Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/680 E. 2024/595 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/680
2024/595
4 Haziran 2024
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/680 Esas
KARAR NO : 2024/595
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/07/2017
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ....'ın, Gemlik .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı ceza davasına da konu olan davalının alkollü vaziyette iken gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek “Bilinçli Taksirle Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına Neden Olma” “Haksız Fiili” ile, davacı müvekkillerinin yaralanmasına sebebiyet vermiş olduğunu, ceza davasında alınan bilirkişi raporunda sabit olduğu üzere davalının söz konusu fiilinde 8/8 (100/100) oranında kusurlu olduğunu, diğer davalı ... Şirketi'nin ise söz konusu aracın ... Sayılı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi (Trafik Sigorta Poliçesi) kapsamında maddi zarar ile sınırlı sigorta şirketi olduğunu, 23.07.2015 Günü .... sıralarında meydana gelen trafik kazasında; davacı müvekkilleri ..., ..., ... ve ...'nın da bulunduğu ve davacı müvekkili ...'nın sevk ve idaresindeki “...” plakalı aracı ile .... istikametine doğru seyir halinde iken karşı şeritten gelen “...” plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın .... Caddesi .... apartmanı önüne geldiğinde alkollü olması ve aşırı sürat yapması sebebi ile direksiyon hakimiyetini kaybetmiş ve virajı alamayarak karşı şeride geçerek davacıların içinde bulunduğu “....” plakalı araca çarpması neticesinde müvekkillerinin yaralanmasına ve maddi hasara neden olmuş olduğunu, bu kazaya ilişkin olarak Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma no ile sanık ... aleyhinde açılan davanın Gemlik ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile hali hazırda devam etmekte olduğunu, ceza davası kapsamında alınan bilirkişi raporunda sabit olduğu üzere davalı ...'ın söz konusu fiilinde 8/8 (100/100) oranında kusurlu olduğunu, alınan 23.05.2016 tarihli bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda davalı ...'ın TAMAMEN KUSURLU olduğu davacı müvekkili ...'nın ise kazanın oluşumunda KUSURUNUN OLMADIĞI kanaatine varılmış olduğunu, davalı ...”ın haksız fiili sebebi ile sebebiyet verdiği trafik kazasında davacı müvekkili ... karşı şeritten hızla gelen davalıyı fark etmesi neticesinde kazayı engellemeye çalışmak için kendi gidiş şeridinin sağına kaçmaya çalışsa da davalının alkollü olması ve aşırı sürati sonucu direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sebebi ile kazanın kaçınılmaz bir şekilde cereyan etmiş olduğunu, kazanın şoku ile davacı ...'nın araçtan çıkarak etraftan yardım istemeye çalışmış olduğunu, ceza dava dosyasından dinlenen tanıklar ..., ...., .... ve çevredeki diğer insanların yardımıyla ambulans çağrılmış olduğunu, meydana gelen kazada davacı müvekkili ...'nın başından yara alması sebebi ile aşırı kan kaybetmiş ve etraftaki insanların yardımıyla ambulans gelene kadar olay esnasında kanamasının durdurulmaya çalışılmış olduğunu, müvekkilinin kazada başından aldığı darbe sebebiyle kaza sonrasında 1 ay boyunca hatırlama güçlüğü yaşamış ve sürekli baş dönmesi meydana gelmiş olduğunu, müvekkilinin kaza esnasında başından aldığı darbe neticesinde yüzünde 7 cm sabit iz meydana gelmiş olduğunu, diğer davacı müvekkili ...'nın kaza esnasında arka koltukta oturmakta olduğunu, kaza esnasında çarpmanın şiddeti ile müvekkilinin kolundan ağır darbe almış, kol lifleri kopmuş ve kolunda yırtık oluşmuş olduğunu, ayrıca müvekkilinin kalça kemiğinde kırıklar oluşmuş ve kaza sonrasında 3 ay boyunca yürüyememiş olduğunu, müvekkilinin damarlarında tıkanıklar olmuş ve ayrıca ciğerlerine pıhtı atmış ve bu sebeple kolundaki yırtıktan dolayı ameliyat olamamış olduğunu, davacı müvekkili ...'nın kaza sebebiyle sağ ayağında ezilme ve ödem oluştuğunu, ayrıca sol kolunda 6 cm'lik 4 ayrı kesi izi kalmış olduğunu, davacı müvekkil ...'nın kaza esnasında aldığı darbe sebebiyle klavikula kırığı meydana gelmiş olduğunu, diğer davacı müvekkili ...nın kaza esnasında başından ağır darbe almış olduğunu, davacı müvekkilinin henüz kazadan 3-4 ay önce kalp ameliyatı geçirmiş olduğunu, kaza esnasında çarpışmanın şiddeti neticesinde başını arka taraftan çarpmış ve başından ve ayağından yaralanmış olduğunu, kaza sonrasında her iki gözü bulanık görmeye başlamış olduğunu, ceza dava dosyası kapsamında davacı için Adli Tıp Raporunun henüz dosyaya ibraz edilmemiş olduğunu, rapor ibraz edildiğinde mahkememize sunulacağını, ancak kaza sonrasında ... Hastanesinden alınan adli raporlarda davacı müvekkilinin kaza sebebi ile baş ağrısı, bulanık görme, boyun ağrısı ve diz ekleminde ağrı olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacı müvekkillerin yaşanan kaza neticesinde manevi zarara maruz kaldığı gibi, kaza sebebiyle her birinin çeşitli hastanelerde sürekli tedavi görmek zorunda kalmış olduklarını, geçirdikleri rahatsızlıklar sebebi ile muayene, röntgen, pansuman, ilaç vb. birçok masraflar yapmak zorunda kalmış ve Kumburgaz'daki evlerinden gün aşırı hastaneye giderek gidiş-geliş benzin masrafı sarf etmiş olduklarını, ayrıca davacı müvekkili ...'nın kaza sonrasında kol lifinde meydana gelen yırtık ve kalça kemiğinin kırılması sebebi ile 3 ay boyunca yürüyememiş ve bu süreçte yatarak tedavi görmek zorunda kalmış, bakıma muhtaç hale gelmiş olduğunu, dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu Raporunda da açıkça belirtildiği üzere kaza sebebi ile davacı müvekkilinin vücudunda saptanan kemik kırıklarının yaşam fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğu hususunun alınan rapor ile de sabit olduğunu, müvekkilinin kaza sonrasında kendisinin ve eşi ...nın bakım ve ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmiş olduğunu, bu süreçte davacının yakınları tarafından bakıcılar bulunmuş ve 3 ay boyunca ücret karşılığında müvekkillerinin bakımı ve takibinin sağlanmış olduğunu, davacı müvekkili ...'nın avukat, davacı müvekkili ...'nın ise proje uzmanı olarak .... Belediyesi iştirak şirketi ... Tic. A.Ş. şirketinde çalışmakta olduklarını, kaza sonrasında müvekkili ... ve ...'nın tedavi masraflarının yanı sıra geçirdikleri rahatsızlıklar sebebi ile iş göremezlik raporu almak zorunda kalmış ve müvekkillerinin izinli olduğu günler için maaşlarından ve ikramiyelerinden kesinti yapılmış olduğunu, mahkememizin de takdir edeceği üzere kaza sonrasında yaşanan manevi çöküntünün yanı sıra müvekkillerinin neredeyse tüm aile bireyleri olarak ayrı ayrı tedavi görmesi ve bu süreçte sağlık durumlarına odaklanmaları sebebi ile bu durumda davacıların yaptıkları masraflara ilişkin belge ve faturaların tümünün toplanmasının beklemenin mümkün olmadığını, bu sebeple mahkememizce görevlendirilecek bilirkişilerce davacının yapmak zorunda kaldığı masrafların değerlendirilirken bu hususun da dikkate alınması gerektiğini, nitekim Yargıtay kararlarında zarara uğrayan kişinin tedavi giderlerinin yanı sıra bu süreçte yapılan tüm masraf ve giderlerini isteyebileceğinin açıkça belirtilmiş olduğunu, Borçlar Kanun da açıkça belirtildiği üzere kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, Kanunda ve Yargıtay Kararların da masraf kavramının çok kapsamlı olduğunu, bu masraflar kapsamına, zarara uğrayanın dava tarihine kadar yapmış olduğu ve dava tarihinden ölünceye kadar yapması gereken tüm giderlerin de girdiğini, hatta mağdurun yapmış olduğu ya da yapması gereken bu giderlerin zorunlu olmasının da şart olmadığını, iyileşme olanağı olmasa dahi yine bu giderlerin istenebileceğini (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 21.02.1980, 1979/2840 E. 1980/2233 K. ), bu çerçeve de; müşteki müvekkillerinin sağlık kuruluşlarında gördükleri tedavi giderleri, hastane gidiş-geliş benzin masrafları, otopark masrafları, pansuman ve ilaç giderleri, bakıcı masrafı, kaza sebebi ile kullanılmaz hale gelen kıyafetleri, maaş ve ikramiye kesintileri, araç kiralama ve araç değer kaybı, araç kasko bedeli ve KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Bedeli, Motorlu Taşıtlar Vergisi 2015 2. dönem taksiti bedeli vb. birçok maddi zararı oluşmuş olduğunu, dava konusu meydana gelen trafik kazasında olay yerine 3 tane ambulans gelmiş olduğunu, davacı ...'nın eşi ....'ın başından ağır yara alması ve aşırı derece kanaması olması sebebi ile hayati tehlikesi olduğu endişesine kapılmış, küçük kızı ...'yı ve yaralı olan diğer davacı annesi ...'yı ve babası ...yı eşi ....'nın annesine ve ablasına emanet edip eşi ile aynı ambulansa binerek .... hastanesine gitmiş olduğunu, kazanın yaşandığı Armutlu ilçesinin küçük bir ilçe olması ve civardaki hastanelerde ambulans olmaması sebebi ile davacıların olay günü farklı farklı hastanelere sevk edilmiş olduğunu, ancak davacı ...'nın diğer ambulansların da .... hastanesine geldiği düşüncesinde olduğunu, ...'nın hayati tehlikesi olduğu korkusu ile hastaneye vardığında diğer davacılar olan annesi ve babasının aynı hastaneye gelmediğini görünce ayrı bir telaş ve endişeye kapılmış, bir .... eşinin yanında olmaya çalışmakta diğer .... civar hastaneleri tek tek arayarak annesi ve babasının hangi hastanelere sevk edildiğini bulmaya çalışmış olduğunu, diğer davacı ...nın ise diğer hastanelerde başka ambulans olmaması sebebi ile bypass ameliyatı geçirmiş olmasına rağmen .... Sağlık Ocağına götürülmüş olduğunu, davacı ...'nın ise ... Hastanesine sevk edilmiş olduğunu, davacı ...'nın uzun uğraşlar sonucunda babası ve annesinin ....Hastanesine sevkini sağlamış olduğunu, kazanın ertesi günü davacıların .... Hastanesine gelen yakınlarının yardımı ile (davacı ...'nın amcası, amcasının oğlu, baldızı, kayınpederi, kayınbiraderleri) İstanbul'a Kumburgaz da bulunan evlerine dönmüş olduklarını, davacı ... ve ...nın kaza neticesinde yaralanmaları ve bakıma muhtaç olmaları sebebi ile davacı müvekkili ... ailenin tek çocuğu olduğundan ailesinin yanında kalmak zorunda kalmış olduğunu, davacı ...'nın ise başından aldığı darbe sonucu sürekli yaşadığı mide bulantısı, baş dönmesi, hafıza güçlüğü ve bakıma muhtaç 1,5 yaşında kızı olması sebebi ile tedavi sürecinde kendi ailesinin yanında kalmış olduğunu, davacı müvekkili ...'nın kaza esnasında yaşadığı şok, eşinin ağır derecede yaralanması, annesinin ve babasının bakıma muhtaç duruma gelmesi ve kaza sonrasında aile bireylerini gün aşırı hastanelere götürmesi, bu süreçte eşi ve çocuğu ile ayrı yaşamak zorunda kalması ve eşinin yanında olamaması, müvekkilinin psikolojisini olumsuz yönde etkilemiş olduğunu, kaza sebebi ile ceza dosyasında alınan rapor ile de sabit olduğu üzere “.... sol ön kolda iç yüzde, sol el sırtında 6 cm lik 4 adet laserasyon ve yaygın abrazyon, sağ dizde ödem ve 2 cm lik laserasyon olduğu saptanmıştır.” müvekkilinin sol kolunda 6 cm lik 4 adet ve sağ dizinde 2 cmlik yırtık izi kalmış olduğunu, aynı şekilde davacı ...'nın kaza esnasında yaşadığı şok, kaza sonrasında sağ kol lifinin kopması ve kalça kemiğinin kırılması sebebi ile 3 ay boyunca yürüyememesi, en basit insani ihtiyaçlarını (tuvalet ihtiyacının dahi altı bezlenerek karşılanmakta olduğunu) dahi tek başına karşılamaktan aciz kalması, bakıma muhtaç hale gelmesi, ceza dosyası kapsamında alınan raporda belirtildiği üzere kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının yaşam fonksiyonlarına etkisi; hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; birden fazla kemik kırığı olması nedeniyle skorlama yapılarak kişide saptanan kırıkların yaşam fonksiyonlarını ağır(5) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, davacı müvekkilinin vücudundaki kemik kırıkları yaşam fonksiyonlarını ağır derece de etkileyecek nitelikte olması ve bu kırıklar sebebi ile yaşadığı vücut ağrıları ve yaşadığı ağrılarla tedavi amaçlı sedye ve kucakta taşınarak hastaneye gitmek zorunda kalması sebebi ile psikolojisinin olumsuz yönde etkilenmiş olduğunu, ayrıca müvekkilinin kalça kırığı sebebi ile hareketsiz kalmasından dolayı vücudunun bazı bölgelerinde damar tıkanıklıkları oluşmuş ve ciğerlerine pıhtı atmış, müvekkilinini hastane yatırılmış ölümden dönmüş olduğunu, yaşanan kazanın davacı müvekkilinin acılı ve zor günler yaşamasına neden olduğunu, davacının hali hazırda yaşadığı sıkıntılar sebebi ile hastane kontrollerine devam etmekte olduğunu, davacı ...nın kaza esnasında yaşanan olaylar ve kendisinin kazadan 3-4 ay önce bypass ameliyatı olması ve olası bir kanama halinde hayati tehlike yaşayacağı korkusu, kazada aldığı darbe sebebi ile başının arkasında çektiği ağrılar, raporda tespit edilen görme kaybı, kaza sonrasında sürekli tedavi için hastanelere gitmek durumunda kalması, kazada airbag açılması sebebi ile göğsünde (ameliyat yerinde) yaşadığı ağrılar, eşinin 3 ay boyunca bakıma muhtaç olması, kaza sonrası eşi ...'nın, oğlu ...'nın gelini ve torununun yaşadığı zorluklar vb. yaşanan sıkıntılar sonucunda psikolojisinin olumsuz yönde etkilenmiş olduğunu, müvekkili ...'nın ise başından aldığı darbe sonucu sürekli yaşadığı mide bulantısı, baş dönmesi ve hafıza güçlüğü sebebi ile 1 ay boyunca bakıma muhtaç duruma gelmiş, iyileşme sürecinde eşinden, evinden ayrı olarak kendi anne ve babasının yanında yaşamak zorunda kalmış olduğunu, müvekkilinin başından aldığı darbe sebebi ile kaza esnasında şok geçirmiş olduğunu, yaşadığı bu şok sebebi ile kaza sonrasındaki günlerde gün içinde yaşadığı olayları dahi hatırlamakta güçlük çekmiş ve bu durumun yaklaşık 1 ay gibi süreç almış olduğunu, müvekkilinin hafızasındaki bu belirsizlikten dolayı psikolojisi bozulmuş ve ara ara ağlama krizleri geçirmiş olduğunu, ayrıca kızı ....'nın olay tarihinde henüz 1,5 yaşında olması sebebi ile anne sevgisine ve ilgisine muhtaç olduğunu, ancak yaşanan kaza sonucu davacı müvekkilinin kızı ile gereği gibi ilgilenememiş ve yaşadığı baş dönmesi ve mide bulantıları sebebi ile kızını anne sütünden kesmek zorunda kalmış olduğunu, ceza dosyası kapsamında Adli Tıp Kurumu tarafından 29.01.... tarihinde düzenlenen raporda açıkça belirtildiği üzere " kişi üzerindeki etkisinin basit bir tibbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, yüz sınırları içerisinde tespit edilen yara izinin ilk bakışta dikkat çektiğine göre yüzde sabit iz niteliğinde olduğu kanaatini bildirir rapordur." davacı müvekkilinin yüzünde dikkat çekici nitelikte 7 cm sabit iz kalmış olduğunu, kaza sonrasında yaşanan tüm bu olumsuzluklar ve müvekkilinin yüzünde kalıcı olan sabit izin davacının psikolojisini olumsuz yönde etkilemiş ve hali hazırda olumsuz yönde etkilemeye devam etmekte olduğunu, davacı müvekkili ...'nın yaşanan olayların yaşı itibariyle farkında olmamasının yanı sıra annesinin kaza sonucu başından yaralanması sebebi ile bu süreçte anne sevgisinden ve ilgisinden uzak kalmış, anne sütünden kesilmek zorunda kalmasının müvekkilinin psikolojisini olumsuz yönde etkilemiş olduğunu, kazada vücudunda meydana gelen klavikula kırığı sebebi ile yazın sıcağında 2 ay boyunca klavikula bandajı kullanmak zorunda kalmış ve sırtında ve koltuk altında pişikler oluşmuş olduğunu, ....'nin kullanması gereken bandajı kullanmak istememiş, ağlayarak sürekli bandajı çıkarmak istemiş olduğunu, ayrıca ceza dosyası kapsamında düzenlenen Adli Tıp Raporunda -“ kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı vücuttaki kemik kırıklarının yaşam fonksiyonlarına etkisi ; .... kişide saptanan kırığın yaşam fonksiyonlarını orta (2) derece de etkileyecek nitelikte olduğu saptanmıştır." kaza sonucunda vücudunda oluşan kemik kırıklarının orta derece etkileyecek olduğu ve bu kırığın ileri yaşlarda sırt kısmında göz ile görülecek çıkıntı olma ihtimali göz önünde bulundurulduğunda davacının yaşadığı ve yaşayacağı olumsuzluklar sebebi ile manevi tazminat talebinin kabulü gerektiğini, davacı müvekkillerinin yaşanan kaza neticesinde duyduğu elem ve kederin yanı sıra fiziksel olarak çektikleri acıların parasal bir değer ile telafisinin imkansız olduğu, ancak hukukumuz bakımından başkaca bir telafi yolu da kabul edilmediği bilindiğinden, davacılar bakımından dava konusu kaza nedeniyle uğranılan manevi elem, keder ve üzüntünün ve fiziksel olarak çektiği acıların karşılığı takdiren; davacı müvekkili ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00TL, davacı müvekkili ... ve ... için kalıcı bedensel zararları göz önünde bulundurularak ayrı ayrı 30.000,00-TL olmak üzere toplamda 120.000,00 TL manevi tazminat talep ediyor olduklarını beyanla; fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile, yargılama sürecinde davalıların malvarlığında eksilme olması ve dava sonucu alınacak ilamın infazının kabil olması açısından tespit edilmesi halinde davalı ...'a ait şirket hisseleri dahil olmak üzere bankalardaki hak ve alacakları ile araç ve gayrimenkullerine 3. kişilere satım, devir, ferağ yasağını içerir şekilde İHTİYATEN tensiple birlikte TEDBİR KARARI verilmesini, maddi tazminat kalemleri bakımından fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile; bilirkişi tarafından yapılacak hesaplama esas olmak üzere şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 200,00'er TL olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi zararın olay tarihi olan 23.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan ve diğer davalı Sigorta Şirketi bakımından Poliçe Limiti ile sınırlı olacak şekilde müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı müvekkili ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00'er TL, davacı müvekkili ... ve ... için kalıcı bedensel zararları göz önünde bulundurularak ayrı ayrı 30.000,00'er TL olmak üzere toplamda 120.000,00 TL manevi tazminatın da, davalı Sigorta Şirketi hariç diğer davalıdan tâhsiline, yargılama harç ve masrafları ile ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu zarar aracın işleteni tarafından tazmin edilmiş olabileceğinden ve müvekkilinin tazmini davacı .... lehine sebepsiz zenginleşme teşkil edebileceğinden ayrıca rücu sebeplerinin tespiti halinde tazminat tutarı kendisinden tahsil edileceğinden iş bu davanın, söz konusu aracın işleteni ... TC kimlik numaralı ...'a ihbarını talep ediyor olduklarını, dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket .... tarafından 08.01.2015 - 2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ..... numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun Trafik Poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, yapılacak yargılamada araçların kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, meblağ sigortası olmadığından, poliçede üst limit olarak belirlenen tutarın her olayda otomatik olarak ödenmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde zarardan sorumlu tutulabileceğini, bunun için öncelikle kazada kusur durumunun tespiti gerektiğini, nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.11... tarih ... E. ... K. sayılı ilamının bu yönde olduğunu, davacı yanın hastane geliş - gidiş yol masrafı, otopark masrafı, maaş ve ikramiye kesintisi, araç kiralama bedeli, motorlu taşıtlar vergisi, kasko ve trafik sigortası bedeli, İDO bilet bedelleri, giysi bedeli hatta "yanan/zehir olan tatil ücretlerine ilişkin talepleri hiçbir biçimde doğrudan bedensel bir zarar olmayıp DOLAYLI ZARAR teşkil ettiğinden ZMM Poliçe teminatında olmadığını, zira ZMM Genel Şartları ve KTK md.85 gereği, trafik sigortasının kişide meydana gelen BEDENSEL zararı (maluliyet, geçici iş görmezlik) teminat altına aldığını, üstelik genel şartlarda dolaylı zararların teminat dışı olduğu hususunun açıkça yer aldığını, bu yönüyle anılan talepler bakımından davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, diğer ....; her ne kadar davacı .... tarafından tedavi gideri talepleri taraflarına yöneltilmişse de; 01.06.2015 yürürlük tarihli Trafik Sigortası Genel Şartları gereği Sağlık Giderleri Teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiş olduğunu, dolayısıyla, müvekkili şirketin Sağlık Gideri teminatı bulunmadığını, sigorta teminatına dahil olmayan rizikoları karşılama mükellefiyetleri olmadığından, tedavi gideri, bakıcı gideri vs. taleplerin SGK'nın karşılayıp karşılamadığına bakılmaksızın müvekkili bakımından reddi gerektiğini, bu hususun Yargıtay kararlarında da dikkate alınmış olup, tazminatın uygun oranda indirilmesi gerektiğini, Yargıtay yerleşik kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, trafik sigortasının (ZMM); yalnızca aracın verdiği doğrudan maddi zararı temin ettiğini, dolayısıyla davacı yanın çalışamadığı süre boyunca uğradığı kazanç kaybı dolaylı bir zarar olup; sigorta şirketinin dolaylı zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, nitekim ZMM Genel Şartları A-3 maddesi (m) bendinde "Dolaylı zararlar"ın teminat dışı olduğunun açıkça belirtilmiş olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili şirketin sorumluluğunun, poliçe genel ve özel şartları ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, nitekim manevi tazminat taleplerinin ZMM poliçe teminatı dışında olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin işbu dava konusu talepler yönünden herhangi bir şekilde sorumluluğunun doğmasının mümkün olmadığını, manevi tazminat taleplerinin Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında Teminat Dışında Kalan Hallerden olduğunu, dava konusu olayla ilgili olarak ceza soruşturma dosyasındaki tüm delillerin, ifade tutanaklarının, tanık beyanlarının ve nihayet bilirkişi raporunun temini gerektiğini, Yerleşik Yargıtay kararlarına göre trafik polisi bilirkişinin yaptığı kusur incelemesi yeterli olmayacağından, bu konuda uzman öğretim görevlisi bilirkişiler aracılığıyla kusur incelemesi yapılmasını talep ediyor olduklarını, ceza dosyası ve varsa Kusur durumunu gösteren bilirkişi raporu celp edildikten sonra meydana gelen kazada kusur durumunun tespiti için dosyanın bu konuda uzman öğretim görevlilerinden oluşacak bir bilirkişi heyetine; yahut Adli Tıp Kurum Trafik İhtisas Kurulu’na sevk edilmesini talep ediyor olduklarını, İhtisas Dairesine sevk edilerek yalnızca kaza ile illiyet bağı bulunan maluliyet durumu hakkında rapor alınmasını talep ediyor olduklarını, bu nedenle maluliyet hesabında yalnız fiziki ve sürekli nitelik taşıyan arazların dikkate alınması, buna göre kaza ile illiyet bağı bulunan maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, davacının sosyal ve ekonomik durumlarının ve hangi Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi olduğunun mahkememizce tespit edilmesi gerektiğini, davacıların Sosyal Güvenlik kuruluşlarından herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitini talep ediyor olduklarını, diğer .... kusur durumu ve maluliyet belirlendiğinde dosyanın hesaplama amacıyla, aktüeryal rapor hazırlanabilmesi için aktüer siciline kayıtlı uzman bilirkişiye verilmesini talep ediyor olduklarını, ancak aktüer hesabı yapılırken kullanılan yaşam tablosuna göre bakiye ömür, bilinen dönem, aktif ve pasif dönemin ayrı ayrı ve denetime elverişli biçimde hesaplanması gerektiğnii, ayrıca yıllık arttırımsız net gelir, yüzde on artış yapılmış tutar ve yüzde on iskontolu gelirin üç ayrı sütun halinde açık şekilde dökümün yapılması gerektiğini, öte .... Trafik Sigortası Genel Şartları B.2. maddesi gereği, müvekkili şirket açısından temerrüt tarihinin, hesaplamaya esas tüm belgelerin ulaştırılmasını izleyen 8 iş günü sonra başlayabileceğini, bu nedenle dava öncesi başvuru tarihinden faiz yürütülmesi talebinin reddi gerektiğini, zira müvekkili şirketin temerrüdünün gerçekleşmesinin; ancak hesaplamaya esas tüm belgelerin ve maluliyet raporunun taraflarına tebliğ edilmesiyle mümkün olduğunu, fakat hali hazırda ilgili evrakları taraflarına iletilmediğinden bu hususun özellikle dikkate alınmasını talep ediyor olduklarını beyanla; öncelikle celp edilmesi gereken delillerin toplanmasına, sigortalı araca atfı kabil bir kusur bulunmadığından davanın reddine, tarafların kusur oranı ile davacının müterafik kusurunun tespitine, yalnız kaza ile illiyeti bulunan fiziki ve sürekli maluliyet oranının tespiti için kazazedenin Adli Tıp'a sevkedilmek suretiyle Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesi nezdinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, dava tarihinden faiz talebinin yukarıda izah edildiği üzere reddine, aktüerya hesabı yapılırken belirtilen hususların dikkate alınarak hesap yapılmak üzere Aktüer Siciline kayıtlı aktüerya uzmanına hesap yaptırılmasına, dolaylı zararlar ZMM teminatı dışında olduğundan bu taleplerin reddine, davayı ihbar isteklerinin ...'ın MERNİS'ten tespit edilecek adreslerine tebliğ edilmesine, her halde haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde anıldığı üzere işbu davanın Yalova ili, .... ilçesi sınırları içinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğunu, .... ilçesinin idari açıdan Yalova İline, yargı işlerinde ise görev ve yetki bakımından Bursa İli, .... İlçesi'ne bağlı bir ilçe olduğunu, bu kapsamda olaya ilişkin ceza davası da Gemlik ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden açılmış olup davanın halen derdest olduğunu, gerek HMK. genel yetki kuralı gerekse yapılacak keşif ve yargılama işlemleri, usul ekonomisi kapsamında nazara alındığında haksız fiil kaynaklı tazminat talebine ilişkin dosyaya bakmakla yetkili mahkemelerin kaza yeri olan Gemlik Mahkemeleri olduğunu, ayrıca müvekkili tacir olmadığı gibi davacılar arasında da tacir olan bulunmadığını, haksız fiilden kaynaklanan tazminat taleplerine ilişkin görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olup davanın Ticaret Mahkemesinde açılmasının da hukuka aykırı olduğunu, bu sebeplerle davanın öncelikle görev ve yetki bakımından reddi ile talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Gemlik Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacıların tedavi giderleri SGK tarafından karşılanmış olup, araca ilişkin masrafların da müvekkiline ait kasko sigortası tarafından karşılanmış olduğunu, bunun haricinde hukuki dayanaktan yoksun ve kaza ile bağlantılı olduğu sabit olmayan gider iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, talep edilen manevi tazminat bedellerinin müvekkilinin ekonomik durumunun çok üstünde olduğunu, hakkaniyete aykırı talebin reddini diliyor olduklarını, dava konu alacak talebine ilişkin olmakla beraber dava konusu ile ilgisi olmayan müvekkilinin şirket hissesi, menkul ve taşınmazlar hususunda tedbir talep edilmesinin hukuka ve yerleşik yargı kararlarına aykırı olduğunu, bu sebeple davacı yanın tedbir talebinin hukuka uygun olmadığını beyanla; öncelikle davanın görev ve yetki bakımından reddi ile talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Gemlik Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine, davanın esastan reddine, dava masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; tarafların kusur durumları, davacıların olay nedeniyle yaralanmalarının derecesi, yüzlerinde sabit iz oluşup oluşmadığı, kaza nedeniyle tedavi gideri ve paramedikal giderler ile işgörmezlik sebebiyle davalılardan maddi ve manevi tazminat talep edilip edilemeyeceği, edilebilecekse miktarı hususlarındadır.
Davacıların Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kuruluna sevki ile kaza nedeniyle geçici ve kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı, davacıların kaza nedeniyle yüzünde sabit iz oluşup oluşmadığı hususlarının tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup;
a)Davacı ... hakkında düzenlenen ATK ... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 30/04/.... Karar ve .... A.T.Nolu raporunda özetle; ... Devlet Hastanesi'nin 24.07.2015 tarihli raporunda; Trafik kazası nedeniyle geldiği, boyun solunda ve başında ağrı şikayeti olduğu, boyunda hassasiyet (+), sol pariyetal bölgede kesi, sol frontalde 1 cm kesi mevcut olup kırık teşhis edilemediği, Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 08.09.2016 tarihli raporunda; .... Hastanesi'nin 27.07.2015 tarih ve 6205 sayılı nöroloji raporunda; bulanık görme, boyun ve baş ağrısı yakınması olduğu, 4 gün önce geçirdiği araç içi trafik kazası sonrasında bulanık görme şikayetinin sürekli hale geldiğini beyan ettiği, nörolojik muayenesinin normal olduğu, kranial ve servikal BT istendiği, aynı hastanenin 27.07.2015 tarih 2033 sayılı Göz raporunda; trafik kazası sonucu çift görme, gözüne perde inmesi şikayetleri olan hastanın görmeleri tashihle sağ 0.4, sol 0.4 olduğu, biyomikroskop muayenesinde sağ ve sol doğal olduğu, TO; 15/14 mmHg, fundus muayenesi sağ ve sol doğal olduğu, tanı kortikal görme azlığı olduğu, aynı hastanenin 27.07.2015 tarihli BBT'sinde akut travmatik bulgu saptanmadığı, aynı hastanenin 27.07.2015 tarihli servikal BT'sinde; servikal vertebral kolonda akut travmatik bulgu saptanmadığı kayıtlı olmakla, şahsın 08.09.2016 tarihinde Şube Müdürlüğü'müzde yapılan muayenesinde; bahse konu olay sonrası her iki gözde bulanık görme şikayetlerinin başladığını, bu nedenle birçok sağlık kurumuna müracatı olduğunu ifade ettiği, kortikal görme yetersizliği tanısıyla bahse konu kaza arasında nedensellik değerlendirilemediği şeklinde kayıtlı olduğu, ... Hastanesi'nin 26.10.2017 tarihli ve .... protokol numaralı Göz Oküler Elektrofizyoloji raporunda; Hastaya Flash VEP, Sweep VEP ve Flash ERG tetkiklerinin yapıldığı, hastanın yapılan Elektrofizyolojik tetkiklerinde Flash ERG'de Rod ve Kone yanıtlarının her iki gözde normal olduğu, multifokal ERG'sinde amplitüdler her iki gözde normal olduğu, Sweep VEP'inde her iki gözde minimum 0,6 ve üzeri görme keskinliğini işaret eder yanıtlar alındığı, Flash VEP'inde P2 dalgasının amplitüd ve latansının her iki gözde birbiri ile uyumlu olduğu, hastanın elektrofizyolojik bulguları normal olarak değerlendirilebilindiği, düşük görme keskinliğini elektrofizyolojik olarak açıklayacak herhangi bir saptanmadığı, Sweep VEP'inde minimum 0,6 ve üzeri görme keskinliğini ifade ettiği, similasyon düşündürür bir elektrofizyoloji raporu olduğu, kişinin 09.09.2016 tarihinde Kurullarında yapılan muayenesinde: Şahsın net görememe, zaman zaman şimşek çakması şikayetlerinin olduğu, arabanın önünde şoförün yanındayken kaza geçirdiğini, bulanık görmesinin başladığını, kafasının arkasında yaraların oluştuğunu ve geçtiğini ifade ettiği, FM'de; Yüz sınırlarında, frontal solda saçlı deri sınırına yakın 1 cm'lik büyük ölçüde cilt renk ve seviyesinde nedbe görüldüğü, Göz muayenesinde: Göz operasyon hikayesi olmadığı, ORM: R:+2,25(88°-0,75), L:+2,00(82°-l,00), Sağ görme 2/10; +1,50 (90°-0,75) -> 5/10 (daha fazla t ile aynı), Sol görme 1/10; +1,25(90°0,75) -> 3/10 (daha fazla t ile aynı), CT=Orto, GH=N, Orbital rim intakt, Bio - R+ L > Hafif AS dansite artışı (senil) (geceleri daha çok zorlanıyormuş), F- R+L = Doğal olduğunun tespit edildiği, yüzde sabit iz niteliğinde olmadığı ara kararına varıldığı, kişiye ait grafilerin Kurullarınca incelenmesinde; 24.07.2015 tarihli beyin BT'de osseöz ve parankimal patoloji izlenmediği, kraniyografi ve omuz grafisinde osseöz patoloji görülmediği, 26.11.2016 tarihli Kranial MR tetkikinde travmatik parankimal lezyon görülmediği, Kurullarının 24.01.2018 tarih ve 503 Karar nolu raporunda; 24.07.2015 tarihli beyin BT'de osseöz ve parankimal patoloji izlenmediği, kraniyografi ve omuz grafisinde osseöz patoloji görülmediğine, 26.11.2016 tarihli Kranial MR tetkikinde travmatik parankimal lezyon görülmediğine, kafa kemiklerinde kırık, kafa içi travmatik değişim, iç organ ya da büyük damar yaralanması tarif edilmediğine göre; Yapılan Sweep VEP tetkikinde minimum 0,6 ve üzeri vizyon beklenildiği kayıtlı olduğu cihetle olaya bağlı gelişen organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tespit edilmediğine göre; 23.07.2015 tarihinde yumuşak doku bozukluğuna neden olan yaralanmasının, 1. Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI, 2. Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLDUĞU, 3. Vücudunda kemik kırığı tanımlanmadığı, 4. Kişi hakkında düzenlenmiş tıbbi belgelerde tarif edilen ve kişinin 09.09.2016 tarihinde kurulumuzda yapılan muayenesinde yüz sınırları içerisinde tespit edilen yara izinin, belirli bir mesafeden, belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta fark edilmediğine göre, yüzde sabit iz niteliğinde OLMADIĞI, 5. Organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tarif ve tespit edilmediğinin oy birliği ile mütalaa olunduğuna göre SONUÇ OLARAK: mevcut belgelere göre davacı ...nın 23.07.2015 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından malüliyetine tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
b)Davacı ... hakkında düzenlenen ATK ...Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 02/10/2019-... Karar ve .... A.T.Nolu raporunda özetle; ... Devlet Hastanesi'nin 24.07.2015 tarih ve .... sayılı raporunda; Araç içi trafik kazası ifadesiyle yapılan muayenesinde, GKS: 15, ajite, korkmuş durumda olduğu, sol frontal bölgede 4-5 cm kadar kesi olduğu, sütüre edildiği, çekilen direkt grafi ve beyin BT'de patolojik bulgu görülmediği, ... Hastanesi'nin 0030 sayılı Nöroloji raporunda; 23.07.2015 tarihinde araç içi trafik kazası olduğu, motor duyu kusuru olmadığı, posttravmatik bellek büyüklüğü olduğu, kranial MR'da özellik olmadığı, ... Hastanesi'nin 27.07.2015 tarihli iş göremezlik raporunda; Trafik kazasında oluşan hatırlama güçlüğü ve baş dönmesi teşhisi verildiği, ... Hastanesi'nin 30.07.2015 tarihli sol diz MR'da; Medial tibial platoda ozellikle posterior bölümünde belirgin olmak üzere posttravmatik kontüzyonel sinyal değişikliğinin olası fraktür açısından BT ile tetkik önerildiği, medial tibial plato çevresindeki yumuşak dokularda ödematöz inflamatuar sinyal değişiklikleri, patella lateral tarafında fokal intrameduller kontüzyonel ödemi ve prepatellar cilt altı yumuşak dokuda ödematoz sinyal değişiklikleri, artiküler efüzyon, medial menisküs posterior hornundan posterior horn-korpus bileşkesine uzanarak perifere açılan horizontal seyirli meniskal yırtık olduğu, şahsın 10.11.2015 tarihinde Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nde yapılan muayenesinde; Her iki diz bölgesinde ağrılarının olduğunu, grafi çekildiğini, şu an aktif bir şikayetinin olmadığını ifade ettiği, frontal solda 7x1 cmlik düzensiz kenarlı yara nedbesi görüldüğü, .... Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği'nin 06.03.2019 tarihli raporunda; 2015 yılında AİTK sonrası herhangi bir ortopedik şikayeti olmayan ve herhangi bir ortopedik şikayet açısından takip edilmeyen hastanın kendisinin yürüyerek başvurduğu, herhangi bir hassasiyetinin olmadığı, gündelik işlerini kendisinin yapabildiği, 4 ekstremite incelendiğinde herhangi bir uzunluk farkı veya deformite izlenmediği, 4 ekstremite eklem açıklıkları fleksiyon, ekstansiyon, abduksiyon, adduksiyon, iç rotasyon ve dış rotasyon bilateral eşit ve tam oalrak gözlemlendiği, hastanın osseoz ve tendinoz patolojisi olmadığı için grafinin istenilmediği, .... Hastanesi Nöroloji Kliniği'nin 21.03.2019 tarihli raporunda; Hastanın yapılan nörolojik muayenesinde akut patoloji saptanmadığı, anksiyete nedeniyle kraniyal MR'a girememiş olup, yapılan EMG incelemesinin normal sınırlarda olduğu, EMG raporunda; Sağ üst ve bilateral alt ekstremitelerde incelenen duyusal ve motor sinir ileti parametrelerinin normal sınırlarda olduğu kayıtlı olduğuna göre SONUÇ OLARAK: mevcut belgelere göre; davacı ...'nın tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
c)Davacı ... hakkında düzenlenen ATK .... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 02/10/.... Karar ve ... A.T.Nolu raporunda özetle; Özel .... Hastanesi'nin 31.07.2015 tarih ve 7473 sayılı epikriz raporunda; 23.07.2015 tarihinde trafik kazası geçiren hastada sol omuzda ağrı, şişlik, klavikuka üzerinde hassasiyet olduğu, nörovasküler patoloji olmadığı, X-Ray'de; sol klavikula proksimalinde kırık mevcut olduğu, kapalı redüksiyon ve posterior sekiz bandaj tespitinin uygulandığı, ... Hastanesi Çocuk Nörolojisi Kliniği'nin 06.03.2019 tarih ve .... sayılı raporunda; 2015 yılında AİTK öyküsü olan kişinin yapılan muayenesinde bilinç açık, genel durum orta, kas gücü 4 ekstremitede 5/5, DTR normoaktif, patolojik refleks yok, derin ve yüzeyel duyu muayenesi olağan, serebellar testler doğal, konuşma cümle seviyesinde sayı sayabildiği, sorulara anlamlı yanotlar verdiği, ekstremitelerde trofik değişiklik görülmediği, kraniyal sinirler intakt, gowerr negatif, romberg negatif, nöbet öyküsünün olmadığı, ... Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği'nin 06.03.2019 tarih ve ... sayılı raporunda; 2015 yılında AİTK sonrası sol klavikula fraktürü tanısıyla dış merkezde takip edilen hastanın kendisi yürüyerek başvurduğu, hastanın herhangi bir hassasiyetinin olmadığı, sol omuz ve üst ekstremite incelendiğinde herhangi bir uzunluk farkı veya deformite izlenmediği, sol omuz eklem açıklıklarının fleksiyoni ekstansiyon, abduksiyoni adduksiyon, iç rotasyon ve dış rotasyon sağa orala eşit ve tam olarak gözlemlendiği, hastanın incelenen grafilerinde sol klavikulada eski fraktür hattı izlenmediği, Her iki omuz ve her iki transtorasik grafisi raporunda; kemik ve yumuşak dokuların tabii izlendiği, akromioklavikulari sternoklavikular, glenohumeral eklem mesafelerinin normal ve eklem yüzlerinin düzenli ve tabii olduğu, dosyaya ekli grafilerin incelenmesinde; 06.03.2019 tarihli grafilerde her iki klavikulanın simetrik olarak doğal izlendiği, her iki humerus üst epifiz hatlarının açık ve aktif izlendiğine göre; SONUÇ OLARAK: mevcut belgelere göre; davacı ...'nın 24.07.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
d)Davacı ... hakkında düzenlenen ATK ... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 17/06/2020-... Karar ve .... A.T.Nolu raporunda özetle; 30.04.2018, 15.04.2019 ve 02.10.2019 tarihli müzekkerelerinde kişiye ait kaza tarihli tüm grafilerin (pelvis grafileri, sağ omuz MR, servikal MR, lomber MR vb.), kişiye yeni çekilecek sağ omuz ve lomber MR grafilerinin temin edilmesi istenildiği ancak gönderilmediğinin görüldüğü, şahsın muayene edilmek üzere Kurullarına gönderilmesinin istenildiği ancak gelmediğinin görüldüğü cihetiyle; mevcut belgelerle sorulan hususta yeterli tıbbi kanaatin oluşmadığı, eksikliklerin giderilmesi ve şahsın muayene edilmek üzere Kurullarına gönderilmesi halinde dosyanın yeniden değerlendirileceği bildirilmiştir.
Dosyanın yeniden rapor alınmak üzere ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup;
a)Davacı ... hakkında düzenlenen ATK ... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 26/05/.... Karar ve... A.T.Nolu raporunda özetle; 30.04.2018, 15.04.2019 ve 02.10.2019 tarihli müzekkerelerinde şahsın muayene edilmek üzere Kurullarına gönderilmesinin istenildiği ancak gelmediğinin görüldüğü, kişinin son durumunu gösterir muayenelerinin taraflarından yapılamadığı cihetiyle sorulan hususta yeterli tıbbi kanaatin oluşmadığı, şahsın muayene edilmek üzere 23.08.2021 tarihinde Kurullarına gönderilmesi halinde dosyanın yeniden değerlendirilebileceği bildirilmiştir.
b)Davacı ... hakkında düzenlenen ATK .... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 29/09/... Karar ve .... A.T.Nolu raporunda özetle; .... Hastanesi'nin 23.07.2015 tarihli raporunda; Baş bölgesinde zygomatik kemik hizasında 2-3 cm kontüzyon, karın bölgesinde defans gözlendiği, kafa travması ve karın travması açısından US + tomografik tetkik gerektiğinden .... Hastanesi Acil polikliniğine sevkinin uygun olduğu, NRŞ ve Genel Cerrahi konsültasyonlarının uygun olduğu, .... Hastanesi'nin 23.07.2015 tarihli adli muayene raporunda; 23.07.2015 tarihinde Yalova'da AİTK geçiren hastada sağ omuz hareketlerinin ağrılı ve kısıtlı, sol kalça ve diz hareketlerinin ağrılı olduğu, omuz MR incelemesinde supraspinatus yırtığı ve humerus başında ödem tespit edildiği,.... Hastanesi'nin 28.07.2015 tarihli raporunda; AİTK öyküsü olan hastada sol kalçada ve sağ omuzda ağrı olduğu, grafilerde pelvik halka kırığı saptandığı, 28.07.2015 tarihli Kemik Pelvis BT incelemesinde; Sol asetabulum anterior bölümünde koksofemoral eklem yüzünde milimetrik basamaklanmaya neden olan parçalı fraktür hattı görüldüğü, ayrıca solda inferior pubik ramus anterior bölümünde simfisis pubise yakın lokalizasyonda oblik lineer fraktür hattı görüldüğü, inferior pubik ramus anterior-orta bölümünde ise bir diğer lineer fraktür hattı izlenmekte olduğu, tanılanan fraktür hattı komşuluğundaki yumuşak dokularda heterojen ödematöz yoğunluklar görülmekte olduğu, sol sakral alanda superoinferior uzanımlı nondeplase lineer fraktür hattı seçilmekte olduğu, ayrıca sağ sakral ala inferior bölümünde de lineer fraktür hattı mevcut olduğu, aynı tarihli servikal MR raporunda; C3-4 İV diskinde postero santral disk protrüzyonu nedeniyle ön subaraknoid mesafede daralma olduğu, Lomber MR raporunda; L4 vertebrada belli belirsiz Grade I anterolistezis, L4-5 İV diskinde bulging, L5-S1 İV diskinde bulging, inceleme alanına giren sakral kemik her iki tarafında fraktür ile uyumlu olabilecek STIR-T2 ağırlıklı görüntülerde sinyal değişiklikleri ve presakral yağlı dokuda ince ödem-sıvı mevcut olduğu, Sağ Omuz MR raporunda; akromioklavikular eklemde artroz, eklem çevresindeki yumuşak dokularda inflamatuar-hemorajik sıvıları ve subkorakoid resese doğru uzanım gösteren artiküler efüzyon, humerus başı lateralinde posttravmatik intramedüller kontüzyonel kemik iliği ödemi, humerus başında kısmen superiora yer değiştirme, supraspinatus tendonun humerus başı insersiyon yerinde total yırtık nedeniyle tendon akromioklavikular eklem düzeyine dek retraksiyonu, teres minör tendonunda tendinozis bulguları muskulotendinöz bileşkesi düzeyine dek müsküler strain ile uyumlu T2 sinyal artışları, infraspinatus tendonu humerus başı yapışma yerinde total yırtık nedeniyle tendonda retraksiyon olduğu, Sol diz grafilerinde; Gonartroz olduğu, ... Hastanesi'nin 11.09.2015 tarihli Bilateral Alt Ekstremite Venöz Sistem Renkli Doppler USG inceleme raporunda; Solda CFV bifurkasyonu düzeyinde, sol CVF bifurkasyonu düzeyinde, sol SFV orta ve distal bölümlerinde, popliteal vende ve posterior tibial vende yer yer lüminal obstrüksiyona neden olan akut DVT bulguları, Toraks BT incelemesinde; pulmoner konus ve her iki ana pulmoner arterlerin çaplarında artış, her iki ana pulmoner arterler içerisinde sağda daha belirgin olmak üzere üst ve alt loblara giren pulmoner arterler dallarında, yer yer subsegmenter pulmoner arter dallarına doğru da uzanım gösteren ve özellikle ana pulmoner arterlerde kısmen yer yer obstrüksiyona-luminal darlıklara yol açan yaygın tromboembolik dolum defektleri mevcut olduğu, 28.07.2015 tarihli sağ omuz MR incelemesinde; akromioklavikular eklemde artroz, eklem çevresindeki yumuşak dokularda inflamatuar-hemorajik sıvıları ve subaraknoid resese doğru uzanım gösteren artiküler efüzyon, humerus başı lateralinde posttravmatik intramedüller kontüzyonel kemik iliği ödemi, humerus başında kısmen superiora yer değiştirme, teres minör tendonunda tendinozis bulguları, muskulotendinöz bileşkesi düzeyine dek müsküler strain ile uyumlu T2 sinyal artışları, subskapularis tendonunda belirgin tendinozis bulguları, infraspinatus tendonu humerus başı yapışma yerinde total yırtık nedeniyle tendonda retraksiyon mevcut olduğu, 28.07.2015 tarihli Lomber spinal MR incelemesinde; inceleme alanına giren sakral kemik her iki tarafında fraktür ile uyumlu olabilecek STIR-T2 ağırlıklı görüntülerde sinyal değişiklikleri ve presakral yağlı dokuda önce ödem-sıvı mevcut olduğu, .... Hastanesi'nin 14.09.2015 tarihli raporunda; Bilateral kalça kırığı olduğu, 1,5 aydır yattığı, gece yatınca sıkılma, nabızda hızlanma olduğunu bildirdiği, genel durum iyi, bilinç açık, kooperasyon, oryantasyon tam olduğu, baş boyun doğal, trakea orta hatta, tiroid nonpalpabl, her iki hemitoraks solunuma eşit iştirakli, dinlemekle akciğer sesleri doğal, patolojik ses olmadığı, kalp ritmik, kalp sesleri doğal, ek ses ve üfürüm olmadığı, batın doğal, barsak sesleri normoaktif, defans rebound olmadığı, karaciğer ve dalak nonplapabl, traube açık, periferik nabızlar açık, ödem, LAP olmadığı, hasta yatırılarak fraksiyone heparin başlandığı, hemodinamisi ve solunumsal parametreleri stabil seyrettiği, ayaktan tedavileri düzenlenerek ayaktan takip edilmek üzere taburcu edildiği, .... Hastanesi Nöroloji Kliniği'nin 02.05.2016 tarihli raporunda; Baş dönmesi şikayeti olan hastanın başının hareketi ile olan baş dönmesi kısa süreli olup geçtiği, bulantısının olduğu, ek nörolojik yakınmasının olmadığı, bu olayın başında KB yükseldiği, LDL: 148 olduğu, 1 yıl önce AİTK geçirdiği, sonrasında DVT geçirdiği, ritm holterde 1 defa PAF atağı +, tinnitus +, Kraniyal MR'da özellik olmadığı, DUSG normal olduğu, Diffüzyon MR incelemesinde; beyin parankim yapılarda belirgin diffüzyon kısıtlaması gösteren erken dönem iskemi ile uyumlu görünüm izlenmediği, dramanine + betaserc başlandığı, KBB kliniğine yönlendirildiği, Tanı: Baş dönmesi (vertigo) olduğu, ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin 02.06.2017 tarihli epikriz raporunda; HT, AF, SVO, astım hikayesi olan hastada nefes darlığı, çarpıntı şikayetlerinin olduğu, FM'de; organomegali (-), ağrılı nokta (-), S1, S2 normal, S3 (-), ek ses, üfürüm (-), solunum sesleri doğal, TA: 120/80 mmhg, kta: 88 olduğu, Tanı: Atrial fibrilasyon ve flutter olduğu, .... Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği'nin 09.11.2018 tarihli raporunda; Hastanın SFT uyumu sağlayanamadığı, solunum seslerinin doğal olduğu, .... Hastanesi Radyoloji Kliniği'nin 09.11.2018 tarihli raporunda; Toraks 2 yönlü grafilerinde yumuşak doku süperpozisyonu nedeniyle alt torakal vertebraların net değerlendirilemediği, BT ile değerlendirilmesinin önerildiği, korpus aortada kalsifik plaklar izlendiği, kalp toraks indeksinin fizyolojik sınırlarda olduğu, mediasten tabii, diyafram konturları muntazam, sinüsler açık olduğu, akciğer alanlarında aktif parankimal lezyon izlenmediği, Pelvis grafisinde; bağırsak gazları süperpozisyonu nedeniyle incelemenin suboptimal olduğu, pelvis kemik konturları muntazam, strüktürü tabii, her iki tarafta sakroiliak ve koksofemoral eklem yüz ve aralıklarının tabii olduğu, Kurullarının 17.06.2020 tarih ve .... karar nolu mütalaasında; 30.04.2018, 15.04.2019 ve 02.10.2019 tarihli müzekkerelerimizde kişiye ait kaza tarihli tüm grafilerin (pelvis grafileri, sağ omuz MR, servikal MR, lomber MR vb.), kişiye yeni çekilecek sağ omuz ve lomber MR grafilerinin temin edilmesi istenildiği ancak gönderilmediğinin görüldüğü, şahsın muayene edilmek üzere Kurullarına gönderilmesinin istenildiği ancak gelmediğinin görüldüğü cihetiyle; mevcut belgelerle sorulan hususta yeterli tıbbi kanaatin oluşmadığı, eksikliklerin giderilmesi ve şahsın muayene edilmek üzere Kurullarına gönderilmesi halinde dosyanın yeniden değerlendirileceği, dosyaya ekli grafilerin incelenmesinde; 09.11.2019 tarihli dorsal ve 2 yönlü pelvis grafisinde sağ acetabulum ve sol ramus pubis inferiorda kaynamış kırık sekeli, pelvik halkada minimal asimetri, L4-L5 vertebralarda Grade 1-2 Spondilolistezis, vertebralarda yaygın hipertrofik dejeneratif değişiklikler izlendiği, Kurullarının 26.05.2021 tarih ve ... karar nolu mütalaasında; 30.04.2018, 15.04.2019 ve 02.10.2019 tarihli müzekkerelerimizde şahsın muayene edilmek üzere Kurulumuza gönderilmesinin istenildiği ancak gelmediğinin görüldüğü, kişinin son durumunu gösterir muayenelerinin tarafımızdan yapılamadığı cihetiyle sorulan hususta yeterli tıbbi kanaatin oluşmadığı, şahsın muayene edilmek üzere 23.08.2021 tarihinde Kurulumuza gönderilmesi halinde dosyanın yeniden değerlendirilebileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu, kişinin 23.08.2021 tarihinde Kurullarında yapılan muayenesinde; Burunda orta hatta 0.5x0.5 cmlik ciltten çökük görünümde hafif koyu renkte nedbe, sol maksillar-mandibular bölge ile sağ maksillo-mandibular bölge muakeyeseli muayenesinde sol tarafta hafif 0.5 cmlik çökme alanı içeren 3x3 cmlik alan mevcut olduğu, Göğüs Hastalıkları: Nb: 90/dk, spO2: % 97, 36.4 °C, şuur açık, koopere, solunum rahat olduğu, dispne, ortopne olmadığı, senil, solunum sesleri, kalp sesler, doğal, batın rahat olduğu, organomegali, ödem, siyanoz olmadığı, BDİ kullanımı, kann sulandırıcı, ilaç kullanımının olduğu, Ortopedi: Antaljik yürüdüğü, bilateral alt esktremite uzunluklarının 77 cm ölçüldüğü, EHA; sağ kalça ekleminde flex: 90°, ext: 0°, abd: 30°, add: 20°, iç rot: 30°, dış rot: 30° olduğu, sol kalça ekleminde flex: 80°, ext: 0°, abd: 30°, add: 20°, iç rot: 20°, dış rot: 30° olduğu, SONUÇ OLARAK: mevcut belgelere göre; davacı ...'nın 23.07.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre Kas İskelet Sistemi, Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b’ye göre %5+%5+%5, Balthazard formülüne göre %14, Tablo 3.2’ye göre % 7 olarak tespit edildiğine göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %7 (yüzdeyedi) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
c)Davacı ... hakkında düzenlenen ATK ... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 29/09/.... Karar ve ... A.T.Nolu raporunda özetle; Adli Tıp Kurumu Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 29.01... tarih ve sayılı raporunda; ʺŞahsın 29.01.2016 tarihinde yapılan muayenesinde frontal solda saçlı deri sınırından başlayan sol kaş ortaya uzanan 7x1 cmlik ciltten açık renkte, ciltten hafif çökük yara nedbesinin görüldüğü, sonuç olarak şahıs hakkında düzenlenmiş olay tarihli tıbbi evrakta tarif edilen ve şahsın 29.01.2016 tarihinde yapılan muayenesinde de yüz sınırları içerisinde tespit edilen yara izi belirli bir mesafeden belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta dikkat çektiğine göre, yüzünde sabit iz niteliğinde OLDUĞUʺnun belirtildiği, kişinin 23.08.2021 tarihinde Kurulumuzda yapılan muayenesinde alın orta hatta saçlı deri içinden başlayıp sol tarafa doğru oblik şekilde ilerleyen 6.5x0.5 cmlik ciltten çökük, hafif açık renkte nedbe izlendiği, bu nedbenin yüzünde sabit iz niteliğinde olduğu görüldüğü cihetiyle; mevcut belgelere göre; davacı ...'nın 24.07.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre Deri, Hipertrofik skar ve Keloid, 1.Hafif (vücut yüzeyinin % 1-9’unu kaplayan), özür oranı %5 olarak tespit edildiğine göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
d)Davacı ... hakkında düzenlenen ATK .... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 31/10/... Karar ve .... A.T.Nolu raporunda özetle; ... Hastanesi’nin 23.07.2015 tarih ve ... sayılı raporunda; Araç içi trafik kazası ifadesiyle gelen hastanın yapılan muayenesinde bilinç açık olduğu, sol ön kolda iç yüzde 6 cmlik 4 adet laserasyon ve yaygın abrazyon, sağ dizde ödem ve 2 cmlik laserasyon mevcut olduğu, .... Hastanesi‘nin 23.07.2015 tarih ve bila sayılı raporunda; 23.07.2015 tarihinde Yalova’da AİTK geçiren hastanın kontrol muayenesi için müracaat ettiği, hastada sağ diz ağrısının olduğu, diz hareketlerinin doğal olduğu, Nörovasküler defisit olmadığı, Yalova’da çekilen grafilerinin değerlendirildiği, majör kemik patoloji olmadığı, ATK Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 01.03.... tarih ve ... saılı raporunda; ʺŞahsın 01.03.2016 tarihinde Şube Müdürlüğümüzde yapılan muayenesinde; ayağında ağrı olduğunu, oturma, kalkmada sıkıntı olmadığını, sol ön kol iç yüzünde 6x5 cmlik alan içerisinde ciltten açık renkte, hafif çökük yara nedbesi görüldü, el bilek hareketleri açık olup, her yöne serbest izlendi. Şahsa ve olaya ait varsa mevcudun dışında tıbbi evrakın teminen gönderilmesi halinde yeniden değerlendirileceğine göre; Kafatası kemiklerinde kırık, kafa içi travmatik değişim, büyük damar, iç organ yaralanması tarif edilmediğine göre; SONUÇ: Mevcut tıbbi evrakta tarif edilen bulgulara göre yaralanmasının; 1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI, 2-Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLDUĞU, 3-Kişinin vücudunda kemik kırığı tarif edilmediği, 4-Yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde OLMADIĞI kanaatini bildirir rapordurʺ şeklinde kayıtlı olduğu, ... Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nin 08.08.2018 tarihli raporunda; 2015 yılında trafik kazası geçiren hastanın yapılan muayenesinde sol ön kolda 3x4 cm büyüklüğünde skar izi mevcut olduğu, sağ ve sol üst ve alt exremite eklem hareketlerinin normal, bilateral exremite uzunluklarının eşit olduğu, 08.08.2018 tarihli sol ön kol 2 yönlü grafilerinin ve her iki diz grafisinin normal sınırlarda olduğu, ....Hastanesi Nöroloji Kliniği’nin 14.08.2018 tarihli raporunda; 3 yıl önce araç içi trafik kazası geçiren hastanın sağ elinin direksiyona şiddetli çarpma ve sağ dizde sıkışma, sol ön kol medialde kesi (6 cmlik skar) öyküsünün olduğu, şu an aktif şikayetinin olmadığı, yapılan NM’de; bilinç açık, oryante-koopere, IR: +/+, pupiller izokorik, gözler her yöne serbest, fasial asimetri yok, motor muayene: tüm ekstremitelerde 5/5, serebeller muayene: normal, duyu muayenesi: normal, yürüyüş: doğal olduğu,EMG incelemesinde; her iki median, ulanr sinir ile sağ peroneal, posterior tibial, superfisial peroneal ve sural sinir motor ve duyu iletimlerinin normal olduğu, periferik nöropati düşündürecek elektrofizyolojik bulgu olmadığı, nörolojik patoloji saptanmadığı, Kişinin 17.08.2022 tarihinde Kurullarında yapılan muayenesinde; Şahsın ailesiyle araç içi trafik kazası geçirdiğini, 112 ile ...’ne götürüldüğünü, sabaha kadar burada gözlemde kaldığını, görüntülemelerin burada yapıldığını, olay sıradında sağ bacağının sıkıştığını, sonrasında ayağını kullandıkça ağrı olması nedeniyle bir çok hastane başvurusu olduğunu, kırık tespit edilmediğini, yumuşak doku travması tanısı aldığını, olay sırasında kırık olmadığını, sol kolunda, sağ uyluk bölgesinde sıyrıkları olduğunmu, burnunun kanadığını, kırık olmadığını, aktif şikayetinin olmadığını ifade ettiği, yapılan muayenesinde sağ kaş medialinde burun kökünde 1,5x0,1 cmlik ciltle aynı renkte ciltten hafif çökük, sol kaş medilainde burun kökünde 1x0,1 cmlik ciltle aynı renkte, ciltten hafif çökük, sol kaş orta kısmın üzerinde 2x0,1 cmlik ciltten hafif koyu ciltten hafif çökük nedbe mevcut oldupu, bu nedbelerin olayla illiyetli olup olmadığını bilmediğini ifade ettiği, sol ön kol volar tarafta T şeklinde 5x0,1 cmlik yatay seyirli kısmı 3x0,1 cmlik ciltten açık ciltle aynı seviyede yara nedbesi, bu nedbeni,n 1,5 cm lateralinde 1x0,1 cmlik ciltten hafif açık renkte ciltle aynı seviyede nedbe, sağ bacak medial malleol üzerinde 0,5 cm ciltten açık ciltten çökük olayla illiyetli yara nedbesi mevcut olduğu, yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olmadığı ara kararına varıldığı, Nöroloji: Şahsın zaman zaman ağır taşıyınca sağ ayakta ağrı olduğunu, aktif belirgin şikayetinin olmadığını, kazada sağ ayağının araç içine sıkıştığını, başka problem olmadığını ifade ettiği, NM’de; Şuur: Açık, koopere, oryante, Kranial sinirler: İntakt, Kas gücü: her iki üst ekstremite 5/5, her iki alt ekstremite 5/5, Kas tonusu: normotonik, DTR: her iki üst ve alt ekstremite tam, Patolojik refleks: yok, Serebellar sistem muayenesi: becerikli, Denge ve yürüyüş: normal, Konuşma: doğal, Trofik bozukluk: yok, Duyu kusuru: yok, Nöbet öyküsü: yok, Sfinkter kusuru: yok, Periferik sinir değerlendirmesi: Patoloji yok, Yorum ve öneri: Nörolojik muayenenin normal sınırlar içinde olduğu, Ortopedi: Bilateral alt esktremite uzunluklarının 90 cm, bilateral uyluk çevresinin 51 cm, cruris çevresinin sağda 43,5 cm, solda 44 cm ölçüldüğü, eha; Bilateral diz eklemlerinde flex: 130°, ext: 0°, bilateral ayak bilek eklemlerinde dorsiflex: 15°, plantarflex: 60°, inversiyon: 25°, eversiyon: 15° olduğu, dosyaya ekli grafilerin incelenmesinde; 08.08.2018 tarihli her iki bilek, ön kol, diz grafilerinde osseoz lezyon izlnemediği, diz ve el bilek eklem aralıklarının açık olduğu görüldüğüne göre; SONUÇ OLARAK: davacı ...’nın 23.07.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının; A.03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme maluliyetine neden olacak araz bulunmadığından; Kişinin maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, B.30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, hükümlerine göre değerlendirildiğinde maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, C.Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, D.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, E.Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir.
Dosyanın mevcut deliller itibariyle tazminat hesabı yapılması için aktüerya bilirkişisine tevdiine karar verilmiş olup, Tazminat Hesap Uzmanı bilirkişi ... 31/05/2023 tarihli raporda özetle; DAVACI ... YÖNÜNDEN İNCELEME: 01.03.1982 doğumlu olan davacı ...'nın 23.07.2015 kaza tarihi itibarı ile (33) yaşında olup,
(33) yaşında kabul edilerek, TRH-2010 Kadın yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (46) yıl ve (79)
yaşına kadar yaşayacak olduğunu, Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre aktif çalışma yaşı sonu (60) olarak kabul edilmekte olduğunu, davacının (33-60) yaşları arasındaki aktif dönemi (27) yıl ve (60-79) yaşları arasındaki pasif dönemi (19)
yıl olduğunu,
davacının SGK Hizmet Dökümündeki brüt kazançları ile brüt kazançlardan %15 SGK primi, kalanından %15-
%27 gelir vergisi ve damga resmi tenzil edilerek davacının aylık net ücretlerinin
2015/2.yarı toplam brüt kazançlar 28.902,34 TL çalışılan gün sayısı 157 aylık ortalama brüt ücret 5.522,74 TL AGİ'siz net ücret 3.604,11 TL AGİ 90,11 TL AGİ dahil net ücret 3.694,22 TL, 2016 toplam brüt kazançlar 70.822,40 TL çalışılan gün sayısı 359 aylık ortalama brüt ücret 5.918,31 TL AGİsiz net ücret 3.854,89 TL AGİ 123,53 TL AGİ dahil net ücret 3.978,42 TL, 2017 toplam brüt kazançlar 78.479,90 TL çalışılan gün sayısı 360 aylık ortalama net ücret 6.539,99 TL AGİ'siz net ücret 4.237,59 TL AGİ 133,31 TL AGİ dahil net ücret 4.370,90 TL
olarak tespit edilmiş olduğunu, davacının 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılındaki ücretlerine ilişkin bilgi mevcut olmadığından
bizzarur davacının 2017 yılındaki 2.582,40 TL AGİsiz net aylık ücreti ile yine 2017 yılındaki AGİsiz net asgari ücret
olan 1.270,75 TL ile kıyaslanacak ve elde edilen kıyaslama oranı davacının 2022 ve 2023 yılındaki aylık net
ücretlerinin tespitinde kullanılacak olduğunu, Yargıtay ... HD’ nin ... E. , ... K., 08.07.2014 T. sayılı kararı dikkate alınarak davacının
kaza tarihinden günümüze kadar olan AGİsiz net ücretleri yukarıdaki gibi tespit edildikten sonra tespit edilen
ücretlere bekar durumuna göre AGİ ilave edilerek davacının hesaba esas kazançları belirlenecek olduğunu, davacının
2018, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılındaki elde edebileceği aylık net ücreti asgari ücret ile kıyaslanarak; 01.01.2018 01.01.2019 net asgari ücret 1.450,91 TL X katı 3,3347 + AGİ 152,21 = Aylık Net Ücret 4.990,58 TL , 01.01.2019 01.01.2020 net asgari ücret 1.829,02 TL X katı 3,3347 + AGİ 191,88 = Aylık Net Ücret 6.291,14 TL, 01.01.2020 01.01.2021 net asgari ücret 2.103,98 TL X katı 3,3347 + AGİ 220,73 = Aylık Net Ücret 7.236,91 TL, 01.01.2021 01.01.2022 net asgari ücret 2.557,59 TL X katı 3,3347 + AGİ 268,31 = Aylık Net Ücret 8.797,15 TL, 01.01.2022 01.07.2022 net asgari ücret 4.253,40 TL X katı 3,3347 + AGİ 0,00 = Aylık Net Ücret 14.183,88 TL, 01.07.2022 01.01.2023 net asgari ücret 5.500,35 TL X katı 3,3347 + AGİ 0,00 = Aylık Net Ücret 18.342,10 TL, 01.01.2023 23.07.2023 net asgari ücret 8.506,80 TL X katı 3,3347 + AGİ 0,00 = Aylık Net Ücret 28.367,76 TL
şeklinde tespit edilmiş olduğunu, 23.07.2015 – 14.08.2015 arasındaki (0,7) aylık işlemiş aktif devrede net kazançlar 0,7 Ay = 2.585,95 TL olduğunu, 14.08.2015 – 23.07.2023 arasındaki (7) yıl + (11,3) aylık işlemiş aktif devrede net kazançlar 95,3 Ay = 831.921,59 TL
olduğunu, 23.07.2023-den itibaren işleyecek devre sonuna kadar Yargıtay 9., 10., 17. ve 21. Hukuk Dairelerinin bu
konudaki Yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık kazanç esasına göre değil,
her yıl için ayrı-ayrı %10 Artış ve yine her yıl için ayrı ayrı %10 iskontolama esasına göre değerlendirme ve
hesaplama yapılacak olduğunu,
işleyecek aktif dönem başındaki hesaba esas net aylık ücreti 28.367,76 TL ve işleyecek pasif dönem başındaki
hesaba esas net aylık ücreti 8.506,80 TL olduğuna göre
işleyecek aktif dönem başında yıllık net kazanç = 28.367,76 TL x 12 Ay = 340.413,12 TL olduğunu, işleyecek pasif dönem başında yıllık net kazanç = 8.506,80 TL x 12 Ay = 102.081,60 TL olduğunu, (19) yıllık işleyecek aktif devre kazançlarının peşin değerinin 6.467.849,28 TL
olduğunu, (19) yıllık işleyecek pasif devre kazançlarının peşin değerinin 1.939.550,40 TL
olduğunu, davacının (1) hafta = (0,7) aylık geçici iş göremezlik maddi zararının 2.585,95 TL
olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararları toplamının 461.966,06 TL olduğunu, olayın meydana gelmesinde davacı kusursuz olduğundan hesaplanan maddi zarar tutarından kusur indirimine
yer bulunmadığını, somut olay iş kazası olmadığından ve sakatlık oranı %10 un altında olması hasebiyle 5510 sayılı yasanın 19.
maddesine göre SGK tarafından davacıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesinin mümkün olmadığını, SGK
Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinin 03.06.2021 tarihli müzekkere cevabında davacıya SGK tarafından 2.722,66
TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı belirtildiğinden yapılan ödemenin tamamının tenzil edilecek olduğunu, davacıya maddi tazminat ödemesi yapıldığına dair makbuz, belge vs olmadığından ödeme tenziline yer
bulunmadığını,
davacının indirimsiz geçici iş göremezlik maddi zararı = 2.585,95 TL, SGK ödemesinin indirimi (2.722,66 TL x %100 kusur) = 2.722,66 TL , davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararı = KALMAMIŞTIR
olduğunu, davacı ...’nın nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararı = 461.966,06 TL
olduğunu, DAVACI ... YÖNÜNDEN İNCELEME: 27.03.1938 doğumlu olan davacı ...'nın 23.07.2015 kaza tarihi itibariyle (77) yaşında olup, TRH-2010
Kadın yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (9) yıl ve muhtemelen (86) yaşına kadar yaşayacak olduğunu, Yargıtayın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre kural olarak aktif çalışma yaşı sonu (60) olarak kabul
edilmekte olduğunu, bu durumda; (77) yaşında olan davacının pasif dönemde olduğu kabul edilerek değerlendirme
yapılacak olduğunu, davacı pasif dönemde her hangi bir işte çalışmasa ve emekli olsa dahi “kendi yaşamsal
aktivitelerini sürdürmek için emsallerine göre daha fazla efor sarf edeceğinden” malûliyet maddi zarar hesabı
yapılacak olduğunu, pasif dönemde olan davacının (77-86) yaşları arasındaki zarar gördüğü bakiye pasif dönemi (9)
yıl olduğunu, Pasif dönemdeki davacı için AGİsiz net asgari ücretler hesaba esas alınacak olduğunu,
23.07.2015-23.01.2016 arasındaki (6) aylık işlemiş aktif devrede net kazançlar toplamı 6 ay = 5.668,19 TL
olduğunu, 23.01.2016-23.07.2023 arasındaki (7,5) yıllık işlemiş aktif devrede net kazançlar toplamı 90 ay = 239.883,42 TL olduğunu, 23.07.2023-den itibaren işleyecek bakiye aktif devre sonuna kadar geçecek süre için Yargıtay 9.,10.,17. ve 21.
Hukuk Dairelerinin bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık
kazanç esasına göre değil, her yıl için ayrı ayrı %10 Artış ve yine her yıl için ayrı ayrı %10 iskontolama esasına
göre değerlendirme ve hesaplama yapılacak olduğunu, işleyecek aktif devre başındaki yıllık kazanç = 8.506,80 TL x 12 Ay = 102.081,60 TL olduğunu, (1) yıllık işleyecek pasif devrede peşin değer tutarı = 102.081,60 TL
olduğunu, davacı ...’nın (6) aylık geçici iş göremezlik maddi zararı = 5.668,19 TL
olduğunu, davacı ...’nın sürekli iş göremezlik maddi zararları toplamı = 23.937,55 TL
olduğunu, olayın meydana gelmesinde davacı kusursuz olduğundan hesaplanan maddi zarar tutarından kusur tenziline
yer bulunmadığını, davacı pasif dönemde olduğundan SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılması mümkün görülmediğini, bu durumda rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığını,
davacıya davalılar tarafından maddi tazminat ödemesi yapıldığına dair belge olmadığından ödeme tenziline yer
bulunmadığını, davacı ...’nın nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararı = 5.668,19 TL olduğunu, davacı ...’nın nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararı = 23.937,55 TL olduğunu, DAVACI ... YÖNÜNDEN İNCELEME: 25.09.1976 doğumlu olan davacı ...'nın 23.07.2015 kaza tarihi itibariyle (39) yaşında olup, aktif çalışma
döneminde olduğunu, davacının dosyadaki ücret bordrosundan hizmet akdi ile çalıştığının görülmüş olduğunu, davacının dosyadaki 2015/Eylül ücret bordrosundan aylık net ücretinin 6.094,26 TL olduğunun görülmüş olduğunu, davacının 23.07.2015 – 14.08.2015 arasındaki günlük net ücretleri (0,7) aylık işlemiş aktif dönemdeki kazanç toplamı 0,7 Ay = 4.265,98 TL
olduğunu,
davacının 23.07.2015 – 14.08.2015 tarihleri arası geçen (0,7) aylık geçici iş göremezlik döneminde işlemiş
aktif devredeki net kazançları değişkenlik gösteren yasal asgari ücretlere göre tespit edilmiş ve başkaca bir artışa
tabi tutulmaksızın aynen esas alınmış olduğunu, ayrıca; Yargıtayın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre geçmiş (0,7)
aylık işlemiş aktif devredeki maddi zararların herhangi bir iskontoya tabi tutulmayacak olduğunu, davacı ...’nın (0,7) aylık geçici iş göremezlik maddi zararı = 4.265,98 TL
olduğunu, olayın meydana gelmesinde davacı kusursuz olduğundan kusur tenziline yer bulunmadığını, somut olay iş kazası olmadığından ve sakatlık oranı %10 un altında olması hasebiyle 5510 sayılı yasanın 19.
maddesine göre SGK tarafından davacıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesinin mümkün olmadığını, SGK
Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinin 03.06.2021 tarihli müzekkere cevabında davacıya SGK tarafından 2.089,60
TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı belirtildiğinden yapılan ödemenin tamamının tenzil edilecek olduğunu, davalı tarafından davacıya geçici iş göremezlik maddi tazminat ödemesi yapılmadığı anlaşıldığından ödeme
tenziline yer bulunmadığını, davacının indirimsiz geçici iş göremezlik maddi zararı = 4.265,98 TL, SGK ödemesinin indirimi (2.089,60 TL x %100 kusur) = 2.089,60 TL, davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararı = 2.176,38 TL
olduğunu, DAVACI ... YÖNÜNDEN İNCELEME: 22.08.1951 doğumlu olan davacı ...nın 23.07.2015 kaza tarihi itibariyle (64) yaşında olup, pasif
döneminde olduğunu, davacının dosyadaki ücret bordrosundan hizmet akdi ile çalıştığının görülmüş olduğunu, pasif dönemdeki davacı için AGİsiz net asgari ücretler hesaba esas alınacak olduğunu, davacının 23.07.2015 – 14.08.2015 arasındaki günlük net ücretleri (0,7) aylık işlemiş pasif dönemdeki kazanç toplamı 0,7 Ay = 637,30 TL
olduğunu, davacının 23.07.2015 – 14.08.2015 tarihleri arası geçen (0,7) aylık geçici iş göremezlik döneminde işlemiş
aktif devredeki net kazançları değişkenlik gösteren yasal asgari ücretlere göre tespit edilmiş ve başkaca bir artışa
tabi tutulmaksızın aynen esas alınmış olduğunu, ayrıca; Yargıtayın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre geçmiş (0,7)
aylık işlemiş aktif devredeki maddi zararların herhangi bir iskontoya tabi tutulmayacak olduğunu, davacı ...’nın (0,7) aylık geçici iş göremezlik maddi zararı = 637,30 TL
olduğunu, olayın meydana gelmesinde davacı kusursuz olduğundan kusur tenziline yer bulunmadığını, Davacı pasif dönemde olduğundan SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılmasının mümkün
görülmediğini, bu durumda rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığını, davalı tarafından davacıya geçici iş göremezlik maddi tazminat ödemesi yapılmadığı anlaşıldığından ödeme
tenziline yer bulunmadığını, yukarıda açıklandığı üzere indirim gerektiren bir husus bulunmadığını, buna göre;
davacı ...’nın nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararı = 637,30 TL olduğunu, DAVACI ... YÖNÜNDEN İNCELEME:
17.12.2013 doğumlu olan davacı 23.07.2015 olay tarihi itibarı ile (2) yaşında ve henüz bebek olup, gelir getirici
bir işte çalışabilmesi mümkün olmadığını,
23.07.2015-23.10.2015 arasındaki kazançlar toplamı AGİsiz asgari ücretler esas alınarak (910,43 TL x 3 ay) =
2.731,29 TL olarak tespit edilmiş olduğunu, bu durumda; Yargıtay ... Hukuk Dairesi E. ..., K. ... T.
27/06/2022 sayılı kararı uyarınca;
davacı ...’nın geçici iş göremezlik maddi zararı = 2.731,29 TL x %0 malûliyet = 0,00 TL
olacağını, TEMİNAT KAPSAMI, TEMERRÜT TARİHİ VE FAİZ NEV’İ : ... plakalı aracın 08.01.2015-08.01.2016 vadeli ZMSS poliçesi ile araç davalı sigorta şirketi tarafından
sigortalanmış olduğunu, kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri şahıs başına
sakatlık için yönünden 290.000,00 TL olduğunu, tedavi giderleri için teminat limitinin ayrıca 290.000,00 TL olduğunu, davacı ...’nın sürekli iş göremezlik nedeniyle nihai ve gerçek maddi zararı 461.966,06 TL
olup, 290.000,00 TL tutarındaki sakatlık teminat limitini aşmakta olduğunu, bu durumda; davacının sürekli iş göremezlik
maddi zararı yönünden davalı sigorta şirketinin 290.000,00 TL teminat limitiyle sınırlı olarak sorumluluğuna
gidilebileceği kanaatine varılmış olduğunu, davacı ...’nın sürekli iş göremezlik nedeniyle nihai ve gerçek maddi zararı 23.937,55 TL olup,
290.000,00 TL tutarındaki sakatlık teminat limitinin altında kalmakta olduğunu, davacı ...’nın geçici iş göremezlik nedeniyle nihai ve gerçek maddi zararı 5.668,19 TL olup,
290.000,00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limitinin altında kalmakta olduğunu, davacı ...’nın geçici iş göremezlik nedeniyle nihai ve gerçek maddi zararı 2.176,38 TL olup,
290.000,00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limitinin altında kalmakta olduğunu, davacı ...’nın geçici iş göremezlik nedeniyle nihai ve gerçek maddi zararı 637,30 TL olup,
290.000,00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limitinin altında kalmakta olduğunu,
davalı sigorta şirketine ihtarnamenin tebliğ edildiği anlaşılmakla birlikte bir kısım belgelerin eksik olduğunun
görülmüş olduğunu, bu durumda; 20.07.2017 tarihinin 8 iş günü sonrası olan 03.02.2020 tarihinin davalı sigorta şirketi
yönünden temerrüt başlangıcı teşkil edeceği kanaatine varılmış olduğunu, davalı sürücü ve işleten yönünden ise
temerrüt başlangıcının haksız fiilin başlangıcı olan 20.07.2017 kaza tarihi olduğunu, dava dilekçesinde yasal faiz nev’inden faiz talep edildiğinden faiz nev’inin yasal faiz olduğu kanaatine
varılmış olduğunu SONUÇ OLARAK;
davacı ...’nın talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının kalmadığını, davacı ...’nın talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının
461.966,06 TL olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 290.000,00 TL tutarı için davalı
sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceğini, davacı ...’nın talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 5.668,19 TL olduğunu, davacı ...’nın talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 23.937,55 TL olduğunu, davacı ...’nın talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 2.176,38 TL olduğunu, davacı ...’nın talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 637,30 TL olduğunu, davacı ...’nın talep edebileceği geçici ve sürekli iş göremezlik maddi zararının
bulunmadığını, davacıların talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti
gerektiğinden tarafından değerlendirme yapılamadığını, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 20.07.2027 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten
yönünden 23.07.2015 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğunu bildirmiştir.
Dosyanın mevcut asgari ücret doğrultusunda yeniden hesaplama yapılarak ek rapor tanzim edilmek üzere aktüerya bilirkişisi .....'a tevdiine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi 23/01/2024 tarihli ek raporunda özetle; davacı ...’nın talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının kalmadığını, davacı ...’nın talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 877.257,35 TL olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 290.000,00 TL tutarı için davalı sigorta şirketinin
sorumluluğuna gidilebileceğini, davacı ...’nın talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 5.668,19 TL olduğunu, davacı ...’nın talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 29.179,60 TL olduğunu, davacı ...’nın talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 2.176,38 TL olduğunu, davacı ...’nın talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 637,30 TL olduğunu, davacı ...’nın talep edebileceği geçici ve sürekli iş göremezlik maddi zararının
bulunmadığını, davacıların talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti
gerektiğinden tarafından değerlendirme yapılamadığını, davacıların talep edilen yol masrafları (tedavi ve tatil), pert olan araca ilişkin bedeller (eksik ödenen araç
bedel farkı, pert işlemleri için noter vekaletname ücreti, iade alınamayan kasko ve ktk zorunlu mali
sorumluluk poliçesi ve mtv 2. taksit bedeli, araç kiralama bedeli), ikramiye kesintisi bedelleri vs gibi
zararlarının uzmanlık alanı dışında olması hasebiyle tarafından değerlendirme yapılabilmesinin
mümkün olamadığını, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden
23.07.2015 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğunu bildirmiştir.
Davacılar vekili 01/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, ... için; Mevcut 50 TL Geçici İş Görmezlik maddi zarar taleplerini 2.126,38 TL daha artırarak 2.176,38 TL TL’ye, ... için; Mevcut 15 TL Sürekli İş Görmezlik maddi zarar taleplerini 877.242,35 TL daha artırarak 877.257,35 TL’ye, ... için; Mevcut 50 TL Geçici İş Görmezlik maddi zarar taleplerini 5.618,19 TL daha artırarak 5.668,19 TL’ye, Mevcut 30 TL Sürekli İş Görmezlik maddi zarar taleplerini 29.149,60 TL daha artırarak 29.179,60 TL’ye, ... için; Mevcut 10 TL Geçici İş Görmezlik maddi zarar taleplerini 627,30 TL daha artırarak 637,30 TL’ye artırarak ıslah ediyor olduklarını, ... İçin: Mevcut 20 TL Yol Masrafları (Tedavi ve Tatil) ücreti taleplerini 142,00 TL daha artırarak 162,00 TL’ye, Mevcut 50 TL Pert Olan Araca İlişkin Bedelleri (Eksik ödenen araç bedel farkı, pert işlemleri için noter vekaletname ücreti, iade alınamayan kasko ve KTK zorunlu mali sorumluluk poliçesi ve MTV 2. taksit bedeli, araç kiralama bedeli) için taleplerini 8.027,77 TL daha artırarak 8.077,72 TL’ye artırarak ıslah ediyor olduklarını, ... için; dava açıldıktan sonra alınan Adli Tıp Kurumu raporları kapsamında taraflarınca 07.12.2022 tarihli rapor bedeli 2.310 TL, ... için; Adli Tıp Kurumu raporları kapsamında taraflarınca ödenen 01.07.2020 tarihli rapor bedeli 562 TL, ..., ... ve ... için 06.11.2019 tarihli 1.112,00 TL ödenen fatura bedeli 1.112,00 TL, ... ve ... için 27.07.2021 tarihli rapor için 820 TL, 31.12.2021 tarihli rapor için 2.120 TL olmak üzere toplam 2.940 TL, ..., ..., ..., ... ve ... için 02.08.2018 tarihli Adli Tıp Raporu için 687,00 TL ödenmiş olup, iş bu Adli Tıp Fatura bedellerinin de davalıdan alınarak davacı müvekkillere ödenmesini talep ediyor olduklarını beyanla; toplam 914.763,82 TL (dokuzyüzondörtbinyediyüzaltmışüçTLseksenikikuruş) Geçici ve Kalıcı maluliyet (geçici iş görmezlik- sürekli iş görmezlik) talepleri için ıslah harcının taraflarınca yatırılmasıyla ve toplam 8.169,77 TL (sekizbinyüzaltmışdokuzTLyetmişyedikuruş) diğer belgelendirilmiş talepleri için ıslah harcının taraflarınca yatırılmasıyla; ıslah talepleri doğrultusunda; davanın kabulü ile davalı ...’dan ve diğer davalı Sigorta Şirketi bakımından Poliçe Limiti ile sınırlı olacak şekilde müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkillere ödenmesine karar verilmesini, talep edilen alacakları yönünden davalı ... yönünden 23.07.2015 kaza tarihi, itibaren diğer davalı Sigorta Şirketi bakımından Poliçe Limiti ile sınırlı olacak şekilde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesine, yargılama sebebiyle doğabilecek bilumum giderler ile ücreti vekâletin ise davallılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.
6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir.
“Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
-
Tedavi giderleri.
-
Kazanç kaybı.
-
Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
-
Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."
Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır.
Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir.
23.07.2015 Günü... sıralarında davacılar ..., ..., ... ve ...'nın da içinde bulunduğu, davacı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile .... istikametine doğru seyir halinde iken karşı şeritten gelen ... plakalı araç sürücüsü davalı ... .... Caddesi .... apartmanı önüne geldiğinde davacıların içinde bulunduğu ... plakalı araca çarpması şeklinde gerçeklen kazada davacıların yararlanmış oldukları ve belirtilen trafik kazası nedeni ile açılan Gemlik .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasının görüldüğü, Mahkemesinde davalı ...'ın tam kusurlu, davacı ...'nın kusursuz olduğu kabulü ile davalı ... hakkında hapis kararı verildiği ve verilen kararın Bursa Bölge Asliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi .. E.-... K. Sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine karar verildiğinden kararın 01/02/2024 tarihi itibari ile kesinleşmiş olduğu görülmüştür. Belirtilen dosyada yapılan kusur tayini uyarınca davalı ...'ın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, davacı ...'nın kusursuz olduğu kabul edilmiştir.
Her ne kadar davacı ... hakkında dosya arasında düzenlenmiş bieden fazla maluliyet rapor bulunduğu görülmüş ise de, söz konusu kaza nedeni ile davacının yüzünde sabit iz meydana geldiği, ilk alınan ATK raporunda bu hususa yer verilmiş olmasına rağmen maluliyet tayininde bu hususun göz önünden bulundurulmadığı, 29/09/...-... Karar ve .... A.T.Nolu ATK raporu ile davacı ...'nın deri, hipertrofik skar ve keloid ifadelerine yer verildiği ve tüm vücut engellilik oranın % 5 olarak belirtildiği, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceğinin belirtildiği görülmüştür.
Davacı ... yönünden düzenlen 29/09/...-.... Karar ve .... A.T.Nolu ATK raporu ile davacı ...'nın geçirmiş olduğu kaza nedeni ile tüm vücut engellilik oranının % 7 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabilceği tespit edilmiştir.
Davacı ... yönünden düzenlen 02/10/...-... Karar ve ... A.T.Nolu ATK raporu ile davacı ...'nın geçirmiş olduğu kaza nedeni ile maluliyetinin oluşmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Davacı ... yönünden düzenlen 30/04/...-... Karar ve .... A.T.Nolu ATK raporu ile davacı ...nın geçirmiş olduğu kaza nedeni ile maluliyetinin oluşmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Davacı ... yönünden düzenlen 31/10/.../... karar ve .... A.T.Nolu ATK raporu ile davacı ...'nın geçirmiş olduğu kaza nedeni ile maluliyetinin oluşmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Davacılar hakkında düzenlenen ATK raporları ve kusura ilişkin yukarıda yapılan tespitler ve değişen asgari ücret oranları da dikkate alınarak her bir davacının talep edebileceği tazminat hesabı yapılmış olup davacı ...'nın talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, talep edilebilecek kalıcı iş göremezlik maddi zararının 877.257,35 TL olduğu, ...'nın talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 5.668,19 TL olduğu, ...'nın talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 29.179,60 TL olduğu, ...'nın talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 2.176,38 TL olduğu, ...nın talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 637,30 TL olduğu, ...'nın Kaya'nın talep edebileceği geçici ve sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dosya arasında mevcut sigorta poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinin 77 AK 013 plaka sayılı aracın kaza tarihindeki ZMMS sigortacısı olduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin de davacının maddi tazminat taleplerinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Yapılan bu açıklamalar ve davacı vekilinin harçlandırılmış bedel artırım dilekçesi uyarınca maddi tazminat davası yönünden açılan davanın kabulü ile; Davacı ...'nın geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, kalıcı iş görmezlik talebinin kabulü ile 877.257,35 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 23/07/2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 20/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) ile davacı ...'ya tarafa verilmesine, davacı ...'nın geçici iş göremezlik ve kalıcı iş görmezlik taleplerinin kabulü ile 5.668,19 TL geçici iş göremezlik, 29.179,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 23/07/2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 20/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) ile davacı ...'ya verilmesine, Davacı ...'nın geçici iş göremezlik talebinin kabulü ile 2.176,38 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 23/07/2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 20/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) ile davacı ...'ya verilmesine, Davacı ...nın geçici iş göremezlik talebinin kabulü ile 637,30 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 23/07/2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 20/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) ile davacı ....'ya verilmesine, ...'nın geçici iş göremezlik talebinin reddine, Davacı ...'nın belgelendirilmiş diğer giderler taleplerinin kabulü ile 162,00 TL diğer giderlerinin 23.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacıların manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda davacıların manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsünün haksız fiil hükümlerine göre davacılara karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacıların maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacıların yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
A-MADDİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN;
-
Davacı ...'nın geçici iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE, kalıcı iş görmezlik talebinin KABULÜ İLE 877.257,35 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 23/07/2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 20/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) ile davacı ....'ya tarafa VERİLMESİNE,
-
Davacı ....'nın geçici iş göremezlik ve kalıcı iş görmezlik taleplerinin KABULÜ İLE 5.668,19 TL geçici iş göremezlik, 29.179,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı .... yönünden kaza tarihi olan 23/07/2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 20/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) ile davacı ....'ya tarafa VERİLMESİNE,
-
Davacı ....'nın geçici iş göremezlik talebinin KABULÜ İLE 2.176,38 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı .... yönünden kaza tarihi olan 23/07/2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 20/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) ile davacı ...'ya tarafa VERİLMESİNE,
-
Davacı ...nın geçici iş göremezlik talebinin KABULÜ İLE 637,30 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 23/07/2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 20/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) ile davacı ....'ya tarafa VERİLMESİNE,
-
...'nın geçici iş göremezlik talebinin REDDDİNE,
-
Davacı ...'nın belgelendirilmiş diğer giderler taleplerinin KABULÜ İLE 162,00 TL diğer giderlerinin 23.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya VERİLMESİNE,
B-MANEVİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN;
-
Davacılar ..., ... ve ... yönünden manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ İLE her bir davacı için 13.000,00 TL toplam 39.000,00. TL manevi tazminatın kaza tarihi 23/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-
Davacılar ... ve ... yönünden manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ İLE her bir davacı için 24.000,00. TL toplam 48.000,00. TL manevi tazminatın kaza tarihi 23/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
MADDİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN:
-
Alınması gereken 62.509,17 TL harçtan peşin alınan 413,28 TL peşin harç ile 15.621,88 TL ıslah harcı 427,60 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 16.462,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 46.046,41 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA,
-
Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davacılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 130.658,89 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE,
-
Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 100,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN:
-
Alınması gereken 5.942,97 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
-
Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davacılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalı ...'dan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
-
Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN;
-
Davacılar tarafından sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 444,68 TL ile ıslah harcı 16.049,48 TL olmak üzere toplam 16.494,16 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, (Davalı ...'ın tamamından davalı ... Şirketinin 15.059,17 TL ile sınırlı sorumluluklarına)
-
Davacılar tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 4.179,80 TL yargılama giderinden kabul oranı (%96,80) ret oranı (%3,20) dikkate alınarak hesaplanan 4.046,05. TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, (Davalı ...'ın tamamından davalı ... Şirketinin 3.694,04 TL ile sınırlı sorumluluklarına)
-
Davacılar tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara İADESİNE,
Dair davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/06/2024
Katip ...
¸
Hakim ....
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19