Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/855 E. 2024/538 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/855
2024/538
24 Mayıs 2024
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/855 Esas
KARAR NO : 2024/538
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 07/09/2023
KARAR TARİHİ : 24/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/07/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; dava dışı ..... Giyim San. ve Tic. A.Ş.’nin ..... sayılı emtia nakliyat abonman
sigorta poliçesi ile müvekkili .... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olduğunu, dava dışı
..... Giyim San. ve Tic. A.Ş.’nin muhtelif illerdeki yerleşik muhtelif mağazalarına,
belirtilen sevk irsaliyeleri kapsamında tekstil emtiası nakli için kargo işlemi
gerçekleştirdiğini, söz konusu emtianın, sevk edilmek üzere davalı .....
Taşımacılığı A.Ş.’ye ( .....) ait aktarım merkezinde bulunurken 22.08.2020 tarihini
23.08.2020 tarihine bağlayan gece saatlerinde depoda çıkan yangın sonucunda hasar
gördüğünü ve ...... Sigorta Ekspertiz Hiz. A.Ş. tarafından yapılan tespit ve
incelemeler sonucunda kullanılamaz hale gelerek hasar gören emtia değerinin
10.914,53-TL olduğunun tespit edildiğini, dava dışı sigortalının hasarının müvekkili
sigortacı tarafından karşılandığını (ödemeye ilişkin dekont/banka kaydının bilahare
sunulacağını), işbu davanın; müvekkili sigortacı tarafından ödenen bu hasar bedelinin
rücu talebine ilişkin olduğunu,
yangının çıkma ve büyüme hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı ...... ’nin; işyeri
güvenliği ve işçi sağlığı mevzuatı ve genel hükümler çerçevesinde gerekli tedbir ve
önlemleri almayarak dava dışı sigortalının yangın hadisesi nedeniyle zarar
görmesinden mesul olduğunu, TBK m.49 vd. hükümleri uyarınca zarara sebebiyet
veren olayın davalı şirketin kusuru ile gerçekleşmiş olması, dolayısıyla rücu hükümleri
gereği müvekkili şirketin 6102 sayılı Kanunun 1472. maddesinde hüküm altına alınan
kanuni halefiyetine binaen, dava dışı sigortalıya ödenen miktarın davalıdan rücuen
tahsili yoluna gidilmiş olup huzurdaki davaya konu Bakırköy ...... İcra Dairesi .....
E. sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin borca itiraz ettiğini, borca itiraz
edilmesi üzerine tüketilmesi gereken arabuluculuk başvuru yolunun tüketilerek sürecin
anlaşamama ile neticelendiğini, T.C. Yargıtay ....... Hukuk Dairesi E...... K.
...... T. 08.02.2016 İçtihatında olduğu gibi Yüksek Mahkeme olarak Yargıtay’ın
da yerleşik içtihatlarıyla benzer görüşte olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, ayrıca
TTK. 1472. maddesi uyarınca müvekkili şirketin sigorta poliçesi çerçevesinde ödemekle
yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra zarar sorumlularına rücu etme hakkı
olduğunu, TBK 49. maddesi uyarınca da müvekkili şirketin haksız fiille zarara sebebiyet
veren sorumlulara rücu etme hakkı uyarınca hukuki ihtilafın muhatabının ..... Taşımacılığı A.Ş. olduğunu,
İşbu dava halefiyet kuralı gereğince müvekkili tarafça huzurunuza ikame edilmiş
olduğundan davanın; sigortalıları hangi mahkemede açacak idi ise o mahkemede
görülmesinin gerektiğini, Yargıtay İçtihatlarının da bu görüşe destek nitelikte olduğunu,
iş bu nedenle mezkur davanın Asliye Ticaret Mahkemeniz nezdinde tekemmül etmesi
amacıyla ikame olunduğunu, d
ava konusu olayın oluşumunda davalının kusurlu davranışı sebebiyle haksız
hükümleri uyarınca sorumlu olduğunun ortada olduğunu, davalının meydana gelen
zararı tazmin etmesi gerekmekte iken kendisine karşı yapılan icra takibine karşı
itirazının haksız ve yersiz olduğunu, davalının kazada kusurunun mevcut olup %100
kusurlu olduğunu, davalının kusuru oranında zararı tazmin etme sorumluluğunun söz
konusu olduğunu, müvekkili şirketin alacağının muayyen olduğunu, davalı tarafın
borcun tahsilini geciktirmek amacı ile icra takibine itiraz yoluna başvurduğunu,
yukarıda açıklanan nedenlerle davalının söz konusu borçtan sorumlu olmadığı
iddiasının gerçeği yansıtmadığını, borcun ödenmemesi ve takibin itiraz üzerine
durdurulmuş olması nedeniyle işbu davayı açmak zorunluluğunun hasıl olduğunu,
belirterek, yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re’sen nazar-ı dikkate
alınacak nedenlerle; davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve
alacakları üzerine İhtiyati Tedbir konulmasına, davalarının kabulü ile İtirazın İptaline ve
Takibin Devamına, davalı aleyhine haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle alacak miktarının
%20’sinden az olmamak kaydı ile İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesine, yargılama
giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin, bütün dünyada bilinen ve tanınan ..... logosu ile yurt içi ve
uluslararası paket ve hızlı kargo taşımacılığı işi ile iştigal ettiğini, İstanbul’un iki
yakasında iki tane büyük olmak üzere Ankara / İzmir / Bursa / Adana / Antalya gibi
ülkemizin büyük illerinde ve bazı bölgelerinde; taşımasını üstlendiği paket ve kargoların
toplandığı, teslim edileceği adrese göre ayrıştırmasının yapıldığı, taşıma ücretinin
tahakkuk ettirilmesi bakımından otomatik makinelerde fiziki ve hacimsel ağırlığının
ölçümü işleminin yapılıp sisteme kayıt edildiği aktarma merkezleri bulunduğunu, müvekkili şirketin Ankara ve civarında taşımasını üstlendiği paket ve kargoların
toplandığı ...... müvekkili şirkette çalışma yapılmayan
Cumartesi günü olan 22.08.2020 tarihinde elektrik panosunda oluşan ..... sebebiyle
büyük bir yangın çıktığını ve yüzlerce paket ve kargo ile çok sayıda araç ve menkul
emvalin yanarak telef olduğunu,
davacı tarafından Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün ...... Esas sayılı dosyası ile
başlatılan yakalamalı icra takibine müvekkili tarafça itiraz edildiğini ve yakalamalı icra
takibinin durdurulduğunu, ardından 27.04.2023 tarihinde arabuluculuk başvurusunda
bulunulduğunun müvekkili tarafa bildirildiğini, davacı sigorta şirketinin arabulucuya ibraz
ettiği belge ve bilgilerin müvekkili taraf ile paylaşıldığını ve taşıtanın dava dışı ..... Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu gönderi alıcısının çeşitli firmalar olduğu çok sayıda
gönderinin, müvekkili şirketin...... iş yerinde 22.08.2020 tarihinde
meydana gelen yangında çok sayıda gönderi ile birlikte yanarak telef olan gönderiler
olduğunun öğrenildiğini, durumun müvekkili şirkete iletildiğini, müvekkili şirketin; yaptığı
araştırma / inceleme neticesinde dava dışı gönderenin / taşıtanın, sözü edilen yangında
telef olan gönderileri sebebiyle müvekkili şirketten tazmin talebinde bulunmasıyla ilgili olarak TTK’nun 882. maddesi hükmü gereğince, anılan gönderilerin her birinin ağırlığı
nazara alınarak her bir kg için 8,33 SDR karşılığında ödeme yapabileceğini beyan
etmesi üzerine taraflar arasında yapılan mutabakat ile sözü edilen yangında yanarak
telef olan dava dışı gönderene / taşıtana ait gönderiler için 18.11.2020 tarihinde ödeme
yapıldığını, bu hususun müvekkili şirket ile dava dışı gönderen şirketin ticari defter ve
kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi tarafından yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde
tespit edileceğini, dolayısıyla taşıyıcı müvekkili şirket 22.08.2022 tarihinde ..... çıkan yangında yanarak telef olan / zayi olan gönderilere ilişkin
olarak, gönderen / taşıtan dava dışı sigortalı ...... Sanayi ve Ticaret A.Ş.‘ne
mutabık kalınan hasar bedelini 18.11.2020 tarihinde ödemiş olmakla, dava dışı sigortalı
gönderen / taşıtan ........ San. ve Tic. A.Ş.‘nin anılan taşımalar ile ilgili olarak
dava hakkının bulunmadığını, dava dışı sigortalı gönderen şirketin dava hakkı
bulunmadığından, dava dışı sigortalı gönderen şirkete halef olan davacı sigorta
şirketinin de dava hakkının bulunmadığını, ayrıca dava dışı sigortalı taşıtan şirket ile davalı müvekkili şirket arasındaki
sözleşmenin Taşıma Sözleşmesi olduğunu, dolayısı ile uygulanacak hükümlerin
TTK’nun4. Kitabındaki Taşıma İşleri Hükümleri olduğunu, bu itibarla da dava
dilekçesindeki, talebe dayanak olarak 6098 sayılı TBK’nun 49. maddesindeki Haksız
Fiil Hükümlerinin gösterilmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, dava dilekçesinde
emsal olarak gösterilen Yargıtay ...... Hukuk Dairesi Başkanlığının dava dilekçesine derç
edilen 08.02.2016 tarihli kararının hiçbir yerinde davacı taşıyıcıların araçta meydana
gelen yangından dolayı taşınan emtianın yanarak zayi olması sebebiyle TTK
hükümlerine göre değil TBK’ndaki Haksız Fiil Hükümlerine göre sorumluluklarının
belirleneceğinin belirtilmiş olmadığını, anılan davanın konusu taşımanın Tır / Dorse ile
yapılmakta olup taşıyıcının, TTK’nunun 880 ve 882. Maddesine göre sorumlu olduğu
tutarın Bilirkişi Raporu ile tespit edilmiş olup taşıyıcının sorumlu olduğu tutar
belirlenerek hüküm altına alınmış olmakla, kararın hiçbir yerinde haksız fiil
hükümlerinden bahis edilmemekle, davacı yanın dayanak iddiasının haklı ve hukuki
olmadığını, TTK’nunun 875. maddesinin hükmünün açık olduğunu, taşıyıcının, eşyanın
taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçen süredeki
kaybından, hasarından ve geç tesliminden sorumlu olduğunun hüküm altına alındığını,
-
maddede sorumlu olduğu tutarın nasıl hesaplanacağının hüküm altına alındığını,
-
maddede de sorumluluğunun sınırlandırılmasına ilişkin hususun hüküm altına
alındığını, dava dilekçesindeki izahatın açık olup Sigorta Poliçesinin, emtia nakliyat
sigorta poliçesi olduğunun ikrar edildiğini, dava dışı sigortalı şirket ile müvekkili şirket
arasındaki sözleşmesinin, taşıma sözleşmesi olduğunun da tartışmasız olduğunu, hal
böyle iken haksız fiil hükümlerinin uygulanacağının iddia edilmesinin hukuki
dayanağının bulunmadığını,
yukarıdan beri arz ve izah olunduğu dava dışı sigortalı taşıtanın, taşıyıcı müvekkili
şirkete karşı dava hakkının bulunmadığını dolayısıyla ona halef olan davacı
sigortacısının da dava hakkının bulunmadığını, bir an için dava hakkının bulunduğunun
kabulü halinde ise icra takip tarihinden önce dava dışı sigortalısına ödeme yaptığını
belirtmiş, belge ve ödeme bilgisini müvekkili şirkete bildirmiş, sigortalısına yaptığı
ödemenin kendisine ödenmesini yazılı olarak müvekkili şirketten talep etmiş olmadığını,
yani müvekkili şirketi temerrüde düşürmüş olmadığını, bu itibarla da takip tarihinden
öncesine ilişkin olarak işlemiş faiz talep etmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını,
bu sebeple de icra takibi ile istenilen işlemiş faizin reddine karar verilmesini talep
ettiklerini, keza ödeme emrinde, icra takip tarihinden sonrası için Merkez Bankasınca
belirlenen en yüksek mevduat faizi oranında faiz işletilmesinin talep edilmiş olup bu
talebin hiçbir şekilde hukuki dayanağının bulunmadığını, davacı sigorta şirketi haklı
dahi olduğunda icra takip tarihi sonrası için ticari avans faizinin talep edilebileceğini,
ayrıca huzurdaki davanın konusunda taşıyıcı müvekkili şirketin, sözü edilen taşımalar
sebebiyle sorumlu olup olmadığının, sorumlu ise sorumlu olduğu tutarın ne kadar
olduğunun mahkemenin muhakemesine muhtaç olduğun, keza davacı sigorta şirketinin
icra takibine konu ettiği tutarın faturaya dayalı likit bir alacak da olmadığını, dava dışı
sigortalısına ödediğini iddia ettiği tutar olduğunu, dolayısı ile davacı sigorta şirketi icra
takibine girişmekte haklı dahi olsa icra inkar tazminatı talebinin hiçbir şekilde hukuki
dayanağının bulunmadığını, nitekim ekte takdim edilen İstanbul BAM ...... Hukuk Dairesi
Başkanlığının ...... Esas Karar sayılı 12.11.2020 tarihli, İstanbul BAM
....... Hukuk Dairesi Başkanlığının ...... Esas ..... Karar sayılı 7.6.2018 tarihli ve
Yargıtay ..... Hukuk Dairesi Başkanlığının ...... Esas ...... Karar sayılı
6.12.2018 tarihli emsal kararlarında da bu şekilde karar verildiğini,
bir diğer hususun da zaman aşımı olduğunu, müvekkili şirketten; icra takibinde ödeme
tarihi olan 24.08.2020 tarihi ile icra takip tarihi olan 03.09.2021 tarihi arası işlemiş faiz
talep edildiğini, dolayısı ile davacı sigorta şirketinin sözü edilen yangını / hasarı
24.08.2020 tarihinde öğrenmiş ve hasar gören emtia bedelini 24.08.2020 tarihinde
ödemiş olmasının gerektiğini, TTK’nunun 855. maddesinde taşıyıcıya karşı hasar /
kayıp / geç taşıma sebebiyle açılacak davaların bir yıl süresinde zaman aşımına tabi
olduğunun hüküm altına alındığını, dolayısıyla 24.08.2020 tarihinden itibaren bir yıllık
zaman aşımı süresi sonu olan 24.08.2021 tarihinde icra takibine girişilmemiş olup,
03.09.2021 tarihinde icra takibine girişilmiş olmakla, zaman aşımı süresi dolduktan
sonra icra takibine girişildiğini,
delilleri Uyap ortamında taranamayacak kadar fazla olduğu için Mahkemenize ibraz
edilmesi bakımından fiziki olarak Hukuk Mahkemeleri Ön Bürosuna ibraz olunacağını,
belirterek, yukarıda arz ve izah olunduğu üzere; dava dışı sigortalı taşıtanın müvekkili
taşıyıcıya karşı dava hakkı bulunmadığından dolayı sigortalı taşıtana halef olan davacı
sigorta şirketinin de dava hakkı bulunmadığından huzurdaki davanın bu sebeple reddine,
davacı sigorta şirketinin dava hakkının bulunduğunun kabulü halinde ise davanın Zaman
Aşımı sebebiyle reddine, keza davacı sigortacının rücu talebinin haklı olması halinde dahi
sigortalısına ödediği tutarı değil, sigortalısı taşıtanın taşıyıcıdan talep edebileceği tutarı
talep edebileceğinden, davacı sigorta şirketinin doğrudan icra takibine girişmesinin haksız
olup davanın bu sebeple reddine, keza davacı sigortacının rücu talebinin haklı olması
halinde dahi Temerrüt söz konusu olmadığından icra takibi öncesi işlemiş faiz talep etmesi
hukuka aykırı olmakla, icra takibi ile talep edilen işlemiş faizin reddine, icra takip tarihinden
itibaren En Yüksek Banka Mevduat faizi oranında faiz işletilmesi talebi de haksız olmakla
davacı sigorta şirketinin bu talebinin de reddine, davacı sigorta şirketinin icra inkar
tazminatı talebinin her halükarda reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı
sigorta şirketine yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ...... esas sayılı takip dosyası ile 24/08/2020 tarihli hasar bedeline dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce hasar dosyası, ödeme evrakları ve taşımaya ilişkin belgeler, dava dışı sigortalıya ait kayıtlar dosya arasına alınmış ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ...... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 10.914,53 TL asıl alacak, 2.046,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.961,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "24/08/2020 tarihli hasar bedeli" olduğu, davalı takip borçlusu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Davacı tarafın davalı ile dava dışı üçüncü kişi arasında imzalanan taşıma sözleşmesi nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesine dayalı olarak ödenen bedelin davalı tarafın sorumlu olduğunu iddia ettiği görülmektedir.
-TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.
-Dosyada mevcut ödeme yapan davacının sigortalıdan aldığı hasar tazminat makbuzu ve ibranameyle sigortalının dava haklarını temlik alması karşısında TBK'nın 183 ve devamı maddeleri kapsamında, yazılı temlik sözleşmesi gereğince davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
-Dava konusu uyuşmazlık yurt içinde yapılan taşıma işinden kaynaklandığından, uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
-Türk Ticaret Kanunu'nun 862. Ve 863. Maddelerinde ; (1) Eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. Ayrıca gönderen, eşyanın sözleşme hükümlerine uygun şekilde işleme tabi tutulabilmesi için işaretlenmesi gerekiyorsa, bu işaretleri de koymakla yükümlüdür......(1) Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür" düzenlemelerine yer verilmiştir.
-Yine aynı kanunun; "Zıya veya hasar ile gecikmeden doğan zarardan sorumluluk" başlıklı 875. Maddesinde; (1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.(2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır.(3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun." düzenlemesine yer verilmiştir.
-Aynı yasanın "Sorumluluktan kurtulma" başlıklı 876. Ve 877. maddelerinde;
"Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.
Taşıyıcı, taşıma aracındaki arızaya, taşıtı kiraladığı kişinin onun temsilcilerinin veya çalışanlarının kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. " düzenlemelerine yer verilmiştir.
-Türk Ticaret Kanunu'nun "Yardımcıların kusuru" başlıklı 879. Maddesinde ise; "(1) Taşıyıcı; a) Kendi adamlarının, b) Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. " düzenlemesine yer verilmiştir.
-6102 sayılı TTK’nin 882. Maddesi ; “(1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (2) Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının,b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (3) Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır.(4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir.” hükmünü haizdir.
-Buna göre eşyanın tamamının veya bir kısmının zıyaı veya hasarı halinde 880 ve 881. maddeleri gereğince hesaplanan tazminat, eşyanın tamamının veya değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının (brüt ağırlığının) her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkı’nı (SDR) karşılayan tutar ile sınırlandırılmıştır. Gecikme hâlinde ise taşıyıcının sorumluluğu taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır.
-Hemen belirtilmelidir ki, 6102 sayılı TTK’nin 886. maddesi gereğince zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır.
-Mahkememiz dosyası dava konusu yangının çıkış nedeni ile iş bu yangında tarafların ve dava dışı 3. Kişilerin kusur durumunun tespiti, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı 3. Kişiye poliçe kapsamında ödenen bedelin olayın oluş şekline ve meydana gelen zarar uygun olup olmadığının belirlenmesi, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları, dava dışı sigortalı ...... Giyim Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ticari defter ve kayıtları ile sunulan belge ve dekontlar incelenerek davalı ile dava dışı sigortalı arasında taşıma ücreti borcundan tenzil suretiyle zararın karşılanıp karşılanmadığı hususlarının belirlenmesi, yukarıda yer verilen hususlar nazara alınarak neticeten davacı tarafın davalı yandan poliçe kapsamında talep edebileceği rücuen tazminat miktarının belirlenmesi amacıyla 1 yangın alanında uzman bilirkişi, 1 tekstil mühendisi bilirkişi, 1 mali müşavir bilirkişi ve 1 sigortacı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 28/02/2024 tarihli raporda özetle; yangının Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Yangın
raporunda da beyan ettiği üzere elektrik kaynaklı bir yangın olduğu, davacının sigortalısına ait emtiaların yanması sonucu davacının sigortalısının
11.488,97 TL hasar oluştuğu,
davalı ..... Kargo Taşımacılık AŞ 2020 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve
kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, 2021 yılına ait kapanış tasdiki
niteliğindeki aralık 2021 ayı yevmiye ve kebir defter beratlarının zamanında
yüklenmediği, dolayısıyla davalının 2020 yılı ticari defterlerinin , T.T.K.'nun amir
hükümlerine göre lehinde delil niteliğine haiz olduğu, 2021
yılına ait yevmiye ve Defteri kebir defterlerinin kapanış onaylarını süresinde
yaptırmadığından 2021 yılı defterlerinin, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre,
davalı lehine delil teşkil edip etmediği hususundaki takdirin Sayın Mahkemenize
ait olduğu, davalı ..... AŞ ile Dava ..... Giyim AŞ arasında çok yoğun bir cari
hesap hareketinin bulunduğu, davalı ...... AŞ defterlerinde davacının hesabına 2020-2021 yılları toplamında
607 yevmiye kaydı yapıldığı, kayıtlarla 7.182.621,24 TL borç hanesine,
7.075.131,05 TL de alacak hanesine kayıt yapıldığı, dava dışı ..... Giyim AŞ Hasar gören mallar için davalıya düzenlediği hasar
faturalarını davalı ..... AŞ ticari defterlerinde ..... AŞ nin Alacak
hanesine kaydettiği ve bu faturalar toplam tutarının 3.364,00 TL olduğu, bu fatura bedellerinin Cari hesap sistemi içinde davalı ...... AŞ tarafından dava
dışı ..... Giyim AŞ ye ödendiği, davacı ..... Sigorta A.Ş. tarafından, dava dışı ...... Giyim Sanayi ve Tic. A.Ş.’ne
ait yurt içinde sevkiyata konu emtialarda, nakliyat sürecinde meydana gelecek rizikoları
teminat altına alınması maksadıyla 31.12.2019 başlangıç 31.12.2020 bitiş tarihlerini
kapsayacak şekilde, Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları ile poliçe üzerinde yazılı özel
şart hükümleri ve klozlar kapsamında gerçekleşecek rizikolara karşı ......
numaralı Emtia Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği;
davacı ..... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ..... numaralı Emtia Nakliyat
Abonman Sigorta Poliçesinin, Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları ve ICC(A)
klozun kamyon taşımacılığına uygulanabilir hükümleri ile poliçede yer alan özel
şartlar kapsamında Geniş Teminat(ICC All Risk) teminatını kapsayacak şekilde
düzenlendiği;
22.08.2020 tarihinde nakliyat aşamalarında meydana gelen zararın, poliçenin başlangıç
ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiği;
gerçekleşen zararın, davacı ...... Sigorta A.Ş. nin sigortacı sıfatı ile dava dışı ......
Giyim Sanayi ve Tic. A.Ş.’ne ait yurt içinde sevk edeceği emtialarda gerçekleşecek
hasarların teminat altına alınması maksadıyla düzenlediği ..... numaralı Emtia
Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi hükümleri gereği poliçe teminatı kapsamında
olduğu; davacı ...... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen ..... numaralı Emtia Nakliyat
Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı dava dışı ...... Giyim Sanayi ve Tic. A.Ş.’nin
yurt içinde yapacağı sevkiyatlar, poliçe vadesi içinde toplam 30.000.000,00-TL ve araç
başına 618.750,00-TL bedel ile sigorta teminatı altına alındığı, teminat bedeli ile taşınan
emtianın sigorta değerinin uyumlu olduğu zarar gören emtianın poliçe teminat limitleri
içerisinde bulunduğu;
gerçekleşen hasar neticesinde oluşan zararın, Nakliyat Emtia Sigortası Genel Şartları ve davacı ..... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ..... numaralı Emtia Nakliyat
Abonman Sigorta Poliçesi özel şart, Geniş Teminat(All Risks) kloz ve hükümleri gereği,
poliçe primlerinin ödenmiş ve poliçenin hasar tarihinden önce herhangi bir sebeple iptal
edilmemiş olması kaydıyla dava dışı ..... Giyim Sanayi ve Tic. A.Ş.’ne
ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığı;
meydana gelen hasar sonucunda sigortacı sıfatı ile davacı ..... Sigorta A.Ş.’nin,
sevkiyat aşamalarında zarar gören emtianın maliki dava dışı ..... Giyim Sanayi ve
Tic. A.Ş.‘ne 17.11.2020 tarihinde 10.914,53-TL tutarındaki hasar tazminatını ödemek
suretiyle, tazminat yükümlülüğünü yerine getirdiği;
diğer taraftan davalı ..... Kargo Taşımacılığı A.Ş. meydana gelen zarar sebebiyle
taşıyıcıya yüklenen sorumluluk kapsamında SDR(Özel Çekme Hakkı) ile sınırlı olmak
kaydıyla meydana gelen zararın gerçek sahibi dava dışı ..... Giyim Sanayi ve Tic.
A.Ş.‘ne karşı T.T.K. Madde 882/1 gereği sınırlı sorumluluğu kapsamındaki hasar
bedelini, cari hesap alacağından mahsup etmek suretiyle 3.364,00-TL olarak ödediğini
beyan ettiği, ilgili hususun heyetimizde bulunan mali müşavir bilirkişi tarafından teyit ve
tespit edildiği; bu suretle davalı ..... Hızlı Kargo Taşımacılığı A.Ş.‘nin zarar gören taraf
dava dışı ..... Giyim Sanayi ve Tic. A.Ş.'ne karşı verdiği zarardan ötürü
sorumluluğunu yerine getirdiği;
gerçekleşen hasar/zararın, davalı ..... Hızlı Kargo Taşımacılığı A.Ş. tarafından
organize edilen taşıma süreci içerisinde gerçekleştiği, T.T.K. Madde 875/1 gereğince
taşıyıcının sorumluluğunun bulunduğu ve CMR Konvansiyonu Madde.23/3 hükümleri
gereği taşıcının ÖZEL ÇEKME HAKKI (SDR) cinsinden üst sorumluluk sınırı kg başına
8,33 (SDR) ile sınırlandırıldığı;
hasar gören emtianın heyetimizde bulunan tekstil mühendisi bilirkişi tarafından tespit
edilen brüt yük ağırlığı 45,40-kg üzerinden T.T.K. Madde 875/1 gereğince yapılan
hesaplama neticesinde taşıyıcının üst sorumluluk limitinin(45,40-kgx8,33-SDRx10.2027-
TL)=3.858,46-TL olacağı;
Mahkeme tarafından taşıyıcının ağır ihmal veya kusuru olduğuna ilişkin karar
verilmesi durumunda, davacı ...... Sigorta A.Ş. tarafından 10.914,53-TL tutarında
ödenen tazminattan, zararın gerçek sahibi dava dışı ..... Giyim Sanayi ve Tic.
A.Ş.'ne, davalı ..... Kargo Taşımacılığı A.Ş. tarafından, meydana gelen hasar
sebebiyle taşıyıcının sorumluluğu kapsamında, alacak hesabından mahsup edilmek
suretiyle ödendiği beyan edilen ve heyetimizde bulunan mali müşavir bilirkişi tarafından
ödendiği tespit ve teyit edilen 3.364,00-TL tutarındaki ödemenin tenzil edilmesi
suretiyle(10.914,53-TL-3.364,00-TL)=7.550,53-TL tutarındaki artan bakiyenin rücuya
konu tazminat alacağı olacağı,
Aksi durumda T.T.K. Madde 882/1 gereği sınırlı sorumluluk üst limiti kapsamında
emtianın hasar gören kısmının brüt kg. ağırlığının sınırlı sorumluluk üst limiti 8,33 SDR
ile çarpılması ve Türk Lirasına çevrilmesi suretiyle elde edilecek(45,40-kgx8,33-SDR
x10.2027-TL)=3.858,46-TL tutarındaki sorumluluk üst limitinden, zararın gerçek sahibi
dava dışı ...... Giyim Sanayi ve Tic. A.Ş.'ne, davalı ..... Hızlı Kargo Taşımacılığı
A.Ş. tarafından, meydana gelen hasar sebebiyle taşıyıcının sorumluluğu kapsamında,
alacak hesabından mahsup edilmek suretiyle ödendiği beyan edilen ve heyetimizde
bulunan mali müşavir bilirkişi tarafından ödendiği tespit ve teyit edilen 3.364,00-TL
tutarındaki ödemenin tenzil edilmesi suretiyle(3.858,46-TL-3.364,00-TL)=494,46-TL
tutarındaki artan bakiyenin rücuya konu tazminat alacağı olacağı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Alınan bilirkişi raporu ve dosyada mevcut bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, dava ve zarara konu emtianın fiili taşıyıcı sıfatıyla davalı tarafça taşındığı ihtilafsızdır.
-Taşıyan kendisine taşınmak üzere teslim edilen emtiayı varma yerinde alıcısına teslim edildiğini usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. Hasara konu emtia, dava dışı şirketin yurt içi adresinden eksiksiz olarak davalı tarafça teslim alınmıştır.
-Davacı sigorta şirketi Emtia Nakliyat Abonman Sigorta kapsamında sigortalısı dava dışı şirkete ödediği miktarın tahsilini fiili taşıyıcı taşıyıcıdan talep etmektedir. Taşıma işi yurt içinde gerçekleştiğinden ve emtianın tamamı zayi olduğundan Türk Ticaret Kanunu'nun 822/1-2a-4 maddesi uyarınca sorumluluk sınırının belirlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda alınan bilirkişi raporu ve ekspertiz raporlarında yer aldığı üzere; zarara konu 45,40 kg x 8,33 SDR x 10.2027 TL üzerinden hesaplanan SDR cinsinden karşılığının 3.858,46 TL olduğu, sınırlı sorumluluk kapsamında sorumluluk üst limitinin de bu miktarlar sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
-Buna göre davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalıya yapılan ödeme nedeniyle rücuen tazmin hakkına sahip olduğu, söz konusu zararın davalı şirketin taşıması sırasında meydana geldiği sabit olan hasar nedeniyle hasardan taşıyıcı sıfatıyla davalı tarafın sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Her ne kadar davacı tarafça SDR hükümleri kapsamında sınırlı sorumluluk üzerinden tazminat bedelinin belirlenemeyeceği iddia edilmiş ise de davalı taşıyıcının pervasız ve ağır kusurlu olduğuna dair ispata yarar herhangi bir delil mevcut olmadığından ve somut olayın özelliği gereğince aksinin kabulü uygun düşmeyeceğinden davacı tarafın bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir.
-Ve fakat dosyada mevcut davalı tarafın savunmaları nazara alındığında, davalı tarafın davaya konu hasar nedeniyle dava dışı sigortalıya ödeme yapıldığı iddia ettiği görülmektedir.
-TBK'nın 186. maddesinde "Borçlu, alacağın devredildiği, devreden veyadevralan tarafından kendisine bildirilmemişse, önceki alacaklıya; alacak birkaç kezdevredilmişse, son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyiniyetle ifada bulunarakborcundan kurtulur." düzenlemesine yer verilmiştir.
-TTK'nın 1472/2. fıkrasındaki "Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıyageçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur." düzenlemesinin, TBK'da yer alan yukarıdaki düzenleme ile birlikte yorumlanması gerekir. Burada önemli olan, sigortacının halefiyet hakkının doğduğunun zarar sorumlusuna bildirilmesinden önce, zarar sorumlusunun, zarar görene yaptığı ödemelerin geçerli bir ödeme olduğudur.
-Mahkememizce dava dışı sigortalı ...... Giyim Sanayi ve Tic. A.Ş.’ye ait kayıtlar celp edilerek dosya arasına alınmış, ticari defter ve kayıtları incelenmiştir.
-Yine yukarıda belirtildiği şekilde davacı sigorta şirketine varsa sigortalısı ..... Giyim Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne yapmış olduğu ödemeyi, davalı ..... Hızlı Kargo'ya bildirdiğine ilişkin delillerini ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, davacı sigorta şirketi tarafından kesin süre içerisinde herhangi bir bilgi ya da belgenin dosyaya ibraz edilmediği görülmüştür.
-Buna göre her ne kadar davacı tarafça dava dışı sigortalıya poliçe kapsamında ödenen bedelin rücuen tazmini istemi ile iş bu dava ikame edilmiş ise de davacı sigorta şirketinin özel çekme hakkı kapsamında talep edebileceği rücuen tazminat miktarının 3.858,46 TL olduğu, davalı taşıyıcı tarafından gerçek zarar sahibi dava dışı sigortalıya 3.364,00 TL ödendiği, sigorta şirketi tarafından sigortalıya yapılan ödeme hususunda taşıyıcıya bilgi verilmediği ve mükerrer ödeme yapılmasına sebebiyet verildiği, iş bu fazladan yapılan ödemenin yükümlülüklerini yerine getirmeyen sigorta şirketi yönünden ex-gratia (lütuf ödemesi) olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Bu haliyle davacı sigorta şirketinin rücuen tazminat kapsamında talep edebileceği bedelin (3.858,46 - 3.364,00 ) 494,46 TL olduğu, iş bu bedel yönünden davalı tarafça yapılan itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
-İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
-"Likid alacak" kavramına gelince ;eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz eder- se, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
-Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
-Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
-Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/1637 Esas 2023/686 Karar sayılı ilamı)
-Somut olayda alacak istemi rücuen tazminat istemine ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla ve celp edilen bilgi ve belgelerle tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 494,46 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz üzerinden devamına,
-Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin reddine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85. TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 101,75. tebligat ve posta masrafı olmak üzere 14.371,60. TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%3,81) göre hesap edilen 548,27. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 494,46. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 12.466,54. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%3,81) göre hesap edilen 119,03. TL'sinin davalıdan, 3.000,97. TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
24/05/2024
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim ......
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27