğini, sözleşme konusu işin bedelinin 1.652.000 TL olduğunu, davalı işverenin bu bedeli sözleşmede belirtilen 2 adet dair ve 252.000 TL şeklinde ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, ödeme konusu 2 adet dairenin bedelinin daire başına 700.000 TL olmak üzere toplam 1.400.000 TL olduğunu, davalı işverenin sözleşme gereği tapularından bir tanesini 30/09/2021 tarihinde devir edeceği, diğerini ise 1 hafta opsiyon ile ya dairenin devrinin ya da 700.000 TL bedelini ödeyeceği ve 252.000 TL’yi ise sözleşme tarihinden 30 gün sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının sözleşme konusu dairelerden bir tanesini davacıya devrettiğini, ancak diğer dairenin devrini ya da 700.000 TL edelini ve 252.000 TL’yi ödemediğini, davalının toplamda 952.000 TL ödemesi gerektiği halde ödemediğini, ödeme yapılmaması üzerine Büyükçekmece ....İcra Dairesi’nin ... esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 27/08/2021 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafından sözleşme gereğince kararlaştırılan işler yapılmadığı gibi eksik ve bitirilmeyen işler nedeniyle kazanılmamış ücretlerin ödenmesinin talep edildiğini, davacının üstlendiği işin 1/3’ünü yaptığı halde iş bedelinin yarısı değerinde 1 adet taşınmazın devredildiğini, müvekkilinin borçlu olmadığını, tam aksine müvekkilinin alacaklı olduğunu, bu hususun tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde ortaya çıkacağını, davacı takip alacaklısının yazılı ikrarı ve borç mutabakatı ile sabit olduğu üzere takip alacaklısının dosya talep ettiği oranda alacağının bulunmadığını, davacının devredilen 700.000 TL taşınmaz için de fatura kesmemiş olması nedeniyle de sorun yaşadıklarını belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVABA CEVAP;

Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği cevaba cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin bahse konu işi 2022 Ocak ayında tamamladığını, bölgede inşaat yapılmakta olduğunu, bu hususun da işin tamamlandığının kanıtı niteliğinde olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İKİNCİ CEVAP;

Davalı vekili mahkememize ibraz ettiği ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkiline ait şantiyede inşaat faaliyetlerinin devam etmesini kanıt olarak göstermekte ise de, davacının yaptığı işin miktar ve değerini, işin yapıldığını, iş sahibine teslim edildiğini kanıtlamakla yükümlü olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

-Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı gönderme kararı ile mahkememize gönderilen dava dosyası mahkememizin esasına kaydı yapılmıştır.

-Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında 27/08/2021 tarihli eser sözleşmesinin aktedildiği ve işin bedeli ve davacıya yapılan ödeme hususunda uyuşmazlık bulunmayıp, uyuşmazlığın eser sözleşmesi gereğince davacının edimini tam ve eksiksiz olarak ifa edip etmediği, sözleşme nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” düzenlemesine yer verilmiştir.

-Aynı Kanun'un 325. maddesinde ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”. düzenlemesine yer verilmiştir.

-Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin delil avansı kapsamın değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan örneğin resen hesap raporu alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır.

-Ancak, yukarda açıklandığı üzere dava şartı olarak öngörülen müessesenin davanın reddine yol açması sebebiyle mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının da nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa da hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.''

-Somut olay davacı tarafın iddiaları yönünden bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu olup, davacı tarafça da bilirkişi deliline dayanıldığı görülmektedir.

-Mahkememizin 11/10/2023 tarihli celsesinde eser sözleşmesi gereğince davacının edimini tam ve eksiksiz olarak ifa edip etmediği, sözleşme nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarın hususlarının tespiti için bilirkişi incelemesine yönelik ara karar tesis edilmiş ve davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması hususunda iki haftalık kesin süre verilmiş olup verilen kesin süre içerisinde davacı vekilince bilirkişi ücreti yatırılmamıştır.

-Yine Mahkememiz dosyasında taraf vekillerinin hazır bulunduğu 11/10/2023 tarihli celsede "işin yapımına ilişkin tutanaklar, geçici ve kesin kabullere ilişkin evrak ve yazışmaları mahkememize ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde ibraz edilmediği taktirde bu hususta delil bildirmekten vazgeçmiş sayılacağının ihtarına" karar verilmiş, kesin süre içerisinde belirtilen hususlarda dosyaya herhangi bir bilgi ya da belgenin ibraz edilmediği görülmüştür.

-Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

-Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafın iddiasının eser sözleşmesi gereğince davacının edimini tam ve eksiksiz olarak ifa edip etmediği, sözleşme nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına dayandığı, bu hususlar yönünden Mahkememizce değerlendirme yapılmasının ancak bilirkişilerce bilgi ve belgeler üzerinde inceleme yapılması halinde mümkün olduğu, bu kapsamda ispat yükünün davacı yan üzerinde olduğu, davacının iddialarını mevcut deliller ile ispat ile yükümlü olduğu kuşkusuzdur.

-Davacının dava dilekçesindeki delil listesinde bilirkişi deliline dayanmaktadır. Ayrıca aksi durumda dahi davaya konu iddiaların değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesinin yapılması uyuşmazlığın esasının çözümü bakımından davanın niteliği itibariyle zorunluluk arz etmektedir. Buna göre dosyadaki talepler yönünden bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davanın ispatı mümkün değildir. Mahkememizce davacı tarafa verilen kesin süreler içerisinde davacı tarafça eksik delil avansının yatırılmadığı, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılamadığı görülmektedir.

-Ayrıca yukarıda belirtildiği üzere 11/10/2023 tarihli duruşmada verilen kesin süre içerisinde "işin yapımına ilişkin tutanaklar, geçici ve kesin kabullere ilişkin evrak ve yazışmalar" ibraz edilmemiştir.

-Her ne kadar davacı tarafça sunulan "delillerin ıslahı" başlıklı dilekçe ile dava dilekçesi ile birlikte işin yapımına ilişkin fotoğraflar, davalı tarafa çekilen ihtarname ve taraflar arasında tanzim edilen sözleşmenin sunulduğu ve kesin süre içerisinde yatırılmayan bilirkişi ücretinin ıslah yoluyla yatırıldığı beyan edilmiş ise de kesin süre içerisinde sunulmayan ve yatırılmayan bilirkişi ücretine ilişkin delil avansının ıslah yoluyla yeniden sunulması / yatırılması mümkün olmadığından davacının bu yöndeki taleplerinin yerinde olmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.

-Açıklanan nedenlerle davacının dosyada mevcut delil ve belgelerle davaya konu iddialarını ve davasını ispat edemediği kanaatine varıldığından ispat edilemeyen davanın esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

AÇILAN DAVANIN REDDİNE,

Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine,

  1. Alınması gereken 427,60. TL harçtan, peşin alınan 12.497,77. TL harcın tenzili sonucu bakiye 12.070,17. TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

  2. Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  3. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına takdir olunan 143.827,70. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,

  5. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00. TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.

17/01/2024

Başkan ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Katip ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevap(EserİtirazınİptaliSözleşmesindenhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim