Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/207 E. 2024/504 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/207
2024/504
17 Mayıs 2024
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/207 Esas
KARAR NO : 2024/504
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 05/03/2024
KARAR TARİHİ : 17/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2024
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket görevlilerinin davalının adresinde yaptığı kontrolde davalının kaçak elektrik kullandığını tespit ettiğini ve bu durumu 06.10.2022 tarihli ve .... seri numaralı, 09.12.2022 tarihli ve .... seri numaralı, 30.12.2022 tarihli .... seri numaralı ile 31.01.2023 tarihli .... seri numaralı Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanakları ile tutanakaltına aldığını, davalı borçlunun elektrik sayacının mühürlendiğini, söz konusu tutanaklara ilişkin tahakkuk eden bedeller davalı tarafından ödenmemesi üzerine davalı-borçlu aleyhine Bakirköy .... İcra Müdūrlüğü ... E. sayılı dosyasından ilamsız icra yolu ile icra takibi başlattığını ve davalıya ödeme emri gönderildiğini, davalının, takipte belirtilen borçlarına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve itirazı üzerine davalı hakkındaki icra takibinin durduğunu, davalının takibe konu borçtan sorumlu olduğunu, icra dosyasındaki belgelerin, müvekkil şirket kayıtlarının ve resen tespit edilecek delillerin mahkemece yargılama sırasında incelenmesi neticesinde davalının borçlu olduğu ve itirazlarının haksız olduğunun ortaya çıkacağını, borçlunun borca itirazının hiçbir yasal dayanağı bulunmayıp davalının kaçak olarak elektrik enerjisi kullandığının tutanaklarla sabit olduğunu, uyuşmazlık ticarethane mahiyetindeki abonelikten kaynaklandığı için itirazın iptali davası açmadan önce ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... Büro Dosya no’lu, ..... Arabulu euluk no’lu dosyası kapsamında anlaşma sağlanamadığını, genel olarak borca itiraz ettiği için gerek asıl alacak, gerekse gecikme zammı ve KDV yönünden de itirazının iptalini talep ettiklerini, borçlunun yapmış olduğu haksız itirazlarının iptali, aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve takibin devamını talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından itirazın iptaline konu uyuşmazlık kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayalı
haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkin olduğunu, davacının işbu
iddialarının gerçekle bağdaşır bir yanı bulunmaması ile birlikte her halde haksız eylem iddiasına
dayalı tazminat istemine ilişkin uyuşmazlıkların görülmesinde genel mahkemeler (asliye hukuk
mahkemeleri)’nin görevli olduğunu, bu itibarla mahkemenin görevsizliği sebebiyle davanın
usulden reddine karar verilmesi talebinde bulunma zaruretinin hasıl olduğunu, benzer
uyuşmazlıklara ilişkin Yargıtay Hukuk Daireleri de benzer mahiyette kararlar vermiş olup bu
doğrultuda göreve yönelik itirazın değerlendirilmesini talep ettiklerini,
davacı ile müvekkil şirket arasında .... Abone Numara .... Müşteri Numaralı
elektrik abonelik sözleşmesinin bulunduğunu, müvekkil şirketçe 14.10.2022 tarihinde ilgili
sözleşmenin sona erdirilmesine yönelik işlem yapıldığını, keza haksız işgal ve işgalciye yönelik
keşide edilmiş olan ihtarın davacıya iletildiğini, bu işleme binaen davacı tarafça müvekkil şirket
nezdinde elektrik kullanımına tamamen son verildiğini, ancak sürecin devamında ilgili taşınmazı
haksız işgalcinin kullandığı fark edilmiş, buna karşılık müvekkil şirketçe tutulması gereken bilgi,
belge ve yasal tutanaklar tutularak davacı tarafa bu işlemlerin bilgisinin verildiğini, davacıya
keşide edilen işbu ihtarnamelerde de görüleceği üzere ilgili taşınmazı amacı dışında kullanan
haksız işgalci .... İNŞAAT HAY. SAN. VE Tic. LTD. ŞTİ. ("Dava Dışı Şirket")
olup yasal yöneticisinin .... olduğunu, dolayısıyla söz konusu elektrik kullanımına
yönelik düzenlenen faturaların ve bu faturalara ilişkin müvekkil şirket aleyhine başlatılan icra
takiplerinin .... İnşaat Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ve ....'e yöneltilmesi
gerekirken müvekkil şirkete yöneltilmesi haksız olup kabulünün mümkün olmadığını, bu sebeple
husumet yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini,
söz konusu taşınmazın müvekkil şirket tarafından kullanılmadığını, söz konusu taşınmazın hali
hazırda ... İnşaat Hay. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kullanılmakta olup bu hususun
davacıya noter marifetiyle ihtarnameler keşide edilerek bildirildiğini, işbu sebeple de takdir
edileceği üzere müvekkil şirketin kullanmadığı elektrikten mesul tutulmasının haksız olduğu gibi
hakkaniyetli de olmadığını, söz konusu taşınmazın müvekkil şirketçe kullanmadığı dönem
haricinde maddi gerçeğin yazılı olarak tespit edilmesi adına 26.01.2023 tarihli kira fesih
sözleşmesinin de imzalandığını, işbu fesih sözleşmesinde de görüleceği üzere haksız işgalcilerin
yapmış olduğu eylemlerden ötürü müvekkil şirketin sorumlu olmadığının imza altına alındığını,
taşınmazın maliki olan .....’ın da yazılı olarak ilgili taşınmazı bu süreçte .... 'in kullandığını beyan ettiğini, buna ilişkin sözleşmede de .... 'in haksız
işgalinden ve buna bağlı verdiği zararlardan ötürü müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun
bulunmadığı konusunda da mutabık kalındığını, bu kapsamda söz konusu taşınmazdaki kaçak
elektrik kullanımının müvekkil şirkete affedilemeyeceğinin sabit olduğunu, hatta söz konusu
kaçak elektrik kullanımına bağlı olarak tutulan tutanağı imzalayan kişinin dahi müvekkil şirkette
hiçbir zaman çalışmadığını, müvekkil şirket ile herhangi bir şekilde bağlantısı bulunmayan bir kişi
olduğunu, dolayısıyla "Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağına” da usulüne uygun
düzenlenmemesi sebebiyle itiraz ettiklerini, işbu davanın muhatabı müvekkil şirket olmadığından
davanın haksız işgalci .... Petrol İnşaat Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve .... 'e ihbar
edilmesini talep ettiklerini, nitekim bir kez daha ifade etmek gerekir ki hali hazırda müvekkil
şirketin kullanımında olmayan bir taşınmazda kullanılan kaçak elektrik sebebiyle müvekkil
şirketin bizzat sorumlu tutulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu gibi hakkaniyetli de
olmadığını, müvekkil şirket söz konusu taşınmazda elektriğin dava dışı şirket ve .... tarafından kullanıldığını öğrendiği anda bu hususu davacı tarafa bildirdiğini ve
yükümlülüğünü yerine getirdiğini, kaçak elektrik kullanımı haksız bir fiil olup, sonuçlarından
haksız fiili işleyen kişinin sorumlu olması gerektiğini, müvekkil şirketin, haksız fiil niteliğinde
olan kaçak elektrik kullanımından dolayı sorumlu olmadığını, sorumluluğun kendisine
yüklenmesi de mümkün olmadığını, bahse konu fiili işlerken kast unsurunun bulunması
gerekirken mevcut olayda herhangi bir kast da olmadığını, dolayısıyla işbu davaya konu her bir
faturanın iptali ile söz konusu faturaların dava dışı şirket ile işbu şirketin yöneticisi olan .... adına düzenlenmesi ve söz konusu yanlışlığın düzeltilmesinin elzem olduğunu,
davacının dava dilekçesindeki alacağına hukuki dayanak olarak gösterdiği yönetmelik
mevzuatta bulunmadığını, zira "Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği” adında bir
yönetmelik bulunmayıp "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği”nin bulunduğunu,
burada "elektrik” yerine "enerji” sehven yazılmış bir hata olarak kabul edilse bile dayanak olan
maddelerin dahi yanlış yazıldığını, kaçak elektrik enerjisi tüketim hallerinin düzenlendiği madde
Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 26. maddesi değil; 42. maddesi olduğunu,
dava dışı şirket ve ...’in işbu maddenin a bendini açıkça ihlal ettiğini,
dolayısıyla müvekkil şirkete atfedilmeye çalışılan işbu davanın kabul edilebilir bir yanı
bulunmadığı gibi hukuki dayanaktan da yoksun olduğunun ortada olduğunu, davacının dava
dilekçesinin "matbu” bir dilekçe olduğunun kolayca anlaşıldığını, davacı her ne kadar müvekkil
şirketin itirazının haksız olduğundan bahisle icra inkar tazminatı talep etmiş ise de husumet
itirazlarımız dahi gözetildiğinde müvekkil şirketin itirazının haksız olmadığının anlaşıldığını, her
halükârda dava konusu edilen icra dosyaları incelendiğinde anlaşılacaktır ki takip talebine dayanak
olarak fatura, tutanak bulunmamakta olup yalnızca A4 sayfasına yazılmış bir hesaplamanın söz
konusu olduğunu, yine davacı takip talebinde -faiz oranı ve faiz işletilen tarihleri göstermeden-
6183 Sayılı yasa gereği faiz oranı hesaplandığını belirtmişse de faiz tutarının yanlış
hesaplandığının anlaşıldığını, zira 5801 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesine uygulanan gecikme zammı oranı
21.07.2022 tarihinden itibaren %2,5 olarak yeniden belirlendiğini, ancak bu husus da
gözetilmeden faiz hesaplamasının yapıldığını,
izah edildiği üzere işbu davanın öncelikle görevli ve yetkili mahkemenin Mersin Asliye Hukuk
Mahkemesi olduğundan usulden ve müvekkil şirketin dava konusu borçtan sorumlu olmaması
sebebiyle husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, her hâlükârda davanın .... Petrol İnşaat
Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ve .... 'e ihbar edilmesini, son halde davanın esastan
reddini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakirköy .... İcra Müdūrlüğü .... esas sayılı takip dosyası ile kaçak elektrik alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Davalı vekilinin cevap dilekçesinde yetkili Mahkemenin Mersin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduğu görülmektedir.
-Yine davacı tarafın sunduğu beyan dilekçesinde yetki itirazını kabul ettiklerini ve dosyanın yetkili Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesinin talep ettiği görülmüştür.
-6100 sayılı Kanunu’nun 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olup 16. Maddesinde de haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili mahkeme olduğu düzenlenmiştir.
-6100 sayılı HMK'nın haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesinde de esasen HMK'nın 7/I-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki söz konusu değildir.
-Somut olayda haksız fiil iddiasına dayanak olan kaçak elektrik kullanımına dair iddiala davalının Mersin ilindeki adresinde olup, haksız fiil kapsamında Mersin Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu görülmektedir.
-Bu kapsamda davalı tarafın yetki itirazı davacı tarafın kabul beyanı da nazara alınarak yerinde görülmüş, Mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı tarafından açılan davada davalı tarafın yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine,
-
6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili Mersin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,
-
6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
-
6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli ve yetkili mahkemece karar altına alınmasına,
-
6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/05/2024
Katip ....
Hakim ....
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32