Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/843 E. 2024/49 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/843
2024/49
19 Ocak 2024
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/843 Esas
KARAR NO : 2024/49
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 01/09/2023
KARAR TARİHİ : 19/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı takip alacaklısının müvekkili aleyhine Bakırköy ...İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı Takip dosyası üzerinden dava dışı takip borçlusundan olan ... Ambalaj San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nden olan 224.029,30 TL. alacağı için ... ve ... ihbarnameleri gönderdiğini, ancak müvekkilinin haberi olmadığından haciz ihbarnamelerine itiraz edemediğini, itiraz edemediğinden, müvekkiline ... 3.haciz ihbarnamesi gönderidiğini ve bu ihbarnameyi tebliğ alan müvekkilinin takip borçlusuna borcu olmadığını tespit için kanunun ön gördüğü sürede menfi tespit davası açma zarureti doğduğunu, müvekkilinin ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Yetkili müdürü olduğunu, bilindiği üzere Limited şirkette ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlü olduklarını, müvekkilinin şahsi sorumluluğunun bulunmadığını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin dava dışı takip borçlusu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.’ne borcu olmadığının tespit edilmesini, icra takibinin durdurulmasını, davalının haksız ve kötüniyetli icra takibi yapmış olması nedeni ile dava değerinin % 20' sinden aşağı olmamak üzere; kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile dava dışı borçlu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinin kesinleşmesi ile birlikte, uygulanan cebri icra işlemleri kapsamında borçu şirket ile ilişkisi tespit edilen kişi ve şirketlere haciz ihbarnameleri gönderildiğini, bu kapsamda, davacı ...'ın İcra Müdürlüğü vasıtası ile tespit edilen Mernis adresine ... haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ... haciz ihbarnamesi davacıya tebliğ edilmesine rağmen yasal süresinde herhangi bir cevap verilmemiş, bunun üzerine davacının Mernis adresine ... haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ... haciz ihbarnamesine de davacı tarafından yasal süresinde herhangi bir cevap verilmediğinden usul ve yasaya uygun şekilde bu kez de ... haciz ihbarnamesinin davacıya gönderildiğini, sonuç olarak, davacı tarafın haciz ihbarnamelerine itiraz etmemesi üzerine en son ... Haciz İhbarnamesi gönderilmiş olup, yapılan tüm tebligatlar İcra Müdürlüğünün kararları ile usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığını, dolayısıyla, davanın açılmasında hiçbir kusuru bulunmayan ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen, yalnızca İİK'dan kaynaklanan haklarını kullanan müvekkili şirketin kötü niyetli olduğu iddiasının ve şirket aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki, yapılacak yargılama sonucunda davacı tarafın, dosya borçlusuna herhangi bir borcu olmadığı tespit edilse dahi, müvekkili şirketin aleyhine; dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle güncel Yargıtay kararları uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini, davacının dosya borçlusuna borçlu olmadığının tespiti halinde ise davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili şirket aleyhine Yargıtay kararlarına da uygun olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davalı şirket tarafından dava dışı üçüncü kişiye aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibinde İİK 89 maddesi uyarınca davacıya gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle davacı tarafın takip borçlusu dava dışı üçüncü kişiye borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası ve haciz ihbarnameleri celp edilerek dosya içerisine alınmış ve taraf delilleri toplanmıştır.
-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde davalı ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından dava dışı ... Şirketi ile ... Ambalaj Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, aleyhine Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
-İlgili takip dosyasında iş bu davada davacı sıfatına sahip ... 'a, davalı takip alacaklısının 30/03/2023 tarihli talebiyle ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin borcu yönünden İcra İflas Kanunu 89.1 Maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilmesinin talep edildiği, davacı ... 89/1 haciz ihbarnamesinin 25/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 89/2 haciz ihbarnamesinin 03/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 89/3 haciz ihbarnamesinin ise 21/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
-İcra ve İflas Kanunu'nun 89/3. Maddesinde "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir." düzenlemesine yer verilmiştir.
-Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2012/15204 E., 2013/1182 K. Sayılı ve 23.01.2013 tarihli ilamında; “…Türk Medeni Kanunun 6. maddesi ve HMK’nın 190. maddesi gereğince iddia sahibi iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Genel kural ve İİK’nın 89. maddesi hükmü böyle olmakla birlikte; somut olayın özelliğine göre ispat yükü yer değiştirebilir. Bu bağlamda, davacı takip borçlusuna borcu bulunmadığını belirtmiş, davalı tarafından verilen cevapta, davacı ile borçlu arasında borcu doğuran bir hukuki ilişkiden söz edilmemiş, sadece davacının borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Şu durumda takip borçlusunun davacıdan alacaklı olduğunu belirten borç doğuran bir ilişkinin davalı (alacaklı) tarafından ileri sürülmesi gerekir. Böyle bir ilişkiye dayanmadan soyut olarak borçlunun davacıdan alacaklı olduğu ileri sürülemez ve bu ilişkinin neye dayalı olduğu açıklanmadan davacıdan borçlu olmadığını ispat etmesi beklenemez. Somut olayda takip alacaklısı olan davalı, soyut alacak iddiasının dayanağını somut olarak göstermemiştir. Dosyada alacağın varlığına ilişkin bilgi ve belge bulunmamaktadır. Davacı üçüncü kişi iddiasını ispat ederken ileri sürdüğü vakıaların aydınlatılması için davalı alacaklının doğruluk ödevine (HMK m.29) uygun hareket ederek takip borçlusunun üçüncü kişiden neden alacaklı olduğunu açıklaması gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden ispat yükünün olumsuzu kanıtlama olanağı bulunmayan davacıda olduğunun kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir...” hususlarına yer verilmiştir.
-Yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/25823 Esas 2022/7928 Karar sayılı ilamında; "dava 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 89/3. maddesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Anılan maddenin açık hükmü gereğince icra dairesi tarafından gönderilen haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmeyen ve menfi tespit davası açan üçüncü şahıs takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Ancak bunun için davalı alacaklının, davacı üçünü kişi ile dava dışı borçlu arasındaki borç doğuran hukuki ilişkiyi ileri sürülmesi gerekir. Herhangi bir hukuki ilişki ileri sürülmeden ve anılan taraflar arasındaki borç ilişkisinin neye dayalı olduğu açıklanmadan davacıdan borçlu olmadığını ispat etmesi beklenemez. Somut olayda takip alacaklısı olan davalı, soyut alacak iddiasında bulunmuş ve bu iddiasını herhangi bir belgeye veya ticari ilişkiye dayandırmamıştır. Davacı üçüncü kişinin iddiasını ispat edebilmesi için davalı alacaklının, takip borçlusunun üçüncü kişiden neden alacaklı olduğunu açıklaması gerekir." hususlarına yer verilmiştir.
-Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler ve yüksek mahkeme içtihatları ile birlikte somut olay bakımından Mahkememizce yapılan değerlendirmede; her ne kadar davalı takip alacaklısı tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafa İİK 89. Maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderilmiş ve takip borçlusu ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin davacıdan olan alacakları yönünden istemde bulunulmuşsa da davalı tarafın haciz ihbarnamesi gönderilmesi talebinde davacı ile takip borçlusu arasındaki alacak-borç ilişkisine ilişkin somut bir beyanda bulunmadığı, bu ilişkinin hangi sebeplere ve vakıalara dayandığının açıklanmadığı, iş bu davada da cevap dilekçesi ile bu hususta herhangi bir iddiada bulunmadığı görülmektedir.
- Bu nedenle İcra İflas Kanunu 89/3. Maddesi uyarınca takip dışı 3. kişi üzerine yüklenilen ispat yükünün somut bir borç isnadı olmadığından somut olayda uygulanamayacağı, ispat yükünün yer değiştirerek davalı takip alacaklısının davacı ile takip borçlusu arasındaki hukuki ilişkiyi ispat etmesi gerekeceği izahtan varestedir. Açıklanan nedenlerle davalı takip alacaklısı tarafından davacı tarafa gönderilen haciz ihbarnamelerine dayanak olan borcun somut bir şekilde ispat edilemediği kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
-Yine dosyanın incelenmesinde; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında alacaklı olan davalının talebi üzerine davacının mernis adresine İİK’nın 89. maddesi gereğince 1. ve 2. haciz ihbarnameleri gönderildiği, davacı tarafından bu ihbarnamelere itiraz edilmediği, yapılan tebligatların usulüne uygun olduğu, 3. haciz ihbarnamesinin talep üzerine düzenlenmesinin doğru olduğu ve eldeki davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenle; davanın açılmasında kusuru bulunmayan davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KABULÜ ile;
- Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında İİK 89 maddesi uyarınca tebliğ edilen haciz ihbarnameleri ile sınırlı kalmak kaydıyla davacı tarafın dava dışı takip borçlusu ... Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne borçlu olmadığının tespitine,
-Davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
-
Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29