SoorglaÜcretsiz Dene

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/889 E. 2024/539 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/889

Karar No

2024/539

Karar Tarihi

24 Mayıs 2024

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/889 Esas

KARAR NO : 2024/539

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 15/09/2023

KARAR TARİHİ : 24/05/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2024

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

İSTEM:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu aleyhine "23.03.2023 tarihli 421.200,00-TL bedelli .... nolu faturanın ödenmeyen 241.200,00-TL bakiyesinden" dolayı Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyası ile 241.200,00-TL alacağın tahsili için icra takibine geçildiğini, davalı-borçlu tarafından icra takibine karşı "herhangi bir borcunun olmadığı" iddiası nedeni ile itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, itirazın kötü niyetli olduğunu, müvekkili ile davalı-borçlu arasında ticari ilişki sebebiyle ürünlerin davalıya satışının gerçekleştirildiğini, satılan ürünler karşılığında fatura düzenlendiğini, ürünlerin davalı yana teslim edildiğini, davalı şirket tarafından ürünler ve fatura teslim alınmasına karşılık icra takibine konu borcun ödenmediğini, her ne kadar icra takibi sonrasında davalı tarafça reklamasyon faturası düzenlenmiş ise de yaklaşık iki ay önce müvekkilinin icra takibine konu malları davalı tarafa teslim etmiş, faturayı kesmiş ve kesilen faturaya itiraz edilmemiş olduğunu, davalının çok sonra kestiği reklamasyon faturasının Beyoğlu .... Noterliğinin 18.05.2023 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarı ile davalı tarafa iadesinin de dikkate alınması gerektiğini, neticeten davalı tarafın faturalara itiraz etmeyerek kesinleşmesine rağmen bedeli ödemediğini, açıklanan nedenlerle davalı-borçlunun Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının takip talebindeki koşullarla iptali ile takibin devamına karar verilmesini, haksız itiraz nedeni ile davalı-borçlunun %20'sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesini yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

YANIT:

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin toplamda 280.00 adetlik baskılı çocuk önlüğü siparişi almış, bu satış için 40.000 adet ürünü deneme olarak ... TEKSTİL'e sipariş etmiş olduğunu, davacının 30.12.2022 tarihinde düzenlediği proforma fatura (EK-1) ile 40.000 adet ürünü 27.01.2023 tarihinde teslim etmeyi taahhüt ettiğini, bu sipariş için müvekkilinin 180.000 TL peşinat ödediğini, ancak ürünü 23.03.2023 tarihinde 39.000 Adet (1000 adet eksik) şeklinde ve ürünü teslim etmesi gereken tarihten 57 gün geç teslim ettiğini, gelen 39.000 adet ürünün müşteri firmaya gönderildiğini, ürünlerin arasında bozuk, ayıplı ürünler olduğunun bir süre sonra müşteri firma tarafından müvekkiline bildirildiğini, siparişin eksik , ayıplı ve geç gönderildiği için müvekkil ile davacı şirket arasında yapılan whatsapp konuşmalarında bildirildiğini, davalı şirket yetkilisinin malın geç ve hatalı gönderildiğini kabul ettiğini, bozuk ve ayıplı ürünlerin olduğunun davacı yana bildirildiğini, süreç karşılıklı olarak istişare halinde yürütülürken müvekkilinin reklamasyon faturası kestiğini ancak bu faturanın davacı tarafından iade edildiğini, fatura iade edildikten yaklaşık 1 hafta sonra da dava konusu icra takibine ilişkin ödeme emrinin gönderildiğini, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, sipariş teslim tarihinden 2 ay sonra eksik ve ayıplı şekilde gönderilmesi neticesi müvekkilinin 240.000 adet ürün siparişini kaçırdığını, bununla birlikte gönderdiği 39.000 adet için birçok sorun yaşadığını, bozuk ürünlerin müşteri firma tarafından kendisine gönderilmesini beklemekte olduğunu, bu nedenle müvekkilinin ticari itibarının zarar gördüğünü, açıklanan nedenlerle ; itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.

KANITLAR VE GEREKÇE:

-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Dairesi''nin .... esas sayılı takip dosyası ile 23/03/2023 tarihli faturaya dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.

-Bakırköy .... İcra Dairesi''nin .... esas sayılı sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 241.200,00 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının " 23.03.2023 tarihli 421.200,00-TL bedelli .... nolu faturanın ödenmeyen 241.200,00-TL bakiyesi" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.

-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.

-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).

-Somut olayda davacı taraf davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu ve bu nedenle bakiye fatura bedelinin ödenmediğini iddia etmekte iken, davalı takip borçlusu davacı ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle sipariş edilen malların istedikleri şekilde yapılmadığını, geç teslim edildiğini bu nedenle dava dışı 3. Kişilerin zararlarını karşılamak zorunda olduklarını, davacının istenildiği şekilde ve zamanda üretim yapmadığı için doğrudan ve dolaylı olarak zararlı olduğunu iddia etmektedir.

-Tarafların iddia ve savunmalarına göre aralarında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu ihtilafsızdır. Taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında bakiye-borç alacak durumunun tespiti ve davalı tarafından siparişi verilen ürünlerin teslimi ile bu teslim sonrasındaki eksik iş- ayıp iddialarının değerlendirilmesi noktasında toplanmaktadır.

-Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığı eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu doğrultuda ilkelerin somut olaya uygulanması gerekmektedir.

-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir.

-Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir..

-Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir.

-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eserin kabulü başlıklı 477. Maddesinde, eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluktan kurtulacağı, ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne uygun gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğunun devam edeceği düzenlenmiştir.

-Eserin teslimi ve kabulü ayrı kavramlardır. Eserin teslimi sözleşmenin konusu olan işlerin iş sahibine verilmesi-teslim edilmesidir. Yüklenici teslim ile sözleşme ile üstlendiği edimi ifa etmiş olur ancak sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden kurtulmaz. Yüklenicinin sorumluluktan kurtulması teslim edilen eserin iş sahibi tarafından açıkça ya da örtülü kabulü ile olur.

-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474/1 maddesinde; "İş sahibi eserin teliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz, eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. " hükümlerine yer verilmiştir. Eski Borçlar Kanunu'nda da benzer şekilde düzenlemeye verilmiştir.

-Bilindiği gibi açık ayıp meydana gelen eserde basit bir muayene ile ve çıplak gözle tespit edilebilen ayıplardır. Açık ayıplarda iş sahibi, eserim tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre eseri gözden geçirip varsa açık ayıpları tespit ve ayıpları uygun süre içerisinde iş sahibine bildirmek zorundadır. Eski Borçlar Kanunu ve yeni Türk Borçlar Kanunu'nda muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup işin niteliği ve olayın özelliği ve imal edilen şeyin büyüklüğü, genişliğine göre süreler farklı olacak ve olayın niteliğine göre belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi iş sahibi bizzat yapabileceği gibi 818 sayılı Borçlar Kanunu 359/2 ve Türk Borçlar Kanunu 474/2 maddesi hükümlerine göre mahkeme aracılığı ile tespit ettirebilir.

-Açık ayıplarda iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur.

-Gerek 818 sayılı BK gerekse 6098 sayılı TBK'da eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye ihbarının şekli ile ilgili bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılmış olması ihbar kolaylığı sağlar ise de sözleşmede veya eklerinde bu husus kararlaştırılmamışsa taraflar tacir olsa dahi ayıp ihbarının her türlü delille, tanık beyanı ile de ispatlanabileceği Yargıtay tarafından içtihatlar ile kabul edilmiştir. ( Örn. Yargıtay. 15 H.D 13/05/2011 2010/7511 Esas 2011/2896 Karar sayılı ilamı )

-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.

-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.

-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.

-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).

-Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).

-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).

-Yüksek Mahkeme içtihatlarına göre fatura düzenlenmesiyle imalatın yapıldığı ve eserin teslim edildiği kanıtlanamaz. Faturaya itiraz edilmemesi de akdi ilişkiyi ve teslim olgusunu kanıtlamaz. İtiraz edilmeyen fatura ticari defterlere kaydedilmiş ise bu kez faturanın delil olması hükümlerine göre değil ticari defterlerin delil olması hükümlerine gidileceğinden kesin delillerden olan ticari defterler ile akdi ilişkinin ve teslim olgusunun ispatlanması mümkündür.

-Ticari defterlere kaydedilen faturanın teslimi kanıtlamasının nedeni faturanın hukuki niteliği ile doğrudan bağlantılıdır. Zira TTK 21 ve Vergi Usul Kanunu 229. Maddesi gereğince fatura malın teslimi veya işin yapılması üzerine düzenlenmesi gereken belge olduğundan, düzenlenen ve defterlere kaydedilen bu belge teslimi de kanıtlamış olacaktır. Kesin delillerin aksinin yazılı veya kesin deliller ile ispatı gerektiğinden bu karinenin aksinin tanık veya diğer takdiri delillerle de ispatı mümkün değildir.

-Yüklenici bu doğrultuda eseri teslim edildiğini kanıtlamış ancak eserin eksik ya da ayıplı olması nedeniyle yükleniciye iade edildiği savunulmakta ise bu iade olgusundan lehine hak çıkarmaya çalışan taraf iş sahibi olacağından eserin eksik veya ayıp sebebiyle iade edildiğini iş sahibi ispatlamalıdır. ( Örn: Yargıtay 15. H.D 23.12.2015 Tarih 2015/1090 Esas 2015/6779 Karar Sayılı İlamı )

-Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda taraflar ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 22/02/2024 tarihli raporda özetle; davacı tarafın dava konusu yıllara ilişkin tutulması zorunlu olan ticari defterleri kağıt ortamında tutulduğu,2022 yılına ait ticari defterlerin kanuni suresi içerisinde açılış ve kapanış kayıtlarının yapıldığı, davacı yana ait 2023 yılına ilişkin kanuni defterlerinin açılış kayıtlarının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun kanuni süresi içerisinde yapıldığı, davalı ile davacı arasında hizmet akışına ilişkin herhangi bir sözleşme ibraz edilmemekle beraber ,davacı davalı şirkete fason işçilik hizmeti verdiği; davalı taraf incelemeye katılmayarak defter ve belgelerini ibraz etmediği, incelemenin tek taraflı davacının yerinde inceleme talebine uygun mahalin de defter ve belgelerin incelendiği, davacının defter kayınlarının tetkik ve inceleme sonucunda davalının davacıya kısmi yapmış olduğu 180.000.00TL ödeme ve 20.01.2023 tarihinde 17.04.2023 vadeli 43.173.30 çekle ödeme ve davacının davalıya 21.000.00TL ödemeler mahsuplaştırılarak davalının davacıya Tek düzen hesap planı çerçevesinde 120.01.02 hesabın bakiyesi olarak 219.026.30TL borcunun olduğu, Defter-i Kebir Hesaplarının incelenmesi sonucunda yevmiye defterini doğrulayıcı nitelikte olup 219.026.30TL borcunun olduğu, dosya kapsamında mevcut BABS yönünden dava konusu borç alacak ilişkisinin davacı yönünden defter kayıtları üzerinde davalıya kesilen faturanın BS olarak mal ve hizmet satanlar tarafından verildiği, BA formu mal ve hizmet alımlarına ilişkin bildiri formu olduğundan davalı kurumun mal ve hizmet aldığına, ancak davalının davacıya kesmiş olduğu reklamasyon faturası alacaklının defter kayıtlarında yer almadığı, kesilen reklamasyon faturasının davalıya iade edildiği adı gecen noterlik ihtarnamesinden anlaşıldığı; davalı defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden tek taraflı incelemede davacının davalıdan 219.026.30TL alacaklı olduğu tespiti yapılmış olmakla takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere taraflar arasındaki ticari ilişkiden dolayı tek tarafın defter kayıtlarıyla yansıtıldığını, davacının ticari defterlerinde davalıdan 219.026.30TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.

-Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği ve yerinde inceleme talep etmediği görülmüştür.

-Bununla birlikte Mahkememizce ön inceleme duruşmasında yapılan ihtarda; davalı şirket vekiline ihtaratlı tebligat çıkartılarak cevap dilekçesinde bildirmiş olduğu ürünlerin incelemeye elverişli adresi bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde adres bildirilmemesi halinde bu hususta tekrar talepte bulunma ve delil bildirme hakkından vazgeçmiş sayılacağının hususlarının ihtar edildiği, yapılan usule uygun tebliğe rağmen davalı tarafça bu yönde bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür.

-Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi kök raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce kök rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.

-Tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.

-Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Dava konusu alacağın davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, bilirkişi raporuyla sabit olan 219.026.30TL-TL alacağın davacı şirketin ticari defter kayıtlarında yer aldığı anlaşılmaktadır.

-Buna göre dava konusu takibe dayanak olan faturaların esas dayanağı olan eser sözleşmesinin varlığı ile "eser sözleşmesine" konu olan işlerin davacı yüklenici tarafından davalı tarafa teslim edildiği ve davacı yüklenici tarafından üzerine düşen edimlerin yerine getirildiği, bu hususların davacı tarafça ispat edildiği, davacı tarafın takip konusu fatura yönünden alacağının defter kayıtlarıyla sabit olduğu üzere 219.026.30 TL alacağının bulunduğu, ticari defter kayıtlarının yukarıda yer verilen ispat gücü nazara alınarak Mahkememizce kabul edilmiştir.

-Her ne kadar davalı tarafça cevap dilekçesinde taraflar arasındaki eser sözleşmesine konu edilen ürünlerin istenilen ve sipariş edilen şekilde üretilmediği, ayrıca bir kısmının kararlaştırılan tarihten daha sonra teslim edildiği, bu nedenle dava dışı 3. Kişiler nezdinde zarara uğranıldığı iddia edilmiş ise de ticari defter kayıtları ve davalı tarafın beyanları nazarında davalıya teslim edildiği belirtilen ürünlerin eksik ya da ayıplı olduğuna ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir bilgi ya da belge ibraz edilmediği, davalı tarafa verilen kesin süreye rağmen ürünlerin incelenebileceği yerin Mahkememize bildirilmediği, görülmektedir.

-Bunun yanında ayıplı olduğu iddia edilen ürünler üzerinde teslimden sonra adli merciler tarafından yapılmış bir delil tespiti ya da inceleme dosyaya ibraz edilmemiştir.

-Yukarıdaki açıklamalarda ayrıntılarına yer verildiği üzere, davacı yüklenicinin taraflar arasındaki sözleşme doğrultusunda ürünleri davalı tarafa teslim etmiş olup, bu noktadan sonra eserin eksik ya da ayıplı olması nedeniyle yükleniciye iade edildiğinin davalı iş sahibi tarafından ispat edilmesi gerekmektedir.

-Bu kapsamda davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşmeye konu ürünlerin ayıplı olduğunu usulüne uygun delillerle ispat edemediği kanaatine varıldığından, davacının lehine olay kayıtlardaki miktar nazara alınarak davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 219.026,30 TL üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.

-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.

-Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KISMEN KABULÜ ile;

-Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 219.026,30 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz üzerinden devamına,

-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 43.805,26 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

-Fazlaya ilişkin talebin reddine,

  1. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 14.961,69. TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.913,10. TL harcın mahsubu ile bakiye 12.048,59. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  2. Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.913,10. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 269,85 TL başvurma harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 232,00. TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 5.501,85. TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%90,80) göre hesap edilen 4.996,06. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  5. Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 34.853,95. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  7. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun .... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%90,80) göre hesap edilen 2.833,18. TL'sinin davalıdan, 286,82. TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/05/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

haftayanıtİtirazınİptali(TicariSatımdanistemhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim