Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/936 E. 2024/545 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/936
2024/545
28 Mayıs 2024
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/936 Esas
KARAR NO : 2024/545
DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/04/2015
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; davacının davalı kooperatife üye olup kendisinin Bakırköy .... ATM .... Esas sayılı dosyasında verilen karar ile ihracına ilişkin kararın iptali edildiğini, 43.180,00 TL faiz borcu olduğuna yeniden karar verildiğini, bunun üzerine 19/01/2015 tarihinde davalıya ihtarname gönderilerek ara katlarda bulunan bağımsız bölümler için ödenen aidat miktarının 62.470,00 TL hükmedilen faiz miktarının ise 43.180,00 TL ve karardan sonra işleyen faiz 14.350,00 TL toplamı 120.000,00 TL'nin ödenmesi için bir banka hesabının bildirilmesinin istendiğini, davalının ihtara cevap vermediğinden Bakırköy ... SHM tarafının .... D . İş dosyasında tevdi mahalline karar verildiğine sonuç olarak 9 yıldır kendisine konut tahsis edilmediğini belirterek şimdilik 150.000 TL zararın tahsilini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy .... ATM nin kararı ile davacının ödemek zorunda olduğu aidat ve gecikme zammının karar verildiğinin dava devam ederken davacının kooperatife davet edilerek proje değişikliiği ile ortaya çıkan 3+1 daire teklif edildiğini ancak kabul etmediğini davacının genel kurullara çağırılmasına rağmen gelmediğini, ödeme tarihlerinde bakıldığında henüz kooperatifin ortada bile olmadığını kooperatifin tüzel kişiliğinin 14 Kasım 2000 yılında kazandığını,, davacının yapmış olduğu hesaplamaların tamamen afaki olduğunu, davacı tarafından çekilen ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmediğini, davacının davasının haksız ve mesnetsiz olduğundan bahisle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas, .... karar sayılı dosyası dosyamız arasına celbedilmiş olmakla tetkikinde, davacı tarafından davalı kooperatif aleyhine davalıya faiz borcunun olmadığının tespiti, birleşen İstanbul ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyada ise kooperatif yönetim kurulunun 05/01/2007 tarihli üyelikten çıkarılma kararının iptali istemli dava olduğu, yapılan yargılama neticesinde davacının davalıya 43.180,71 TL faiz borcu olduğunun tespitine, davacının kooperatiften ihraç kararının iptaline karar verildiği, verilen kararın Yargıtay ....Hukuk Dairesinin 26/06/2014 tarih, ... Esas, .... karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... değişik iş sayılı dosyası celbedilmiş olmakla tetkikinde, davacı tarafça davalı kooperatife olan borçları toplamı 120.000,00 TL'ye ilişkin ödeme yeri talep edildiği, mahkemece talebin kabulü ile ... Bankası ... Şubesinin tevdi mahalli olarak tayinine, davalı kooperatif adına hesap açılarak hesaba paranın yatırılmasına karar verildiği, hesaptaki paranın tasfiye kurulu üyelerinin yetkili olduklarını gösterir resmi belgeyi ibraz etmeleri halinde kooperatife paranın ödenmesine dair yazı yazıldığı, davacı tarafça 120.000,00 TL'nin davalı kooperatif adına açılan hesaba yatırıldığına ilişkin dekontun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Dosya kül halinde bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş olup, tanzim olunan bilirkişi raporunda özetle, davacının kooperatif ortağı olduğu, ortağın konut isteyebilmesi için kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda olduğu, dosya kapsamına göre kooperatifi kuruluş işlemleri ve arsa alımı sırasında ödediği 3600 TL dışında bir ödeme yapılmadığı, 2015 yılında tevdi mahalli tayini ile toplu ödeme yapıldığı, parasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle kira kaybının talep edilemeyeceği, ödediği aidat ve faizlerin güncel bedellerinin Yargıtay içtihatlarına göre hesaplanması neticesinde davacının talep edebileceği toplam miktarın 40.802,00 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosya taraf itirazlarının irdelenmesi ve ek rapor tanzimi için bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş olup, tanzim olunan bilirkişi ek raporunda özetle, tevdi mahalli ile yatırılan paranın kooperatif kasasına girmediğini, güncelleme yapmayı gerektirir süre geçmediği, ecrimisil ve kira kaybının talep edilemeyeceği belirtilmiştir.
Dava, kendisine konut tahsis edilmeyen ortağın tazminat istemine ilişkindir.Bir konut yapı kooperatifinin ana amacı ortakların akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında anasözleşmeye uygun konut teslim etmektir. Çeşitli nedenlerle konut tahsisi imkansızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu tespit edilen, diğer anlatımla eksik ödemesi bulunmadığı belirlenen, ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceğinin, hiç ödemesi yok ise konut karşılığı tazminat isteminin reddi gerektiğinin kabulü gerekir. Eksik ödemesi olan bir üyenin konut karşılığı tazminat alacağının hesaplanma şekli ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında formüle edilmiştir. Bu formüle göre, önce ortaklara tahsis edilen konutun dava değeri itibariyle rayiç değeri hesaplanmalı, davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar ( toptan eşya fiyat endeksi " TEFE" artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak güncel değeri bulunmalı, kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettiği ortaya çıkarılmalı, bunu takiben eksik ödeme yapan davacı ortağın ödentileri dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı güncelleştirilmelidir. Bu hesaplamalardan sonra normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağı ödemelerinin güncel değerinin karşılığına göre, eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yararlanması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Mahkememizce dosyanın tevdii edildiği bilirkişi kurulunun Yargıtay içtihatlarına uygun güncelleme ile tanzim ettiği rapora itibar olunarak davacı tarafın ödediği miktara göre isteyebileceği tutarın 40.802,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte davacı taraf Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... değişik iş sayılı dosyası üzerinden davalı kooperatife olan borçları toplamı 120.000,00 TL için tevdi mahalli tayini talep etmiş ve mahkeme kararı ile .... Bankası .... Şubesinin tevdi mahalli olarak tayin edilmiştir. Davalı kooperatif adına açılan hesaba davacı tarafça 120.000 TL depo edildiği, hesaptaki paranın tasfiye kurulu üyelerinin yetkili olduklarını gösterir resmi belgeyi ibraz etmeleri halinde kooperatife ödenmesine dair yazı yazıldığı anlaşılmıştır. Tevdi mahalli tayini ile yatırılan para davalı adına açılan hesapta, davalının hesabında olup davacı tarafça çekilebilmesi mümkün değildir. Bu sebeple bilirkişi kurulu tarafından davacı tarafın ödediği güncel değer olan 40.802,00 TL'ye 120.000,00 TL'nin eklenmesi suretiyle davacıya ödenmesi gerekli tutarın 160.802,00 TL olduğu tespit edilmiş olup, davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 150.000,00 TL talep edildiğinden açılan davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 150.000,00TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizin 11/12/2017 tarih ve ... Esas ..... Karar sayılı ilamı İstinaf edilmiş olmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 25/02/2021 tarih ve ..... Esas .... Karar sayılı ilamı ile; "mahkememizce uyuşmazlık konularında bilirkişi raporu alınmış olduğu, 01.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya tahsisi gereken dairenin dava tarihi itibariyle değerinin 350.000,00 TL, dava tarihinden geriye doğru 9 yıllık kira bedelinin 97.596,48 TL olduğu, davacıya tahsis edilecek dairenin bulunmadığı, davacının kooperatifin kuruluş aşamasında (kuruluş işlemleri ve arsa alımı için ) ödediği 3.600,00 TL dışında bir ödemesinin bulunmadığı, yıllar sonra 2015’te tevdi mahalli tayin ettirerek topluca ödeme yaptığı, davacının kooperatife olan parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği için, konut tahsisini istemeye hakkı olmadığı görüşünün doğal sonucu olarak, davacının kira kaybı olarak bir bedel isteyemeyeceği, davacının ödediği aidat ve faizlerin güncel bedellerini talep ettiği, Yargıtay içtihatlarına göre kooperatif ortaklarının yatırdıkları paranın güncel değerleri ile beraber, daire verilmemesi nedeniyle tazminat talep etmelerinin de mümkün olduğu, davacının isteminin bu yönde olduğu kabul edilerek değerlendirme ve hesaplama yapıldığı, davacının tevdi mahalli tayini ile yatırdığı bedelin davalıya ödenmediğini, hesapta dikkate alınamayacağını, düzenli ödeme yapan ortağın ödemesinin 62.830,00 TL, dava tarihi itibari ile güncellenmiş değerinin 150.423.00TL, daire tahsis edilen üyelerin yararlanma miktarının 199.577,00TL, davacı ödemesinin güncel değerinin 17.536,00 TL olduğu, bu miktarlar üzerinden yapılan hesaba göre davacı zararının 40.802,00 TL olduğunun belirtilmiş olduğu, itirazların değerlendirildiği ek raporda bilirkişi heyetinin kök raporu aynen tekrar etmiş oldukları, 6100 Sayılı HMK'nun 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkememiz kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerektiği gibi, HMK'nın 297/c maddesinde hükmün gerekçesinde tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gerektiği, yine HMK'nun 297/2. maddesinde hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiğinin hüküm altına alınmış olduğu, başka bir anlatımla, tesis edilen hükmün, infazı kabil ve uygulanabilir olması gerektiği, bu halde mahkemece, taleplerin her biri hakkında ayrı ayrı karar vermek zorunda olduğu, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğinin T.C. Anayasası'nın 141/3. maddesinde de açıkça belirtilmiş olduğu, bu hükümlerin yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içerisinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunluluğundan kaynaklanmakta olduğu, zira, tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri, davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini bilmeleri gerektiği, somut davada, davacılar vekilinin dava dilekçesinde uğradığı zararlar için toplam 150.000,00 TL talep etmiş olduğu, her ne kadar dava dilekçesi ve istinaf dilekçe içeriğine göre davacının kira kaybı ve konut tahsis edilmemesinden kaynaklı zarar talep ettiği anlaşılsa da, dava dilekçesini açıklaması konusunda davacı vekiline süre verilmeli ve hangi zararlar için ne kadar talep ettiğine ilişkin maddi olgular somutlaştırılarak HMK md. 297'de belirtilen şartlara uygun hüküm tesis edilmesi gerektiği, yukarıda açıklanan nedenler uyarınca, öncelikle davacı vekiline dava dilekçesinin açıklattırılmasından sonra gerekli inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle HMK md. 297'de belirtilen şartlara uygun hüküm tesis edilmesi gerektiğinden diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin mahkememiz kararının KALDIRILMASINA, dosyanın Dairelerinin kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahkememize İADESİNE" karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 25/02/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı dikkate alınarak davacı vekiline, dava dilekçesinde kira kaybı ve konut tahsis edilmemesi nedeni ile oluşan zararını ayrıştırılarak hangi zararlar için ne kadar talepte bulunduğunun açıklanmak üzere süre verildiği ve davacı vekilinin 27/09/2021 tarihli dilekçesi ile taleplerinin 45.000,00 TL kira kaybı zararı ve 105.000,00 TL konut tahsis edilmemesinden kaynaklı zarara ilişkin olduğunu belirtmiştir.
Dava, kendisine konut tahsis edilmeyen ortağın kira kaybı ve konut tahsis edilmemesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.Bir konut yapı kooperatifinin ana amacı ortakların akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında anasözleşmeye uygun konut teslim etmektir. Çeşitli nedenlerle konut tahsisi imkansızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu tespit edilen, diğer anlatımla eksik ödemesi bulunmadığı belirlenen, ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceğinin, hiç ödemesi yok ise konut karşılığı tazminat isteminin reddi gerektiğinin kabulü gerekir. Eksik ödemesi olan bir üyenin konut karşılığı tazminat alacağının hesaplanma şekli ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında formüle edilmiştir. Bu formüle göre, önce ortaklara tahsis edilen konutun dava değeri itibariyle rayiç değeri hesaplanmalı, davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar ( toptan eşya fiyat endeksi " TEFE" artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak güncel değeri bulunmalı, kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettiği ortaya çıkarılmalı, bunu takiben eksik ödeme yapan davacı ortağın ödentileri dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı güncelleştirilmelidir. Bu hesaplamalardan sonra normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağı ödemelerinin güncel değerinin karşılığına göre, eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yararlanması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Mahkememizce dosyanın tevdii edildiği bilirkişi kurulunun Yargıtay içtihatlarına uygun güncelleme ile tanzim ettiği rapora itibar olunarak davacı tarafın ödediği miktara göre isteyebileceği tutarın 40.802,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte davacı taraf Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... değişik iş sayılı dosyası üzerinden davalı kooperatife olan borçları toplamı 120.000,00 TL için tevdi mahalli tayini talep etmiş ve mahkeme kararı ile ... Bankası ... Şubesinin tevdi mahalli olarak tayin edilmiştir. Davalı kooperatif adına açılan hesaba davacı tarafça 120.000 TL depo edildiği, hesaptaki paranın tasfiye kurulu üyelerinin yetkili olduklarını gösterir resmi belgeyi ibraz etmeleri halinde kooperatife ödenmesine dair yazı yazıldığı anlaşılmıştır. Tevdi mahalli tayini ile yatırılan para davalı adına açılan hesapta, davalının hesabında olup davacı tarafça çekilebilmesi mümkün değildir. Bu sebeple bilirkişi kurulu tarafından davacı tarafın ödediği güncel değer olan 40.802,00 TL'ye 120.000,00 TL'nin eklenmesi suretiyle davacıya ödenmesi gerekli tutarın 160.802,00 TL olduğu tespit edilmiş olup, davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 150.000,00 TL talep edildiğinden ve 27/09/2021 tarihli dilekçesi ile taleplerinin 45.000,00 TL kira kaybı zararı ve 105.000,00 TL konut tahsis edilmemesinden kaynaklı zarara ilişkin olduğunu belirtildiğinden açılan davanın kabulü ile 45.000,00TL kira kaybı zararının ve 105.000,00 TL konut tahsis edilmemesinden kaynaklı zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizin 14/12/2021 tarih ve .... Esas .... Karar sayılı ilamı İstinaf edilmiş olmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 22/09/2022 tarih ve .... Esas ..... Karar sayılı ilamı ile; "davanın, kooperatif ortağı olan davacıya teslim edilmeyen daireden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının davalı kooperatif üyesi olduğu, davacıya konut tahsis edilmediğinin çekişmesiz olduğu, uyuşmazlığın, kendisine konut tahsis edilmeyen davacının uğradığı zararın miktarı noktasında toplanmış olduğu, mahkememizce uyuşmazlık konularında bilirkişi raporu alındığı, 01.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya tahsisi gereken dairenin dava tarihi itibariyle değerinin 350.000,00 TL, dava tarihinden geriye doğru 9 yıllık kira bedelinin 97.596,48 TL olduğu, davacıya tahsis edilecek dairenin bulunmadığı, davacının kooperatifin kuruluş aşamasında (kuruluş işlemleri ve arsa alımı için ) ödediği 3.600,00 TL dışında bir ödemesinin bulunmadığı, yıllar sonra 2015’te tevdi mahalli tayin ettirerek topluca ödeme yaptığı, davacının kooperatife olan parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği için konut tahsisini istemeye hakkı olmadığı görüşünün doğal sonucu olarak, davacının kira kaybı olarak bir bedel isteyemeyeceği, davacının ödediği aidat ve faizlerin güncel bedellerini talep ettiği, Yargıtay içtihatlarına göre kooperatif ortaklarının yatırdıkları paranın güncel değerleri ile beraber, daire verilmemesi nedeniyle tazminat talep etmelerinin de mümkün olduğu, davacının isteminin bu yönde olduğu kabul edilerek değerlendirme ve hesaplama yapıldığı, davacının tevdi mahalli tayini ile yatırdığı bedelin davalıya ödenmediğini, düzenli ödeme yapan ortağın ödemesinin 62.830, 00 TL, dava tarihi itibari ile güncellenmiş değerinin 150.423,00TL, daire tahsis edilen üyelerin yararlanma miktarının 199.577,00TL, davacı ödemesinin güncel değerinin 17.536,00 TL, olduğu, bu miktarlar üzerinden yapılan hesaba göre davacı zararının 40.802,00 TL olduğunun belirtildiği, itirazların değerlendirildiği ek raporda bilirkişi heyetinin kök raporu aynen tekrar etmiş olduğu, bir konut yapı kooperatifinin ana amacının ortakların akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında anasözleşmeye uygun konut teslim etmek olduğu, çeşitli nedenlerle konut tahsisi imkânsızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunduğu, normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu tespit edilen, diğer anlatımla eksik ödemesi bulunmadığı belirlenen, ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceğinin, hiç ödemesi yok ise konut karşılığı tazminat isteminin reddi gerektiğinin kabulü gerektiği, eksik ödemesi olan bir üyenin konut karşılığı tazminat alacağının hesaplanma şeklinin dairelerinin yerleşik uygulamalarında aşağıdaki gibi formüle edilmiş olduğu, a-Önce ortaklara tahsis edilen konutun dava değeri itibariyle rayiç değerinin hesaplanması gerektiğini, b-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar (toptan eşya fiyat endeksi " TEFE" artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak güncel değeri bulunması gerektiği, c-Bundan sonra yukarıda (a) maddesinde bulunan değerden (b) maddesinde bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettiklerinin ortaya çıkarılması gerektiği, d- bunu takiben eksik ödeme yapan davacı ortağın ödentileri (b) maddesindeki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarının güncelleştirilmesi gerektiği, e-Bu hesaplamalardan sonra normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (b) maddesinde bulunan ödemelerinin güncel değerinin karşılığı yine yukarıda (c) maddesinde bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre davacının (d) maddesinde eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yararlanması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmesi gerektiği, yani sonuç olarak (d) maddesinde bulunan miktar (c) maddesinde bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan rakamın (b) maddesinde bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktarın (d) maddesinde bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar davacı ortağın davalı kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar tutarı olduğu (YARGITAY 23. Hukuk Dairesinin 2016/250 E. 2017/1447 K. Sayılı ilamı) bir şeyin teslimine ilişkin edimlerde tevdi hakkı başlıklı 6098 sayılı TBK 107. maddesinde de "Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlunun, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabileceği, tevdi yerini ifa yerindeki hakimin belirleyeceği, bununla birlikte ticari malların hakim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebileceği" hükmü getirilmiş olduğu, somut olayda, davacının, davalı Kooperatife çektiği ihtarları ekleyerek Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... D.İş sayılı dosyasında, davalının borcu ve ödeme yerini bildirmediği gerekçesi ile tevdi mahalli tayini talep ettiği, mahkemece talebin kabulüne verildiği ve davacının dava açmadan önce 120.000,00'yi davalı adına açılan hesaba yatırdığının anlaşıldığı, davalının 120.000,00 yönünden de borcundan kurtulduğunun açık olduğu, yukarıda alınan Yargıtay ilamında belirtilen hesaplamada bu miktarın da dikkate alınması gerekirken, sadece aidat olarak ödenen 3.600,00 TLnin değerlendirilerek sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı, bu sebeple tarafların istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, mahkememiz kararının HMK 353/1a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, dosyanın, Dairelerinin kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahkememize İADESİNE" karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 22/09/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı uyarınca yargılamaya devam edilmiştir.
Dosyanın Kooperatif Uzmanı bilirkişi ....'e tevdi ile bozma ilamında belirtilen hususlar nazara alınarak yeniden hesaplama yapılarak rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, Kooperatif Uzmanı bilirkişi ... 05/08/2023 tarihli raporunda özetle;
huzurdaki davanın, kooperatif ortağı olan davacıya teslim edilmeyen daireden
kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğunu, davacının davalı kooperatif üyesi olduğunu ve davacıya konut tahsis edilmediği
hususunun çekişmesiz bulunduğunu, davacının üyeliği gereği, ödemelerini düzenli yapan diğer ortaklara göre 12.886,68 TL tutarında eksik ödeme yapmış olduğunun dosya kapsamı ile ve daha
önceki mali bilirkişi incelemeleri ile tevsik ve tespit edildiğini (150.423,00.TL –
137.536,32= eksik ödeme tutarı 12.886,68.TL),
kendisine konut tahsis ve tescil edilemeyen ve eksik ödeme yaptığı anlaşılan davalı
kooperatif üyesi davacının, eksik ödeme tutarına göre davalı kooperatiften talep
edebileceği daire karşılığı tazminat hesabının Yargıtay’ın yerleşik kararlarında
belirtilen tazminat formülüne göre hesaplanması gerekeceğini,
İSTANBUL BAM .... HUKUK DAİRESİNİN ... E, ... K SAYILI İSTİNAF
(BOZMA) KARARINDA AÇIKÇA BELİRTİLEN HUSUSLAR DİKKATE ALINARAK
Yargıtay’ın yerleşik formülünde belirtildiği üzere ( B 150.423,00.TL X C
199,577,00.TL / D 137.536,32.TL ) Davacının 17.04.2015 dava tarihi itibari ile eksik
ödemeleri sonucu 182.479,31.TL yarar sağlaması gerektiği,+ D davacının
ödemelerinin güncel tutarı olan (17.536,32.TL+ 120.000,00.TL) 137.536,32.TL nin
bu tutara eklenmesi neticesinde = Davacının eksik ödemeleri karşılığında davalı
kooperatiften talep etmesi mümkün olan tazminat tutarının (182.479,31.TL +
17.536,32.TL + 120.000,00.TL = ) 320.015,63.TL olarak hesap edildiğini, davacının somut davada taleplerini ayrıştırarak fazlaya dair hakları saklı kalmak
kaydıyla 45.000,00.TL kira kaybından kaynaklı zarar ile 105.000,00.TL konut tahsis
edilmemesinden kaynaklı zarar olmak üzere toplam 150.000,00.TL tazminat
bedelinin tahsilini davalı kooperatiften talep ettiğini, bu husustaki nihai takdirin mahkememize ait olduğunu, davacının, şartları oluşmadığından mahrum kalınan kira bedelinden kaynaklı
tazminat bedeli yönünden, kendisine ödenmesini talep ettiği 45.000,00.TL yi
davalı kooperatiften talep edemeyeceğinin değerlendirildiğini, davacının kendisine daire tahsis edilememesi nedeniyle davalı kooperatiften
320.015,63.TL tazminat bedelinin ödenmesi talep edebilecek iken dilekçesindeki
talebe bağlılık ilkesi gereği davacıya konut tahsis edilememesinden kaynaklı
105.000,00.TL tazminat tutarının ödenmesini davalı kooperatiften talep edebileceğini bildirmiştir.
Dosyanın bilirkişiye tevdii ile tarafların itirazlarında belirttikleri hususlarda seçenekli hesaplama yapılmak üzere ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, kök rapor sunan Kooperatif uzmanı bilirkişi .... 07/02/2024 tarihli ek raporunda özetle; Bilirkişilik uzmanlık alanının sadece kooperatifler konusuna yönelik olduğunu, mali
müşavir ve teknik gayrimenkul değerleme uzmanı olmadığımdan itiraza konu bu yönler
itibarıyla tarafından mali inceleme ve taşınmaz değer tespitine yönelik yeni bir denetim
ve inceleme yapılmasının mümkün olmadığını, nitekim 05.08.2023 tarihli kök raporunda açıkça belirtildiği üzere “ Uzmanlık alanı içinde olmaması nedeniyle dosya kapsamında yeniden mali bilirkişinin görevi içinde yer
alan ödemelerin güncel değer tespiti ile teknik bilirkişinin tespit ettiği taşınmaz değer
tespiti yapılmamış olup, daha önceki bilirkişi kurulunda yapılan tespitler çerçevesinde, İstinaf bozma kararında belirtilen ilkeler ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında belirtilen
tazminat hesap formül hesabına göre daire karşılığı tazminat hesaplamasının tarafından yapıldığı” yönünde açıklama yapılarak kök rapor düzenlenmiş olduğunu, mahkememizin 16.02.2023 tarihli ara kararında “ bozma ilamında belirtilen
hususlar nazara alınarak yeniden hesaplama yapılarak rapor tanziminin istenilmesi”
şeklindeki görev kapsamında bilirkişi kök rapor düzenlenmiş olduğunu, Yargıtayın yerleşik kararlarında “Bir konut yapı kooperatifinin ana amacı ortakların
akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında ana sözleşmeye uygun konut teslim
etmektir. Çeşitli nedenlerle konut tahsisi imkânsızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir
tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi
bulunduğu tespit edilen, diğer anlatımla eksik ödemesi bulunmadığı belirlenen,
ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın ödemesi eksik
olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç
değerini talep edebileceği,
hiç ödemesi yok ise konut karşılığı tazminat isteminin reddi gerektiği,
eksik ödemesi olan bir üyenin konut karşılığı tazminat alacağının hesaplanma
şeklinin Yargıtayın yerleşik uygulamalarında belirlenen formüle göre hesap
edileceği” belirtilmekte olduğunu, davacının davalı kooperatife 15.06.2001 tarihinde 3.600.TL yi ödediği paranın dava
tarihindeki ( 17.04.2015) değerinin, 01.11.2016 tarihli .... , .... ’tan kurulu bilirkişi raporunda TÜİK internet sitesindeki hesaplamaya göre 17.536,34.TL olarak hesap edilmiş olduğunu, davacının sonradan mahkeme kararı gereği tevdi mahalli mahkemesine yatırdığı
120.000,00-TL nin tazminat hesabında dikkate alınıp alınmayacağı eklenip eklenmeyeceği
hususunun;
İSTANBUL BAM .... HUKUK DAİRESİNİN ... E, ... K SAYILI İSTİNAF
(BOZMA) KARARINDA; “ davacı, davalı Kooperatife çektiği ihtarları ekleyerek
Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.ls sayılı dosyasında, davalının
borcu ve ödeme yerini bildirmediği gerekçesi ile tevdi mahalli tayini talep ettiği,
mahkemece talebin kabulüne verildiği ve davacının dava açmadan önce 120.000,00'yi
davalı adına açılan hesaba yatırdığı anlaşılmaktadır. Davalının 120.000,00 yönünden
de borcundan kurtulduğu açıktır. Yukarıda alınan Yargıtay ilamında belirtilen
hesaplamada bu miktarın da dikkate alınması gerekirken, sadece aidat olarak ödenen
3.600.00 TLnin değerlendirilerek sonuca gidilmesi isabetli olmamıştır. Bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” şeklindeki 22.09.2022 tarihli kaldırma kararına istinaden kök raporda 120.000,00.TL
lik bu ödeme tutarının tazminat hesaplamasında dikkate alınarak hesaplama yapılmış olduğunu, böylelikle davacının davalı kooperatife dava tarihi ile ödediği güncel değer
17.536,34.TL + 120.000,00.TL = 137.536,34.TL olarak hesaplanmış olduğunu, davalı kooperatifte normal ödemesini yapan bir üyenin dava tarihindeki güncel
ödeme değer tespitinin; 01.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda mali müşavir bilirkişi ....
tarafından yapılan tespitte davalı kooperatifte normal ödemesini yapan bir ortağın
17.04.2015 dava tarihindeki ödeme güncel değerinin 150.423,00.TL olarak hesap
edilmiş olduğunu, 01.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişi
.... tarafından yapılan tespitte 17.04.2015 dava tarihindeki 3+1 dairenin
değerinin 350.000,00.TL olarak hesap edilmiş olduğunu, MALİ MÜŞAVİR VE TEKNİK BİLİRKİŞİ DEĞER TESPİTİNE GÖRE YAPILAN YARGITAYIN
YERLEŞİK İÇTİHATLARINA GÖRE TAZMİNAT HESAP FORMÜLÜNE GÖRE TAZMİNAT
HESABININ; davacının eksik ödemeleri karşılığında davalı kooperatiften talep etmesi mümkün olan tazminat tutarının (182.479,31 TL + 17.536,32 TL + 120.000,00 TL=)320.015,63 TL olarak hesaplanmış olup kök raporda da belirtilmiş olduğunu, davalı kooperatifin taşınmaz değer itirazına istinaden 17.04.2015 dava tarihi
itibariyle taşınmaz değerinin 225.000,00.TL olduğunun kabulü halinde tazminat
hesabının eksik ödemeler karşılığında davacının davalı kooperatiften talep etmesi
mümkün olan tazminat tutarının (68.188,01.TL + (D) 137.536,32.TL )= (E) 205.724,33TL
olarak hesaplanmış olduğunu, davalı kooperatifin taşınmaz değer itirazına istinaden 17.04.2015 dava tarihi
itibariyle taşınmaz değerinin 245.000,00.TL olduğunun kabulü halinde tazminat
hesabının eksik ödemeler karşılığında davacının davalı kooperatiften talep etmesi
mümkün olan tazminat tutarının (86.475.TL + (D) 137.536,32.TL )= (E) 224.011,32.TL
olarak hesaplanmış olduğunu, 120.000,00 TL nin davalı kooperatif tarafından çekilmediği herhangi bir şekilde zimmetine geçmediği, paranın kullanılmadığı itirazına ilişkin olarak 120.000,00.TL nin
tazminat hesabında dikkate alınması halinde davacının 17.536,32 TL lik güncel ödemesine
karşılık talep edebileceği tazminat miktarının; taşınmaz değerinin 225.000.TL olarak kabul edilmesi halinde ; davacının talep edebileceği
tazminat tutarının 26.230,50.TL olarak hesap edildiğini, 120.000,00 TL nin davalı kooperatif tarafından çekilmediği herhangi bir şekilde
zimmetine geçmediği, paranın kullanılmadığı itirazına ilişkin olarak 120.000,00.TL nin
tazminat hesabında dikkate alınması halinde davacının 17.536,32 TL lik güncel ödemesine
karşılık talep edebileceği tazminat miktarının; taşınmaz değerinin 245.000.TL olarak kabul edilmesi halinde; davacının talep edebileceği
tazminat tutarının 28.562,00.TL olarak hesap edildiğini, 120.000,00 TL nin davalı kooperatif tarafından çekilmediği herhangi bir şekilde
zimmetine geçmediği, paranın kullanılmadığı itirazına ilişkin olarak 120.000,00.TL nin
tazminat hesabında dikkate alınması halinde davacının 17.536,32 TL lik güncel ödemesine
karşılık talep edebileceği tazminat miktarının; taşınmaz değerinin 350.000.TL olarak kabul edilmesi halinde; davacının talep edebileceği
tazminat tutarının 40.802,69.TL olarak hesap edildiğini SONUÇ OLARAK; Bilirkişi kök raporunda belirtilen bilirkişi görüşünün tamamının korunduğunu, mahkememizin tevdi ettiği görev gereği tarafların itirazları doğrultusunda
birden fazla seçenekli şekilde tazminat hesabının her bir madde altında ayrı ayrı
yapılmış olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekili 29/04/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile, dosyaya sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda belirsiz alacak davası olarak açtıkları iş bu davadaki konut tahsis edilmemesinden kaynaklı zarar olarak talep edilen 105.000,00 TL zararlarını 215.015,63 TL artırarak toplamda 320.015,63 TL ve 45.000,00 TL kira kaybı zararlarının avans faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; davanın niteliği itibariyle belirsiz alacak davası olduğunun da kabulü ile dava dilekçesinde ve talep ayrıştırma dilekçeleri ile talep edilen 105.000.00 TL konut tahsis edilmemesinden kaynaklı zararlarını 215.015,63 TL artırarak toplamda 320.1015,63 TL konut tahsis edilmemesinden kaynaklı zararları ile 45.000.00 TL kira kaybı zararlarının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının talebi üyesi olduğu sabit olan kooperatife ödemeler yapmış olmasına rağmen kendine konut tahsis edilmemesinden kaynaklı kira kaybı zararı ve konut tahsis edilmemesinden kaynaklı zarar istemine ilişkindir.
Davacının talebi üzerine Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasında davacının kooperatif olan borçlarından dolayı tevdi mahalli tayin olduğu ve davacının belirlenen tevdi mahalline 120.000,00 TL ödeme gerçekleştirdiği ve Mahkememizce tevdi mahalli olarak belirlenen .... Bankası .... Şubesine müzekkere yazılmış olup müzekkere cevabı uyarınca tevdi mahalline davacı tarafça yatırılan tutarın davalı kooperatife ödenmiş olduğu görülmüştür.
1163 sayılı kanununun 23 maddesinde “Ortaklar bu Kanunun kabul ettiği esaslar
dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler.” şeklinde düzenlendiği görülmektedir.
Kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen, kooperatife borcu
bulunan ortakların tapu iptal ve tescil isteme hakları bulunmamaktadır.
Ancak 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik kuralı
gereğince kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı
durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorundadır. Kooperatif, diğer ortaklara borca
rağmen konut ya da iş yeri vermiş ise, davacı tarafın da varsa borcuna rağmen
kooperatiften konut ya da iş yeri isteme hakkının varlığının kabul edilmesi gerektiği
yerleşik Yargıtay kararlarında açıkça belirtilmiştir.
Davacının davalı kooperatif üyesi olduğu ve üyeliği gereği eksik ödeme
yaptığı tartışmasız olup, ayrıca davalı kooperatifin de davacı adına bir konut tahsis ve
tescil edemeyeceği, mevcut dosya kapsamından ve davalı kooperatifin beyanlarından
anlaşılmaktadır.
Ayrıca mevcut dosya kapsamından eksik ödeme yapan ortaklara bağımsız bölüm tescillerinin yapıldığına dair davacı tarafın iddia ve ispatının bulunmaması nedeniyle, eksik ödeme yapan
davacının davalı kooperatiften ancak daire karşılığı tazminat bedelini talep edebileceği mahrum kaldığı kira bedellerinin tahsilini talep edemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Davacının eksik ödeme yapması nedeniyle tapu tescile hak kazanmadığından (tapu tescil
koşullarının oluşmadığı) diğer bir değişle eksik ödeme sebebiyle tapu iptal ve tescil şartları
oluşmadığı ve davalı kooperatifin diğer üyelerine eksik ödeme yapmasına rağmen tapu
tescillerinin yapıldığı yönünde mevcut dosya kapsamında tevsik edici belge ve bilginin bulunmaması karşısında, davacının eksik ödemeleri nedeniyle daire bedeli karşılığı
tazminat tutarının kendisine ödenmesini kooperatiften isteyebileceği ancak mahrum
kalınan kira bedelleri yönünden davalı kooperatiften tazminat talep edemeyeceği
kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu nedenlerle davacının kira kaybı zararı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının yapmış olduğu ödemeler nedeni ile talep edebileceği tazminat tutarı yönünden yapılan inceleme de ise; konut yapı kooperatiflerinde öncelikli olarak, kooperatifin aidat ödeme yükümlülüğünü
yerine getiren ortaklarına kullanılabilir durumdaki bir daireyi tahsis etmekle yükümlü
bulunduğu, bir diğer değişle kooperatifin ortağına daire tahsisini yapması mümkün iken
bu ortağın tapu iptal ve tescil talebi yerine tazminat isteminde bulunamayacaktır.
Kooperatif üyesinin konut karşılığı tazminat bedelinin kendisine ödenmesini isteyebilmesi
için kooperatifin diğer ortaklarına konut tahsis aşamasına geldiğini ve diğer üyelere
bağımsız bölüm tahsisi yapıldığı halde kendisine üyeliği gereği tahsis edilen bu bağımsız
bölümün tahsis edilmemesi gerekmektedir.
Yine 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gereği kendisine konut tahsis ve tescil edilememesi
nedeniyle daire karşılığı tazminat talebinde bulunulabilmesi için davacının davalı
kooperatifin ortağı bulunması da yasal bir zorunluluktur.
Bir diğer değişle 1163 sayılı kanun çerçevesinde açılan tapu iptal tescil davası ile kendisine
daire verilemeyen kişinin açacağı tazminat davası üyelik hak ve sıfatına sıkı sıkıya bağlı
haklardandır.
Somut olayda davacının davalı kooperatifin üyesi/ortağı bulunduğu hususu tartışmasız olduğundan üyeliği gereği kendisine konut tahsis ve tescil edilemediği anlaşılan davacının,
davalı kooperatiften talep edebileceği daire karşılığı tazminat bedeli hesabı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 22/09/2022 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı ilamında da yer verilen Yargıtay’ın yerleşik kararlarında belirtilen tazminat formülüne göre
hesaplanması gerekmiştir.
Her ne kadar Mahkememiz .... E. ... K. sayılı ilamında ve bu dosyada alınan eski tarihli bilirkişi raporlarında davacının tevdi mahalline ödemiş olduğu tutarların göz önünden bulundurulmadan hesaplama yapıldığı anlaşıldığından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 22/09/2022 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı ilamı da göz önünde bulundurularak yeniden rapor alma gereği hasıl olmuştur. Buna göre davacının kuruluş aşamasında ödemiş olduğu tutar, tevdi mahalline ödenen tutarlar uyarınca yapılan hesaplamaların hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacının eksik ödemeleri karşılığında davalı kooperatiften talep edebileceği tazminat tutarı 320.015,63 TL hesaplandığı anlaşılmıştır. Yapılan bu açıklamalar ve davacı vekilinin harçlandırılmış ıslah dilekçesi dikkate alınarak açılan davanın kısmen kabulüne, kira kaybı zararı talebinin reddine, konut tahsis edilmemesinden kaynaklı zarar talebinin kabulü ile 320.015,63 TL konut tahsis edilmemesinden kaynaklı zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
-
Kira kaybı zararı talebinin REDDİNE,
-
Konut tahsis edilmemesinden kaynaklı zarar talebinin kabulü ile 320.015,63 TL konut tahsis edilmemesinden kaynaklı zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Alınması gereken 21.860,27 TL harçtan peşin alınan 2.561,63 TL peşin harç ile 3.671,93TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.233,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.626,71 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
-
Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 2.589,33 TL ile tamamlama harcı 3.671,93 TL olmak üzere toplam 6.261,26 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, keşif, tebligat ve posta masrafı 6.416,10 TL yargılama giderinden kabul oranı (%87,67) ret oranı (%12,33) dikkate alınarak hesaplanan 5.624,99 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davalı tarafça sarf edilen 100,00 TL yargılama giderinden ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 12,33 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 50.002,34 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davalı vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/05/2024
Katip ...
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27